İçeriğe geç

S0-LAB-D01·Başlangıç laboratuvarı

Tek nesneye on yeni kullanım

sıfırdan ileri2.068 kelime13 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İlk üç madde üretilmez, hatırlanır; nesnenin bilinen kullanımlarıdır ve hızlı gelmeleri ne iyi ne kötü bir işarettir, yalnız henüz başlanmadığını gösterir.

Sabit sayı seni ölçmek için değil, durma kararını elinden almak için vardır; serbest bırakıldığında liste zorlanmanın başladığı yerde bitiyor.

Duvarda biten şey maddeler değil yöntemdir — hatırlamak tükenir ve arkasında ikinci bir yöntem gerekir; daha çok çaba biten yöntemi tekrar çalıştırmaz.

İkinci yöntem nesnenin adına değil özelliklerine bakmaktır; ad bilinen kullanımları çağırır, özellik çağırmaz ve özellik ne kadar geniş yazılırsa o kadar çok yere bağlanır.

En beğenilen madde genellikle sekizinci ile onuncu arasında çıkar; iyi maddeler bırakmayı düşündüğün noktadan sonra gelir.

Açılış sahnesi

Bir masaya bir tuğla konuyor ve tek bir soru soruluyor: bunun on ayrı kullanımını yaz.

İlk üç otuz saniyede geliyor. Duvar örmek, kapı tutmak, bir şeyin altına koymak.

Dördüncüde kalem duruyor.

Beşincide kişi masaya bakıyor, sonra tuğlaya bakıyor, sonra "başka bir şey gelmiyor" diyor.

Bu cümle, laboratuvarın gerçek başlangıcı.

Çünkü ilk üç kullanım üretilmedi; hatırlandı. Tuğlanın ne işe yaradığı zaten biliniyordu ve o üç madde hafızadan geldi.

Dördüncüden itibaren hatırlanacak bir şey kalmıyor ve iş üretmeye dönüyor. İnsanların "yaratıcı değilim" dediği yer tam olarak burası; dördüncü maddede duran yer.

Bu laboratuvar o duvarı bir kez, kontrollü biçimde yaşatıyor ve arkasına geçmenin somut bir yolunu veriyor.

Bu derste ne olacak

Bu ders bir kavram anlatmıyor; bir egzersiz yaptırıyor ve egzersiz sırasında ne olduğuna bakıyor.

Önce nesneni seçeceksin ve seçim önemli, çünkü yanlış nesne egzersizi bozuyor.

Sonra kuralları koyacağız. Üç kural var ve üçü de egzersizin işlemesi için gerekli.

Ardından uygulayacaksın ve dördüncü madde civarında duracaksın; bu beklenen bir şey.

Sonra duvarın arkasına geçmenin yöntemini vereceğiz ve yöntem ilham değil, nesneyi parçalara ayırmak.

Son olarak listenin sonunda neye bakacağını söyleyeceğiz ve bakılacak şey listenin kalitesi değil.

Aşağıdaki örnekler kurgudur; amaç egzersizi elle tutulur kılmak.

Sıfır noktası — nesne, sayı ve üç kural

Önce nesne. Yanlış nesne seçmek bu egzersizde en sık yapılan hata ve seçim üç ölçüte bakıyor.

Birincisi tanıdık olmalı: her gün gördüğün, ne işe yaradığını bildiğin bir şey. Tanımadığın bir nesne için üretilen kullanımlar tahmin oluyor.

İkincisi tek işlevli olmalı: zaten çok amaçlı olan bir nesne egzersizi baştan çözüyor. Bir telefon kötü bir seçim, çünkü on kullanımı zaten var ve hiçbiri senden çıkmıyor.

Üçüncüsü basit olmalı: az parçalı, tek malzemeli, elde tutulabilir. Karmaşık bir alet, parçalarını saymakla vakit aldırıyor.

Kaşık, mandal, kemer, tuğla, plastik şişe, gazete, lastik bant, tabak bu tanıma giriyor.

Şimdi sayıya gelelim.

"Aklına geldiği kadar yaz" denildiğinde insanlar dört ile altı arasında duruyor, çünkü durma noktasını kendileri belirliyor ve o nokta zorlanmanın başladığı yer oluyor.

Sabit bir sayı, durma kararını elinden alıyor. Dördüncü maddede zorlandığında bırakma seçeneği yok; altı madde daha gerekiyor ve o altı madde başka bir yerden gelmek zorunda kalıyor.

Yani sayının işlevi ölçmek değil, seni duvarın arkasına itmek.

Şimdi üç kural ve üçü de yazarken geçerli.

Birinci kural: yazarken elemiyorsun. Bir madde aklına geldiğinde iyi mi kötü mü diye bakmadan yazıyorsun; eleme işi liste bittikten sonra yapılır ve bu egzersizde hiç yapılmıyor.

İkinci kural: saçma maddeler serbest.

Saçma bir madde çoğu zaman bir sonraki makul maddenin kapısını açıyor; nesneye bir özelliğinden bakmanı sağlıyor ve o özellik makul bir kullanıma da bağlanıyor.

Üçüncü kural: süre sınırlı. Sekiz dakika koy ve bitmese de bırak. Sınırsız süre bu egzersizde işe yaramıyor, çünkü duvar aşılmıyor, uzatılıyor.

Mekanizma — kolay katman ve duvar

Şimdi egzersizin içinde ne olduğuna bakalım, çünkü olanı bilmek onu yaşamayı değiştiriyor.

Kolay katmanın hızlı gelmesi iyi bir işaret değil ve kötü bir işaret de değil; yalnız henüz başlanmadığını gösteriyor.

Bunun pratik sonucu şu: kendini kolay katmana bakarak değerlendirme. Üç maddeyi otuz saniyede yazan kişiyle bir dakikada yazan kişi arasında anlamlı bir fark yok; fark dördüncüden sonra çıkıyor.

Duvarın önemli bir özelliği var: bir sonuç gibi hissettiriyor. Sanki o kişinin üretebileceği maddeler bitmiş gibi geliyor ve bu his yanıltıcı, çünkü biten şey maddeler değil bir yöntem.

Kolay katmanın yöntemi hatırlamaktı ve hatırlanacak şey tükendi. Duvarın arkasında başka bir yöntem gerekiyor ve o yöntemi kimse kendiliğinden bulmuyor.

Usta katmanı — özellikten üretme

Duvarın arkasına geçmenin yolu daha çok düşünmek değil, bakılan şeyi değiştirmek.

Yöntem şöyle işliyor. Nesneni bir kenara koy ve bir liste yaz: ağırlığı, şekli, malzemesi, sertliği, boşluğu, yüzeyi, boyutu, rengi, sesi.

Sonra her özelliğe tek bir soru sor: bu özelliğe sahip bir şey başka ne işe yarar?

Cevabı verirken artık nesneyi düşünmüyorsun, özelliği düşünüyorsun ve o özellik seni bambaşka bir yere götürüyor.

Bir kaşık için: çukur olması, uzun saplı olması, metal olması, pürüzsüz yüzeyi olması, ışığı yansıtması, sert olması.

Çukur olması ölçmeye, aktarmaya ve kalıp olmaya bağlanıyor. Uzun sap uzağa uzanmaya bağlanıyor. Metal olması iletmeye ve dayanmaya bağlanıyor. Pürüzsüz yüzey düzeltmeye ve parlatmaya bağlanıyor. Işığı yansıtması işaret vermeye bağlanıyor. Sert olması bastırmaya, kırmaya ve kaldıraç olmaya bağlanıyor.

Altı özellikten en az on madde çıkıyor ve hiçbiri kaşığın bilinen kullanımı değil.

Listenin sonunda neye bakılır

Sekiz dakika bitti ve elinde bir liste var. Şimdi bakılacak şey listenin iyiliği değil.

Listeyi üçe ayır ve tek tek say: kaç madde ilk üçte yazıldı, kaç madde duvarda takıldın, kaç madde özellikten üretme başladıktan sonra geldi.

Bu üç sayı sana bir şey söylüyor ve söylediği şey şu: maddelerin çoğu üçüncü bölümden geliyorsa yöntem çalışıyor demektir.

Bir şeye daha bak ve bu daha ilginç olanı. Listenin en beğendiğin maddesi kaçıncı sırada?

Genellikle sekizinci ile onuncu arasında çıkıyor ve bu, egzersizin asıl bulgusu: en iyi maddeler, bırakmayı düşündüğün noktadan sonra geliyor.

Burada bir sınır çizelim.

Bu egzersiz bir yetenek ölçümü değil ve çıkan sayı hakkında bir yargı taşımıyor; akademi burada bir ölçek ya da sıralama kullanmıyor. Sekiz dakikada altı madde yazmak bir eksiklik göstergesi değil ve aynı kişi aynı nesneyle bir hafta sonra on dört madde yazabiliyor.

Egzersizi hiç yapmamayı seçmek de uygun bir karar; laboratuvar bir yükümlülük değil, denemek isteyene açık bir alan.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok amaçlı bir nesne seçmenin egzersizi kolaylaştıracağı sanılır.
Doğrusu

Telefon gibi bir nesne için on kullanım beş dakikada yazılıyor ve hiçbiri kişiden çıkmıyor; hepsi nesnenin zaten yaptığı şeyler. Tek işlevli ve tanıdık bir nesne egzersizi gerçekten çalıştırıyor.

Yaygın yanlışSayının serbest bırakılabileceği düşünülür.
Doğrusu

"Aklıma geldiği kadar" denildiğinde durma noktasını kişi belirliyor ve o nokta zorlanmanın başladığı yer oluyor; liste dört ile altı arasında bitiyor. Sabit sayı ölçmek için değil, durma kararını elinden almak için var.

Yaygın yanlışDuvarın bir sonuç olduğu sanılır.
Doğrusu

Duvarda biten şey maddeler değil bir yöntem; kolay katman hatırlamayla çalışıyor ve hatırlanacak şey tükeniyor. Arkasında ikinci bir yöntem var ve o yöntem kendiliğinden bulunmuyor.

Yaygın yanlışDuvarda daha çok zorlanmanın işe yarayacağı düşünülür.
Doğrusu

Daha çok çaba, biten yöntemi tekrar çalıştırmıyor ve on dakika sonra kişi hâlâ beşinci maddede oluyor. Yapılacak şey daha sıkı düşünmek değil, bakılan şeyi değiştirmek — nesnenin adı yerine özellikleri.

Yaygın yanlışYazarken elemenin listeyi iyileştireceği sanılır.
Doğrusu

Elenen şey kötü maddeler değil, henüz tamamlanmamış maddeler; saçma bir madde çoğu zaman bir sonraki makul maddenin kapısını açıyor. Eleme liste bittikten sonra yapılır ve bu egzersizde hiç yapılmaz.

Aklında kalsın

İlk üç madde üretilmez, hatırlanır; nesnenin bilinen kullanımlarıdır ve hızlı gelmeleri ne iyi ne kötü bir işarettir, yalnız henüz başlanmadığını gösterir.

Sabit sayı seni ölçmek için değil, durma kararını elinden almak için vardır; serbest bırakıldığında liste zorlanmanın başladığı yerde bitiyor.

Duvarda biten şey maddeler değil yöntemdir — hatırlamak tükenir ve arkasında ikinci bir yöntem gerekir; daha çok çaba biten yöntemi tekrar çalıştırmaz.

İkinci yöntem nesnenin adına değil özelliklerine bakmaktır; ad bilinen kullanımları çağırır, özellik çağırmaz ve özellik ne kadar geniş yazılırsa o kadar çok yere bağlanır.

En beğenilen madde genellikle sekizinci ile onuncu arasında çıkar; iyi maddeler bırakmayı düşündüğün noktadan sonra gelir.

Sonraki derse köprü

Bu laboratuvarda tek bir nesne vardı ve ondan çok sayıda kullanım çıkardık. Nesne sabitti, çıkan şey çoğaldı.

Sıradaki laboratuvar yönü değiştiriyor. Ortada bir nesne değil bir sorun olacak ve senden on değil üç şey istenecek.

Sayının düşmesi işi kolaylaştırmıyor, çünkü bu kez üç maddenin birbirinden gerçekten farklı olması gerekiyor. Aynı çözümün üç kılığı üç alternatif sayılmıyor ve insanların çoğu farkında olmadan bunu yapıyor.

Bir gündelik soruna üç alternatifin ne olduğunu, iki alternatifi neyin gerçekten ayırdığını ve üçüncüsünün neden en zoru olduğunu göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.