Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: görsel dilin birimleri plan, sahne, sekans ve kadrajdır; bunlar sinemanın ortak dilidir ve yapımcı bunları yeniden tanımlamaz, kullanır.
İkincisi: bu dil bedava değildir. Her plan bir kurulum, her mekân bir taşınma, her hareket bir hazırlık demektir; yapımcı bu dilin faturasını okuyabilmelidir.
Üçüncüsü: maliyeti belirleyen plan sayısı değil kurulum sayısıdır, ve sayfa sayısı değil mekân sayısıdır. Aynı kurulumdan çekilen planlar birlikte ucuzlar.
Dördüncüsü: kadraj genişledikçe maliyet artar, çünkü kadrajın içindeki her şeyin gerçek olması gerekir; göstermediğin şeyi üretmek zorunda değilsin.
Beşincisi: bütçe yetmediğinde ilk refleks sahneyi çıkarmak değil, aynı duyguyu daha ucuz üreten çözümü bulmaktır; sahne çıkarmak son çaredir, ilk çare değil.
Açılış sahnesi
İki sayfa senaryo. Aynı sahne. Tek cümlelik fark.
Birinci sayfada şöyle yazıyor: "Adam masaya oturur ve mektubu okur."
İkinci sayfada şöyle yazıyor: "Adam masaya oturur ve mektubu okur. Kamera odanın öbür ucundan başlar, yavaşça yaklaşır ve mektubun son satırında yüzünde durur."
İkisi de aynı olayı anlatıyor. Aynı oyuncu, aynı oda, aynı mektup. Bir okuyucu için aradaki fark bir ayrıntıdır; ikinci sayfa biraz daha ayrıntılı yazılmıştır, o kadar.
Ama birinci sahne yarım günde çekilir. İkinci sahne bir gün sürebilir. Sebebi şu: kameranın yumuşak biçimde yaklaşabilmesi için bir ray ya da vinç gerekir. O ekipmanın kurulması gerekir, zemin düzgün değilse düzeltilmesi gerekir. Ve o hareketin oyuncunun oyunuyla aynı anda tutması için birçok tekrar gerekir.
Yönetmen bu iki sayfa arasındaki farka bakınca anlatım görür. Sen bir yapımcı olarak aynı farka bakınca yarım gün görürsün.
İkisi de doğru. Ve bu dersin tamamı, aynı kareye bu iki gözle birden bakabilmekle ilgili.
Peki bir sayfaya bakıp orada ne kadar iş olduğunu nasıl okursun?
Bu derste ne olacak
Önce görsel dilin temel birimlerini hatırlayacağız; plan, sahne, sekans, kadraj ve ölçek. Bunların tanımları yapımcılığa ait değil, sinemanın ortak dilidir. Sonra asıl işimize geçeceğiz: her görsel tercihin bir üretim karşılığı olduğunu göreceğiz. Ardından bir sayfayı okuyup içindeki iş yükünü tahmin etmenin yolunu kuracağız. Sonra kadrajın daraldığı ve genişlediği filmleri yan yana koyarak, hem anlatımı hem maliyeti birlikte okuyacağız. Ders bittiğinde bir sahneye bakıp kaç plan olabileceğini, hangi planın günü yiyeceğini ve nerede ucuz bir çözümün aynı işi göreceğini söyleyebiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir cümle düşün. Yazılı bir cümle.
Cümlenin en küçük birimi kelimedir. Kelimeler cümleyi, cümleler paragrafı kurar. Anlam tek tek kelimelerde değil, dizilişlerinde doğar.
Görsel dil de aynı biçimde kurulur ve birimleri şunlardır.
Plan, kameranın kesintisiz olarak kaydettiği tek bir görüntü parçasıdır. Cümledeki kelime gibi, en küçük birimdir.
Sahne, tek bir mekânda ve kesintisiz bir zaman diliminde geçen anlatı birimidir. Birden çok plandan oluşabilir, tek plan da olabilir.
Sekans, ortak bir amaç etrafında toplanmış sahneler kümesidir. Bir soygunun hazırlığı, uygulanması ve kaçış; üç ayrı mekân, tek bir sekans.
Kadraj ise görüntünün sınırıdır. İçeride kalan gösterilir, dışarıda kalan yok sayılmaz; seyircinin hayaline bırakılır.
Bu tanımlar sinemanın ortak malıdır; yönetmen, senarist ve yapımcı aynı kelimeyle aynı şeyi kasteder.
Yazı benzetmesi burada bitiyor ve yapımcının işi tam bittiği yerde başlıyor.
Bir cümleye kelime eklemek bedavadır. Yazarken uzun cümle ile kısa cümle aynı maliyettedir. Görsel dilde ise her birimin bir fiyatı vardır. Bir plan eklemek, kameranın yerini değiştirmek, ışığı yeniden kurmak ve oyunu tekrarlamak demektir. Bir sahneyi ikinci bir mekâna taşımak, bütün ekibi taşımak demektir.
Bir fark daha var. Yazıda cümleyi kurduktan sonra istediğin kadar düzeltebilirsin; kâğıt hiçbir şey hatırlamaz. Görsel dilde ise bir kez çekilmiş plan bir daha aynı koşullarda çekilemez. Işık değişir, oyuncu değişir, mevsim değişir. Yani bu dilde yazmak ile silmek aynı maliyette değildir; silmek her zaman daha pahalıdır.
Yani görsel dil, bedava olmayan ve geri alınamayan bir dildir. Yönetmen bu dille konuşur; yapımcı bu dilin faturasını okur. İkisi aynı sayfaya bakar ve iki farklı şey görür — ama iyi bir yapımcı, yönetmenin gördüğünü de görebilmelidir. Aksi hâlde kesecek yeri seçemez.
Mekanizma
Her görsel tercihin bir üretim karşılığı vardır
Şimdi temel birimleri tek tek alıp yanına fiyat etiketini koyalım. Fiyat derken parayı değil, zamanı kastediyorum; çünkü bir yapımda para çoğunlukla zamana çevrilerek harcanır.
Plan sayısı. Bir sahne ne kadar çok plana bölünürse, o sahne o kadar uzun sürer. Her yeni plan yeni bir kamera yeri, çoğu zaman yeni bir ışık düzeni ve yeni tekrarlar demektir.
Ölçek. Yakın plan ile genel plan aynı işi görmez ve aynı maliyeti taşımaz. Yakın planda arka plan bulanıklaşır ve dünyanın yalnızca küçük bir kısmı görünür; bu, dekorun sadece o küçük kısmının hazırlanması demektir. Genel planda ise kadrajın içindeki her şey gerçek olmak zorundadır.
Buradan çok pratik bir kural doğar. Kadraj genişledikçe maliyet artar. Bir odayı yakın planlarla anlatmak ile tek bir genel planla anlatmak, aynı odanın iki farklı bütçesidir.
Hareket. Sabit kamera en ucuz seçenektir. Elde kamera ucuzdur ama tekrar sayısını artırır. Ray, vinç ve benzeri destekli hareketler ekipman, ekip ve kurulum süresi getirir. Bir hareket kararı çoğu zaman bir yarım gün kararıdır.
Süre ve devamlılık. Uzun ve kesintisiz bir plan ilk bakışta ucuz görünür; tek kurulum, tek çekim. Gerçekte genellikle en pahalı seçimdir, çünkü her şeyin aynı anda doğru olması gerekir. Tek bir hata bütün planı baştan aldırır.
Bakış ve konumlandırma. Kimin nereye baktığı ve kimin kadrajın neresinde durduğu, seyircinin kiminle özdeşleşeceğini belirler. Bu, listedeki tek bedava karardır ve bu yüzden en değerlisidir.
Sayfayı okumak: iş yükü nereden tahmin edilir
Şimdi asıl beceriye gelelim. Elinde bir senaryo sayfası var ve orada ne kadar iş olduğunu tahmin etmen gerekiyor.
Beş şeye bak.
Birincisi mekân sayısı. Sayfada kaç farklı yer geçiyor? Mekân değişimi bir yapımın en pahalı hareketidir, çünkü yüz kişiyi taşımak demektir.
İkincisi kadrajın genişliği. Metin bir kalabalıktan, bir manzaradan, bir şehirden söz ediyorsa kadraj geniş demektir ve genişleyen her kadraj daha çok gerçeklik ister.
Üçüncüsü kontrol edilemeyenler. Çocuk, hayvan, su, ateş, araç, kalabalık ve hava. Bunların her biri tekrar sayısını artırır ve hiçbiri takvime söz vermez.
Dördüncüsü zaman kısıtı. Gün batımında geçen bir sahne, günde yalnız yirmi dakika çekilebilir. Metindeki tek bir kelime, günlerce süren bir çekim planına dönüşebilir.
Beşincisi görünmeyen iş. Bir sahnenin dönemi, bir kostümün özelliği, bir aracın modeli. Sayfada tek satırdır, hazırlıkta haftalardır.
Aynı sahne, üç bütçe
Bunu somutlaştıralım. Bir sahne düşün: iki kişi bir arabada konuşuyor ve dışarıda yağmur var.
Birinci çözüm: gerçek bir arabada, gerçek yağmur makinesiyle, hareket hâlinde çekilir. Çekici araç, yol izni, ıslatma ekibi, ışık düzeni gerekir. Bu bir gün ya da daha fazlasıdır.
İkinci çözüm: araba sabit durur, dışarısı bulanık bırakılır, yağmur yalnızca camda görünür ve sesle kurulur. Yarım gün.
Üçüncü çözüm: sahne arabada değil, bir kapı önünde çekilir. Yağmur sesle ve ıslak kostümle anlatılır. Birkaç saat.
Üçü de aynı diyaloğu taşır. Üçü de seyirciye aynı bilgiyi verir. Farkları duygusal yoğunlukta ve sahnenin ölçeğindedir.
İşte yapımcının yaratıcı işi tam olarak burada başlar. Kötü yapımcı "bu sahneyi çıkaralım" der. İyi yapımcı aynı duyguyu daha ucuz üreten üçüncü seçeneği masaya koyar ve kararı yönetmene bırakır. Birincisi anlatıyı budar, ikincisi anlatıyı korur.
Aynı iki gözle bakmayı gerçek filmlerin çekim kararları üzerinde deneyelim.
Filmlerden okuma
Kadraj daraldığında ne kazanılır
Kadraj genişlediğinde ne ödenir
Hareket ve süre: en pahalı iki karar
Aynı işi ucuza yapan çözümler
Usta katmanı
Az önce her görsel tercihin bir fiyatı olduğunu söyledim. O fiyatın nasıl hesaplandığı, ilk bakışta sanıldığından farklıdır.
Birincisi: maliyeti belirleyen şey planın kendisi değil, planlar arasındaki geçiştir. Aynı kurulumdan çekilen beş plan, beş farklı kurulumdan çekilen beş plandan çok daha ucuzdur. Bu yüzden deneyimli ekipler sahneleri senaryodaki sırayla değil, kamera yerine göre çeker. Bir sahnenin pahalı olup olmadığını sorarken plan sayısını değil, kurulum sayısını sor.
İkincisi: en pahalı kelime "ve" değil, "sonra"dır. Aynı mekânda geçen uzun bir sahne kolaydır; kısa ama farklı mekânlarda geçen bir sekans zordur. Senaryoda üç satır yer kaplayan bir kovalamaca, üç ayrı mekânda geçiyorsa üç gün demektir. Sayfa sayısı yanıltıcıdır; sayfa değil, mekân ve kurulum sayılır.
Üçüncüsü: yapımcının görsel dile müdahalesinin bir sınırı vardır ve bu sınır ahlaki değil, işlevseldir. Bir yapımcı "bu planı çıkaralım" diyebilir ama bunu yaparken filmin dilini bozup bozmadığını bilmiyorsa, kazandığı yarım gün karşılığında filmi kaybedebilir. Bu yüzden bu dersi öğreniyorsun: kesecek yeri bilmek için önce dili bilmek gerekir.
Dördüncüsü: görsel dil kararlarının bir kısmı geri dönülemez ve bu, yapımın yaşam döngüsündeki kapanan kapılarla doğrudan bağlantılıdır. Bir sahneyi az sayıda planla çekersen kurguda seçeneğin kalmaz. Bol malzeme çekmek çekimde pahalıdır ama kurguda özgürlük satın alır. Deneyimli yapımcı bu takası bilinçli yapar: hangi sahnede güvenlik payı alınacak, hangisinde alınmayacak.
Beşincisi: görsel dil ekibin büyüklüğünü de belirler ve bu, bütçenin en az fark edilen kalemidir. Sabit kamerayla, doğal ışıkla çalışan bir film on beş kişiyle çekilebilir. Aynı hikâyeyi hareketli kamerayla ve kurulmuş ışıkla çekmek ekibi kolayca ikiye katlar; ve ekip büyüdükçe yalnız yevmiye değil, ulaşım, yemek, konaklama ve koordinasyon da büyür. Yani bir hareket kararı, bir ekipman kalemi gibi görünüp bir insan kaynağı kalemine dönüşür. Bütçede bunu görebilmek, kalemler arasındaki bu köprüyü kurmakla mümkündür.
Altıncısı: her görsel imza bir üretim modeli gerektirir. Uzun planlarla çalışan bir yönetmen daha çok prova ve daha az çekim günü ister; hızlı kesmelerle çalışan bir yönetmen daha çok kurulum ve daha çok malzeme ister. Yapımcının işi bu iki modelden birini seçmek değil, seçilen modelin bütçesini ve takvimini o modele göre kurmaktır. Yanlış model üstüne kurulmuş doğru bütçe, yine yanlıştır.
Yedincisi: sayfa sayısıyla gün sayısı arasındaki ilişki bir kural değil, bir alışkanlıktır. Sektörde günde belirli bir sayfa çekildiği varsayılır ve takvimler buna göre kurulur. Oysa bir sayfa diyalog ile bir sayfa kovalamaca aynı şey değildir. Sayfaya göre kurulmuş bir takvim, aksiyon sahnelerinde her zaman geri kalır. Doğru ölçü sayfa değil kurulumdur; bunu bilmeyen yapım, takvimin ortasında bir hafta kaybettiğini fark eder.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: görsel dil yönetmenin işidir, yapımcıyı ilgilendirmez.
Mantıklı görünüyor, çünkü kadraj kararını gerçekten yönetmen verir. Ama yanlıştır. Görsel dil doğrudan takvime ve bütçeye çevrilir; bu dili okuyamayan bir yapımcı, neye para verdiğini bilmeden para verir. Üstelik yönetmenin tercihini savunabilmek için de bu dili bilmek gerekir; bilmeyen yapımcı, baskı geldiğinde savunamaz.
Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: uzun plan ucuzdur, çok kesme pahalıdır.
Sayı mantığı bunu destekler gibi görünür; bir plan bir kurulumdur. Oysa uzun ve kesintisiz plan genellikle en pahalı seçimdir, çünkü her şeyin aynı anda doğru olması gerekir ve tek hata her şeyi baştan aldırır. Touch of Evil örneğini hatırla; o açılış bir tasarruf değil, satın alınmış bir provaydı.
Yaygın yanlışÜçüncü yaygın yanlış: bütçe azsa sahne çıkarılır.
Bu, yeni yapımcıların en sık yaptığı hatadır, çünkü en görünür çözümdür. Oysa sahneyi çıkarmak anlatıyı budar. Doğru refleks önce aynı sahnenin daha ucuz bir çözümünü aramaktır; mekânı değiştirmek, kadrajı daraltmak, göstermek yerine duyurmak. Sahne çıkarmak son çaredir, ilk çare değil.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: görsel efekt her şeyi sonradan çözer.
Kısmen doğru, tamamen yanıltıcı. Doğru tarafı şu: bugün gerçekten pek çok şey sonradan üretilebiliyor ve bunu görmek insanı rahatlatıyor. Görsel efekt bir tasarruf aracı değil, bir üretim kalemidir ve maliyeti çoğu zaman baştan tahmin edilenden yüksektir. Üstelik Yapımın yaşam döngüsü dersindeki kuralı hatırla: postta çözülecek her iş, en pahalı aşamaya ertelenmiş bir iştir. Efekt bir seçenektir, bir kaçış değil.
Dördünün arkasında aynı alışkanlık var: görsel dili bir zevk alanı sanmak ve bu yüzden ya hiç karışmamak ya da yanlış yerden karışmak. Görsel dil bir zevk alanı değil, bir kaynak dağıtım planıdır. Yapımcının işi kadraja karar vermek değildir; kadraj kararının hangi günü, hangi ekibi ve hangi kalemi tükettiğini bilmektir.
Uygulama — kendin dene
Şimdi üçüncü sütunu ekle. Her plan için şunu yaz: kamera sabit mi, hareketli mi? Ölçek nedir, yakın mı geniş mi? Kadrajda kaç kişi var?
Son adımı sakın aceleye getirme; asıl öğrenme burada oluyor. Kâğıdın altına iki soru cevapla. Bu sahne kaç kurulumda çekilmiş olabilir ve senin tahminine göre kaç yarım günde biter? Sonra da şunu yaz: bu sahnenin aynı duyguyu koruyan daha ucuz bir çözümü olur muydu, olurdu ise nasıl? Elindeki bu kâğıt senin plan çözümlemen. Bir sonraki derste kurguya geçtiğimizde aynı sahneye tekrar bakacaksın.
Kilit özet
Birincisi: görsel dilin birimleri plan, sahne, sekans ve kadrajdır; bunlar sinemanın ortak dilidir ve yapımcı bunları yeniden tanımlamaz, kullanır.
İkincisi: bu dil bedava değildir. Her plan bir kurulum, her mekân bir taşınma, her hareket bir hazırlık demektir; yapımcı bu dilin faturasını okuyabilmelidir.
Üçüncüsü: maliyeti belirleyen plan sayısı değil kurulum sayısıdır, ve sayfa sayısı değil mekân sayısıdır. Aynı kurulumdan çekilen planlar birlikte ucuzlar.
Dördüncüsü: kadraj genişledikçe maliyet artar, çünkü kadrajın içindeki her şeyin gerçek olması gerekir; göstermediğin şeyi üretmek zorunda değilsin.
Beşincisi: bütçe yetmediğinde ilk refleks sahneyi çıkarmak değil, aynı duyguyu daha ucuz üreten çözümü bulmaktır; sahne çıkarmak son çaredir, ilk çare değil.
Sonraki derse köprü
Bu derste planları tek tek konuştuk; her birinin ne anlattığını ve neye mal olduğunu. Ama bir film planların toplamı değildir.
Bir sonraki derste kurguyu konuşacağız. Aynı çekilmiş malzemeden bambaşka iki film çıkabilir ve bu, yapımcı için hem bir fırsat hem bir risktir. Ayrıca şu soruyu soracağız: sette verilen hangi kararlar kurgucunun elini bağlar? Çünkü kurguda özgürlük, çekimde satın alınır ve bedeli bu derste konuştuğumuz kurulum sayısıdır.