İçeriğe geç

PDT-15

Festival stratejisi

5 — Post-prodüksiyon, teslim, dağıtım ve izleyici

Taslak dersİçerik var; kaynak ve uzman kontrolü tamamlanmamış

2.698 kelime12 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 18 dk seslendirmesıfırdan ileri

Müfredattaki kapsamı

Ayrıntılı içerik
Premiere statüsü, uygunluk, kategori, takvim, başvuru, materyal, seyahat, pazar ve basın

Zorunlu çıktı

18 aylık festival planı

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Festival yapımcı için üç iş yapar: görünürlük, satış ve gösterim geçmişi.

Prömiyer statüsü bir varlıktır ve her kademesi yalnız bir kez harcanabilir.

Festival filmi bitmiş hâliyle değil, elemeye gönderilen kopyayla değerlendirir.

Çoğu festival aynı filmi ikinci kez değerlendirmez; erken başvuru o kapıyı kalıcı kapatabilir.

Ana yarışma her film için doğru hedef değildir; yan bölümde rakip az, görünürlük fazladır.

Filmin bitiş tarihi başvuru takviminden türetilir, tersi değil.

Pazar ve basın programları randevuyla yürür ve randevular festivalden haftalar önce alınır.

Festival katılımı bir gelir değil bir yatırım kalemidir; bütçesi yoksa hedefleri ödenebilirlik belirler.

Ret mektubunun zamanlaması bilgi taşır; geç gelen ret bir sonraki başvuru için güçlü bir işarettir.

Açılış sahnesi

Kurgu neredeyse bitti. Renk yapılmadı, ses karışımı geçici, jenerik yok.

Ama bir festivalin başvuru tarihi üç gün sonra doluyor ve o festival önemli.

Ekipte iki görüş var. Biri "yetiştiririz, elemeye bu hâliyle gönderelim" diyor. Diğeri "bu hâliyle gönderirsek reddedilir" diyor.

Gönderiliyor. Altı hafta sonra ret geliyor.

Burada durulsa sorun küçük olurdu. Ama iki ay sonra film gerçekten bitiyor ve aynı festivalin bir sonraki dönemine başvurulmak isteniyor.

Cevap şu oluyor: bu film bizde daha önce değerlendirildi.

Sonra ikinci bir sorun çıkıyor. Yapımcı, filmi bitene kadar geçen sürede ülkedeki küçük bir festivalde gösterim yapmıştı; güzel bir jest, dolu bir salon, iyi yorumlar.

O gösterim yüzünden filmin dünya prömiyeri harcanmış oldu. Başvurulan büyük festivallerin üçü de dünya prömiyeri istiyor ve üçü birden eleniyor.

Ortada kötü bir film yok. Kötü olan, iki kararın ikisinin de bilgisiz verilmiş olması.

Önceki derste lisans tekliflerini karşılaştırdık ve sözleşmenin içine baktık.

Şimdi o tekliflerin çoğunun doğduğu yere gidiyoruz. Ve festivalin ilk kuralı şu: bazı şeyler yalnız bir kez harcanabiliyor.

Bu derste ne olacak

Önce prömiyer statüsünü kuracağız; bir filmin ilk gösteriminin neden bir varlık olduğunu.

Sonra uygunluk kurallarına bakacağız, çünkü bir festival başvuruyu reddetmeden önce kurallar reddediyor.

Ardından bölüm seçimine geçeceğiz: ana yarışma tek hedef değil ve bazen doğru hedef de değil.

Sonra takvimi kuracağız; başvuru tarihleri filmin bitiş tarihini belirliyor, tersi değil.

Daha sonra festivalin ikinci yarısına bakacağız: pazar programı, basın gösterimi ve satış görüşmeleri.

En sonunda bütün bunları on sekiz aylık bir plana bağlayacağız.

Bütün adımlarda aynı ayrım geri gelecek: geri alınabilen kararlar ile bir kez verilen kararlar.

Dersin çıktısı bir festival planı olacak.

Sıfır noktası

Festival bir ödül yarışması gibi konuşuluyor ama yapımcı için üç ayrı işi birden yapan bir yapı.

Birincisi görünürlük. Bir film orada ilk kez izleniyor ve hakkında ilk cümleler orada kuruluyor.

İkincisi satış. Büyük festivallerin yanında bir pazar programı çalışıyor ve alıcılar orada oturuyor.

Üçüncüsü kayıt. Bir gösterim geçmişi birikiyor ve o geçmiş bir sonraki filmin destek başvurusunda okunuyor.

Üç işin ortak yakıtı tek bir şey: filmin daha önce görülmemiş olması.

Bu yüzden ilk gösterim bir tören değil, bir varlık. Harcandığı yer, sonraki bütün kapıların açık kalıp kalmayacağını belirliyor.

İkinci temel mesele hazır olmak. Bir festival filmi bitmiş hâliyle değerlendirmiyor; elemeye gönderilen kopya neyse onu değerlendiriyor.

Ve ret bir kapı kapatıyor. Çoğu festival aynı filmi ikinci kez değerlendirmiyor; erken gönderilen bir kopya, o festivali bir daha denenemez hâle getiriyor.

Üçüncü mesele takvim. Festival başvuru tarihleri sabit ve filmin bitiş tarihinden bağımsız.

Bu durum tersine bir planlama gerektiriyor. Hangi festivale gidileceğine karar verildiğinde, filmin ne zaman biteceği de kararlaştırılmış oluyor.

Dördüncü mesele para. Festival katılımı bir gelir kalemi değil, bir yatırım kalemi ve karşılığı doğrudan gelmiyor.

Başvuru ücretleri, gösterim kopyası, altyazı, seyahat ve pazar katılımı toplandığında küçük bir yapım için ciddi bir rakam çıkıyor. Bu rakam bütçede yoksa hedefleri festivaller değil, ödenebilirlik belirliyor.

Buradan bir ilke çıkıyor. Festival planı bir başvuru listesi değil, bir sıra ve zamanlama kararıdır; sıra bir kez bozulduğunda geri alınamıyor.

Ve bu kararların hepsi film bitmeden çok önce alınıyor.

Mekanizma

Plan altı adımda kuruluyor ve adımların ilki kurgu kilidinden önce yapılıyor.

Birinci adım: uygunluğu okumak.

Kurallar başvuru sayfasında yazılı ve okunması yarım saat sürüyor. Okunmadığında yapılan başvuru değerlendirmeye bile girmiyor.

En sık takılınan madde gösterim geçmişi. Bir gösterim, davetli bir gösterim bile olsa, bazı festivaller için prömiyeri harcamış sayılıyor.

İkinci sık takılan madde çevrimiçi erişim. Filmin bir bölümünün bile açık erişimde bulunması, bazı festivallerde uygunluğu bozuyor.

Üçüncü madde yapım yılı. Bazı festivaller yalnız son bir ya da iki yıl içinde tamamlanmış filmleri kabul ediyor; uzun süren bir post süreci, filmi sessizce uygunluk dışına çıkarabiliyor.

İkinci adım: prömiyeri planlamak.

Prömiyer kademeleri bir merdiven gibi çalışıyor ve merdiven yukarıdan aşağı iniyor.

Dünya prömiyeri en büyük festivale saklanıyor. Sonra başka bir kıtada uluslararası prömiyer, sonra kendi ülkesinde ulusal prömiyer veriliyor.

Bu sıra bozulduğunda üstteki basamaklar kapanıyor. Küçük bir festivalde yapılan iyi niyetli bir gösterim, büyük festivalin kapısını kapatabiliyor.

Çözüm çoğu zaman basit: o gösterimi yapmadan önce sormak. Festivaller kendi kurallarını soruya cevap olarak açıklıyor.

Merdivenin bir de coğrafi tarafı var. Uluslararası prömiyer, dünya prömiyerinin yapıldığı kıtanın dışında veriliyor; bu ayrım gözetilmediğinde iki kademe tek gösterimde birden harcanıyor.

Üçüncü adım: bölümü seçmek.

Ana yarışma her film için doğru hedef değil. Rekabetin en yüksek olduğu yer orası ve reddedilme ihtimali en yüksek.

Yan bölümde gösterilen bir film sıklıkla daha çok konuşuluyor, çünkü orada rakip sayısı az ve programcı o filmi savunuyor.

Bölüm seçiminin bir de sonraki adıma etkisi var. Bazı yan bölümler doğrudan bir ödül sezonuna ya da bir dağıtım ağına bağlı çalışıyor; o bölümde gösterilmek, bir sonraki kapıyı da açıyor.

Seçim yapımcının elinde de olmayabiliyor. Çoğu festival başvuruyu alıp uygun gördüğü bölüme yerleştiriyor; yine de tercih belirtmek sonucu etkiliyor.

Dördüncü adım: takvimi geriye doğru kurmak.

Takvimde iki tarih var ve ikisi de bağlayıcı. Son başvuru tarihi ve sonucun açıklandığı tarih.

İkinci tarih planlamanın asıl kısıtı. Bir festivalin sonucu açıklanana kadar diğerine başvurulamayabiliyor ya da başvurulsa bile çakışma riski doğuyor.

Bu yüzden festivaller sıraya diziliyor: bir hedef, bir yedek, bir de yedeğin yedeği. Üçü aynı döneme düşmüyor.

Sıralamayı kurarken bir de hazırlık süresi hesaba katılıyor. Kabul haberi geldiğinde gösterim kopyası, altyazı ve tanıtım malzemesi birkaç hafta içinde hazır olmak zorunda; bu süre plana yazılmadığında kabul bir krize dönüşüyor.

Beşinci adım: pazar ve basın tarafını kurmak.

İki program da randevuyla yürüyor ve randevular festivalden haftalar önce alınıyor. Festivale gidip orada alıcı aramak, en pahalı ve en verimsiz yol.

Basın tarafında da bir hazırlık var. Hangi soruların geleceği tahmin edilebiliyor ve cevapların kim tarafından verileceği önceden kararlaştırılıyor; iki kişinin aynı soruya iki farklı cevap vermesi, filmin kendi mesajını bozuyor.

Altıncı adım: planı yazmak.

Sürenin on sekiz ay olması keyfi değil. Büyük festivallerin yıllık döngüsü ve sonuçların açıklanma süreleri, daha kısa bir planı gerçekçi olmaktan çıkarıyor.

Planın bütçe satırı da var ve genellikle unutuluyor. Başvuru ücretleri, kopya hazırlığı, altyazı, seyahat ve konaklama gerçek kalemler.

Plan ayrıca canlı bir belge. Her ret ve her kabul sıralamayı değiştiriyor; güncellenmeyen bir plan üç ay içinde yanlış bilgi vermeye başlıyor.

Filmlerden okuma

Aşağıdaki örneklerin her biri bir festival kararının sonrasını gösteriyor: prömiyerin nerede harcandığını, bölüm seçiminin ne yaptığını ve ödülün hangi zinciri başlattığını.

Bu örneklerde belirleyici olan filmin niteliği kadar, o filmin hangi kapıya hangi sırayla ve hangi hazırlıkla gönderildiğiydi. Ödül zinciri, ilk halkanın yeri seçildiği gün kurulmaya başladı.

Usta katmanı

Başvuru kurallarını okumak kolay; aşağıdaki alışkanlıklar ise çoğu zaman bir festival turunun ardından ediniliyor.

Birincisi: bitiş tarihini festivalden türetmek.

Yeni yapımcı filmi bitirip sonra festival arıyor. Deneyimli yapımcı hedef festivali seçip bitiş tarihini oradan geriye sayıyor.

Bu yaklaşım post takvimini de disipline ediyor. Belirsiz bir bitiş tarihi her aşamayı biraz daha uzatıyor; sabit bir başvuru tarihi ise kararları öne çekiyor.

Tarihi geriye sayarken bir pay da bırakılıyor. Son teslim gününe kilitlenmiş bir post takvimi, tek bir gecikmede bütün planı düşürüyor.

İkincisi: yarım kopyayla başvurmamak.

Elemeye gönderilen kopya filmin kendisi sayılıyor. Renk ve ses eksikse film eksik izleniyor ve karar ona göre veriliyor.

Deneyimli yapımcı yetişmiyorsa o dönemi atlıyor. Bir dönem beklemek bir festivali kaybetmekten ucuz.

İstisnası var ve dar: bazı festivaller yapım aşamasındaki filmler için ayrı bir program yürütüyor. Orası elemeden farklı bir kapı ve yarım kopya orada bir kusur değil, girişin kendisi.

Üçüncüsü: davetli gösterimleri de saymak.

Ücretsiz ve küçük bir gösterim, iyi niyetle yapılan bir okul gösterimi ya da bir kurum etkinliği prömiyeri harcayabiliyor.

Deneyimli plan bu tür bütün gösterimleri tek bir listede tutuyor ve her birini yapmadan önce uygunluk kuralına bakıyor.

Liste ekiple de paylaşılıyor. Bir gösterim çoğu zaman yapımcının haberi olmadan, iyi niyetli bir davetle yapılıyor ve kural o anda kimsenin aklında olmuyor.

Dördüncüsü: pazara randevuyla gitmek.

Pazar programına katılmak bir masraf kalemi ve karşılığı ancak randevularla alınıyor.

Randevular festivalden haftalar önce, tanıtım malzemesi hazırken isteniyor. Deneyimli yapımcı gitmeden önce kiminle görüşeceğini biliyor; bilmiyorsa gitmiyor.

Görüşme sonrası da bir iş var. Her görüşmenin ardından kısa bir not tutuluyor ve bir sonraki festivalde aynı kişiye sıfırdan anlatmak yerine kaldığı yerden devam ediliyor.

Beşincisi: seyahat bütçesini gerçekçi kurmak.

Festivale kimin gideceği bir bütçe kararı. Yönetmen, oyuncu ve yapımcının aynı anda gitmesi her zaman gerekli değil.

Deneyimli plan kimin hangi işi yapacağına göre karar veriyor: basın işi için yönetmen, pazar görüşmeleri için yapımcı. İkisi aynı kişi olduğunda program çakışıyor.

Oyuncu katılımı da hesaplanıyor. Bir oyuncunun gelmesi basın ilgisini artırıyor ama seyahat ve ajans maliyeti getiriyor; karşılığı ölçülebiliyorsa yapılıyor.

Altıncısı: ret mektubunu bir veri olarak okumak.

Ret çoğu zaman gerekçesiz geliyor ama zamanlaması bilgi taşıyor. Erken gelen ret, filmin ilk elemede kaldığını; geç gelen ret, ileri aşamada tartışıldığını gösteriyor.

İkincisi bir sonraki başvuru için güçlü bir işaret. Deneyimli yapımcı bu bilgiyi kaydediyor ve planın yedek sırasını ona göre düzenliyor.

Bazı festivaller talep edildiğinde kısa bir geri bildirim de veriyor. İstenmediği sürece gelmiyor ve istemek hiçbir şeye mal olmuyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışFestivalin yalnız ödül için var olduğu sanılır.
Doğrusu

Ödül üç işlevden biri; diğer ikisi satış ve gösterim geçmişi. Ödül almayan bir festival katılımı bile bir alıcı görüşmesi ya da bir sonraki destek başvurusunun gerekçesi hâline gelebiliyor ve bu ikisi doğrudan ticari sonuç üretiyor. Ödüle odaklanan bir plan, bu iki işlevi hiç kurmadan geçiyor.

Yaygın yanlışKüçük bir gösterimin prömiyeri harcamayacağı düşünülür.
Doğrusu

Pek çok festival için davetli, ücretsiz ya da tek seferlik gösterimler de gösterim sayılıyor. Kural festivalden festivale değişiyor ve tek güvenilir yol, o gösterimi yapmadan önce yazılı olarak sormak. Sözlü alınan bir onay, başvuru reddedildiğinde hiçbir işe yaramıyor.

Yaygın yanlışAynı festivale gelecek dönem yeniden başvurulabileceği sanılır.
Doğrusu

Çoğu festival bir filmi yalnız bir kez değerlendiriyor ve ret kararı kalıcı oluyor. Bu yüzden yarım kopyayla yapılan erken başvuru, o festivali sonsuza kadar kapatan bir karar olabiliyor. Başvuru ücretinin küçüklüğü bu kararın küçük olduğu anlamına gelmiyor.

Yaygın yanlışAna yarışmanın her film için doğru hedef olduğu düşünülür.
Doğrusu

Ana yarışma en yüksek rekabetin olduğu yer ve orada kaybolan bir film, yan bölümde öne çıkabilecek bir filmdir. Bölüm tercihi programcının önüne bir okuma önerisi koyuyor ve bu öneri kabul kararını etkileyebiliyor. Öneriyi yapmamak da bir tercih; o zaman okumayı programcı kendi seçiyor.

Yaygın yanlışFestival başvurusunun ücretsiz olduğu sanılır.
Doğrusu

Başvuru ücretleri, gösterim kopyası hazırlığı, altyazı üretimi, seyahat ve konaklama gerçek kalemler ve toplamı küçük bir yapım için ciddi bir rakam. Bu bütçe planlanmadığında seçilen festivaller değil, ödenebilen festivaller hedef hâline geliyor. Bazı destek programları bu kalemi ayrıca karşılıyor ama başvuru tarihleri festivalden önce doluyor.

Yaygın yanlışFestivale gidince alıcı bulunacağı düşünülür.
Doğrusu

Alıcıların programı festivalden haftalar önce doluyor ve randevusuz gelen kişiye ayıracak zamanları kalmıyor. Hazırlıksız katılım bir masraf kalemi olarak kalıyor ve çoğu zaman tek getirisi bir sonraki yıl için öğrenilen ders oluyor. Aynı para randevu hazırlığına harcandığında sonuç bambaşka oluyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

Festival yapımcı için üç iş yapar: görünürlük, satış ve gösterim geçmişi.

Prömiyer statüsü bir varlıktır ve her kademesi yalnız bir kez harcanabilir.

Festival filmi bitmiş hâliyle değil, elemeye gönderilen kopyayla değerlendirir.

Çoğu festival aynı filmi ikinci kez değerlendirmez; erken başvuru o kapıyı kalıcı kapatabilir.

Ana yarışma her film için doğru hedef değildir; yan bölümde rakip az, görünürlük fazladır.

Filmin bitiş tarihi başvuru takviminden türetilir, tersi değil.

Pazar ve basın programları randevuyla yürür ve randevular festivalden haftalar önce alınır.

Festival katılımı bir gelir değil bir yatırım kalemidir; bütçesi yoksa hedefleri ödenebilirlik belirler.

Ret mektubunun zamanlaması bilgi taşır; geç gelen ret bir sonraki başvuru için güçlü bir işarettir.

Sonraki derse köprü

Bir sonraki derste filmin izleyiciyle buluştuktan sonra ne olduğunu ölçmeye geçiyoruz. Orada ilk ayrım erişim ile izlenme arasında olacak: kaç kişiye ulaşıldığı ile kaç kişinin gerçekten izlediği iki ayrı sayı. Yanına tamamlama oranı, elde tutma ve gelir giriyor. Bir de nitel taraf var; sayılar ne olduğunu söylüyor ama neden olduğunu söylemiyor. Soru şu olacak: hangi sayı bir sonraki filmin kararını değiştirir, hangisi yalnız iyi hissettirir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Tekrar eden görsel motif

Önceki dersin sözleşme sayfası burada bir merdivene dönüşüyor. Merdivenin basamakları prömiyer kademeleri; film yukarıdan aşağı iniyor. Bir basamak atlandığında üstündeki bütün basamaklar kırılıyor ve bir daha çizilmiyor.

Sahneler

Açılışta yarım bir film kutusu bir zarfa konsun ve gönderilsin. Zarf geri döndüğünde üstüne bir mühür vursun ve o festivalin kapısı kararsın.

Sıfır noktasında üç işlev üç ayrı yol olarak çizilsin: görünürlük, satış, kayıt. Üç yol da aynı kaynaktan beslensin ve kaynak kuruduğunda üçü birden sönsün.

Prömiyer bölümünde merdiven kurulsun. Küçük bir salonda yapılan gösterim en alt basamağı aydınlatsın ama üstteki iki basamak yıkılsın.

Bölüm seçimi bölümünde iki salon yan yana dursun. Ana yarışma salonu kalabalık ve gürültülü; yan bölüm salonu sakin ve tek filme bakıyor.

Takvim bölümünde şerit üzerinde iki işaret belirsin: başvuru ve sonuç. İki işaret arasındaki alan taransın ve o alana konan yeni bir festival kırmızıya dönsün.

Pazar bölümünde randevu kartları dizilsin. Kartsız gelen kişi koridorda beklesin ve kapılar tek tek kapansın.

Ritim

  • Açılışta "yalnız bir kez harcanabiliyor" cümlesinden sonra üç saniye.
  • Altı adım sayılırken her adımda tek vuruş; prömiyer adımında vuruş üçlensin.
  • "Festival planı bir başvuru listesi değil" cümlesi tek başına dursun.
  • Filmlerden okuma bölümünde örnekler arasında yarım saniye, ton düz kalsın.
  • Merdiven kırıldığında iki saniye sessizlik bırakılsın.
  • Kilit özette sekiz cümle arasında birer saniye; son cümleden sonra iki saniye.