İçeriğe geç

S2-M10-D04·Fikri anlatma

Benzetmeyle açıklama

sıfırdan ileri2.033 kelime16 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dinleyicinin dünyası, bir benzetmenin kaynağının anlatanın değil dinleyicinin hayatından seçilmesidir; anlatanın dünyasından seçilen benzetme dinleyiciye ikinci bir bilinmeyen getirir. Yanlış ilişki, dinleyicinin bir benzetmeden anlatanın kastettiği yerine başka bir ilişkiyi taşımasıdır ve bir soruyla ortaya çıkarılabilir. Açık eşleme, kaynaktaki hangi parçanın hedefteki hangi parçaya karşılık geldiğini bir iki örnekle açıkça söylemektir; bütün karşılıkları saymak gerekmez. İki benzetme birbirinin eksiğini kapatabilir, ama birbirine karışmadan ayrı söylenmelidir. Sınır uyarısı, benzetmenin nerede geçerli olmadığını dinleyiciye tek bir cümleyle söylemektir. Benzetme bir açıklama aracıdır, kanıt değildir ve bazı fikirler benzetmeyle değil bir çizimle daha kolay anlaşılır.

Açılış sahnesi

Kültür müdürü, «aynı köşeden çekilmiş fotoğraflar» sözünü bir türlü gözünün önüne getiremiyordu. Komite başkanı açıklamaya çalıştı: fotoğrafçı eski fotoğrafın çekildiği noktayı bulacak, aynı yüksekliğe, aynı açıya yerleşecek, aynı kadrajı kuracaktı. Her sözcük doğruydu, ama müdürün yüzü değişmedi; «kadraj» ve «açı» onun dünyasında bir şey çağırmıyordu. Bunun üzerine masanın ucundaki fotoğrafçı, komitenin en genç üyesi, araya girdi. «Evinizde, çocukların küçükken bir koltukta yan yana oturduğu bir fotoğraf var mı?» diye sordu. Müdür güldü, vardı. «Yirmi yıl sonra aynı çocukları aynı koltuğa, aynı sırayla oturtup bir fotoğraf daha çekseniz, iki fotoğrafı yan yana koyduğunuzda ne görürsünüz?» Müdür bir an durdu, sonra «zamanı» dedi. «Biz bunu sokaklarla yapacağız» dedi fotoğrafçı. Müdür başını salladı ve not defterine «koltuk fotoğrafı» yazdı.

Bu derste ne olacak

Parçaları doğru sıraya dizmek bir önceki dersin işiydi. Bu ders, o sıranın içinde dinleyicinin takıldığı bir yere bakıyor: tanıdık olmayan bir şeyin, tanıdık bir şeye benzetilerek açıklanmasına. İlk seviyedeki benzetme ve metafor dersi benzetmenin kaynaktan hedefe bir yapı taşıdığını, bu yapının istenmeyen bir yük de getirebileceğini ve benzetmelerin bir noktadan sonra geçersizleştiğini öğretmişti. O ders benzetmeyi düşünmek ve fikir üretmek için ele alıyordu. Bu derste aynı aracı başka birine bir fikri açıklamak için kullanacağız ve dikkatimiz dinleyici tarafında olacak. Önce benzetmenin kaynağının kimin dünyasından seçildiğine ve dinleyicinin benzetmeden yanlış ilişkiyi taşıma ihtimaline bakacağız. Ardından benzetme ile asıl şey arasındaki karşılıkları açıkça göstermeye geçeceğiz. Dersin sonu, benzetmenin geçerliliğini yitirdiği noktanın dinleyiciye nasıl söyleneceğine ayrılıyor.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — dinleyicinin dünyası ve yanlış ilişki

Bir benzetme ancak dinleyicinin zaten bildiği bir şeye dayandığında işe yarar. Anlatan kişi ise benzetmeyi çoğu zaman kendi dünyasından seçer: kendi mesleğinden, kendi okuduklarından, kendi hobilerinden. Bu benzetmeler anlatan için açıktır, dinleyici için ise ikinci bir bilinmeyen olur.

Mekanizma — açık eşleme

Bir benzetme söylendiğinde dinleyici kaynak ile hedef arasındaki karşılıkları kendi başına kurmaya çalışır. Bazı karşılıklar kendiliğinden kurulur; bazıları kurulmaz ya da yanlış kurulur. Anlatan karşılıkları dinleyiciye bırakmak yerine bir iki tanesini açıkça söylediğinde, dinleyicinin kurduğu köprü anlatanın kurduğu köprüyle örtüşür.

Açık eşleme özellikle iki durumda gereklidir. Birincisi, benzetmenin kaynağı zengin olduğunda ve birçok ilişki taşıdığında, dinleyicinin doğru ilişkiyi seçmesi için. İkincisi, benzetme bir fikrin tek bir parçasını açıklarken, dinleyicinin onu bütün fikre yaymasını önlemek için. Bir benzetmeyi söyleyip eşlemeden geçmek, dinleyiciye güzel bir görüntü bırakır ama o görüntünün fikirle nasıl bağlandığını tahmine bırakır.

Bazen tek bir benzetme bir fikrin her yönünü açıklamaz. İki benzetme birbirinin eksiğini kapatabilir: biri fikrin bir yönünü, öbürü başka bir yönünü gösterir. Ama iki benzetme birbirine karıştığında dinleyici iki resmi üst üste koymaya çalışır ve ikisini de kaybeder; bu yüzden ikinci benzetme, birinciden açıkça ayrılarak söylenir.

Usta katmanı — sınır uyarısı

Hiçbir benzetme sonsuza kadar uzanmaz. İlk seviye bu durmayı benzeme sınırı diye adlandırmış ve anlatanın onu bilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Bir fikri açıklarken bu noktayı yalnız bilmek yetmez; dinleyiciye söylemek gerekir, çünkü dinleyici benzetmeyi bittiği yerden sonra da kullanmaya devam eder.

Yöntemin bir sınırı var. Benzetme bir açıklama aracıdır, kanıt değildir: bir fikrin bir şeye benzemesi, onun o şey kadar iyi işleyeceğini göstermez. Benzetmeyle açıklanan bir fikir, değerlendirilirken kendi gerçek özellikleriyle değerlendirilmelidir. Bir de bazı fikirler, özellikle görsel ve mekânsal olanlar, benzetmeyle değil bir çizimle ya da bir örnekle daha kolay anlaşılır; benzetme her açıklamanın ilk aracı değildir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"İyi bir benzetme her dinleyici için işe yarar."
Doğrusu

Benzetme, kaynağını tanıyan bir dinleyici için işe yarar. Anlatanın dünyasından seçilen parlak bir benzetme, kaynağı bilmeyen bir dinleyici için ikinci bir bilinmeyen olur.

Yaygın yanlış"Benzetmeyi söylemek yeter, dinleyici gerisini kendisi kurar."
Doğrusu

Dinleyici bir benzetmeden anlatanın kastettiği ilişki yerine başka bir ilişkiyi taşıyabilir. Bir iki karşılığı açıkça eşlemek, dinleyicinin kurduğu köprüyle anlatanın kurduğu köprüyü örtüştürür.

Yaygın yanlış"Benzetmenin sınırını söylemek benzetmeyi zayıflatır."
Doğrusu

Sınırı söylenmeyen bir benzetme, dinleyicinin onu fikrin bütününe yaymasına yol açar. Sınır uyarısı benzetmeyi zayıflatmaz; çoğu zaman fikrin en özgün yanını ortaya çıkarır.

Yaygın yanlış"Bir fikir başarılı bir şeye benziyorsa o da başarılı olur."
Doğrusu

Benzetme bir açıklama aracıdır, kanıt değildir. Bir fikir, benzediği şeyin başarısıyla değil, kendi gerçek özellikleriyle değerlendirilir.

Aklında kalsın

Dinleyicinin dünyası, bir benzetmenin kaynağının anlatanın değil dinleyicinin hayatından seçilmesidir; anlatanın dünyasından seçilen benzetme dinleyiciye ikinci bir bilinmeyen getirir. Yanlış ilişki, dinleyicinin bir benzetmeden anlatanın kastettiği yerine başka bir ilişkiyi taşımasıdır ve bir soruyla ortaya çıkarılabilir. Açık eşleme, kaynaktaki hangi parçanın hedefteki hangi parçaya karşılık geldiğini bir iki örnekle açıkça söylemektir; bütün karşılıkları saymak gerekmez. İki benzetme birbirinin eksiğini kapatabilir, ama birbirine karışmadan ayrı söylenmelidir. Sınır uyarısı, benzetmenin nerede geçerli olmadığını dinleyiciye tek bir cümleyle söylemektir. Benzetme bir açıklama aracıdır, kanıt değildir ve bazı fikirler benzetmeyle değil bir çizimle daha kolay anlaşılır.

Sonraki derse köprü

Bu derste tanıdık olmayan bir şeyi tanıdık bir şeye benzeterek açıkladık. Koltuk fotoğrafı, kültür müdürüne aynı köşeden çekilmiş fotoğrafları gösterdi. Ama sergi alanının nasıl düzenleneceği sorulduğunda hiçbir benzetme yetmedi: fotoğraf çiftlerinin duvarlarda nasıl sıralanacağı, ziyaretçinin hangi yönden yürüyeceği, eski ve yeni fotoğrafların hangi yükseklikte duracağı. Başkan sözcüklerle anlatmayı denedi, sonra vazgeçip bir peçetenin arkasına birkaç çizgi çizdi. Müdür çizgilere bakınca ilk kez sergiyi bir mekân olarak gördü. Bir fikri sözcüklerden önce çizgilerle düşünmek ve anlatmak ne kazandırır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.