İçeriğe geç

S0-M05-D04·İlk yaratıcı alışkanlıklar

Küçük ve risksiz denemeler

sıfırdan ileri2.120 kelime14 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Deneme bir soruyu kapatmak için yapılır, bir sonuç üretmek için değil; kalite çıtasının olmaması bir taviz değil tanımın kendisidir ve bu yüzden bir denemede başarısız olunamaz.

İnsanlar denemekten kaçınmaz, zihinlerinde büyüttükleri denemeden kaçınır; şişirmenin iki kaynağı bitmiş hâli hayal etmek ve bir seyirci varsaymaktır.

Üç ölçüt üç korkuyu kaldırır — geri alınabilirlik kalıcı hatayı, önceden çizilmiş sınır kaybetmeyi, görünürlüğün sende olması utanmayı.

Küçültmenin yöntemi üç kesimdir: zorunlu olmayan adımı çıkar, kalan süreyi yarıya indir, seyirciyi kimse yap.

Bir denemenin çıktısı ortaya çıkan nesne değil, öncesinde yazamadığın bir cümledir; iki satır yazılmadan yapılan deneme yapılmış ama toplanmamıştır.

Açılış sahnesi

Bir kişi iki yıldır bir şeyi denemek istiyor ve denemedi.

Kendisine sorulduğunda cevabı hazır: vakit yok.

Sonra tam olarak ne yapmayı planladığı soruluyor.

Anlatıyor. Önce araştırma yapacak, sonra gerekli malzemeyi alacak, iki hafta sonu ayıracak, düzgün bir yer ayarlayacak ve sonunda ortaya bir şey çıkaracak.

Yani planladığı şey yaklaşık kırk saat.

Oysa merak ettiği şeyin cevabı yirmi dakikada geliyor.

O yirmi dakikayı iki yıldır bulamamasının sebebi vakit değil. Sebep şu: aklındaki deneme, denemek istediği şeyin kırk saatlik hâli ve o hâlin karşısına çıkmak zor.

Bu ders o mesafeyi kapatmayı öğretiyor. Denemeye cesaret bulmayı değil — denemeyi cesaret gerektirmeyecek kadar küçültmeyi.

Bu derste ne olacak

Önce denemenin ne olduğunu ve neyin denemesi olmadığını ayıracağız, çünkü çoğu kişi deneme sanarak üretim yapmaya kalkıyor.

Sonra asıl teşhise geleceğiz: insanlar denemekten kaçınmıyor, kendi kafalarında büyüttükleri denemeden kaçınıyor.

Ardından bir denemenin gerçekten risksiz olup olmadığını sınayan üç ölçütü kuracağız ve üçü de sorulabilir sorular.

Sonra küçültmenin yöntemini göreceğiz, çünkü "küçük tut" bir tavsiye ve yöntemi olmayan tavsiye uygulanmıyor.

Son olarak bir denemenin çıktısının ne olduğunu konuşacağız ve bu, ürün değil.

Aşağıdaki örnekler kurgudur; amaç alışkanlığı elle tutulur kılmak.

Sıfır noktası — deneme ne değildir

Önceki derste bir merak listesi kurduk ve orada bir tür soru vardı.

Bazı sorular okuyarak kapanıyor: bir tarih, bir sayı, bir tanım. Bunlar için bekletme süresi bitince cevap aranıyor ve iş bitiyor.

Bazı sorular ise okuyarak kapanmıyor. "O tam olarak ne yapıyor?", "bunu yapmak nasıl bir şey?", "ben bunu yaparsam ne olur?" türü sorular hiçbir metinde cevaplanmıyor, çünkü sordukları şey bilgi değil deneyim.

İkisini ayırmanın yöntemi de tek bir sınamaya dayanıyor: sorunun cevabını bilen biri sana yazıyla verebilir mi? Bir tarihi, bir tanımı ya da bir yöntemi yazıyla verebilir. Ama o işi yaparken senin ne hissedeceğini, elinin ne kadar zorlanacağını ya da sıkılıp sıkılmayacağını kimse yazıyla veremiyor.

Buradaki ayrım bu dersin tamamını taşıyor, o yüzden açık koyalım.

Üretimde bir kalite çıtası var: yaptığın şey iyi olmalı, işe yaramalı ya da gösterilebilir olmalı. Denemede böyle bir çıta yok ve olmaması bir taviz değil, tanımın kendisi.

Bunun pratik sonucu şu: bir denemede başarısız olunamaz. Deneme ya oldu ya olmadı. Sonucu kötü çıktıysa deneme başarılı olmuş demektir, çünkü sana bilmediğin bir şeyi söylemiştir.

Mekanizma — şişirme ve üç ölçüt

Şimdi asıl teşhise geliyoruz.

Şişirmenin iki kaynağı var ve ikisi de otomatik çalışıyor.

Birincisi bitmiş hâli hayal etmek: denemeyi düşünürken zihin sonucunu canlandırıyor ve canlandırdığı şey yarım bir başlangıç değil tamamlanmış bir iş oluyor. O işin gerektirdiği emek de otomatik olarak hesaba giriyor.

İkincisi bir seyirci varsaymak: denemeyi düşünürken zihin onu birilerinin göreceğini varsayıyor. Görülecek bir işin çıtası yükseliyor ve yükselen çıta hazırlık gerektiriyor.

İkisi birleştiğinde yirmi dakikalık bir soru, kırk saatlik bir projeye dönüşüyor ve o proje haklı olarak erteleniyor.

Şimdi denemenin gerçekten küçük olup olmadığını sınayalım.

Birincisi geri alınabilirlik: bittiğinde ortada kalıcı bir şey kalıyor mu? Alınan bir eşya, verilen bir söz, yapılan bir duyuru ya da bırakılan bir iş kalıcıdır. Hiçbiri yoksa deneme geri alınabilir.

İkincisi sınırın önceden çizilmesi: ne kadar zaman ve ne kadar para harcayacağın başlamadan belli mi? "Bakarız" bir sınır değil; "kırk dakika" bir sınır.

Üçüncüsü görünürlüğün senin elinde olması: bunu kimse görmeyecek şekilde yapabiliyor musun? Sonradan göstermeyi seçebilirsin, ama seçim sende olmalı.

Şimdi üç ölçütü yan yana koyalım, çünkü ayrı ayrı değil bir bütün olarak iş görüyorlar.

Geri alınabilirlik kalıcı hata korkusunu kaldırıyor. Sınırın önceden çizilmesi kaybetme korkusunu kaldırıyor. Görünürlüğün sende olması utanma korkusunu kaldırıyor.

Denemeyi erteleten şey genellikle tembellik değil, bu üç korkudan biri. Üçü de kaldırıldığında geriye erteleyecek bir şey kalmıyor ve deneme yapılıyor ya da yapılmıyor — ama artık sebebi görünür oluyor.

Usta katmanı — küçültme ve öğrenme çıktısı

"Küçük tut" bir tavsiye ve yöntemi olmadan uygulanmıyor. Yöntem şu: elindeki şişmiş planı al ve üç kesim yap.

Birinci kesim kapsamda: planındaki her adımı yaz ve tek bir soru sor — merak ettiğim şeyi öğrenmek için hangisi zorunlu? Zorunlu olmayan her adımı çıkar. Genellikle geriye tek bir adım kalıyor.

İkinci kesim sürede: kalan adıma bir süre biç ve o süreyi yarıya indir. Yarısında bitmeyeceğini düşünüyorsan doğru düşünüyorsun; amaç bitirmek değil, başlamış olmak.

Üçüncü kesim seyircide: kim görecek diye sor ve cevabı kimse yap. Bir başkasının katılması gereken deneme, ilk deneme değildir.

Şimdi denemenin sonucuna geliyoruz ve burada en yaygın hata yapılıyor.

Öğrenme çıktısını almanın yöntemi denemeden önce başlıyor ve iki satır yazmayı gerektiriyor.

Başlamadan önce yaz: şu an bilmediğim şey şu — sonra boşluğu doldur. Bittikten sonra yaz: şimdi biliyorum ki — sonra doldur.

İkinci cümleyi yazamıyorsan deneme küçük olduğu için değil, bulanık olduğu için yetmemiştir; soruyu daraltıp tekrar dene.

Burada iki sınır çizelim ve ikisi de önemli.

Birincisi: "risksiz" burada senin için risksiz demek ve başkasını ilgilendiren bir denemede bu ölçüt tek başına yetmiyor. Başkasının zamanını, güvenini ya da bilgisini kullanan bir deneme onun rızasını gerektiriyor; kendi riskini sıfırlamak, riski başkasına aktarmayı meşru kılmıyor.

İkincisi: bu ders denemeye kendini zorlamanı istemiyor ve akademi ruh sağlığı alanında bir yaklaşım sunmuyor. Üç ölçütü de geçmiş bir denemeyi hâlâ yapmak istemiyorsan bu bir veri; ne yapmak istemediğini öğrenmiş oluyorsun ve bu da bir öğrenme çıktısı.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışDenemenin de iyi olması gerektiği sanılır.
Doğrusu

Üretimde bir kalite çıtası var, denemede yok ve olmaması bir taviz değil tanımın kendisi; bir denemede başarısız olunamaz, deneme ya oldu ya olmadı. Sonucu kötü çıktıysa sana bilmediğin bir şeyi söylemiştir.

Yaygın yanlışDenemekten kaçınmanın tembellik ya da cesaretsizlik olduğu düşünülür.
Doğrusu

Kaçınılan şey gerçek deneme değil, zihinde büyütülmüş hâli; bitmiş hâli hayal etmek ve bir seyirci varsaymak yirmi dakikalık bir soruyu kırk saatlik projeye çeviriyor. O proje haklı olarak erteleniyor.

Yaygın yanlışDenemeden önce hazırlanmak gerektiği sanılır.
Doğrusu

Hazırlık, ancak okuyarak kapanan soruları kapatıyor; "bunu yapmak nasıl bir şey" türü sorular hiçbir metinde cevaplanmıyor. Bir noktadan sonra hazırlanmak, ertelemenin en saygın biçimi oluyor.

Yaygın yanlışÇok küçük bir denemenin bir şey öğretmeyeceği düşünülür.
Doğrusu

Denemenin büyüklüğü ile öğrettiği şeyin büyüklüğü aynı ölçekte gitmiyor ve kırk dakika, iki yıldır sorulan bir soruyu kapatabiliyor. "Bu bir şey sayılmaz" hissi, denemenin değil şişirmenin sesi.

Yaygın yanlışDenemenin çıktısının ortaya çıkan şey olduğu sanılır.
Doğrusu

Çıktı nesne değil, denemeden önce yazamadığın bir cümle; nesneye bakarak değerlendirilen deneme her seferinde başarısız görünüyor. İki satırı yazmadan yapılan deneme, yapılmış ama toplanmamış sayılıyor.

Aklında kalsın

Deneme bir soruyu kapatmak için yapılır, bir sonuç üretmek için değil; kalite çıtasının olmaması bir taviz değil tanımın kendisidir ve bu yüzden bir denemede başarısız olunamaz.

İnsanlar denemekten kaçınmaz, zihinlerinde büyüttükleri denemeden kaçınır; şişirmenin iki kaynağı bitmiş hâli hayal etmek ve bir seyirci varsaymaktır.

Üç ölçüt üç korkuyu kaldırır — geri alınabilirlik kalıcı hatayı, önceden çizilmiş sınır kaybetmeyi, görünürlüğün sende olması utanmayı.

Küçültmenin yöntemi üç kesimdir: zorunlu olmayan adımı çıkar, kalan süreyi yarıya indir, seyirciyi kimse yap.

Bir denemenin çıktısı ortaya çıkan nesne değil, öncesinde yazamadığın bir cümledir; iki satır yazılmadan yapılan deneme yapılmış ama toplanmamıştır.

Sonraki derse köprü

Bu derste denemeyi kırk dakikaya indirdik ve o kırk dakikanın bulunabilir olduğunu söyledik.

Ama bir şey eksik kaldı ve ilk denemesini yapan hemen herkes onu fark ediyor: kırk dakika bulunabiliyor, ikincisi bulunamıyor.

Günlük alışkanlıklar beş dakikalıktı ve günün içine sıkışabiliyordu. Deneme sıkışmıyor; kendine ait bir yer istiyor ve o yer kendiliğinden açılmıyor.

Sıradaki ders o yeri kuruyor. Haftalık yaratıcı zamanın ne olduğunu, neden takvimde bir randevu gibi durması gerektiğini ve en sık hangi noktadan çöktüğünü göreceğiz. Çünkü artan zamandan yapılan hiçbir iş düzenli olmuyor; artan zaman diye bir şey yok.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.