İçeriğe geç

S1-M08-D02·Temel yaratıcı süreç

Sorunu veya amacı tanımlama

sıfırdan ileri2.166 kelime14 yaratıcı örnek3 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu ders yedi soruyu birden tutmaya çalışan bir kişiyle açıldı ve iki gün sonra hiçbir yöne gidilmemişti. Süreç ancak tek bir cümle üstüne kurulduğunda ilerliyor ve o cümlenin doğru olması gerekmiyor — çalışır olması, yani karar üretebilmesi gerekiyor.

Sorun ile amaç aynı şey değil. Problem cümlesi olan ama olmaması istenen bir durumu, amaç cümlesi olmayan ama olması istenen bir durumu tarif ediyor; aynı duruma yazıldıklarında bambaşka fikir kümeleri getiriyorlar. Hangisinin seçileceği keşiften çıkan soruların biçiminden okunuyor.

Aday elemesi üç ölçütle yapılıyor: değiştirebiliyor musun, cevabı bir şeyi farklı yaptırıyor mu, tarifi yazılabiliyor mu. Elenenler çöpe gitmiyor, bekleyen listeye geçiyor ve yanlarına hangi ölçütten düştükleri yazılıyor — çünkü süreç ilerledikçe o ölçüt tutar hâle gelebiliyor.

Son olarak cümleyi değiştirilebilir yaz. Altına iki satır — dayanağı ve tarihi — onu bir başlık olmaktan çıkarıp bir karara çeviriyor ve kararlar değiştirilebiliyor. Değiştirme ölçütü de belli: cümle ancak dayanağı çürüdüğünde değişiyor, huzursuzluk duyulduğunda değil.

Açılış sahnesi

Keşiften çıkan yedi soru masada duruyor. Hepsi gerçek, hepsi cevapsız ve kişi hangisiyle çalışacağına karar vermesi gerektiğini biliyor.

Yedisini de tutmayı deniyor. İki gün sonra hiçbirinde ilerlememiş oluyor, çünkü her biri başka bir yöne çekiyor ve hiçbiri bir sonraki adımı göstermiyor.

Sonra birini seçiyor ve tek cümle yazıyor. O cümle iki hafta boyunca bütün işi yönetiyor; ne üreteceğini, neyi eleyeceğini ve ne zaman durmuş sayılacağını o belirliyor.

Üçüncü haftada cümlenin yanlış olduğu anlaşılıyor. Ama kayıp iki hafta değil; kayıp olan tek şey o cümlenin ilk hâli ve yerine daha iyisi yazılıyor.

Bu derste ne olacak

Önceki derste hiçbir problem cümlesi yazmadık ve bunu bilerek yaptık. Elimizde gözlemler ve cevaplanmamış sorular var.

Bu ders o listeyi alıyor ve tek bir cümleye indiriyor. İki iş var: hangi sorunun cümle olmayı hak ettiğine karar vermek ve o cümleyi değiştirilebilir biçimde yazmak.

Dördüncü modülde sorunun arkasındaki sorunu bulmayı öğrenmiştin ve orada donmuş tanımı, çözüm giydirilmiş problemi, geri gelen sorunu ve düzelme tarifini kurmuştuk. O ders kazmayı öğretiyordu. Bu ders kazmanın bittiği yerde duruyor — elinde birkaç aday var ve birini seçip yazman gerekiyor.

Bir de başlıkta duran ayrım var ve atlanmaması gerekiyor: sorun ile amaç aynı şey değil ve ikisi farklı iş yaptırıyor.

Fikir üretmek bu modülün üçüncü dersinin konusu. Burada henüz hiçbir şey üretmiyoruz.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — sorun mu amaç mı

Bunun pratik sonucu, problem cümlesinin ölçüsünün hazır gelmesi. Ortada rahatsız eden bir şey var ve o şeyin azalması ölçülebiliyor; dördüncü modülde düzelme tarifini öğrenmiştin — sorun çözüldüğünde neyin farklı olacağının önceden yazılması ve tarif yazılamıyorsa ortada tanımlanmış bir problem değil bir rahatsızlık vardı. Problem cümlesiyle çalışmanın kolaylığı bu; zorluğu ise ürettiği çözümlerin çoğunlukla mevcut durumu onarmakla sınırlı kalması.

Bunun pratik sonucu, amaç cümlesinin ölçüsünü kendisinin kurmak zorunda olması. Onarılacak bir şey olmadığı için "düzeldi mi" sorusu boş kalıyor ve yerine "oldu mu" sorusu geçiyor; o soruya cevap verebilmek için istenen durumun somut yazılması gerekiyor. Amaç cümlesi daha geniş bir alan açıyor ve daha kolay tanımsız kalıyor — sıfırıncı seviyedeki tanımsız eşiği hatırla, "daha iyi olsun" bir amaç cümlesi değil.

Mekanizma — hangi soru cümle olmayı hak ediyor

Bunun pratik sonucu, seçimin bir tercih olmaktan çıkması. Üç ölçüt şunlar: bu soruyu sen değiştirebiliyor musun, cevabı bir şeyi farklı yapmanı sağlıyor mu ve düzelme tarifi ya da olma tarifi yazılabiliyor mu. Üçü de tutuyorsa aday; biri düşüyorsa o soru gerçek ve senin sorun değil. Bu, sıfırıncı seviyedeki laboratuvarda gündelik sorun için kullandığın ölçüt kümesinin süreç içindeki hâli.

Bunun pratik sonucu, seçimin bir kayıp gibi hissedilmemesi. Yedi sorudan birini seçmek diğer altısını yok saymak anlamına geliyor ve bu, seçimi zorlaştıran şeyin ta kendisi. Bekleyen listesi bu baskıyı kaldırıyor: seçilmeyen soru bir yere yazılıyor ve yanına neden seçilmediği ekleniyor. Yedinci modülde elenen kaydını öğrenmiştin ve oradaki mantık burada da işliyor — yazılmayan eleme, aylar sonra aynı soruyu yeni gibi geri getiriyor.

Usta katmanı — cümleyi değiştirilebilir yazmak

Bunun pratik sonucu, dördüncü modüldeki donmuş tanımın panzehirinin biçimsel olması. Donmuş tanım, ilk söylenen cümlenin bir daha değişmemesiydi ve kimse onu seçmiyordu; ilk söylendiği için yerleşiyordu. Cümlenin altına iki satır eklendiğinde bu kırılıyor: bu cümleyi şu tarihte, şu gözleme dayanarak yazdım. İki satır cümleyi bir karar hâline getiriyor ve kararlar değiştirilebiliyor. Sıfırıncı seviyede sürüm sözünü öğrenmiştin; buradaki de aynı söz, bu sefer tanıma verilmiş.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Doğru problem cümlesi bulunana kadar başlanmaz."
Doğrusu

Cümlenin doğru olması gerekmiyor, çalışır olması gerekiyor; birinci modüldeki çalışma tanımı gibi, o iş için karar üretebiliyorsa yeterli. Doğru cümleyi arayarak beklemek, cümleyi sınayacak tek şeyi de ertelemek oluyor — çünkü bir cümlenin yanlışlığı ancak üstüne iş kurulunca görünüyor.

Yaygın yanlış"Sorun ile amaç aynı şeyin iki söyleyişidir."
Doğrusu

İkisi farklı iş yaptırıyor. Problem cümlesi mevcut durumu onarmaya, amaç cümlesi olmayan bir durumu kurmaya çalışıyor ve aynı duruma yazıldıklarında farklı fikir kümeleri üretiyorlar. Hangisinin seçileceği keşiften çıkan soruların biçimine bakılarak kararlaştırılıyor.

Yaygın yanlış"Seçilmeyen sorular gündemden düşer."
Doğrusu

Düşmüyorlar; kaydedilmediklerinde aylar sonra yeni gibi geri geliyorlar ve aynı eleme baştan yapılıyor. Daha önemlisi, süreç ilerledikçe bekleyen sorulardan biri aday hâline gelebiliyor — çünkü değiştirilebilirlik ölçütü öğrenilen yeni bir şeyle tutar hâle geliyor.

Yaygın yanlış"Tanımı değiştirmek tutarsızlıktır."
Doğrusu

Cümle bir taahhüt değil bir araç. Değiştirilmesi gereken tek durum dayanağının çürümesi ve dayanak yazılıysa bu ayrım nesnel yapılabiliyor. Değiştirmemek de bir hata; yanlış cümleyle geçen haftalar, cümlenin değişmesinden çok daha pahalı.

Aklında kalsın

Bu ders yedi soruyu birden tutmaya çalışan bir kişiyle açıldı ve iki gün sonra hiçbir yöne gidilmemişti. Süreç ancak tek bir cümle üstüne kurulduğunda ilerliyor ve o cümlenin doğru olması gerekmiyor — çalışır olması, yani karar üretebilmesi gerekiyor.

Sorun ile amaç aynı şey değil. Problem cümlesi olan ama olmaması istenen bir durumu, amaç cümlesi olmayan ama olması istenen bir durumu tarif ediyor; aynı duruma yazıldıklarında bambaşka fikir kümeleri getiriyorlar. Hangisinin seçileceği keşiften çıkan soruların biçiminden okunuyor.

Aday elemesi üç ölçütle yapılıyor: değiştirebiliyor musun, cevabı bir şeyi farklı yaptırıyor mu, tarifi yazılabiliyor mu. Elenenler çöpe gitmiyor, bekleyen listeye geçiyor ve yanlarına hangi ölçütten düştükleri yazılıyor — çünkü süreç ilerledikçe o ölçüt tutar hâle gelebiliyor.

Son olarak cümleyi değiştirilebilir yaz. Altına iki satır — dayanağı ve tarihi — onu bir başlık olmaktan çıkarıp bir karara çeviriyor ve kararlar değiştirilebiliyor. Değiştirme ölçütü de belli: cümle ancak dayanağı çürüdüğünde değişiyor, huzursuzluk duyulduğunda değil.

Sonraki derse köprü

Bu derste elimize tek bir cümle geçti ve altına dayanağını yazdık. Cümle şu anda hiç sınanmamış durumda; üstüne henüz tek bir fikir bile kurulmadı.

Sıradaki ders fikir üretmeyi işliyor ve altıncı modülde kurduğun bütün araçları bu cümlenin üstünde çalıştırıyor: yargıyı erteleme, akıcılık, çeşitlilik, duvar okuma ve kategori sıçraması. Ama bir farkla — orada tur kendi başına duran bir alıştırmaydı, burada bir sürecin ortasında duruyor ve öncesi de sonrası da var. Sıradaki dersin sorusu tam olarak bu farkı soruyor: bir üretim turu, arkasında yazılı bir problem cümlesi varken nasıl değişiyor — cümle turu kolaylaştırıyor mu, yoksa altıncı modülde öğrendiğin zemin kaymasının yeni bir biçimini mi getiriyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.