İçeriğe geç

S1-M07-D08·Yakınsak düşünme

Karar gerekçesini kaydetme

sıfırdan ileri2.138 kelime14 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu ders üç ay sonra elinde yalnız bir sonuç kalan bir kişiyle açıldı. Sonuç tek başına hiçbir şey öğretmiyordu, çünkü neyin sonucu olduğu bilinmiyordu. Kötü sonuç veren karar iyi bir karar olabilir; iyi sonuç veren karar zayıf olabilir ve ikisi de sık.

Karar kaydı ile değişiklik kaydını karıştırma. Biri işin nasıl değiştiğini izliyor ve sürekli büyüyor; diğeri kararın neden verildiğini tutuyor, bir kez yazılıyor ve bir sayfayı geçmiyor. İkisi aynı yere yazıldığında aranan her zaman ikincisi oluyor ve bulunamıyor.

Kaydın en çok iş gören satırı ne bildiğin değil, ne bilmediğin. Sonuç geldiğinde ilk bakılacak yer orası — bilinmeyen ortaya çıktıysa karar yanlış değil eksikti ve öğrenilecek şey "böyle seçme" değil "bu koşulu izle" oluyor. İkinci en çok iş gören satır elenenler; yazılmadıklarında aynı fikir aylar sonra yeni gibi geri geliyor.

Son olarak kaydın kendi tuzağını unutma. Yazılıp bir daha okunmayan kayıt, tutmamaktan pahalı. Bunu önleyen tek şey okumak için önceden yazılmış iki sebep: sonuç geldiğinde ve yeniden açma koşulu gerçekleştiğinde.

Açılış sahnesi

Bir kişi üç ay önce verdiği kararın sonucunu görüyor: iş tutmadı.

Şimdi öğrenmek istiyor. Neden o fikri seçtiğini hatırlamaya çalışıyor ve aklına gelen tek şey şu: o zaman en mantıklısı buydu. Hangi ölçütleri kullandığını hatırlamıyor, elediği maddelerin ne olduğunu hatırlamıyor, hangi zayıflığı giderilebilir saydığını da hatırlamıyor.

Elinde bir sonuç var ve sonuçtan öğrenebileceği hiçbir şey yok. Kararın yanlış olup olmadığını bile bilmiyor; belki karar doğruydu ve tutmayan şey uygulamaydı.

Altı ay sonra benzer bir listeyle aynı masaya oturuyor ve aynı ölçütü yine kullanıyor. Bu sefer de yazmıyor.

Bu derste ne olacak

Bu modül boyunca tek tek notlar yazdık. Gruplarken silinen farkları, ölçüt yazarken üç cümleyi, dengelerken takas cümlesini, karşılaştırırken giderilebilir saydığın zayıflıkları, sıralarken bekleyen maddelerin koşullarını.

Hepsi ayrı ayrı yazıldı ve hiçbiri bir arada durmuyor. Bu ders onları bir araya getiriyor ve modülü kapatıyor.

Önce bir sınır: önceki derste değişiklik kaydını öğrendin ve o kayıt işin nasıl değiştiğini tutuyordu. Buradaki kayıt farklı bir şey tutuyor — kararın neden verildiğini. Biri süreci, diğeri gerekçeyi izliyor ve ikisi ayrı yerlerde duruyor.

Dersin sorusu şu: bir karar üç ay sonra okunabilir olmadığında, o karardan öğrenilebilecek bir şey kalıyor mu.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — gerekçe neyi tutar

Bunun pratik sonucu, iki kaydın karıştırılmaması. Değişiklik kaydı her turda tutuluyor ve uzun bir dizi oluşturuyor; karar kaydı bir kez yazılıyor ve bir sayfayı geçmiyor. Biri "ne oldu" sorusunu, diğeri "neden başladık" sorusunu cevaplıyor. İkisi aynı yere yazıldığında karar kaydı tur notlarının arasında kayboluyor ve üç ay sonra aranan tek şey o oluyor.

Bunun pratik sonucu, karar kaydının en önemli satırının bu olması. Ne bilmediğini yazmak, ne bildiğini yazmaktan daha çok iş görüyor. Sıfırıncı seviyede bilerek boş bırakmayı öğrenmiştin: bir boşluğu kapatmamaya karar verip bunu profile yazmak, bilmediğini bilmek ve kayda geçirmekti. Karar kaydında da aynı satır var — bu kararı verirken şunu bilmiyordum. Üç ay sonra sonuç geldiğinde ilk bakılacak yer orası, çünkü bilinmeyen şey ortaya çıktıysa karar yanlış değil, eksikti.

Mekanizma — sonuç ile karar ayrı şeyler

Bunun pratik sonucu, sonuç geldiğinde sorulacak sorunun değişmesi. "Doğru mu seçmişim" sorusunun cevabı yok; "bu bilgiyle bu seçim makul müydü" sorusunun cevabı var. İkinci soru ancak kayıt varsa sorulabiliyor. Kayıt yoksa sonuç doğrudan karara yazılıyor ve kişi ya kendini haksız yere suçluyor ya da tesadüfen tutmuş bir seçimden yanlış bir ders çıkarıyor — ikincisi daha tehlikeli, çünkü o dersi bir sonraki karara taşıyor.

Bunun pratik sonucu, aynı maddenin aylar sonra yeniden gündeme gelmesi ve yeniden tartışılması. Birinci modülde ayıklanmış yolu öğrenmiştin: denenip bırakıldığı için anlatıya girmeyen yol, sonuca varmadığı için hikâyeye katkı yapmıyordu ve anlatıcı onu hatırlamıyordu. Kendi kararında da aynı şey oluyor. Elenenler yazılmadığında, altı ay sonra aynı fikir yeni bir fikir gibi geliyor ve aynı eleme işi baştan yapılıyor.

Usta katmanı — kaydın kendi tuzağı

Bunun pratik sonucu, kararın canlı kalması. Bir karar verildikten sonra genellikle tartışılmaz hâle geliyor ve onu değiştirmek yeni bir tartışma açmak gibi görünüyor. Oysa kayda tek satır yazılmışsa — "şu olursa bu karar yeniden açılır" — koşul gerçekleştiğinde açılış otomatik oluyor ve kimsenin fikir değiştirmesi gerekmiyor. Dördüncü derste yükseltilebilir ölçütü öğrenmiştin; uygulanabilirlikten vazgeçmiş biri, koşul değiştiğinde kararı güncelleyebilmek için tam olarak bu satıra ihtiyaç duyuyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Sonuç geldiğinde kararın doğru olup olmadığı anlaşılır."
Doğrusu

İyi karar kötü sonuç verebiliyor, kötü karar iyi sonuç verebiliyor. Sonuçtan öğrenmenin tek yolu kararın o günkü bilgiyle karşılaştırılması ve bu ancak kayıt varsa mümkün. Kayıt yoksa sonuç doğrudan karara yazılıyor ve çıkarılan ders çoğu zaman yanlış oluyor.

Yaygın yanlış"Gerekçeyi hatırlarım, yazmaya gerek yok."
Doğrusu

Hatırlamak bir kurma işlemi ve hatıra her çağrıldığında o anki bilgiden bir şey alıyor. Üç ay sonra hatırlanan gerekçe, bugünkü bilgiyle yeniden kurulmuş ve genellikle kararı haklı çıkaran bir gerekçe oluyor. Yazılmamış gerekçe kaybolmuyor, sessizce değişiyor.

Yaygın yanlış"Karar kaydında seçileni yazmak yeterlidir."
Doğrusu

Elenenler yazılmadığında aynı madde aylar sonra yeni bir fikir gibi geri geliyor ve aynı eleme işi baştan yapılıyor. Üç satırlık bir ek, saatlerce sürecek bir tekrarı önlüyor ve elenenlerin gerekçesi çoğu zaman seçilenin gerekçesinden daha çok bilgi taşıyor.

Yaygın yanlış"Kayıt tutmak kararı ağırlaştırır."
Doğrusu

Ölçüldüğünde on dakikadan az sürüyor. Rahatsız eden şey süre değil, kararın görünür hâle gelmesi: neyden vazgeçtiğin ve neyi bilmediğin yazılı duruyor. Kayıt kararı zorlaştırmıyor, savunulabilir olmaktan çıkarıp sınanabilir yapıyor.

Aklında kalsın

Bu ders üç ay sonra elinde yalnız bir sonuç kalan bir kişiyle açıldı. Sonuç tek başına hiçbir şey öğretmiyordu, çünkü neyin sonucu olduğu bilinmiyordu. Kötü sonuç veren karar iyi bir karar olabilir; iyi sonuç veren karar zayıf olabilir ve ikisi de sık.

Karar kaydı ile değişiklik kaydını karıştırma. Biri işin nasıl değiştiğini izliyor ve sürekli büyüyor; diğeri kararın neden verildiğini tutuyor, bir kez yazılıyor ve bir sayfayı geçmiyor. İkisi aynı yere yazıldığında aranan her zaman ikincisi oluyor ve bulunamıyor.

Kaydın en çok iş gören satırı ne bildiğin değil, ne bilmediğin. Sonuç geldiğinde ilk bakılacak yer orası — bilinmeyen ortaya çıktıysa karar yanlış değil eksikti ve öğrenilecek şey "böyle seçme" değil "bu koşulu izle" oluyor. İkinci en çok iş gören satır elenenler; yazılmadıklarında aynı fikir aylar sonra yeni gibi geri geliyor.

Son olarak kaydın kendi tuzağını unutma. Yazılıp bir daha okunmayan kayıt, tutmamaktan pahalı. Bunu önleyen tek şey okumak için önceden yazılmış iki sebep: sonuç geldiğinde ve yeniden açma koşulu gerçekleştiğinde.

Sonraki derse köprü

Bu dersle yakınsak düşünme modülü kapanıyor. Sekiz derste dağınık bir listeyi kullanılabilir bir karara indirdik: grupladık, ölçüt yazdık, karşılaştırdık, dengeledik, sıraladık, birleştirdik, geliştirdik ve gerekçeyi kaydettik. Önceki modülle birlikte artık iki yönün de araçları elinde — genişletmek ve indirmek.

Sıradaki modül temel yaratıcı süreci işliyor ve ilk dersi keşfetme. Orada bu iki yön bir sıraya giriyor; ıraksak ve yakınsak çalışma tek bir işin içinde birbirini izleyen adımlar hâline geliyor. Ve ilk adım, henüz hiçbir şey üretmeden önce gelen adım: keşfetmek. Dördüncü modülde cevap vermeden önce keşfetmeyi öğrenmiştin ve orada tek bir sorunun etrafında çalışıyordun. Sıradaki ders o hamleyi bütün bir sürecin başına koyuyor ve şunu soruyor: ne aradığını bilmeden bakmaya başlamak mümkün mü, yoksa keşfetmek de kendi sorusunu gerektiriyor mu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.