Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: yapımcı problemi tarif eder, çözümü yazar bulur. Senin bir çözümün var, onun beş çözümü olacak; ve dayatılan sayfa sahiplenilmediği için bir sonraki taslakta sessizce ölür.
İkincisi: belirtinin yeri ile sebebin yeri farklıdır. Sıkıldığın sayfayı işaretle, sebebin orada olduğunu varsayma.
Üçüncüsü: bir turda bir büyük not. Yirmi notun faydası yirmi kat değil, sıfırdır; hazırlanmak not eklemek değil not elemektir.
Dördüncüsü: yapı oturmadan sahneye, sahne oturmadan satıra inilmez. Silinecek sayfalarda satır notu vermek, yazarın ayını yakar.
Beşincisi: notun bir maliyeti vardır ve onu yazar öder. Sözleşmedeki tur sayısı bir formalite değil bir sınırdır; aşıldığında ilişki sessizce bozulur ve kimse sebebini söylemez.
Açılış sahnesi
Masada iki kişi var. Sen ve yazar.
Senaryoyu okudun. İkinci perde çalışmıyor.
Ve şu cümleyi kurmak üzeresin: "Bence şurada kardeşi gelsin, bir tartışma çıksın, sonra kadın gitsin."
Dur.
Bu cümleyi kurarsan üç şey olur.
Birincisi: yazar kardeşi getirir. Çünkü sen yapımcısın ve senin dediğin olur.
İkincisi: sahne çalışmaz. Çünkü senin çözümün, senin metni bir kez okumandan çıktı; yazar o dünyayı aylardır düşünüyor.
Üçüncüsü, ve en pahalısı: yazar artık kendi metnine değil, senin isteklerine bakarak yazmaya başlar. O andan sonra gelen her taslak biraz daha ölü olur ve kimse sebebini anlamaz.
Şimdi aynı toplantı, tek cümle farkla.
"İkinci perdede kadının bir kararı yok gibi hissettim. Elli beşinci sayfadan seksene kadar hep başkaları hareket ediyor."
Aynı sorun. Ama bu cümle bir çözüm dayatmıyor; bir problem tarif ediyor.
Ve yazar o gece eve gidip beş ayrı çözüm düşünecek. Senin aklına gelmeyecek beş çözüm. Belki kardeşi hiç getirmeyecek; belki kadını çok daha önce hareket ettirecek.
Sen bir kapı gösterdin, o beş kapı buldu.
Bu dersin tamamı bu iki cümle arasındaki farkta.
Bu derste ne olacak
Önce bu işin neden bir yapımcı işi olduğunu kuracağız; dramaturji sanılanın aksine yalnız senaristin alanı değil. Sonra dersin merkezine geleceğiz: problemi tarif etmek, çözümü söylemekten hem zordur hem de tek doğru olanıdır. Ardından not vermenin sırasını konuşacağız ve bir turda kaç not verilebileceğine bakacağız. Sonra not düzeylerini ayıracağız — yapı, sahne, satır — ve neden aşağıdan başlanmadığını göreceğiz. Ardından bu dersin çıktısına geleceğiz: iki turlu not. Sonra sözleşme tarafına, yani revizyon yönetimine bakacağız. Ardından bunları gerçek yapımların geliştirme hikâyelerinden okuyacağız. Ders bittiğinde iki turlu bir senaryo notu yazabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Terziye gittin. Ceket olmuş ama bir yeri rahatsız ediyor.
İki türlü konuşabilirsin.
Birincisi: "Omzu biraz alın." Terzi alır. Ceket bu kez başka yerinden bozulur, çünkü asıl sorun omuzda değildi.
İkincisi: "Kolumu kaldırdığımda burası çekiyor."
Terzi ceketi eline alır, bakar, sırt genişliğine dokunur ve sorunu çözer. Senin hiç aklına gelmeyecek bir yerden.
Fark şurada. Birinci cümlede sen teşhis koydun ve reçete yazdın. İkincisinde belirtiyi bildirdin ve teşhisi bilene bıraktın.
Belirtiyi en iyi sen bilirsin, çünkü ceketi giyen sensin. Sebebi en iyi terzi bilir, çünkü dikişi o biliyor.
Senaryo notunda da böyle. Metnin okurda ne yaptığını en iyi sen bilirsin — çünkü onu ilk kez okuyan sensin ve o duygu bir daha geri gelmez. Sebebi ise yazar bulur, çünkü o dünyanın nasıl kurulduğunu yalnız o biliyor.
Senaristler buna belirti ile sebep ayrımı der ve onu yazarın açısından kullanır. Biz aynı ayrımı masanın diğer tarafından kullanıyoruz.
Benzetme üç yerde tutmuyor ve bu üç yer işi zorlaştırıyor.
Birincisi: terzi ceketi eline alır ve on dakikada dener. Senaryoda böyle bir şey yok. Bir notun işe yarayıp yaramadığını görmek için yazarın bir ay çalışması gerekir. Yanlış not, bir ay yakar.
İkincisi, ve daha önemlisi: ceket senindir. Terzi onu senin bedenine uydurur ve tartışılacak bir şey yoktur.
Senaryo ise ikinizin arasındadır. Sen parasını veriyorsun, yazar yazıyor. Onun da bir iddiası var ve o iddia bazen haklıdır.
Üçüncüsü: terziye gitmeyi sen seçtin ve rahatsızlığı sen yaşıyorsun. Senaryoda ise rahatsızlığı okuyan yaşar, düzeltmeyi yazan yapar. Duyan ile çeken ayrı kişiler.
Bu yüzden yapımcı dramaturjisi bir teknik değil, bir ilişki yönetimidir. Ve iyi yönetilen bir ilişki tek bir metinden uzun yaşar; kötü yönetilen bir ilişki, o metni de yanında götürür.
Mekanizma
Neden bu bir yapımcı işi
Yaygın bir kanı var: dramaturji senaristin işidir, yapımcı bütçeye baksın.
Bu kanı iki yerde yanlış.
Birincisi: yapımcı metni ilk okuyan taze gözdür ve bu bir avantajdır. Yazar metni yüz kere okumuştur; artık orada olmayan şeyleri de okuyor. Yapımcı ise izleyicinin göreceğine en yakın olan kişidir.
İkincisi: senaryonun sorunlarının bir kısmı yaratıcı değil, yapısaldır. Sonu olmayan bir hikâye, ikinci perdesi boş bir yapı, konuşulmayan bir vaat — bunlar geliştirmenin sorunlarıdır ve geliştirmeyi yöneten kişi yapımcıdır.
Ama bir sınır var ve bu sınır ihlal edildiğinde her şey bozulur.
Yapımcı problemi tarif eder, çözümü yazar bulur.
Bunun sebebi nezaket değil, verimlilik. Sen bir çözüm bilirsin; yazar beş çözüm bulur. Beş çözümün en iyisi, senin tek çözümünden neredeyse her zaman daha iyidir.
Ve ikinci sebep daha derin: yazarın sahiplenmediği sayfa yaşamaz. Dayatılan bir çözüm, yazıldığı taslakta durur ve bir sonrakinde sessizce kaybolur. Kimse itiraz etmez, sayfa kendiliğinden ölür.
Bir turda kaç not
Şimdi en somut ve en çok ihlal edilen kural.
Bir turda bir tane büyük not verilir.
Yirmi notun yirmi kat faydası yoktur; sıfır faydası vardır. Yazar yirmi notu aynı anda tutamaz ve tutamadığında ne yapar? Kolay olanları çözer.
Yani sen yapıyı işaret ettin, o diyalogları düzeltti. Suç onun değil; yirmi maddelik bir listede en kolay maddeler kendiliğinden öne çıkar.
Bu yüzden not toplantısı hazırlanır. Not listesi çıkarılır, sonra elenir. Elenen notlar çöpe gitmez, sıraya girer; bir sonraki turun malzemesidir.
Ve sıra bellidir.
Önce ne işlediği söylenir. Bu bir yumuşatma tekniği değil; yazarın neyi koruyacağını bilmesi gerekir. Bir sonraki taslakta iyi olan yeri de silen yazarların çoğu, onun iyi olduğunu hiç duymamıştır.
Sonra tek büyük not gelir. Yavaş, tek başına, ve tekrar edilerek.
Sonra küçük notlar. Ve burada bir uyarı: küçük notların çoğu söylenmemelidir. Büyük not çözüldüğünde onların yarısı zaten kaybolur.
Not düzeyleri
Bunun sebebi yaratıcı değil, ekonomik.
Yapı değişecekse sahnelerin yarısı zaten silinecek. O sahnelerin diyalogları hakkında not vermek, silinecek sayfalarda yazarın zamanını harcamaktır.
Yeni yapımcıların en sık hatası bu. Satır notu vermek kolaydır, somut hissettirir ve toplantıda insanı çalışkan gösterir. Ama yapısı oturmamış bir metinde satır notu vermek, temeli bitmemiş binaya boya seçmektir.
Kural şu: yapı notu ile satır notu aynı toplantıda verilmez.
İki tur
Bu dersin çıktısı iki turlu not ve mantığı doğrudan yukarıdan çıkıyor.
Birinci tur yapıya bakar. Hikâye işliyor mu, ana karakterin bir yolculuğu var mı, ikinci perde ne yapıyor, son kazanılmış mı? Bu turda diyaloglardan hiç söz edilmez. Metnin yarısı değişecekse bu turda değişir.
İkinci tur sahne ve satıra iner. Yapı oturduktan sonra sahnelerin girişleri, çıkışları, tekrar eden bilgiler, uzun replikler. Artık üzerinde çalışılan sayfalar filme girecek sayfalardır.
Aradaki mesafe önemlidir. İki tur arasında yazarın çalışması, düşünmesi ve bazen tıkanması gerekir. Peş peşe verilen iki tur, tek tur sayılır.
Revizyon yönetimi
Şimdi sözleşme tarafı ve burası hiç romantik değil.
Yeni yapımcıların farkında olmadan yaptığı en yaygın haksızlık budur. İki taslak için anlaşılır, sonra beş tur not verilir. Aradaki üç tur kimsenin bütçesinde yoktur ve yazar bunu genellikle söylemez; söyleyemez, çünkü projeyi kaybetmekten korkar.
Sonuç ilişkinin bozulmasıdır ve bozulma sessiz olur. Yazar yavaşlar, telefonları geç döner, bir sonraki projede müsait değildir.
Senaryo dili dersinde taslak turunu ve sözleşmelerin tur sayısı üzerinden kurulduğunu konuşmuştuk. Burada onun etik ve pratik karşılığını görüyoruz: notun bir maliyeti vardır ve o maliyeti yazar öder.
Bir de tersi var. Sözleşmedeki turlar bittiğinde ve metin hâlâ olmadığında karar verilir: ya yeni bir anlaşma yapılır, ya başka bir yazarla devam edilir, ya proje bekletilir. Belirsizce devam etmek üçünden de kötüdür.
Filmlerden okuma
Notun kendisi yapıyı değiştirdiğinde
Notun reddedildiği yer
Muhatap değiştiğinde
Usta katmanı
Problemi tarif etmek bir ilkedir. Onu toplantı masasında işler hâle getiren birkaç alışkanlık var.
Birincisi: notlarını yazılı ver ve sonra konuş. Yalnız sözlü verilen not yanlış hatırlanır ve iki taraf iki farklı toplantıdan çıkar. Yalnız yazılı verilen not ise sert okunur, çünkü yazıda ton yoktur. Doğrusu ikisi birden — önce yazılı gönder, sonra konuş, sonra kısa bir özet gönder.
İkincisi: notu verirken "ben" dilini kullan. "Bu sahne işlemiyor" bir hükümdür ve tartışma başlatır. "Bu sahnede kadının niye kaldığını anlamadım" bir gözlemdir ve merak başlatır. İkisi arasındaki fark küçük görünür; masadaki etkisi büyüktür.
Üçüncüsü: yazarın itirazını ciddiye al ve hemen cevap verme. Bir yazar bir notuna itiraz ediyorsa iki ihtimal vardır — ya notun yanlıştır, ya da o yeri savunmak zorunda hissediyordur. İkisi de bilgidir. Deneyimli yapımcılar itiraz gelen notu bir tur bekletir; bekleyince çoğu itiraz kendiliğinden çözülür.
Dördüncüsü: birden fazla kişiden not geliyorsa mutlaka süz. Yapımcı, yönetmen, kanal ve fon aynı metne ayrı ayrı not verirse yazar çelişkili taleplerin altında kalır. Notları tek elden toplamak ve çelişenleri ayıklamak yapımcının işidir. Süzülmemiş not, notların en zararlısıdır.
Beşincisi: bazı notlar bir defa daha söylenmeli, bazıları hiç söylenmemeli. Yazar bir turda bir büyük şeyi çözebilir. İkinci büyük şeyi bir sonraki tura sakla ve o ana kadar unutma; not defterin senin hafızandır. Aynı notu üçüncü kez söylüyorsan, ya not anlaşılmıyor ya da yazar katılmıyor. İkisinde de tekrar etmek çözmez, konuşmak çözer.
Altıncısı: kendi notlarını bir süre sonra tekrar oku. Verdiğin bir notun altı ay sonra ne kadar isabetli olduğunu görmek, bu kası geliştiren tek yöntemdir. Notlarının çoğu haklı çıkıyorsa iyi; hiçbiri çıkmıyorsa okuma biçimini gözden geçirmen gerekir.
Yedincisi: yazarı savunmak da yapımcının işidir. Kanal ya da fon tarafından gelen ve metni bozacak bir talep varsa, onu olduğu gibi iletmek kolaycılıktır. Yapımcı arada durur; hangi talebin gerçekten gerekli olduğuna karar verir ve gerisi için karşı tarafla konuşur. Postacılık yapan yapımcı, iki tarafa da faydasızdır.
Sekizincisi: bir metnin ne zaman kurtarılamayacağını bilmek de dramaturjinin parçasıdır. Bazı projelerde sorun uygulama değil, temeldir; o zaman kaç tur not verilirse verilsin sonuç değişmez. Bunu erken görmek acımasızlık değil, hem yazarın hem şirketin zamanını korumaktır.
Dokuzuncusu: not verirken kendi ruh hâlini hesaba kat. Yorgunken, projeyle ilgili başka bir yerde sıkışmışken ya da bir toplantıdan kötü çıkmışken okunan metin daha sert değerlendirilir. Bu bir karakter zayıflığı değil, ölçülebilir bir eğilim. Deneyimli yapımcılar bu yüzden notlarını yazdıkları gün göndermez; bir gece bekletir ve sabah bir kez daha okur.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışEn yaygın yanlış: çözümü söylemek yardımcı olmaktır.
Değildir ve iki ayrı zarar verir. Birincisi, senin tek çözümün yazarın bulacağı beş çözümden büyük ihtimalle kötüdür. İkincisi ve daha kalıcısı, dayatılan çözüm sahiplenilmez; yazıldığı taslakta durur ve bir sonrakinde sessizce kaybolur. Yapımcı problemi tarif eder, çözümü yazar bulur — bu bir nezaket kuralı değil, verimlilik kuralıdır.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: ne kadar çok not verirsem o kadar çok iş yapmış olurum.
Yirmi notun yirmi kat faydası yoktur, faydası sıfırdır. Yazar hepsini aynı anda tutamaz ve tutamayınca en kolay olanları çözer; sen yapıyı işaret edersin, o diyalogları düzeltir. Bir turda bir büyük not verilir, gerisi sıraya girer. Not toplantısına hazırlanmak, not eklemek değil not elemektir.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: iyi giden yerleri söylemek gereksiz övgüdür.
Tam tersine, teknik bir zorunluluktur. Yazar bir sonraki taslakta neyi koruyacağını bilmek zorundadır; söylenmeyen iyi yerlerin silinmesi çok sık görülür. Ayrıca kötü bulduğun bir metinde bile neyin işlediğini bulmak zorunda kalmak, senin okumanı da ciddileştirir.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: sözleşmede iki tur yazsa da gerekirse beş tur not veririm.
Bu, farkında olmadan ücretsiz iş talep etmektir ve yazar bunu genellikle söyleyemez; projeyi kaybetmekten korkar. Sonuç ilişkinin sessizce bozulmasıdır. Turlar bittiğinde karar verilir — yeni anlaşma, başka yazar, ya da bekleme. Belirsizce devam etmek üçünden de kötüdür.
Dördünün arkasında aynı yanılgı var: notu bir metin işi sanmak. Değil. Not bir insan işidir; karşındaki kişi kırk sahne daha yazacak ve onu yazacak durumda kalması, tek bir sahnenin düzelmesinden kıymetlidir.
Bir de sessiz bir beşinci hata var: notu geciktirmek. Metni iki ayda okuyup sonra not veren yapımcı, o iki ayda yazarı boşta bırakmıştır. Geç gelen doğru not, zamanında gelen ortalama nottan daha az işe yarar; çünkü yazar o arada soğumuş, başka bir işe başlamış ve metinden uzaklaşmıştır.
Uygulama — kendin dene
Birinci adım: iki belgeyi ayır. Karar vericiye yazdığın rapor ile yazara yazacağın not aynı belge değildir ve aynı dille yazılmaz. Raporu kapat.
İkinci adım: birinci turu hazırla. Yalnız yapı. Üç bölüm olsun — ne işliyor, tek büyük problem, ve ona bağlı en fazla üç küçük gözlem. Diyaloglardan hiç söz etme.
Üçüncü adım: büyük notunu tek cümleye indir. İndiremiyorsan henüz problemi bulmamışsın demektir; bulanık bir not, bulanık bir taslak üretir.
Dördüncü adım: her notunu iki kez oku ve içinde çözüm var mı diye bak. "Şu olsun" diyen her cümleyi "şunu anlamadım" ya da "şurada şunu hissetmedim" hâline çevir.
Beşinci adım: ikinci turu hazırla. Bu turda yapı oturmuş varsay ve sahne ile satıra in. Sahne girişleri, tekrar eden bilgiler, gereksiz replikler.
Altıncı adım: iki turu yan yana koy ve kontrol et — birinci turda satır notu, ikinci turda yapı notu kalmış mı? Kaldıysa çıkar.
Yedinci adım: notlarını yüksek sesle oku. Kendi kulağına sert geliyorsa, karşı tarafa iki kat sert gelecektir.
Sekizinci adım: en alta bir satır yaz — bu iki tur sözleşmedeki hangi taslaklara denk geliyor? Cevabı bilmiyorsan öğren.
Kilit özet
Birincisi: yapımcı problemi tarif eder, çözümü yazar bulur. Senin bir çözümün var, onun beş çözümü olacak; ve dayatılan sayfa sahiplenilmediği için bir sonraki taslakta sessizce ölür.
İkincisi: belirtinin yeri ile sebebin yeri farklıdır. Sıkıldığın sayfayı işaretle, sebebin orada olduğunu varsayma.
Üçüncüsü: bir turda bir büyük not. Yirmi notun faydası yirmi kat değil, sıfırdır; hazırlanmak not eklemek değil not elemektir.
Dördüncüsü: yapı oturmadan sahneye, sahne oturmadan satıra inilmez. Silinecek sayfalarda satır notu vermek, yazarın ayını yakar.
Beşincisi: notun bir maliyeti vardır ve onu yazar öder. Sözleşmedeki tur sayısı bir formalite değil bir sınırdır; aşıldığında ilişki sessizce bozulur ve kimse sebebini söylemez.
Sonraki derse köprü
Buraya kadar hep tek bir filmden konuştuk. Bir hikâye, bir yapı, bir son.
Şimdi kural değişiyor.
Bir sonraki derste dizi projesi geliştirmeye geçiyoruz ve orada bitmek bir erdem değil, bir kusur. Şimdiye kadar öğrendiğimiz her şey kapanmaya çalışıyordu; orada anlatının açık kalması isteniyor ve bu, dosyanın da şeklini değiştiriyor.
Soru şu olacak: kapanmayacak bir hikâye nasıl tasarlanır, ve bir dizi dosyası bir film dosyasından neyi fazladan taşımak zorundadır?