İçeriğe geç

S2-M01-D10·Sistemli fikir üretme

Lotus çiçeği yöntemi

sıfırdan ileri2.035 kelime14 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir kutuyu merkeze geçirmek tek hamlede yapılıyor ve içinde sessiz bir değişiklik taşıyor: cevap olarak yazılmış bir cümle, soru yerine geçiyor.

Her geçirmeyle çalışılan soru biraz yer değiştiriyor. Bir basamakta fark edilmiyor, iki basamakta üretilen maddeler başlangıçtaki soruya değil, araya giren cevaba cevap veriyor.

Kaymanın ölçüsü basit. Dış halkadaki bir kutuyu okuyan ve zinciri bilmeyen biri merkezdeki soruyu tahmin edebiliyor mu?

Bağlantının ölçüsü zincir değil, geri bağ. Zincir daima geri sayılabiliyor; aranan şey, kutunun merkezdeki soru için ne yaptığını söyleyen tek cümle.

Geri bağı kurulamayan kutu için iki meşru yol var: bırakmak ya da kendi sorusuyla ayrı bir kâğıda geçirmek. İkincisinde dal zaten kopmuştur; kayda geçen şey kopmanın kendisi.

Ve kopan dal hemen açılmaz. Açılan her kâğıt kendi süresini ister; merkezdeki soru hâlâ cevapsızken bekleyen bir yığın konu birikiyor.

Denetim sona bırakılmaz. Dallanan bir yapıda tekrar katlanarak büyüyor ve iki ayrı dalın ucundaki aynı iş, kâğıdın iki ucunda durduğu için yan yana gelmeden görünmüyor.

Açılış sahnesi

Önümde bitmiş bir çalışma duruyor. Ortada bir soru var, çevresinde sekiz kutu, her kutunun da kendi sekizlisi açılmış; kâğıt baştan aşağı dolu.

Sahibi memnun. Yöntem işlemiş, hiçbir kutu boş kalmamış ve elde epey madde var.

Dış halkadan bir kutu okuyorum: «personel için aylık bülten». Güzel bir fikir.

Sonra ortadaki soruyu okuyorum: «kargo teslimlerindeki gecikmeyi nasıl azaltırız?»

Bülten ile gecikme arasındaki yolu soruyorum. Sahibi bir süre bakıyor, sonra zinciri geri sayıyor: gecikme, iletişim, ekip içi iletişim, bülten.

Zincir doğru kurulmuş. Ve zincirin ucundaki kutu, artık gecikmeyi azaltmakla ilgili değil.

Bu derste ne olacak

Bu ders bir çalışma kurmayacak. Elimizde bitmiş bir kâğıt var ve baştan sona onu denetleyeceğiz; nasıl doldurulacağını anlatan bir bölüm de yok.

Şeklin kendisini tarif etmeye gerek görmüyorum: bir merkez, çevresinde kutular, her kutunun kendi çevresi. Anlatılacak kısmı bu kadar ve sayısı da önemli değil.

Önceki derste kenarları sabit bir ızgara okumuştuk; orada birleşimler çarpılarak çoğalıyordu ve her hücre aynı iki kenara bağlıydı. Burada bağlılık böyle çalışmıyor.

Denetimi üç soruyla yapacağız. Bu kutu nereden geldi, hangi noktada başka bir şeyin cevabı olmaya başladı, ve ortadaki soruya geri bağlanabiliyor mu? Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — kutu nereden geldi

Dış halkadaki bir kutuya bakarken gördüğün şey bir fikir. Görmediğin şey, onu doğuran basamak.

Merkezdeki soru bir soruydu. Çevresindeki kutular o sorunun cevaplarıydı. Sonra o cevaplardan biri alınıp ortaya konuldu ve kendi çevresi açıldı.

Bu değişiklik yöntemin kusuru değil, çalışma biçimi. Sorun, yapıldığının fark edilmemesinde.

Fark edilmemesinin bir sebebi kâğıdın kendisi. Kâğıt sonucu gösteriyor, işlemi değil; hangi kutunun hangi hamleyle merkeze geçtiği hiçbir yerde yazmıyor. Çalışmayı yapan kişi zinciri o gün hatırlıyor ve bir hafta sonra hatırlamıyor; kâğıda dönen herkes, kendisi dahil, dış halkayı kaynağından kopuk okuyor. Basamağın adını kutunun yanına yazmak bu yüzden bir kayıt işi, süsleme değil.

Denetimin ilk işi bu yüzden geriye bakmak. Bir kutunun değeri kendi başına okunduğunda değil, hangi basamaktan geldiği bilindiğinde anlaşılıyor.

Mekanizma — soru nerede değişti

Merkeze geçirme her yapıldığında, üzerinde çalışılan soru biraz yer değiştiriyor. Bir kez yapıldığında fark edilmiyor, iki kez yapıldığında ölçülebilir hâle geliyor.

Bir zincirin kayması

  1. Teslimlerdeki gecikmeMerkezdeki soru
  2. İletişim
  3. Ekip içi iletişim
  4. Personel için aylık bültenMerkezdeki soruya artık değmiyor
Açılıştaki kâğıtta her merkeze geçirmeyle soru biraz kaydı; zincir doğru kuruldu ama uçtaki bülten artık gecikmeyle ilgili değil.

Kaymanın ölçülebilir hâli şu: dış halkadaki bir kutuyu okuyan ve zinciri bilmeyen biri, merkezdeki soruyu tahmin edebiliyor mu?

Kaymanın kendisi kötü değil. Yöntemin verdiği şeylerden biri tam olarak bu: seni ilk sorunun etrafından uzaklaştırıyor ve orada durup kalmanı engelliyor.

Kötü olan, uzaklaşmanın ölçülmemesi. Ne kadar uzaklaştığını bilmiyorsan, geri dönmeyi de seçemiyorsun.

Ölçmenin kaba bir yolu var. Birinci halkadaki kutular merkezdeki soruya doğrudan cevap; orada kayma sıfır. Kayma ancak bir kutu merkeze geçtiğinde başlıyor ve her geçirmeyle bir basamak artıyor. Dış halkadaki bir kutunun kaç geçirme uzağında olduğunu saymak, o kutunun ilk sorudan ne kadar uzaklaştığının en kaba ama en dürüst ölçüsü.

Usta katmanı — geri bağ ve bilerek kopan dal

Denetimin son sorusu tek bir cümleyle ilgili.

Zincir ve geri bağ

Zinciri geri saymak

  • Daima kurulabilir
  • Basamak basamak bağlanır
  • Merkeze etkisini söylemez

Geri bağ cümlesi

  • Doğrudan merkeze bağlanır
  • Bir yön söyler
  • Bir büyüklük söyler
  • Kurulamazsa kutu işaretlenir
Zincir her zaman geri sayılabilir ve bir şey kanıtlamaz; geri bağ, kutunun merkezdeki soruyu hangi yönde ve ne kadar değiştirdiğini söyleyen tek cümledir.

Zinciri geri saymak kolay ve yanıltıcı. Her basamak kendinden öncekine bağlı olduğu için zincir daima kurulabiliyor; kurulabilmesi kutunun merkeze bir şey yaptığı anlamına gelmiyor.

Geri bağ cümlesinin bir biçimi var ve biçim gevşetildiğinde cümle zincire dönüşüyor. Cümle bir yön söylemeli, merkezdeki soru artar mı azalır mı; ve bir büyüklük söylemeli, çok mu az mı. Yönü olup büyüklüğü olmayan bir cümle, kutunun merkeze dokunduğunu söylüyor ama ne kadar dokunduğunu söylemiyor; ikisi de olmayan bir cümle zincirin kılık değiştirmiş hâli.

Geri bağ kurulamayan bir kutu için iki yol var ve ikisi de meşru. Kutuyu bırakmak ya da onu yeni bir çalışmanın merkezi yapmak.

İkisi arasındaki seçim kutunun değerine göre değil, elindeki zamana göre yapılıyor. Kutu iyi olduğu için açılmayı hak etmiyor; açılmayı hak eden şey, merkezdeki soru cevaplandıktan sonra sırada bekleyebilen bir konu. Bırakılan kutu kaybolmuş sayılmaz, yalnız bu kâğıdın işi olmadığı kayda geçmiş olur.

Tekrarın burada ızgaradakinden farklı bir yanı var. Izgarada aynı işe çıkan hücreler aynı satırda görünüyordu; dallanan bir yapıda aynı iş, kâğıdın iki ayrı ucunda duruyor ve yan yana gelmeden fark edilmiyor.

Yöntemin durduğu bir yer de var. Geri bağ araması, dar bir soruda çalışan bir denetim değil; merkezdeki soru ölçülebilir ve tek bir cevabı olan bir soruysa ilk halka zaten yeterli oluyor ve dallanmanın getirdiği bir şey olmuyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Dolmuş bir kâğıt başarılı bir çalışmadır."
Doğrusu

Kutuların dolu olması yalnız üretimin sürdüğünü gösteriyor; dış halkanın büyük bölümü iki daldan doğmuş olabiliyor ve kâğıt geniş görünürken dar bir yerden besleniyor. Ölçülecek şey doluluk değil, kaç ayrı dalın gerçekten beslendiği.

Yaygın yanlış"Zincir kurulabiliyorsa kutu merkeze bağlıdır."
Doğrusu

Her basamak kendinden öncekine bağlı olduğu için zincir daima geri sayılabiliyor; bu, kutunun merkezdeki soru için bir iş gördüğü anlamına gelmiyor. Bağlantının ölçüsü zincir değil, merkeze doğrudan kurulan tek cümle.

Yaygın yanlış"Soru kayması bir arızadır."
Doğrusu

Uzaklaşmak yöntemin verdiği şeylerden biri ve ilk sorunun etrafında dönüp kalmayı engelliyor. Arıza, uzaklaşmanın ölçülmemesi; ne kadar uzaklaştığını bilmiyorsan geri dönmeyi de seçemiyorsun.

Yaygın yanlış"Geri bağı kurulamayan kutu boş kutudur."
Doğrusu

O kutular çoğu kez kendi başına iyi fikirler ve yalnız bu çalışmanın sorusuna ait değiller. Ayrı bir kâğıda başlığıyla geçirildiklerinde sıraya girmiş oluyorlar; kaybolan kutu, işaretlenmeden bırakılan kutu.

Yaygın yanlış"Denetim çalışmanın sonunda yapılır."
Doğrusu

Dallanan bir yapıda tekrar katlanarak büyüyor; ikinci halkada yakalanmayan bir tekrar, üçüncü halkada kendi sekizlisini de doğurmuş oluyor. Her halka bittiğinde yapılan kısa denetim, sonda yapılan uzun ayıklamadan ucuza geliyor.

Aklında kalsın

Bir kutuyu merkeze geçirmek tek hamlede yapılıyor ve içinde sessiz bir değişiklik taşıyor: cevap olarak yazılmış bir cümle, soru yerine geçiyor.

Her geçirmeyle çalışılan soru biraz yer değiştiriyor. Bir basamakta fark edilmiyor, iki basamakta üretilen maddeler başlangıçtaki soruya değil, araya giren cevaba cevap veriyor.

Kaymanın ölçüsü basit. Dış halkadaki bir kutuyu okuyan ve zinciri bilmeyen biri merkezdeki soruyu tahmin edebiliyor mu?

Bağlantının ölçüsü zincir değil, geri bağ. Zincir daima geri sayılabiliyor; aranan şey, kutunun merkezdeki soru için ne yaptığını söyleyen tek cümle.

Geri bağı kurulamayan kutu için iki meşru yol var: bırakmak ya da kendi sorusuyla ayrı bir kâğıda geçirmek. İkincisinde dal zaten kopmuştur; kayda geçen şey kopmanın kendisi.

Ve kopan dal hemen açılmaz. Açılan her kâğıt kendi süresini ister; merkezdeki soru hâlâ cevapsızken bekleyen bir yığın konu birikiyor.

Denetim sona bırakılmaz. Dallanan bir yapıda tekrar katlanarak büyüyor ve iki ayrı dalın ucundaki aynı iş, kâğıdın iki ucunda durduğu için yan yana gelmeden görünmüyor.

Sonraki derse köprü

Bu modül boyunca yöntemler bir şeyi ortak yaptı: var olan bir soruyu ya da nesneyi alıp üstünde çalıştılar. Merkez de, kenarlar da, uçlar da baştan konuluyordu.

Sıradaki ders o alışkanlığı bozuyor ve soruyu ters çeviriyor. Nasıl başarırız yerine nasıl batırırız diye soruyor; aranan şey çözüm değil, çözümün tam tersi.

Böyle bir soru kendiliğinden kolay cevaplanıyor ve kolaylığın bir bedeli var. Ters çevrilmiş bir sorudan çıkan listeyi düz tarafa geri çevirmek, listeyi üretmekten daha zor bir iş.

Bugün öğrendiğin geri bağ orada da aranacak. Bir maddenin tersi, düz tarafta her zaman uygulanabilir bir işe dönüşmüyor ve dönüşmeyenler sessizce listede kalıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.