İçeriğe geç

S0-LAB-D04·Başlangıç laboratuvarı

İki ilgisiz kavramı birleştirme

sıfırdan ileri2.128 kelime13 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Yan yana koymak birleştirmek değildir; yapıştırmada iki kavram da eksiksiz kalır ve birini çıkardığında diğeri hiçbir şey kaybetmez.

Birleşimin sınaması tek sorudur — iki kavramdan en az biri bir özelliğini kaybetti mi?

Birleşim ikisinin ortasında değil üçüncü bir yerde çıkar, çünkü kavramların kendileriyle değil birer özelliğiyle çalışılır ve sonuç ikisine de benzemez.

Cümlede iki kavramın da adını kullanmamak zorunludur; ad kullanıldığı anda iş yapıştırmaya döner ve bu tek yasak yöntemi kendiliğinden getirir.

Bu egzersizin çıktısı bir icat ya da öneri değil bir olasılıktır; değeri uygulanabilirliğinde değil açtığı yöndedir ve bir mekanizma açıklaması olarak kullanılamaz.

Açılış sahnesi

İki kelime veriliyor: şemsiye ve radyo.

Birleştir deniyor.

İlk cevap hemen geliyor: içinde radyo olan bir şemsiye.

Kulağa bir birleşim gibi geliyor ve değil.

Çünkü o cümlede şemsiye hâlâ tam bir şemsiye, radyo da hâlâ tam bir radyo. İkisi de hiçbir şeyini kaybetmedi; yalnız yan yana konuldu.

Yan yana koymak bir birleşim değil, bir montaj.

Şimdi başka bir yol deneyelim. Şemsiyenin bir özelliğini alalım: açıldığında kapladığı alanın kendisinden büyük olması. Radyonun bir özelliğini alalım: uzaktaki bir şeyi buraya getirmesi.

İkisini çaprazlayalım — küçükken taşınan, açıldığında uzaktakini buraya getiren bir şey.

Bu cümle ne şemsiye ne radyo. İkisinin de içinden çıktı ve ikisi de içinde görünmüyor.

Birleşim buradan çıkıyor: ortadan değil, üçüncü bir yerden.

Bu laboratuvar o üçüncü yere gitmenin yöntemini veriyor.

Bu derste ne olacak

Önce iki kavramını seçeceksin ve seçim ölçütlü, çünkü yanlış çift egzersizi baştan çözüyor.

Sonra en yaygın hatayı adlandıracağız: iki şeyi yan yana koyup birleştirdim sanmak.

Ardından bir birleşimin gerçekten birleşim olup olmadığını sınayan tek soruyu kuracağız.

Sonra yöntemi vereceğiz ve yöntem kavramlarla değil, kavramların parçalarıyla çalışıyor.

Son olarak çıkan şeyin ne olduğunu konuşacağız, çünkü bu egzersizin ürünü bir icat değil.

Aşağıdaki örnekler kurgudur; amaç egzersizi elle tutulur kılmak.

Sıfır noktası — çifti seçmek

Önceki laboratuvarlarda bir nesne, bir sorun ve bir kare seçmiştik. Burada bir çift seçiyorsun ve çift seçimi bu egzersizde en belirleyici adım.

Birincisi ikisi de somut olmalı: gözünde canlandırabildiğin bir nesne ya da bir uğraş. Özgürlük, mutluluk, başarı gibi soyut kavramlar bu egzersizde kelime oyunu üretiyor, birleşim üretmiyor; çünkü soyut bir kavramın parçalarına ayrılabilir özelliği yok.

İkincisi gerçekten uzak olmalı. Sınaması tek soru: bu ikisi gündelik bir cümlede yan yana geçer mi? Kaşık ve çatal yan yana geçiyor, dolayısıyla çok yakınlar. Kütüphane ve fırın geçmiyor.

Üçüncüsü ikisini de tanımalısın: özelliklerini sayabilmen gerekiyor. Hiç girmediğin bir alandan kavram seçtiğinde elinde iki üç özellik oluyor ve çapraz kuracak malzeme kalmıyor.

Mekanizma — yapıştırma ve kayıp sınaması

Şimdi bu egzersizin en yaygın hatasına geliyoruz ve açılıştaki ilk cevap tam olarak buydu.

Yapıştırmanın çekiciliği hızlı olması. Cümle bir saniyede kuruluyor, kulağa somut geliyor ve iş bitmiş gibi hissettiriyor.

Asıl sebebi ise bir rahatsızlıktan kaçınmak. İki ilgisiz kavramı gerçekten bir arada tutmak huzursuz edici; cümle bir türlü oturmuyor, anlamsız görünüyor ve bırakma isteği geliyor. Yapıştırma o huzursuzluğu hemen bitiriyor, çünkü ortaya anlamlı görünen bir cümle koyuyor.

Bunun pratik sonucu şu: bu egzersizde cümlenin rahat oturması iyi bir işaret değil. Rahat oturan cümle genellikle iki kavramın da bozulmadan durduğu cümle.

Ama yapıştırmada yeni bir şey doğmuyor. Elinde hâlâ iki şey var, yalnız aynı yerde duruyorlar; birini çıkardığında diğeri hiçbir şey kaybetmiyor.

Sınamayı uygulamak için birleşimini yaz, sonra iki kavramı tek tek düşün ve sor: bu kavram birleşimin içinde eskisi gibi mi duruyor?

İkisi de eksiksiz duruyorsa yapıştırma yapmışsın. En az biri bir özelliğini bırakmışsa gerçek bir birleşim var.

İçinde radyo olan şemsiyede şemsiye tam şemsiye, radyo tam radyo; ikisi de eksiksiz. Açıldığında uzaktakini buraya getiren taşınabilir şeyde ise ne şemsiyenin yağmur işlevi kalmış ne radyonun kutusu; ikisi de bir şeyini bırakmış.

Usta katmanı — özellik çaprazı ve çıkan şeyin statüsü

Yapıştırmadan kurtulmanın yolu daha çok uğraşmak değil; kavramlarla çalışmayı bırakmak.

Yöntem üç adımda işliyor ve ilk laboratuvarın yöntemini kullanıyor.

Birinci adım: her iki kavram için ayrı ayrı özellik listesi çıkar. Nesnelerde fiziksel özelliklere bak; uğraşlarda ise ne yaptığına, neye ihtiyaç duyduğuna, neyi ürettiğine ve nasıl bir zaman düzeni olduğuna bak.

İkinci adım: iki listeden birer madde seç ve eşleştir. Rastgele eşleştirmek işe yarıyor; en beğendiğin ikisini seçmek genellikle yakın olanları seçmene yol açıyor.

Üçüncü adım: eşleşen iki özelliği tek bir cümlede tarif et ve o cümlede iki kavramın da adını kullanma. Ad kullanmamak zorunlu; ad kullandığın anda yapıştırmaya dönüyorsun.

Bir örnek üzerinden yürüyelim. Kütüphane ile fırını alalım.

Kütüphanenin özellikleri: ödünç verme, iade süresi, kataloglama, sessizlik, herkese açıklık.

Fırının özellikleri: günlük üretim, tazelik penceresi, koku ile duyurma, erken saat, satılmayanın bayatlaması.

Çapraz kuralım: ödünç verme ile tazelik penceresi.

Ortaya çıkan cümle: alındıktan sonra kısa süre içinde kullanılmazsa değerini kaybeden ve sonra başkasına geçen bir şey.

Bu ne kütüphane ne fırın. İkisinin de birer özelliğini taşıyor ve ikisi de tanınmıyor.

Aynı çiftten ikinci bir çapraz kuralım ve sonucun ne kadar değiştiğine bakalım: kataloglama ile koku ile duyurma.

Ortaya çıkan cümle: içinde ne olduğunu bir listeye bakarak değil, uzaktan aldığın bir sinyalle anladığın bir düzen.

İki çapraz da aynı iki kavramdan çıktı ve birbirlerine hiç benzemiyorlar. Bir çift tek bir birleşim vermiyor; iki listede beşer madde varsa yirmi beş ayrı çapraz kurulabiliyor.

Şimdi çıkan şeyin ne olduğuna gelelim, çünkü burada bir yanlış beklenti kolayca kuruluyor.

Bu egzersizin ürünü bir icat değil, bir buluş da değil. Çıkan cümle uygulanabilir olmak zorunda değil ve çoğu zaman uygulanabilir olmuyor.

Çıkan şey bir olasılık: daha önce bir arada düşünmediğin iki özelliğin bir arada durabileceğini gösteren bir cümle. Değeri kendisinde değil, açtığı yönde.

Burada bir sınır çizelim.

Bu egzersiz iki şeyin gerçekten birbirine benzediğini iddia etmiyor. Kurduğun cümle bir benzetme ya da bir açıklama değil; bir şeyin nasıl çalıştığını anlatmak için kullanılamaz ve kullanıldığında yanlış bir mekanizma anlatmış olursun.

Ürettiğin birleşim kendi defterinde bir malzeme; bir iddia hâline gelmesi için başka bir işten geçmesi gerekiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışİki şeyi yan yana koymanın birleştirmek olduğu sanılır.
Doğrusu

İçinde radyo olan şemsiyede iki kavram da eksiksiz duruyor ve birini çıkardığında diğeri hiçbir şey kaybetmiyor; ortada yeni bir şey doğmamış, iki şey aynı yerde durmuş oluyor. Ayrımı tek soru veriyor — en az biri bir özelliğini kaybetti mi?

Yaygın yanlışSoyut kavramların daha derin birleşimler vereceği düşünülür.
Doğrusu

Özgürlük ve sabır gibi bir çift kelime oyunu üretiyor, çünkü soyut kavramın parçalarına ayrılabilir özelliği yok. Çapraz kurmak için elinde sayılabilir özellikler olmalı ve bunu yalnız somut kavramlar veriyor.

Yaygın yanlışKavramların birbirine yakın olmasının işi kolaylaştıracağı sanılır.
Doğrusu

Bisiklet ve motosiklet çiftinden çıkan her şey zaten var olana benziyor, çünkü ikisi gündelik cümlelerde sürekli yan yana geçiyor. Mesafe sınaması tek soru — bu ikisi gündelik bir cümlede yan yana geçer mi?

Yaygın yanlışBeğenilen özellikleri seçmenin daha iyi çapraz vereceği düşünülür.
Doğrusu

Seçim yapıldığında insan hep birbirine yakın maddelere gidiyor ve dört çaprazın dördü birbirine benziyor. Rastgele eşleştirme ilk birkaçında saçma sonuç veriyor ve yakınlık tuzağını da ortadan kaldırıyor.

Yaygın yanlışBir çiftten tek bir birleşim çıkacağı sanılır.
Doğrusu

Bir çift, kaç özellik çifti kurabiliyorsan o kadar birleşim veriyor; iki listede beşer madde varsa yirmi beş olası çapraz var. Bir cümle kurup durmak, çiftin yirmi dördünü kullanmadan bırakmak oluyor.

Aklında kalsın

Yan yana koymak birleştirmek değildir; yapıştırmada iki kavram da eksiksiz kalır ve birini çıkardığında diğeri hiçbir şey kaybetmez.

Birleşimin sınaması tek sorudur — iki kavramdan en az biri bir özelliğini kaybetti mi?

Birleşim ikisinin ortasında değil üçüncü bir yerde çıkar, çünkü kavramların kendileriyle değil birer özelliğiyle çalışılır ve sonuç ikisine de benzemez.

Cümlede iki kavramın da adını kullanmamak zorunludur; ad kullanıldığı anda iş yapıştırmaya döner ve bu tek yasak yöntemi kendiliğinden getirir.

Bu egzersizin çıktısı bir icat ya da öneri değil bir olasılıktır; değeri uygulanabilirliğinde değil açtığı yöndedir ve bir mekanizma açıklaması olarak kullanılamaz.

Sonraki derse köprü

Bu laboratuvarda dördüncü egzersizi de yaptın ve artık elinde dört ayrı çıktı var: bir nesnenin on kullanımı, bir soruna üç alternatif, bir kareden beş hikâye ve bir çiftten birkaç çapraz.

Dördü birbirine hiç benzemiyor. Biri nesneyle, biri sorunla, biri görüntüyle, biri kavramla çalıştı.

Ama dördünde de aynı şey oldu ve bunu fark etmiş olabilirsin: her seferinde kolay gelen ilk maddeler bir yere kadar geldi, sonra bir yöntem bitti ve ikinci bir yönteme geçmek gerekti.

Sıradaki ders laboratuvarı kapatıyor ve dört çıktıya birlikte bakıyor. Bakılacak şey işlerin kalitesi değil; hangi egzersizde nerede sıkıştığın, hangi yöntemin sende çalıştığı ve dördünün ortaya çıkardığı örüntü. Bu, bir puan tablosu değil — kendine dair bir okuma ve ölçüsü yalnız kendi kayıtların.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.