Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: bir anlaşmada en kolay uzlaşılan şey paradır. Kavga çıkaranlar zaman, münhasırlık, jenerik ve kullanımdır.
İkincisi: deal memo bağlayıcıdır. Kısa olması onu daha az sözleşme yapmaz; içinde yazmayan her şeyi sonradan güçlü olan belirler.
Üçüncüsü: gün sayısı ile bağlılık süresi ayrı şeylerdir. Kaç gün, hangi aralıkta, kimin kararıyla — üçü ayrı ayrı yazılır.
Dördüncüsü: jenerik bir nezaket değil bir kayıttır. Ve veremeyeceğin krediyi taahhüt etme; afişi çoğu zaman sen tasarlamıyorsun.
Beşincisi: çekim başladığı gün pazarlık gücü el değiştirir. O güne kadar seçici olan sensin; o günden sonra sahnelerinin yarısı çekilmiş kişi vazgeçilmezdir. Bütün anlaşmalar ilk çekim gününden önce imzalanmış olmalıdır.
Açılış sahnesi
Bir oyuncuyla anlaşıyorsun. Ücret üzerinde on dakikada uzlaşıyorsunuz.
Sonra altı hafta boyunca başka şeyleri konuşuyorsunuz.
Kaç gün çalışacak — ve o günler hangi aralığa yayılacak? Bu süre içinde başka iş alabilir mi? Jenerikte adı nerede, hangi sırada, hangi büyüklükte yazacak? Görüntüsü hangi mecralarda, ne kadar süreyle kullanılabilecek? Film yapılmazsa ücreti yine ödenecek mi?
İşte bu ders o altı haftayla ilgili.
Çünkü bir anlaşmada en kolay uzlaşılan şey paradır. Para tek bir sayıdır, karşılaştırılabilir, pazarlığı bellidir.
Anlaşmazlık çıkaran şeyler ise sayı değildir. Zaman, münhasırlık, jenerik ve kullanım. Bunların hiçbiri tek bir sayıya indirgenemez, ve tam da bu yüzden konuşulmadan geçilir.
Sonra çekim başlar ve konuşulmayan her şey bir sorun olarak geri gelir.
Bir de zamanlama gerçeği var, ve bu dersin en sert cümlesi bu: çekim başladığı gün pazarlık gücü el değiştirir. O güne kadar oyuncuyu değiştirebilirsin. O günden sonra sahnelerinin yarısı çekilmiştir ve değiştiremezsin.
Ve karşı taraf bunu senden önce bilir.
Bu derste ne olacak
Önce deal memonun ne olduğunu ve neden bir sözleşme olduğunu göreceğiz. Sonra dokuz başlığı tek tek açacağız — hizmet kapsamı, süre, münhasırlık, jenerik, kullanım, iptal, seyahat, fazla mesai ve gizlilik. Ardından jenerik üzerinde ayrıca duracağız; en çok küçümsenen ve en çok kavga çıkaran başlık odur. Sonra gizliliğin sınırını konuşacağız. Ardından bunları gerçek oyuncu ve yönetmen anlaşmalarında okuyacağız. Ders bittiğinde bir deal memo taslağı yazabiliyor olacaksın.
Bir sınır, önceki derslerdekiyle aynı: çalışma hukuku ülkeye göre değişir ve bazı başlıklarda sözleşme serbestisi yoktur. Burada öğrendiğin şey hangi başlığın konuşulması gerektiği.
Sıfır noktası
Düğün fotoğrafçısı tutuyorsun.
Fiyatta hemen anlaşıyorsunuz. İki taraf da memnun, el sıkışılıyor.
Sonra düğün günü geliyor ve sorular başlıyor.
Kaç saat kalacak? Kına gecesi dâhil miydi? Fotoğraflar ne zaman teslim edilecek — bir hafta mı, üç ay mı?
Sonra daha ince olanlar. Fotoğrafları kendi sayfasında paylaşabilir mi? Sizin izniniz gerekiyor mu? Ya bir reklamda kullanmak isterse?
Ve en tatsızları. Fotoğrafçı hastalanırsa yerine başkasını gönderebilir mi? Siz düğünü ertelerseniz kapora geri gelir mi? Ham dosyalar kimde kalıyor?
Bunların hiçbiri fiyatla ilgili değil. Ve hiçbiri konuşulmamıştı, çünkü fiyat konuşulunca "anlaştık" sanıldı.
Ve dikkat et: fotoğrafçı da kötü niyetli değil. O da kendi kafasındaki işi yapıyor. İki taraf da "anlaştık" dedi ve iki taraf da başka bir şey anladı.
İşte sözleşmenin asıl işi budur — kötü niyeti engellemek değil, iki tarafın aynı şeyi anladığından emin olmak.
Bir anlaşmanın zor kısmı hiçbir zaman fiyat değildir. Fiyat dışındaki her şeydir.
Benzetme iki yerde tutmuyor ve film işini ağırlaştıran da o iki yer.
Birincisi: fotoğrafçı tek kişidir ve tek bir anlaşma vardır. Bir filmde yüzü aşkın anlaşma aynı anda yürür — ve bunlar birbiriyle tutarlı olmak zorundadır.
İki kişiye aynı jenerik konumunu söz verdiysen, ortada hiçbir avukatın çözemeyeceği bir sorun var demektir. Çünkü ikisi de haklıdır ve ikisine de aynı şeyi veremezsin. Bu yüzden ekip anlaşmaları tek tek değil, bir tablo hâlinde yönetilir.
İkincisi, ve bu daha keskin: fotoğrafçı beğenmediysen bir dahaki sefere başkasını tutarsın. Filmde ise bir oyuncunun sahnelerinin yarısı çekildikten sonra o kişi yeri doldurulamaz hâle gelir.
Bu, güç dengesini tersine çevirir. Çekimden önce sen seçicisin; çekim başladıktan sonra o vazgeçilmez. Bu yüzden bütün pazarlık, ilk çekim gününden önce bitmiş olmalıdır.
Mekanizma
Deal memo bir ön anlaşma değildir
Ve buradan doğrudan bir sonuç çıkar: deal memoda yazmayan her şey, sonradan tartışılır. Tartışmayı da genellikle o anda daha güçlü olan taraf kazanır.
Yani bir deal memonun kısalığı bir kolaylık değil, bir risktir. İyi bir deal memo kısa değildir — eksiksizdir. Tek sayfa olabilir, ama o sayfada dokuz başlığın hepsi geçer.
Dokuz başlık
Hizmet kapsamı. Kişi tam olarak ne yapacak? Oyuncu için: hangi rol, kaç sahne, prova var mı, seslendirme dâhil mi, tanıtım çalışmaları dâhil mi? Ekip üyesi için: hangi görev, hazırlık ve toparlanma dönemleri dâhil mi?
Tanıtım maddesi özellikle atlanır. Film bittikten aylar sonra bir kişiyi tanıtıma çağırdığında, o kişinin gelmek zorunda olup olmadığı sözleşmede yazar.
Süre. Ve burada dersin en yaygın yanlış anlaşılması var.
"On çekim günü" ile "altı haftalık bir aralık içinde on çekim günü" tamamen farklı iki şeydir. İlkinde kişi on gün bağlıdır, ikincisinde altı hafta.
Üç şey ayrı ayrı yazılır: kaç gün çalışılacak, bu günler hangi aralığa yayılacak, ve bu günlerin hangi tarihlere denk geleceğine kim karar verecek.
Üçüncüsü en kritik olanıdır ve en çok atlanandır.
Münhasırlığın iki boyutu var. Biri süre boyunca: çekim dönemi içinde başka bir işte oynayabilir mi? Öteki alan olarak: bir markanın reklamında görünebilir mi, rakip bir yapımda yer alabilir mi?
İkincisi özellikle reklam işlerinde belirleyicidir ve çoğu zaman filmin kendisinden uzun sürer.
Kullanım. Kişinin görüntüsü, adı ve benzerliğinin nerede, ne kadar süreyle ve hangi biçimde kullanılabileceği. Film içinde kullanım ayrıdır, tanıtımda kullanım ayrıdır, üründe kullanım bambaşkadır.
Bir önceki dersteki zincir tam olarak buradan geçer: kullanım izni eksik bir oyuncu, kırık bir halkadır.
Bu maddenin bir de yapımcı tarafı var: kesin taahhüt verdiğin her kişi, proje durduğunda bir yükümlülük olarak kalır. Dizi ekonomisi dersinde konuştuğumuz "duran taahhüt" hesabının en somut kalemi budur.
Seyahat ve konaklama. Hangi sınıf, kim ayarlıyor, kim ödüyor, seyahat günü çalışma günü sayılıyor mu? Son soru en çok tartışılandır.
Fazla mesai ve çalışma saatleri. Günlük çalışma süresi ne, aşıldığında ne oluyor, iki çekim günü arasında asgari dinlenme süresi var mı?
Bu başlığın uygulama tarafına Çalışma düzeni dersinde döneceğiz. Burada sözleşme tarafı önemli: yazılmayan bir sınır, sınır değildir.
Jenerik: en çok küçümsenen başlık
Yeni yapımcılar jeneriği bir nezaket meselesi sanır. Değildir.
Jenerik, bir kişinin sektördeki kaydıdır. Bir sonraki işini onunla alır, ücretini onunla belirler, kariyerini onun üzerine kurar. Bu yüzden insanlar jenerik için paradan vazgeçer — ve jenerik için dava açar.
Jenerikte pazarlık edilen şeyler şunlardır. Adın açılışta mı kapanışta mı geçeceği. Kaçıncı sırada olacağı. Tek başına mı, yoksa başka bir isimle aynı kartta mı görüneceği. Punto büyüklüğü, afişte yer alıp almayacağı ve hangi ifadeyle anılacağı.
Ve buradan yapımcı için tek bir kural çıkar: veremeyeceğin krediyi taahhüt etme.
Çünkü jenerik taahhütlerinin bir kısmı senin elinde değildir. Afişi genellikle dağıtımcı tasarlar. Bir platformun kendi jenerik düzeni olabilir. Sen "afişte adın olacak" dediysen ve dağıtımcı afişte kimseyi yazmıyorsa, ihlal eden sensin.
Doğru yazım şu biçimdedir: neyin garanti edildiği, neyin ise makul çaba gösterileceği ayrı ayrı belirtilir. İkisini karıştıran cümle, bir gün karşına çıkar.
Gizliliğin sınırı
Gizlilik maddesi meşrudur ve gereklidir. Senaryo sızmasın, kadro erken duyulmasın, iş sırları korunsun.
Ama gizliliğin bir sınırı vardır ve bu sınır yazılı olmalıdır.
Bir gizlilik taahhüdü, bir kişinin tacizi, ayrımcılığı, güvensiz çalışma koşullarını ya da bir suçu bildirmesini engellemek için kullanılamaz. Böyle bir madde pek çok düzende geçersizdir; geçerli olduğu yerlerde bile yanlıştır.
Bu yüzden iyi yazılmış bir gizlilik maddesi kendi istisnasını içerir: yasal bildirim yükümlülükleri ve hak arama yolları saklıdır.
Bunu sözleşmeye yazmak bir hukuk gereği olduğu kadar bir mesajdır. Ekip, hangi tür bir yapımda çalıştığını sözleşmesinden de okur.
Filmlerden okuma
Ücret, pay ve pazarlık
Süre, münhasırlık ve takvim
Jenerik ve çocuk oyuncu
Bu anlaşmaların hiçbiri yalnız ücretle anlatılamıyor. Takvim, öncelik, jenerik sırası ve kazancın kime kalacağı, en az ücret kadar pazarlık konusu oldu. Deal memoda bu başlıkların boş bırakılması, onların sonradan ve daha zayıf bir konumdan konuşulacağı anlamına gelir.
Usta katmanı
Dokuz başlık bir deal memonun iskeletidir. İskeleti sağlam tutan alışkanlıklar şunlar.
Birincisi: bütün anlaşmaları tek bir tabloda tut. Kim, ne kadar, hangi tarihler, hangi jenerik konumu, hangi kullanım izni. Tek tek doğru ama birbiriyle çelişen yüz sözleşme, yüz sorundur.
İkincisi: çekim başlamadan imzalanmamış sözleşme bırakma. Bu kural pratikte çok zorlanır ve çoğu zaman "sonra hallederiz" denir. Sonra halledilirken pazarlık gücü sende değildir.
Üçüncüsü: temsilciyle konuşurken kişiyle de aynı şeyi konuştuğundan emin ol. Menajer ile oyuncunun beklentisi her zaman aynı olmaz ve fark genellikle sette ortaya çıkar.
Dördüncüsü: jenerik tablosunu erken kilitle ve herkese aynı anda göster. Tek tek verilen sözler kalabalıkta çelişir; toplu gösterilen bir tablo ise itirazı erken getirir, ve erken itiraz ucuzdur.
Beşincisi: kesin taahhütlerin toplamını takip et. Her biri tek başına makuldür; toplamı, proje durduğunda ödemek zorunda olduğun tutardır. Bu sayıyı bilmeyen yapımcı riskini bilmiyordur.
Altıncısı: ikame maddesini düşün. Bir ekip üyesi ayrılırsa yerine kim gelir, hangi onayla? Yaratıcı kadroda ikame genellikle kabul edilmez; teknik kadroda edilir. Fark yazılmalıdır.
Yedincisi: sözleşmeyi kişinin anlayacağı dilde ve uzunlukta yap. Profesyonel olmayan katılımcıya kırk sayfalık metin imzalatmak hukuken güvenli, etik olarak zayıftır. Bir sayfalık özet ekle ve sözlü olarak anlat.
Sekizincisi: tanıtım yükümlülüklerini takvimle birlikte yaz. "Tanıtıma katılır" cümlesi, bir yıl sonra başka bir ülkede çalışan bir oyuncu için ne anlama geliyor? Kaç gün, nerede, kimin masrafıyla?
Dokuzuncusu: fazla mesai kuralını bir maliyet kalemi değil bir tasarım kısıtı olarak gör. Sürekli fazla mesaiyle yürüyen bir plan, plan değil temennidir. Dizi ekonomisi dersinde söylediğimiz gibi — tükenen ekip önce yavaşlar, sonra pahalanır.
Onuncusu: anlaşma bittikten sonra da ilişkiyi kayda geçir. Kimle çalıştın, nasıl gitti, hangi maddede zorlandın? Bu kayıt bir sonraki projede kadro kurarken en değerli belgendir.
On birincisi: ilk taslağı yazan taraf olmaya çalış. Taslağı yazan, tartışmanın hangi başlıklar üzerinden yürüyeceğini de belirler. Karşı tarafın metninde hiç geçmeyen bir başlık, senin metninde varsayılan olarak durur — ve bu fark, hiçbir pazarlıkta kazanılamayacak kadar büyüktür.
On ikincisi: aynı işi ikinci kez yaptığında sözleşmeni sıfırdan yazma. Her projeden sonra kendi şablonunu güncelle; hangi madde tartışma çıkardı, hangisi işe yaradı, hangisi eksikti? Üç projeden sonra elindeki şablon, hiçbir avukatın sana satamayacağı bir şey olur — kendi işine ait birikmiş deneyim.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışEn yaygın yanlış: anlaşmanın zor kısmı ücrettir.
Ücret tek bir sayıdır ve genellikle hızlı uzlaşılır. Anlaşmazlık çıkaranlar sayıya indirgenemeyen başlıklardır — süre, münhasırlık, jenerik ve kullanım. Tam da bu yüzden konuşulmadan geçilirler.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: deal memo bir ön anlaşmadır, asıl sözleşme sonra gelir.
Deal memo bağlayıcıdır ve kısa olması onu daha az sözleşme yapmaz. İçinde yazmayan her şey sonradan tartışılır, ve tartışmayı o an daha güçlü olan taraf kazanır. İyi bir deal memo kısa değil, eksiksizdir.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: on çekim günü demek, kişinin on gün bağlı olması demektir.
Değildir. Asıl bağlayıcı olan o günlerin yayıldığı aralıktır ve kimin bu tarihleri belirleyeceğidir. Üç şey ayrı ayrı yazılır: kaç gün, hangi aralıkta, kimin kararıyla.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: jenerik bir nezaket meselesidir.
Jenerik bir kişinin sektördeki kaydıdır; bir sonraki işini ve ücretini onunla belirler. İnsanlar jenerik için paradan vazgeçer ve jenerik için dava açar. Ve kritik kural: veremeyeceğin krediyi taahhüt etme — afişi çoğu zaman dağıtımcı tasarlar, ihlal eden sen olursun.
Yaygın yanlışBeşinci yanlış: gizlilik maddesi ne kadar geniş olursa o kadar iyidir.
Gizlilik meşrudur ama sınırı vardır. Taciz, ayrımcılık, güvensiz çalışma koşulu ya da suç bildirimini engelleyen bir madde pek çok düzende geçersizdir; geçerli olduğu yerde bile yanlıştır. İyi yazılmış madde kendi istisnasını içerir.
Yaygın yanlışAltıncı yanlış: sözleşme yapmak karşı tarafa güvenmediğini gösterir.
Düğün fotoğrafçısı örneğinde kimse kötü niyetli değildi; iki taraf da "anlaştık" dedi ve iki taraf da başka bir şey anladı. Sözleşmenin işi kötü niyeti engellemek değil, iki tarafın aynı şeyi anladığından emin olmaktır.
Bu yanlışların hepsi aynı alışkanlıktan doğuyor: anlaşmayı bir fiyat pazarlığı sanmak. Değil. Anlaşma, birinin zamanını, adını ve görüntüsünü hangi koşullarla kullanacağının tarifidir — ve fiyat bunların yalnız biridir.
Uygulama — kendin dene
Birinci adım: tarafları ve rolü yaz. Kim, hangi sıfatla, hangi işi yapıyor?
İkinci adım: hizmet kapsamını yaz. Prova, seslendirme, tanıtım — dâhil mi değil mi?
Üçüncü adım: süreyi üç satırda yaz. Kaç gün, hangi aralıkta, tarihleri kim belirliyor?
Dördüncü adım: münhasırlığı iki boyutta yaz. Süre boyunca ne yapamaz, alan olarak ne yapamaz, ve bu ne kadar sürer?
Beşinci adım: jenerik satırını tam yaz. Konum, sıra, kart paylaşımı, punto, afiş. Ve her birinin yanına şunu ekle — garanti mi, makul çaba mı?
Altıncı adım: kullanım maddesini üçe böl. Film içi, tanıtım, ürün. Her biri için mecra, süre ve bölge yaz.
Yedinci adım: iptal ve kesin taahhüt satırını yaz. Film yapılmazsa ne oluyor, kim ne alıyor?
Sekizinci adım: seyahat, fazla mesai ve gizliliği yaz. Gizlilik maddesine kendi istisnasını eklemeyi unutma.
Dokuzuncu adım, ve gerçek sınav: taslağı okuyup şu soruyu cevapla — bu belgeyi imzalayan kişi, altı ay sonra bana hangi konuda haklı olarak itiraz edebilir? Cevap bulabiliyorsan, o başlık eksik yazılmış demektir.
Kilit özet
Birincisi: bir anlaşmada en kolay uzlaşılan şey paradır. Kavga çıkaranlar zaman, münhasırlık, jenerik ve kullanımdır.
İkincisi: deal memo bağlayıcıdır. Kısa olması onu daha az sözleşme yapmaz; içinde yazmayan her şeyi sonradan güçlü olan belirler.
Üçüncüsü: gün sayısı ile bağlılık süresi ayrı şeylerdir. Kaç gün, hangi aralıkta, kimin kararıyla — üçü ayrı ayrı yazılır.
Dördüncüsü: jenerik bir nezaket değil bir kayıttır. Ve veremeyeceğin krediyi taahhüt etme; afişi çoğu zaman sen tasarlamıyorsun.
Beşincisi: çekim başladığı gün pazarlık gücü el değiştirir. O güne kadar seçici olan sensin; o günden sonra sahnelerinin yarısı çekilmiş kişi vazgeçilmezdir. Bütün anlaşmalar ilk çekim gününden önce imzalanmış olmalıdır.
Sonraki derse köprü
Bu derste insanların hakkını konuştuk; kalabalık ama en azından muhatabı belli bir halkaydı. Şimdi zincirin en teknik ve en çok tuzak barındıran halkasına geçiyoruz — ve orada muhatabın kim olduğu bile çoğu zaman belli değildir.
Bir sonraki derste müzik ve arşiv lisansına başlıyoruz. Sorular şunlar olacak. Bir şarkıyı filminde kullanmak için tam olarak kaç kapıya gitmek gerekir? Süre ve bölge neden ayrı ayrı fiyatlanır? Ve bir müzik izni hangi durumda yıllar sonra yeniden alınmak zorunda kalır?