Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: şirket yapısı bir formalite değil, yapımcının ördüğü ilk risk duvarıdır. Bir projenin sorunu diğerlerine geçmesin diye kurulur ve iyi günde örülür.
İkincisi: duvarı kâğıt değil davranış kurar. Hesapları, kayıtları ve paraları karıştırdığın anda ayrı şirketler tek bütün sayılabilir.
Üçüncüsü: proje şirketi dört iş görür — bölme, hak toplama, yatırımcıya net muhatap olma, ve kapanışta temiz hesap.
Dördüncüsü: yapı hikâyeye dokunur. Fon ve teşvik, nerede çekeceğini ve kimi işe alacağını belirleyebilir; bu yüzden yapı senaryo kilitlenmeden önce konuşulur.
Beşincisi: kurallar ülkeden ülkeye tamamen değişir ve kopyalanamaz. Burada öğrendiğin şey cevap değil, hangi soruyu kime soracağın; cevabı hukukçu ve mali müşavir verir.
Açılış sahnesi
İkinci filmin çekimde. Bir kaza oldu, bir tazminat davası açıldı.
Şimdi soru şu: bu dava kime açıldı?
Eğer iki filmi de aynı şirketin altında yapıyorsan, cevap şirkete açıldı. Yani birinci filmin gelirlerine, üçüncü projenin geliştirme parasına, ofisinin kirasına ve gelecek beş yılına.
Bir filmde çıkan sorun, hiç ilgisi olmayan diğer üç projeyi de içine alır.
Ama her filmi kendi şirketinde yapıyorsan, dava o filmin şirketine açılır. Diğerleri ayakta kalır.
Aynı kaza, iki farklı sonuç. Fark yaratıcı bir karar değil; yapısal bir karar.
Şimdi bu dersin çerçevesini kuralım.
Şirket yapısı çoğu kişiye sıkıcı bir muhasebe konusu gibi gelir. Değildir. Şirket yapısı bir yapımcının kurduğu ilk risk duvarıdır ve o duvar filmden önce örülür.
Ve bu dersin sonunda göreceğimiz bir şey daha var: seçtiğin yapı yalnız parayı değil, filmin kendisini de etkiler. Nerede çekeceğini, kimi işe alacağını, bazen hangi dilin konuşulacağını.
Bu yüzden paranın konuşulduğu yere yapıdan giriyoruz. Bundan sonraki her şey — muhasebe, bütçe, sözleşme, sigorta — kurduğun tüzel kişinin üstüne oturuyor.
Bu derste ne olacak
Önce sınırı çizeceğiz, çünkü bu ders bir hukuk ya da vergi danışmanlığı değil. Sonra sınırlı sorumluluğun ne olduğunu ve neden bu işin temeli sayıldığını kuracağız. Ardından proje şirketini konuşacağız; her filmin neden kendi şirketinde durduğunu göreceğiz. Sonra üç yapıyı daha açacağız — ortak girişim, yapım hizmeti ve ortak yapım. Ardından bu dersin asıl tezine geleceğiz: yapı hikâyeye dokunur. Sonra bunları gerçek ortak yapımların künyesinden okuyacağız. Ders bittiğinde bir proje organizasyon şeması çizebiliyor olacaksın.
Sınır şu: şirket türleri, vergi sonuçları ve sorumluluk kuralları ülkeden ülkeye tamamen değişir. Burada öğreneceğin şey kural değil, mantık. Hangi soruyu kime soracağını bilmek; cevabı hukukçu ve mali müşavir verir. Fikri mülkiyet kaynağı dersinde hak için söylediğimizin aynısı burada da geçerli.
Sıfır noktası
Bir gemi düşün.
Gövdesi tek bir boşluk olsaydı, tek bir delik gemiyi batırırdı. Su girdiği anda her yere yayılır ve gemi diye bir şey kalmazdı.
Bu yüzden gemiler bölmelidir.
İçeride su geçirmez duvarlar vardır. Bir bölme delinip su alsa bile, diğer bölmeler kuru kalır ve gemi yüzmeye devam eder. Bir bölme kaybedilir, gemi kaybedilmez.
Yapımcının şirket yapısı tam olarak budur.
Her proje bir bölmedir. Birinde su varsa diğerleri kuru kalsın diye ayrı ayrı kurulur.
Ve dikkat et: bölmeler geminin daha hızlı gitmesini sağlamaz. Hiçbir avantaj vermez. Yalnız bir şey yaparlar — kötü gün geldiğinde her şeyi kaybetmeni engellerler.
Bu yüzden yapı kurmak bir kazanç değil, bir sigorta işidir. Ve sigorta gibi, ihtiyaç duyulmadan önce kurulmuş olmalıdır.
Gemi benzetmesi üç yerde şirkete uymuyor ve farklar bu işin can alıcı kısmı.
Birincisi, ve bu en önemlisi: geminin bölmeleri çeliktendir ve orada durur. Şirket bölmeleri ise ancak sen onlara uyarsan duvar olur.
İki projenin parasını aynı hesapta tutarsan, birinin faturasını diğerinden ödersen, kayıtları karıştırırsan — duvar delinir. Hukukta bunun karşılığı vardır ve sonucu şudur: ayrı görünen şirketler tek bir bütün sayılabilir.
Yani duvarı kâğıt kurmaz; günlük davranış kurar.
İkincisi: geminin bölmeleri bir kez inşa edilir. Yapımcı ise her proje için yeni bir bölme kurar ve her bölmenin kurulma, işletme ve kapatma maliyeti vardır. Muhasebe, beyanname, harç.
Bu yüzden her fikre şirket kurulmaz. Bölme, projenin gerçekten yola çıkacağı belli olduğunda kurulur.
Üçüncüsü: gemide bölmelerin yeri mühendislikle belirlenir ve tartışılmaz. Yapımcılıkta ise bölmenin nereye konacağı bir tercihtir; hangi riskin ayrı tutulacağına sen karar verirsin. Ve bu tercihi yapabilmek için önce hangi risklerin var olduğunu bilmen gerekir.
Mekanizma
Sınırlı sorumluluk
Neden bu kadar temel?
Çünkü film yapmak riskli bir iştir ve riskler kişisel değil ticari olmalıdır.
Bir sette kaza olabilir. Bir hak sahibi dava açabilir. Bir yapım yarıda kalabilir ve alacaklılar kalabilir. Bunların hiçbiri sıra dışı değil; bu işin doğasında var.
Sorumluluk sınırlı değilse bütün bunlar doğrudan yapımcının kendisine gelir. Evine, birikimine, ailesine.
Bu yüzden neredeyse hiçbir yerde ciddi bir yapım şahsi olarak yapılmaz.
Ama şu uyarı önemli ve sık atlanır: sınırlı sorumluluk bir zırh değil. Kişisel garanti verirsen, kasıtlı ya da ağır ihmalle zarar verirsen, ya da az önce söylediğimiz gibi şirketleri iç içe geçirirsen o sınır işlemez.
Proje şirketi
Dört ayrı işi birden görür.
Bölme işlevi. Az önce konuştuğumuz duvar. Bir projenin sorunu diğerine geçmez.
Hak işlevi. Yapımcılık nedir dersinde hak zincirini konuşmuştuk; bütün halkaların kesintisiz birbirine bağlanması gerekiyordu. Proje şirketi o zincirin tek bir yerde toplanmasını sağlar. Senaryo hakkı, oyuncu sözleşmeleri, müzik lisansları; hepsi aynı tüzel kişide durur. Alıcı geldiğinde tek bir şeye bakar.
Yatırımcı işlevi. Bir yatırımcı senin şirketine değil, o filme yatırım yapmak ister. Proje şirketi bunu mümkün kılar; parası başka projelere karışmaz ve payını doğrudan o filmin gelirinden alır.
Kapanış işlevi. Film bittiğinde defter kapanır. Kâr, zarar ve gelir dağıtımı tek bir hesapta net görünür.
Ve bir uyarı: proje şirketi ana şirketin yerini almaz. Yapımcının bir de sürekli şirketi olur; ofis, ekip, birikmiş bilgi ve itibar orada durur. Proje şirketleri gelir geçer, ana şirket kalır.
Diğer yapılar
Üç yapı daha var ve her biri farklı bir soruya cevap veriyor.
Ortak girişim.
Neden ayrı bir yapı gerekir? Çünkü "birlikte yapalım" cümlesi bir hukuki ilişki değildir. Kim ne koyuyor, kim neye karar veriyor, anlaşamazsak ne oluyor — bunlar yazılmazsa ilk zorlukta ortaklık çöker ve proje de onunla birlikte.
Yapım hizmeti. Üç sektörün ekosistemi dersinde tanımlamıştık: işin baştan sona başkasının mülkiyeti için üretilmesi. Burada eklenecek olan yapı tarafı şu — hizmet yapımında haklar sende değildir ve bunu bilerek kabul edersin. Karşılığında ise riski de üstlenmezsin; işi teslim eder, ücretini alırsın.
Bu, özellikle uluslararası yapımların bir ülkede çekildiği durumların temel yapısıdır ve pek çok yapım şirketi için düzenli gelirin kaynağıdır.
Ortak yapım. Yapımcı türleri dersinde ortak yapımcıyı tanımlamış ve bunun bir nezaket değil hukuki yapı olduğunu söylemiştik. Burada bir adım ileri gidelim: ortak yapım aynı zamanda bir milliyet kararıdır.
Ve işte burada dersin asıl tezine geliyoruz.
Yapı hikâyeye dokunur
Şirket yapısını kuru bir idari konu sanmak, bu işin en yaygın yanılgısıdır.
Somut bakalım.
Bir ülkenin fonundan destek alıyorsan, o ülkede belirli bir oranda harcama yapmak zorunda olabilirsin. Bu şu demektir: post-prodüksiyonun bir kısmı orada yapılacak, oradan bir ekip üyesi çalışacak, belki bir mekân oraya taşınacak.
Bir teşvikten yararlanıyorsan, çekimin belirli bir kısmı o bölgede geçmelidir. Senaryodaki "bir sahil kasabası" ifadesi, birden bire belirli bir sahil kasabası hâline gelir.
Ortak yapımda ortak ülkenin katkısı genellikle ayni olur; onların stüdyosu, onların kurgucusu, onların oyuncusu. Kadro ve ekip kararlarının bir kısmı yapı tarafından belirlenmiş olur.
Bunların hiçbiri kötü değildir ve çoğu zaman projeyi mümkün kılan şey tam olarak budur.
Kötü olan şey, bunu geç fark etmektir. Yapıyı kurduktan sonra "ama biz burada çekmek istiyorduk" demek, geri dönüşü olmayan bir konuşmadır.
Kural şu: yapı, senaryo kilitlenmeden önce konuşulur. Çünkü yapı senaryoya dokunur ve dokunduğunda senaryo değil yapı kazanır.
Filmlerden okuma
Aşağıdaki filmlerin çoğunda yapının izi perdede görünür. Hangi ülkeye ait sayıldığına, nerede çekildiğine ve bir sorun çıktığında kimin muhatap olduğuna bak.
Milliyet bir karardır
Yapı nerede çekileceğini belirler
Sorun çıktığında muhatap kim
İki örnek aynı soruyu iki uçtan sorar. Griffith'in yapımında riski taşıyacak ayrı bir tüzel kişi yoktu ve zarar doğrudan kişiye geçti. Gilliam'ın yapımında haklar bir şirketteydi ve felaketten sonra o haklar sigortacıya geçti. Yapıyı kurarken iki soruyu birlikte sor: zarar kime yazılır, haklar kimde kalır?
Usta katmanı
Az önce yapının bir risk duvarı olduğunu söyledim. O duvarı ayakta tutan şey ise kuruluştan sonraki alışkanlıklardır.
Birincisi: duvarı kâğıt değil davranış kurar. Ayrı şirket kurup tek hesap kullanan, faturaları karıştıran ya da kayıtları birlikte tutan bir yapımcının duvarı yoktur. Bu, hukukun her yerde dikkat ettiği bir noktadır ve en çok da iş ters gittiğinde bakılır; iyi günde kimse defterine bakmaz.
İkincisi: yapıyı kurmadan önce çıkışı konuş. Ortak girişimde en zor konuşma "anlaşamazsak ne olur" konuşmasıdır ve tam da bu yüzden en başta yapılır. Herkesin iyimser olduğu gün yazılan çıkış maddesi, kimsenin iyimser olmadığı gün projeyi kurtarır.
Üçüncüsü: yapı bir kez kurulunca değişmesi zordur. Ortaklık payları, hak sahipliği ve milliyet sonradan düzeltilemez; düzeltilse bile herkesin yeniden imza atması gerekir ve o imzaların bir kısmı gelmez. Bu yüzden yapı, en az geri döndürülebilir kararlardan biridir.
Dördüncüsü: her projeye şirket kurma. Kuruluş, işletme ve kapatma masrafları küçük projelerde geliştirmenin tamamından büyük olabilir. Bölme, projenin yola çıkacağı belli olduğunda kurulur; ondan önce ana şirket yeterlidir ve bu bir eksiklik sayılmaz.
Beşincisi: kapatmayı da baştan planla. Kurulan her proje şirketi bir gün kapanmalıdır ve kapanış işlemleri de zaman ve para ister. Yıllarca açık kalan ölü şirketler, yapımcıların en sık yaşadığı sessiz masraf kalemidir.
Altıncısı: hukukçu ve mali müşavir seçimi, bir ekip seçimidir. Yaratıcı paket dersinde paketten söz ederken her ismin bir şey getirdiğini söylemiştik; buraya da uyar. Sektörü bilen bir hukukçu ile bilmeyen bir hukukçu arasındaki fark, aynı sözleşmede aylara mal olur.
Yedincisi: yapıyı finansmandan önce değil, finansmanla birlikte kur. Hangi yapının doğru olduğu paranın nereden geleceğine bağlıdır; para belli olmadan kurulan yapı çoğu zaman yeniden kurulur. Ama para geldiğinde kurulacak yapı hazır bekliyor olmalıdır — bu iki cümle çelişmez, sırayı anlatır.
Sekizincisi: yapıyı kurarken bir sonraki projeyi de düşün. Bugün kurduğun ana şirket, on yıl sonra elindeki tek birikmiş varlık olacak; itibar, ilişkiler ve kütüphane orada durur. Sinema ve hareketli görüntü tarihi dersinde kütüphane değerini konuşmuştuk — bir yapımcının uzun vadeli değeri tek tek filmlerde değil, o filmlerin haklarının toplandığı yerdedir.
Dokuzuncusu: yapı kararlarını yazılı bir şemaya dök ve ekiple paylaş. Kimin hangi tüzel kişiyle sözleşme yaptığını bilmeyen bir ekip, yanlış tarafla konuşur ve yanlış tarafa fatura keser. Basit bir şema, aylarca sürebilecek muhasebe düzeltmesini önler.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışEn yaygın yanlış: şirket yapısı muhasebecinin işidir, benim konum değil.
Yapı bir yapımcının kurduğu ilk risk duvarıdır ve o duvarın nerede olacağına yapımcı karar verir; muhasebeci ve hukukçu onu inşa eder. Kararı devreden yapımcı, bir gün bir davanın hangi kapıyı çaldığını da başkasının kararına bırakmış olur.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: ayrı şirket kurdum, artık korunuyorum.
Sınırlı sorumluluk bir zırh değildir. Kişisel garanti verdiysen, ağır ihmal varsa ya da şirketleri fiilen iç içe çalıştırıyorsan o sınır işlemez. Duvarı kâğıt kurmaz, günlük davranış kurar; iki projenin parasını aynı hesapta tutmak, kurduğun duvarı kendi elinle delmektir.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: ortak yapım sadece para meselesidir.
Ortak yapım aynı zamanda bir milliyet, coğrafya ve ekip kararıdır. Ortağın ülkesinde harcama yükümlülüğü, o ülkeden ekip ve bazen o ülkede çekim demektir. Bunlar kötü değildir; kötü olan geç fark etmektir. Yapı senaryo kilitlenmeden önce konuşulur, çünkü çeliştiklerinde yapı kazanır.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: her fikir için şirket kurmalıyım.
Kuruluş, işletme ve kapatma masrafları küçük bir projede geliştirmenin tamamından büyük olabilir. Bölme, projenin gerçekten yola çıkacağı belli olduğunda kurulur; o güne kadar ana şirket yeterlidir. Ve kurulan her şirketin bir gün kapatılması gerektiği de baştan hesaba katılır — yıllarca açık kalan ölü şirketler sessiz ama sürekli bir masraftır.
Dördü de aynı yerden besleniyor: yapıyı bir formalite sanmak. Değil. Yapı, kötü gün geldiğinde neyi kaybedeceğini belirleyen karardır ve o karar iyi günde verilir.
Bir de sessiz bir beşinci hata var: yapıyı kurup unutmak. Ortaklık payları, imza yetkileri ve sözleşme tarafları zamanla değişir; kâğıtta duran yapı ile fiilen işleyen yapı ayrışır. Yılda bir kez şemayı açıp gerçekle karşılaştırmak, en ucuz bakım işidir.
Uygulama — kendin dene
Birinci adım: en üste ana şirketini yaz. Yoksa "kurulacak" yaz; bu da bir karardır.
İkinci adım: altına proje şirketini koy. Bu kutu filmin kendisidir; haklar, sözleşmeler ve para burada durur.
Üçüncü adım: proje şirketine giren okları çiz. Kim para koyuyor — sen, bir fon, bir yatırımcı, bir ortak yapımcı? Her okun yanına türünü yaz: sermaye, hibe, ön satış, hizmet bedeli.
Dördüncü adım: çıkan okları çiz. Kimlerle sözleşme yapılacak — yazar, yönetmen, oyuncular, ekip, tedarikçiler? Hepsi aynı tüzel kişiyle mi sözleşme yapıyor? Yapmıyorsa neden?
Beşinci adım: bir ortak varsa yapıyı belirt. Ortak yapım mı, ortak girişim mi, hizmet ilişkisi mi? Üçü farklı şeydir ve okları farklı çizilir.
Altıncı adım: milliyet satırını yaz. Bu film hangi ülkenin yapımı sayılacak, ve bunu hangi harcama ve sözleşme dağılımı sağlıyor?
Yedinci adım, ve bu dersin asıl işi: şemaya bakıp şu soruyu cevapla — bu yapı senaryoya nerede dokunuyor? Hangi mekân, hangi ekip üyesi, hangi post aşaması yapı yüzünden belirlenmiş olacak?
Sekizinci adım: bir de soru listesi yaz. Bu şemayı bir hukukçuya ve bir mali müşavire götürsen ne sorardın? En az beş soru; bir sonraki dersin de hazırlığı olacak.
Kilit özet
Birincisi: şirket yapısı bir formalite değil, yapımcının ördüğü ilk risk duvarıdır. Bir projenin sorunu diğerlerine geçmesin diye kurulur ve iyi günde örülür.
İkincisi: duvarı kâğıt değil davranış kurar. Hesapları, kayıtları ve paraları karıştırdığın anda ayrı şirketler tek bütün sayılabilir.
Üçüncüsü: proje şirketi dört iş görür — bölme, hak toplama, yatırımcıya net muhatap olma, ve kapanışta temiz hesap.
Dördüncüsü: yapı hikâyeye dokunur. Fon ve teşvik, nerede çekeceğini ve kimi işe alacağını belirleyebilir; bu yüzden yapı senaryo kilitlenmeden önce konuşulur.
Beşincisi: kurallar ülkeden ülkeye tamamen değişir ve kopyalanamaz. Burada öğrendiğin şey cevap değil, hangi soruyu kime soracağın; cevabı hukukçu ve mali müşavir verir.
Sonraki derse köprü
Yapı kuruldu. Artık bir tüzel kişi var ve o kişi para alıp harcayacak.
Peki o para nasıl kaydedilecek?
Bir sonraki derste yapım muhasebesine geçiyoruz ve orada şunu göreceğiz: bir filmin defteri sıradan bir işletme defteri gibi tutulmaz, çünkü okuyanlar da sıradan okuyucular değildir.
Soru şu olacak: bir filmin harcamaları neden başka türlü kaydedilir, bir maliyet kodu aslında neyin kaydıdır, ve bu defteri kim okuyacak?