İçeriğe geç

REK-15

Kampanya ölçümü

4.3 — Reklam yapımcılığı uzmanlığı

Taslak dersİçerik var; kaynak ve uzman kontrolü tamamlanmamış

2.533 kelime10 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 17 dk seslendirmesıfırdan ileri

Müfredattaki kapsamı

Ana sorular
Erişim, görüntülenme, tamamlanma, dönüşüm, satış ve brand lift sonuçları yaratıcı/yapım kararlarına nasıl bağlanır?

Uygulama

Kampanya postmortem’i

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir sonucu ölçmek yetmez, o sonucu doğuran kararı bulmak gerekir.

Satış köprüsü, izleyici zincirinin son halkasını bir ticari sonuca bağlayan ek halkadır.

Brand lift, kampanya öncesi ve sonrası markaya dair algıdaki değişimi ölçer ve satıştan ayrı bir sinyaldir.

Karar izi, bir sonucu kampanyada alınan spesifik bir karara bağlayan geriye dönük çizgidir.

Yanlış atıf, bir sonucun gerçek nedeni olmayan bir karara bağlanmasıdır ve genellikle en akılda kalan kararı işaret eder.

Kampanya postmortem'i, sonuçları, karar izlerini ve belirsizlikleri tek bir belgede toplayan ve bir sonraki brief'i besleyen rapordur.

Bu belge kısa, dürüst ve zamanında yazılmalı; uzun, iddialı ve geç yazılan bir postmortem hiçbir kararı beslemez.

Açılış sahnesi

Kampanya bitti. Rapor geldi, sayılar iyi görünüyor.

Yapımcı bir sonraki brief'e otururken kendine soruyor: bu sonucu hangi karar üretti?

Cevap kolay değil. Kampanyada bir yönetmen seçildi, bir format kararı alındı, bir değişiklik onaylandı, bir revizyon reddedildi. Hangisi bu sonucu getirdi?

Önceki dersin sonunda bir soru bırakmıştık: harcanan her değişikliğin karşılığını verip vermediği nasıl ölçülür?

İzleyici ve performans dersinde bir izleyici zincirinin nasıl kurulduğunu görmüştük: kaç kişiye ulaşıldığı, kaçının izlediği, kaçının sonuna kadar kaldığı. O zincir burada da geçerli ve yeniden anlatılmayacak.

Ama reklamda zincir orada bitmiyor. Bir film kendini izletmeyi hedefler; bir reklam bir ürünü sattırmayı hedefler. Ve reklamda asıl zor soru, iyi bir sonucun HANGİ kararın eseri olduğunu geriye dönük olarak bulmak.

Bu soru zor çünkü bir kampanyada aynı anda çok sayıda karar birlikte çalışıyor. Yönetmen, format, revizyon, zamanlama; hepsi aynı sonucu birlikte üretiyor ve hangisinin asıl payı büyük, kolay görünmüyor. Bu karışıklık dağıtılmadan, hiçbir ders gerçekten öğrenilemiyor.

Bu dersin işi bu geriye dönük izi, yani postmortem'i, doğru sürmek.

Bu derste ne olacak

Önce izleyici zincirinin reklamda nasıl bir satış halkasıyla uzadığına ve bu halkanın neden izlemekten daha zor kurulduğuna bakacağız.

Sonra markanın izleyici zihnindeki değişimini ölçen brand lift'e bakacağız.

Ardından bir sonucu doğru karara bağlamanın ve yanlış bir karara bağlamamanın ne demek olduğuna bakacağız; bu ikisi arasındaki fark bir sonraki kampanyanın kaderini belirliyor.

Son olarak bütün bunları tek bir belgede, kampanya postmortem'inde, nasıl topladığımıza bakacağız.

Reklam örneklerinde bir sonucun bazen net, bazen belirsiz bir karara bağlandığını okuyacağız.

Dersin sonunda bir kampanyanın sonuçlarını gerçek kararlara bağlayan tam bir postmortem yazabileceksin.

Sıfır noktası

O derste ulaşılan kitle, izlenme ve tamamlamanın bir zincir kurduğunu görmüştük. Bu zincir bir izleyicinin bir işi ne kadar izlediğini ölçüyordu.

Reklamda bu zincirin sonunda başka bir soru bekliyor. İzleyen kişi yalnız izlemekle kalmıyor, bir ürünü satın almaya da yaklaşabiliyor ya da uzaklaşabiliyor.

Bu fark küçük değil. Bir film izlenmesiyle kendi amacına ulaşıyor; bir reklam izlenmesiyle değil, o izlenmenin bir davranışa dönüşmesiyle amacına ulaşıyor. Yüksek bir tamamlama oranı bu yüzden reklamda tek başına bir zafer sayılmıyor.

Bu yüzden reklamda ölçüm iki katmanlı. Bir katman izleyici zincirini taşıyor, öteki katman bu zincirin bir ticari sonuca nasıl bağlandığını taşıyor.

İki katman da tek başına yeterli değil. Yalnız izleyici sayısına bakan bir yapımcı, izlenen ama satmayan bir kampanyayı başarılı sanabiliyor. Yalnız satışa bakan bir yapımcı ise satışın hangi kararla geldiğini hiç bilemiyor.

Aynı derste her göstergenin bir soruya cevap verdiğini, sorulmadan bakılan bir sayının bilgi değil gürültü olduğunu görmüştük. Reklamda bu ilke bir adım daha ileri gidiyor: sonuç bir soruya cevap veriyor olsa bile, o cevabın hangi kararla ilişkili olduğu ayrıca sorulmalı.

Bu ikinci soru çoğu zaman hiç sorulmuyor. Sonuç iyi görününce kutlanıyor, hangi kararın bu sonucu ürettiği sorgulanmadan bir sonraki kampanyaya geçiliyor ve aynı belirsizlikle yeniden başlanıyor. Bu döngü fark edilmeden yıllarca sürebiliyor ve her seferinde aynı soru yeniden sorulmadan bırakılıyor. Sonuçta bir yapımcı yıllar içinde çok sayıda kampanya yönetmiş olabiliyor ama hangisinin gerçekten neden işe yaradığını hâlâ bilmiyor olabiliyor.

Kısacası, bir sonucu ölçmek yetmez, o sonucu doğuran kararı bulmak gerekir.

Bu dersin dört adımı, bu iki katmanı birleştirip doğru karara bağlamayı gösteriyor.

Mekanizma

Postmortem dört adımda kuruluyor.

Birinci adım: satış köprüsünü kurmak.

Bu köprü izleyici zincirinden ayrı çalışıyor. Zincir bir kişinin işi ne kadar izlediğini söylüyor; köprü o kişinin izledikten sonra ne yaptığını söylüyor.

Köprü her zaman net değil. Bir kişi kampanyayı gördükten haftalar sonra satın alabiliyor ve bu gecikme köprüyü izlemeyi zorlaştırıyor.

Köprünün kurulabilmesi için satın alma anının bir şekilde kampanyaya işaretlenmesi gerekiyor. Bu işaretleme yoksa köprü kurulmuyor, yalnız iki ayrı sayı yan yana duruyor ve aralarındaki bağ bir tahminden ibaret kalıyor, ne kadar ikna edici görünürse görünsün.

İkinci adım: marka algısını ölçmek.

Bu ölçüm satıştan farklı bir şey söylüyor. Bir kampanya hiçbir doğrudan satış üretmeden bile markanın izleyici zihnindeki yerini değiştirebiliyor ve bu değişim gelecekteki satışların zeminini hazırlıyor.

Brand lift, satış köprüsünün hiç göremediği bir etkiyi görüyor. Bazı kampanyaların asıl işi o anda sattırmak değil, ileride satın alınacak bir markayı sessizce akılda tutmak.

Bu ölçüm kampanya öncesi bir ölçümle karşılaştırıldığında anlam kazanıyor. Yalnız kampanya sonrası bir ölçüm, değişimin ne kadar olduğunu göstermiyor, yalnız bir anlık durumu gösteriyor. Bu yüzden ölçüm kampanya başlamadan önce, bir kez daha kampanya bittikten sonra yapılıyor ve aradaki fark tek başına raporlanıyor.

Üçüncüsü: sonucu doğru karara bağlamak.

Bu iz kampanyanın kendi kayıtlarına dayanıyor. Hangi yönetmen seçildi, hangi format önce geldi, hangi değişiklik onaylandı; bu kayıtlar olmadan bir sonucu hiçbir karara bağlamak mümkün değil. Bağlanan her karar da bir tahminden ibaret kalıyor, bir kanıttan değil.

Bir kampanyada aynı anda çok sayıda karar alınıyor. Güçlü bir sonuç geldiğinde bu kararlardan biri övülüyor ama bu övgü çoğu zaman doğru kararı işaret etmiyor, en akılda kalanı işaret ediyor.

Yanlış atıf tehlikeli çünkü bir sonraki kampanyayı yanlış bir dersle kuruyor. Asıl etkili olan karar fark edilmeden geçiyor ve tekrarlanmıyor.

Bu riskten tamamen kaçmak mümkün değil. Ama en az iki alternatif açıklamayı yan yana yazmak, tek bir yanlış kesinliğe düşme riskini büyük ölçüde azaltıyor. Bu alışkanlık bir sonraki kampanya için daha dürüst ve daha sağlam bir başlangıç noktası veriyor, çünkü ekip bir sonucu tek bir hikâyeye kilitlemeden tartışmaya başlıyor.

Dördüncüsü: postmortem'i yazmak.

Bu belge yalnız iyi sonuçları değil, belirsiz kalan bağlantıları da yazıyor. Hangi sonucun hangi karara güvenle bağlanabildiği, hangisinin yalnız bir tahmin olduğu ayrı ayrı işaretleniyor.

Postmortem geçmişe bakan ama geleceğe yazılan bir belge. Amacı geçmişi yargılamak değil, bir sonraki brief'i daha iyi kurmak; bu fark belgenin diliyle de hissettiriliyor.

Bu belge kısa tutuluyor. Uzun ve ayrıntılı bir postmortem okunmuyor; kısa ve net bir postmortem bir sonraki brief toplantısına taşınıyor ve orada gerçekten konuşuluyor, uzun olanı ise kimse baştan sona açmıyor.

Dört adım tamamlandığında bir kampanyanın sonucu artık yalnız bir sayı değil, hangi kararın işe yaradığını gösteren, bir sonraki kampanyaya taşınabilen bir ders oluyor.

Reklamlardan okuma

Aşağıdaki örnekler, reklam ölçümünün kamuya açık biçimde sınandığı ya da yanıldığı anlardan geliyor. Bir kısmı kampanya, bir kısmı araştırma ve araç.

Usta katmanı

Aşağıdaki altı alışkanlığın hepsi kampanya kapanmadan önce, daha ilk sonuçlar masaya gelmeden hazırlanıyor.

Birincisi: karar kaydını kampanya boyunca tutmak.

Postmortem yazılırken kararlar hatırlanmaya çalışılıyor ve hafıza güvenilir değil.

Deneyimli yapımcı hangi kararın ne zaman, kim tarafından alındığını kampanya boyunca kaydediyor. Bu kayıt zaten önceki derslerde kurulan change order ve matris belgelerinden geliyor, yeniden üretilmiyor.

Bu birleştirme postmortem'i yazma süresini de kısaltıyor. Kayıtlar dağınıksa postmortem yazmak haftalar alıyor; kayıtlar toplu tutulmuşsa birkaç güne iniyor ve ekip hâlâ o kararların ayrıntısını hatırlarken yazılıyor, hafızaya güvenmek zorunda kalınmıyor.

İkincisi: birden fazla açıklamayı yan yana tutmak.

Bir sonuç geldiğinde ilk akla gelen açıklama genellikle tek açıklama olarak kabul ediliyor.

Deneyimli yapımcı en az iki alternatif açıklamayı yazıyor ve hangisinin daha güçlü olduğunu tartışıyor. Tek açıklamayla yazılan bir postmortem, yanlış atıf riskini hiç azaltmıyor.

Bu tartışma ekiple birlikte yapılıyor. Tek bir kişinin yorumu, o kişinin kendi kararını haklı çıkarma eğilimini taşıyabiliyor ve bu eğilim çoğu zaman kişinin kendisi tarafından bile fark edilmiyor.

Üçüncüsü: satış köprüsünü mümkün olan en erken noktada kurmak.

Köprü kampanya bittikten sonra kurulmaya çalışıldığında veri kaybolmuş oluyor.

Deneyimli yapımcı bu köprünün nasıl izleneceğini kampanya başlamadan önce planlıyor. Sonradan eklenen bir köprü, geçmişe dönük veri toplayamıyor.

Bu planlama ajans ve müşteriyle birlikte yapılıyor. Köprünün hangi veriye dayanacağı taraflar arasında baştan netleşmezse, kampanya bittiğinde herkes farklı bir sayıya bakıyor.

Dördüncüsü: belirsizliği gizlememek.

Net olmayan bir bağlantıyı net gibi yazmak, postmortem'i daha ikna edici gösteriyor ama daha az doğru yapıyor.

Deneyimli yapımcı belirsiz kalan her bağlantıyı açıkça belirsiz olarak işaretliyor. Bu dürüstlük, bir sonraki kampanyanın aynı belirsizliği tekrar yaşamamasını sağlıyor.

Bu açıklık bazen rahatsız edici. Net bir cevap vermek her zaman daha rahat hissettiriyor ama gerçek olmayan bir kesinlik, bir sonraki kararı yanlış yönlendiriyor ve bu yanlış yönlendirme fark edilmesi en zor hatalardan biri.

Beşincisi: postmortem'i bir sonraki brief'e bağlamak.

Postmortem yazılıp arşivlendiğinde hiçbir işe yaramıyor.

Deneyimli yapımcı postmortem'in çıkardığı dersleri bir sonraki kampanyanın brief'ine doğrudan yazıyor. Bu bağlantı kurulmadığında aynı belirsizlik bir sonraki kampanyada yeniden yaşanıyor ve postmortem yalnız bir arşiv belgesi olarak kalıyor.

Altıncısı: postmortem toplantısını kısa ve odaklı tutmak.

Uzun bir toplantı herkesin kendi yorumunu savunduğu bir tartışmaya dönüşebiliyor.

Deneyimli yapımcı toplantıyı belgeyi tartışmak için değil, belgeyi onaylamak için kullanıyor. Tartışma belge yazılırken, toplantıdan önce yapılmış oluyor ve toplantıda yalnız son bir gözden geçirme kalıyor. Bu sıra toplantının kısa sürmesini de sağlıyor ve herkesin belgeye aynı hazırlıkla, aynı bilgiyle gelmesini istiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışİyi bir sonucun sorgulanmaya ihtiyacı olmadığı sanılır.
Doğrusu

İyi bir sonuç da hangi karara bağlı olduğu belirsizse yanlış bir derse yol açabilir. Sorgulanmayan bir başarı, bir sonraki kampanyada yanlış kararın tekrarlanmasına neden olabilir ve bu sefer aynı sonucu vermeyebilir; kimse de nedenini anlayamaz.

Yaygın yanlışBir kampanyada en dikkat çeken kararın sonucu getiren karar olduğu düşünülür.
Doğrusu

En akılda kalan karar ile asıl etkili olan karar çoğu zaman farklıdır. Yanlış atıf tam da bu ikisinin karıştırılmasından doğar ve fark edilmesi kolay değildir, çünkü akılda kalan karar her zaman daha ikna edici bir hikâye anlatır.

Yaygın yanlışBrand lift ile satış köprüsünün aynı şeyi ölçtüğü sanılır.
Doğrusu

Biri izleyicinin markaya dair düşüncesini, öteki gerçekleşen bir eylemi ölçer. Bir kampanya birinde güçlü, ötekinde zayıf sonuç verebilir ve ikisi de ayrı ayrı okunmalıdır, biri ötekinin yerine geçemez.

Yaygın yanlışPostmortem'in yalnız başarısız kampanyalar için gerektiği sanılır.
Doğrusu

Başarılı bir kampanyanın nedenini bilmemek, o başarıyı tekrarlayamamak demektir. En çok postmortem'e ihtiyaç duyan kampanya, nedeni bilinmeyen başarılı kampanyadır, çünkü orada kaybedilecek en fazla ders vardır ve bu kayıp, kimse fark etmeden, sessizce geçer.

Yaygın yanlışKarar izinin her zaman tek bir kararla sonuçlanması gerektiği düşünülür.
Doğrusu

Bazen birden fazla karar birlikte etkili olur ve bunu ayırmak mümkün olmaz. Postmortem'in dürüstlüğü, bu belirsizliği tek bir yanlış kesinlikle kapatmamasındadır, bunu açıkça yazmasındadır ve bir sonraki okuru yanıltmamasındadır.

Yaygın yanlışSatış köprüsü ile brand lift'in birbirinin alternatifi olduğu, ikisinden birinin ölçülmesinin yeterli olduğu sanılır.
Doğrusu

İkisi farklı zaman diliminde ve farklı bir soruya cevap verir; biri şimdiki eylemi, öteki gelecekteki eğilimi ölçer. Yalnız birine bakan bir postmortem, kampanyanın yarısını hiç görmemiş, yarısına hiç bakmamış olur.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

Bir sonucu ölçmek yetmez, o sonucu doğuran kararı bulmak gerekir.

Satış köprüsü, izleyici zincirinin son halkasını bir ticari sonuca bağlayan ek halkadır.

Brand lift, kampanya öncesi ve sonrası markaya dair algıdaki değişimi ölçer ve satıştan ayrı bir sinyaldir.

Karar izi, bir sonucu kampanyada alınan spesifik bir karara bağlayan geriye dönük çizgidir.

Yanlış atıf, bir sonucun gerçek nedeni olmayan bir karara bağlanmasıdır ve genellikle en akılda kalan kararı işaret eder.

Kampanya postmortem'i, sonuçları, karar izlerini ve belirsizlikleri tek bir belgede toplayan ve bir sonraki brief'i besleyen rapordur.

Bu belge kısa, dürüst ve zamanında yazılmalı; uzun, iddialı ve geç yazılan bir postmortem hiçbir kararı beslemez.

Sonraki derse köprü

Sonraki derste kampanya boyunca üretilen bütün belgeler, reklam yapım kitabı adı verilen tek bir yapıda toplanıyor. Postmortem sonucu kararlara bağlıyordu; kitap ise brief'teki vaadi teslim edilen her sürüme bağlıyor. Soru şu olacak: rastgele seçilen bir teslim sürümünden geriye doğru yürüdüğünde brief'e kadar ulaşabiliyor musun? Yoksa zincirin bir yerinde yalnız hafızaya dayanan bir adım mı çıkıyor? O adımı bulmak, kitabın asıl işi olacak ve bulunduğunda nasıl işaretleneceği de.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Tekrar eden görsel motif

Bu derste motif bir zincirin ucuna eklenen yeni bir halka ve o halkadan geriye uzanan ince bir çizgi. Zincir sona erdiğinde yeni bir halka, satış köprüsü, beliriyor. Bu son halkadan geriye doğru bir çizgi uzanıyor ve kampanya boyunca alınan kararların işaretlendiği noktalara dokunuyor. Çizgi net bir noktaya ulaştığında yeşile, belirsiz kaldığında gri bırakılıyor.