İçeriğe geç

HFE-15

Müzik ve arşiv lisansı

3 — Hukuk, finans ve yapım ekonomisi

Taslak dersİçerik var; kaynak ve uzman kontrolü tamamlanmamış

Bu dersin bilgileri yapay zekâ tarafından yazıldı. Güncel mevzuat için mutlaka konunun uzmanına — bir hukukçuya (avukat) — teyit ettirin.

2.836 kelime10 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Müfredattaki kapsamı

Ayrıntılı içerik
Beste, kayıt, senkronizasyon, master, süre, bölge, mecra ve versiyon hakları

Zorunlu çıktı

Müzik clearance tablosu

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: bir şarkı iki ayrı eserdir ve çoğu zaman ikiden çok sahibi vardır. Bir hayır bütün süreci sıfırlar.

İkincisi: müzik lisansı tek bir fiyat değil, dört boyutun fonksiyonudur — süre, bölge, mecra ve kullanım biçimi. Biri değişirse lisans yeniden açılır.

Üçüncüsü: festival lisansı dağıtımı kapsamaz, ve film satıldığında fiyat aynı değildir. Genişletme fiyatı bugünkü pazarlık gücünle bugünden yazılır.

Dördüncüsü: beste kamuya mal olsa bile kaydı olmayabilir. Kayıt ayrı bir eserdir ve kendi koruma süresi vardır.

Beşincisi: arşivin üç katmanı vardır — görüntü, görüntüdeki kişiler, ve görüntünün içindeki eserler. Arşiv sahibi sana yalnız birincisini verebilir; ötekileri lisanslama yetkisi çoğu zaman yoktur, ve bunları sen ayrıca çözmek zorundasın.

Açılış sahnesi

Bir sahne kurdun. Arkasında bir şarkı çalıyor ve sahne o şarkı olmadan çalışmıyor.

Şimdi o şarkıyı almak için kaç kapıya gitmen gerekiyor?

Çoğu yapımcının ilk cevabı "bir" olur. Doğru cevap en az iki, ve gerçekte çoğu zaman dört ya da beş.

Çünkü bir şarkı tek bir şey değildir. İki ayrı eserdir, üst üste durur ve iki ayrı sahibi vardır. Hak zinciri dersinde bunu tanımlamıştık: bestenin hakkı ayrı, o bestenin belirli bir kaydının hakkı ayrı.

Ama iş orada bitmiyor. Beste iki kişi tarafından yazıldıysa iki yayıncı vardır. Kayıt birden çok şirkete bağlıysa her biri ayrı imza atar.

Ve bu daha başlangıç. Çünkü müzik lisansında fiyat tek bir sayı değildir — dört ayrı boyutta belirlenir. Ne kadar süreyle, hangi bölgede, hangi mecrada, ve nasıl kullanacaksın?

Bunlardan biri değişirse, lisans yeniden fiyatlanır.

Bu ders o dört boyutu ve arkasındaki kapıları anlatıyor. Ve bir uyarıyla başlıyor: müzik, bütün hak zincirinin en çok küçümsenen ve en pahalıya patlayan halkasıdır.

Bu derste ne olacak

Önce bir şarkının kaç ayrı haktan oluştuğunu göreceğiz. Sonra fiyatı belirleyen dört boyutu açacağız — süre, bölge, mecra ve kullanım biçimi. Ardından festival tuzağına geleceğiz; ucuz alınan iznin nasıl pahalıya döndüğünü orada göreceğiz. Sonra kamuya mal olmuş eser yanılgısını ve kütüphane müziğini konuşacağız. Ardından arşive geçeceğiz. Sonra bunları gerçek filmlerin müzik ve arşiv hikâyelerinde okuyacağız. Ders bittiğinde bir müzik izin tablosu kurabiliyor olacaksın.

Bir sınır: telif süreleri ve meslek birliklerinin işleyişi ülkeye göre değişir. Burada öğrendiğin şey hangi kapıyı arayacağın ve neyi sormayı unutmaman gerektiği.

Sıfır noktası

Yabancı bir romanı Türkçe yayımlamak istiyorsun.

Kitabı buldun, çevirisi de var. Elinde iki şey var gibi görünüyor ama aslında iki ayrı esere bakıyorsun.

Biri romanın kendisi — yazarına ait. Öteki o romanın Türkçe hâli — çevirmenine ait.

İkisi de ayrı ayrı izin ister. Yazardan izin alıp çevirmenden almazsan yayımlayamazsın. Çevirmenden alıp yazardan almazsan yine yayımlayamazsın.

Şimdi ilginç kısmı: çevirmen izin vermezse ne yaparsın?

Yeni bir çeviri yaptırırsın. Çevirmen sorunu çözülür.

Ama yazar sorunu çözülmez. Yeni çeviri de aynı romandır ve yazarın izni yine gerekir.

Müzikte bu ikili tam olarak böyle çalışır. Beste yazardır, kayıt çeviridir. Kaydı beğenmezsen ya da alamazsan yeni bir kayıt yaptırırsın — ama beste izni her hâlükârda gerekir.

Bu benzetmenin bir faydası daha var: neden iki hak olduğunu da açıklıyor. Çevirmen yalnız aktarmaz, bir emek koyar ve ortaya yeni bir metin çıkar. Bir kayıt da öyledir — icra, düzenleme, stüdyo emeği. Yani ikinci hak bir formalite değil, gerçekten ayrı bir eserin karşılığıdır.

Çeviri benzetmesi iki yerde tutmuyor ve müziği zorlaştıran da o iki yer.

Birincisi: kitapta iki taraf vardır — bir yazar, bir çevirmen. Şarkıda altı taraf olabilir. İki söz yazarı, bir besteci, iki yayıncı, bir plak şirketi, bazen ayrıca icracılar.

Ve bunların hepsinin evet demesi gerekir. Bir hayır, bütün süreci sıfırlar.

İkincisi: çeviri izni genellikle bir dil ve bir ülke için, bir kez pazarlık edilir. Müzik izni ise aynı anda dört ayrı boyutta fiyatlanır — süre, bölge, mecra ve kullanım biçimi.

Bunlardan herhangi biri değişirse lisans yeniden açılır. Filmin bir ülkeye daha satılması, bir platforma girmesi, iki yıl sonra yeniden yayınlanması; her biri yeni bir müzakere sebebidir.

Mekanizma

Bir şarkı kaç haktan oluşur

Hak zinciri dersinde iki temel hakkı tanımlamıştık: senkronizasyon bestenin görüntüyle kullanılmasına, master ise o bestenin belirli bir kaydının kullanılmasına izin verir.

Şimdi bunların altını dolduralım.

Senkronizasyon tarafı genellikle bir müzik yayıncısındadır, ama eserin sahibi tek kişi olmayabilir. İki kişi birlikte yazdıysa iki ayrı yayıncı olabilir ve her biri kendi payı için ayrı izin verir. Birinin payı yüzde on bile olsa, o yüzde on izin vermezse şarkıyı kullanamazsın.

Master tarafı genellikle plak şirketindedir. Eski kayıtlarda bu hak el değiştirmiş olabilir ve kimde olduğunu bulmak işin en uzun kısmıdır.

Buradan pratik bir kural doğar: arama süresi bir maliyet kalemidir. Bir hak sahibini bulmak haftalar alabilir ve bu süre takvimde yer almalıdır.

Fiyatı belirleyen dört boyut

Müzik lisansı bir fiyat değil, dört değişkenin fonksiyonudur.

Süre. Bir yıl mı, beş yıl mı, süresiz mi?

Bölge. Bir ülke mi, bir kıta mı, bütün dünya mı? Dar bölge ucuzdur ve sonra genişletmek, baştan geniş almaktan pahalıya gelir.

Mecra. Sinema, televizyon, platform, uçak içi gösterim, tanıtım filmi, sosyal mecra. Her biri ayrı kalemdir ve tanıtımda kullanım özellikle sık atlanır — filmde izin alınmış bir şarkı, fragmanda otomatik olarak kullanılamaz.

Kullanım biçimi. Fonda mı çalıyor, bir karakter mi söylüyor, açılış jeneriğinde mi, kaç saniye? Bir şarkının on saniyesi ile iki dakikası aynı fiyatta değildir.

Ve şu kural her boyut için geçerli: dar alınan izin, sonradan genişletildiğinde daha pahalıdır. Çünkü genişletmek istediğinde karşı taraf artık filmin var olduğunu ve o şarkıya gömülü olduğunu bilir.

Festival tuzağı

Buradaki tuzak sinsidir çünkü her adımı makul görünür.

Bütçe dardır, festivale yetişmek gerekir, festival lisansı alınır. Film festivale girer, iyi karşılanır, bir alıcı çıkar.

Ve o an müzik izinleri yeniden açılır. Bu sefer süresiz, bütün dünya, bütün mecralar isteniyordur.

Fiyat da artık aynı değildir. Çünkü hak sahibi iki şeyi biliyordur: film satılmıştır, ve o şarkı filmden çıkarılamaz.

Doğru yöntem şudur: festival lisansı alınırken genişletme fiyatı da baştan yazılır. Buna kademeli anlaşma denir; bugün festival için ödersin, dağıtım çıkarsa şu tutarı ödeyerek genişletirsin. Bugünkü pazarlık gücünle yarının fiyatını kilitlemiş olursun.

Kamuya mal olmuş eser yanılgısı

Ve burada bu dersin en yaygın hatası var.

Bir bestenin kamuya mal olmuş olması, o bestenin her kaydının serbest olduğu anlamına gelmez.

Yüzyıllar önce yazılmış bir senfoniyi izinsiz kullanabilirsin. Ama o senfoninin geçen yıl yapılmış bir kaydını kullanamazsın — çünkü kayıt yeni bir eserdir ve kendi koruma süresi vardır.

Yani beste serbest, kayıt değil. Çözüm ya kendi kaydını yaptırmak ya da kaydın iznini almaktır.

İkinci bir incelik: koruma süreleri ülkeden ülkeye farklıdır. Bir eser bir ülkede serbestken başka bir ülkede korumalı olabilir. Bütün dünya için lisans alıyorsan bu fark önemlidir.

Kütüphane müziği

Bunun tek ama çok büyük bir avantajı vardır: iki kapı yerine bir kapı.

Fiyatı bellidir, süreç hızlıdır, süresiz ve bütün dünya lisansı standarttır. Dar bütçeli yapımlarda ve hızlı teslim gereken işlerde en pratik çözümdür.

Karşılığında ise özgünlükten ödün verirsin. Aynı parça başka işlerde de kullanılıyordur.

Üçüncü bir yol daha var ve çoğu zaman en iyisidir: özgün müzik yaptırmak. Besteciyle imzalanan sözleşmede hem beste hem kayıt hakları en baştan düzenlenir, ve tek bir muhatap kalır.

Arşiv

Arşiv lisansı müziğe benzer ama bir katman daha vardır.

Birinci katman: görüntünün hakkı. Kim çekti, kim sahibi, bugün kimde?

İkinci katman: görüntüdeki kişiler. Hak zinciri dersinde söylemiştik ve en sık atlanan katman budur. Görüntünün hakkını almak, içindeki kişilerin iznini almak değildir.

Üçüncü katman: görüntünün içindeki eserler. Eski bir haber görüntüsünde duvarda bir tablo, fonda bir şarkı, bir afiş olabilir. Arşiv sahibi sana görüntüyü lisanslar; içindeki üçüncü kişilerin eserlerini lisanslayamaz.

Bu üçüncü katman özellikle belgeselde ağırdır ve bütçesi ayrıca kurulur.

Cue sheet: sonradan yapılan ama unutulan iş

Film bittikten sonra bir belge daha vardır ve çoğu yapımcı bunu bilmez.

Cue sheet, filmde kullanılan her müzik parçasının adını, bestecisini, süresini ve kullanım biçimini gösteren listedir. Yayıncılara ve meslek birliklerine verilir.

Neden önemli? Çünkü bestecilere ödenen yayın telifleri bu belgeye göre hesaplanır. Cue sheet verilmezse ya da yanlış verilirse, besteci hak ettiği ödemeyi alamaz.

Yani bu bir formalite değil, başka birinin geliridir. Ve doldurması zor değildir; yalnız hatırlanması gerekir.

Filmlerden okuma

Katalog, beste ve kayıt

Derleme müzik ve bedeli

Arşiv: sahiplik, keşif ve bedel

Bu filmlerin her birinde müzik ya da arşiv, bütçenin kenarında değil ortasında durdu. İznin ne zaman konuşulduğu, bedelin büyüklüğünü çoğu zaman bedelin kendisinden daha çok belirledi. Singin' in the Rain'de hak baştan masadaydı ve süreç kısa sürdü. Easy Rider'da şarkılar kurguya önce girdi, fiyat sonra konuşuldu ve bütçenin üç katını buldu. Summer of Soul'da ise arşiv yarım yüzyıl bekledi; görüntü oradaydı, eksik olan tek şey imzaydı. Aynı soru üç ayrı zamanda sorulmuş ve üç ayrı fiyat çıkarmıştı.

Usta katmanı

Dört boyut ve üç arşiv katmanı bir izin tablosunun sütunlarıdır. Tabloyu doğru dolduran alışkanlıklar şunlar.

Birincisi: müzik izin tablosunu senaryo aşamasında aç. Senaryoda geçen her şarkı, o gün tabloya girer. Kurguda açılan tablo her zaman geç açılmıştır.

İkincisi: her şarkı için bir yedek belirle. İzin çıkmazsa ne çalacak? Yedeği olmayan bir şarkı, hak sahibine pazarlıkta tam yetki vermek demektir.

Üçüncüsü: süresiz ve bütün dünya lisansını varsayılan iste. Dar lisans bugün ucuzdur ama filmin ömrünü kısaltır, ve genişletme her zaman baştan almaktan pahalıdır.

Dördüncüsü: tanıtım kullanımını ayrıca yaz. Fragman, sosyal mecra, festival tanıtımı. Filmde izin alınmış bir şarkı fragmanda otomatik olarak kullanılamaz ve bu, en sık yapılan hatalardan biridir.

Beşincisi: hak sahibi arama süresini takvime koy. Eski kayıtlarda master hakkının kimde olduğunu bulmak haftalar alabilir. Bu bir gecikme değil, bir üretim kalemidir.

Altıncısı: kademeli anlaşmayı bir alışkanlık hâline getir. Bugün dar lisans alıyorsan, genişletme fiyatını bugünkü pazarlık gücünle bugünden yaz.

Yedincisi: özgün müzik seçeneğini her zaman hesapla. Üç dört şarkı için ödenecek lisans bedeli, çoğu zaman bir besteciyle çalışmanın maliyetine yaklaşır — ve özgün müzikte tek muhatap, süresiz hak ve filme özel bir kimlik vardır.

Sekizincisi: arşivde üçüncü katmanı ayrı bütçele. Görüntünün içindeki eserler, arşiv sahibinin lisanslayamayacağı şeylerdir ve belgeselde bütçenin sessiz büyüteni budur.

Dokuzuncusu: cue sheet'i teslim listesinin parçası say. Bestecinin telif geliri o belgeye bağlıdır; unutulduğunda kimse seni aramaz ama biri parasını alamaz. Ve bu belge kurgu kilitlendiği gün doldurulur, teslimden bir gün önce değil.

Onuncusu: hak sahibine gideceğin zaman ne kadar kullanacağını tam olarak söyle. Belirsiz bir talep her zaman en pahalı senaryoya göre fiyatlanır. Sahne, saniye ve kullanım biçimi net verildiğinde fiyat çoğu zaman düşer — çünkü karşı taraf da riskini ölçebilir.

On birincisi: müzik dosyasını filmden uzun ömürlü tut. On yıl sonra yeni bir mecra çıktığında, elinde hangi hakkın hangi kapsamda alındığını gösteren bir tablo olması, o filmi yeniden dolaşıma sokabilmenin tek yoludur.

On ikincisi: dar bütçede müziği bir kısıt değil bir tasarım sorusu olarak ele al. Tek bir bestecinin üç parçası, on ayrı şarkıdan hem ucuz hem hızlıdır ve filme bir kimlik verir. İzin süreci sanat kararını daraltıyorsa, sanat kararını süreç lehine yeniden düşünmek bir taviz değil bir yöntemdir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışEn yaygın yanlış: bir şarkı için bir izin yeter.
Doğrusu

En az iki gerekir — senkronizasyon ve master — ve gerçekte çoğu zaman daha fazla. İki söz yazarı iki yayıncı demektir; payı yüzde on olan biri bile hayır derse şarkı kullanılamaz. Bir hayır bütün süreci sıfırlar.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: eser kamuya mal olmuşsa müziği bedava kullanırım.
Doğrusu

Beste serbest olabilir ama o bestenin kaydı serbest değildir; kayıt yeni bir eserdir ve kendi koruma süresi vardır. Ayrıca koruma süreleri ülkeden ülkeye değişir, yani bütün dünya lisansında bir ülkede serbest olan başka bir ülkede korumalı olabilir.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: festival için izin aldım, dağıtımda da geçerlidir.
Doğrusu

Değildir. Festival lisansı sınırlı süre ve sınırlı mecra içindir. Film satıldığında izinler yeniden açılır ve fiyat aynı değildir — çünkü hak sahibi artık filmin satıldığını ve şarkının çıkarılamayacağını bilir. Çözüm kademeli anlaşmadır.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: filmde izin aldığım şarkıyı fragmanda da kullanabilirim.
Doğrusu

Kullanamazsın. Mecra ayrı fiyatlanır ve tanıtım ayrı bir kalemdir. Bu, en sık yapılan ve en geç fark edilen hatalardan biridir; genellikle fragman yayınlandıktan sonra öğrenilir.

Yaygın yanlışBeşinci yanlış: arşiv görüntüsünün hakkını aldıysam görüntüyü kullanabilirim.
Doğrusu

Üç katman vardır. Görüntünün hakkı, görüntüdeki kişilerin izni, ve görüntünün içindeki üçüncü kişilere ait eserler. Arşiv sahibi sana yalnız birincisini verebilir; ötekileri lisanslama yetkisi çoğu zaman yoktur, ve bunları sen ayrıca çözmek zorundasın.

Yaygın yanlışAltıncı yanlış: film bitince müzik işi biter.
Doğrusu

Bitmez — cue sheet kalır. Filmde kullanılan her parçanın adını, bestecisini ve süresini gösteren bu belge meslek birliklerine verilir ve bestecilerin yayın telifi ona göre hesaplanır. Verilmezse ya da yanlış verilirse kimse seni aramaz; yalnız biri parasını alamaz.

Bu yanlışların hepsi aynı alışkanlıktan doğuyor: müziği ve arşivi bir malzeme sanmak. Değil. İkisi de başkasının eseridir ve her kullanım, o eserin kendi kurallarıyla yeniden fiyatlanır.

Uygulama — kendin dene

Birinci adım: kullanılacak her parçayı satır olarak yaz. Sahne, dakika, süre.

İkinci adım: her satırı ikiye böl — senkronizasyon ve master. Tek satır tutan bir tablo eksiktir.

Üçüncü adım: her hak için sahibini ve muhatabını yaz. Bilmiyorsan "aranacak" yaz; bu da bir bilgidir ve süresi vardır.

Dördüncü adım: dört boyutu sütun olarak aç. Süre, bölge, mecra, kullanım biçimi.

Beşinci adım: tanıtım kullanımını ayrı bir satır yap. Fragman ve sosyal mecra dâhil mi?

Altıncı adım: her parçanın yanına bir yedek yaz. İzin çıkmazsa ne çalacak?

Yedinci adım: kamuya mal olduğunu düşündüğün eserleri işaretle ve kayıt sorusunu ayrıca sor. Beste serbest olabilir; kayıt?

Sekizinci adım: arşiv kullanıyorsan üç katmanı ayrı satırlara böl ve üçüncü katmanı ayrıca bütçele.

Dokuzuncu adım, ve gerçek sınav: tabloya bakıp şu soruyu cevapla — bu filmi bugün bütün dünyaya, süresiz ve bütün mecralarda satabilir miyim? Cevap hayırsa, hangi satır yüzünden hayır olduğunu göster. Gösteremiyorsan tablo değil, liste yapmışsın demektir.

Kilit özet

Birincisi: bir şarkı iki ayrı eserdir ve çoğu zaman ikiden çok sahibi vardır. Bir hayır bütün süreci sıfırlar.

İkincisi: müzik lisansı tek bir fiyat değil, dört boyutun fonksiyonudur — süre, bölge, mecra ve kullanım biçimi. Biri değişirse lisans yeniden açılır.

Üçüncüsü: festival lisansı dağıtımı kapsamaz, ve film satıldığında fiyat aynı değildir. Genişletme fiyatı bugünkü pazarlık gücünle bugünden yazılır.

Dördüncüsü: beste kamuya mal olsa bile kaydı olmayabilir. Kayıt ayrı bir eserdir ve kendi koruma süresi vardır.

Beşincisi: arşivin üç katmanı vardır — görüntü, görüntüdeki kişiler, ve görüntünün içindeki eserler. Arşiv sahibi sana yalnız birincisini verebilir; ötekileri lisanslama yetkisi çoğu zaman yoktur, ve bunları sen ayrıca çözmek zorundasın.

Sonraki derse köprü

Bu derste üçüncü kişilerin eserlerini konuştuk. Hepsinde bir sahip vardı, bir kapı vardı ve o kapı açılabiliyordu. Şimdi öyle bir alana geçiyoruz ki, orada bazen izin verecek kimse yoktur — ya da izin istemek, sorunun kendisi hâline gelir.

Bir sonraki derste marka, kişilik ve mahremiyete geçiyoruz. Sorular şunlar olacak. Bir markayı izinsiz göstermek ne zaman sorun olur? Gerçek bir kişinin hayatını anlatmak için izin gerekir mi? Ve bir yapımcı, hiç kimsenin izin veremeyeceği bir hikâyeyi nasıl güvenle anlatır?


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içintir.

Görsel anlar

  • Açılış — tek bir şarkı simgesi ikiye, sonra altıya bölünüyor; her parçanın ayrı bir kapısı var.
  • Sıfır noktası — kitap: yazar ve çevirmen iki ayrı imza. Yeni çeviri yapılınca çevirmen kapısı kapanıyor, yazar kapısı açık kalıyor.
  • Sıfır noktası kırılması — iki taraf altı tarafa dönüşüyor; tek bir kapı kırmızı yandığında hepsi kırmızıya dönüyor.
  • Mekanizma — dört boyut dört eksen olarak beliriyor; birini oynatınca fiyat kutusu yeniden hesaplanıyor.
  • Mekanizma — festival tuzağı: ucuz lisans yeşil, film satılınca aynı satır kırmızıya dönüyor ve fiyat büyüyor.
  • Mekanizma — kamuya mal olmuş eser: nota serbest yeşil, plak hâlâ kırmızı.
  • Mekanizma — arşiv üç katmana ayrılıyor; üçüncü katmanda görüntünün içindeki tablo ve afiş işaretleniyor.
  • Filmlerden okuma — her filmin yanında ilgili boyut ya da katman.
  • Usta katmanı — kademeli anlaşma: bugünden yazılan genişletme fiyatı, gelecekteki kırmızı satırı yeşile çeviriyor.
  • Uygulama — tablo doluyor; süresiz ve bütün dünya sorusuna hayır diyen tek satır parlıyor.

Tekrar eden görsel motif

Kapı. HFE-14'ün tablosu burada kapı dizisine dönüşüyor. Her hak bir kapı ve hepsi aynı anda açık olmalı. Kapanışta kapılardan biri bir kişinin yüzüne dönüşüyor — kişilik hakları dersi oradan başlıyor.

Ritim

  • Açılışta "kaç kapıya" sorusundan sonra iki saniye.
  • Şarkı ikiye bölünürken net bir vurgu; altıya bölünürken hızlanma ve sonda duruş.
  • "Bir hayır bütün süreci sıfırlar" cümlesi tek başına dursun.
  • Festival tuzağında yeşilden kırmızıya geçiş yavaş olsun.
  • Kamuya mal olmuş eserde nota yeşil olurken plak kırmızı kalıyor; bu karşıtlıkta iki saniye dur.
  • Kilit özette beş cümle arasında birer saniye; son cümleden sonra iki saniye.