İçeriğe geç

GEL-06

Sinopsis ve treatment

2 — Proje geliştirme ve paketleme

Taslak dersİçerik var; kaynak ve uzman kontrolü tamamlanmamış

2.639 kelime11 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 18 dk seslendirmesıfırdan ileri

Müfredattaki kapsamı

Ayrıntılı içerik
Bir sayfalık sinopsis, uzun sinopsis, treatment, görsel yaklaşım ve proje niyeti

Zorunlu çıktı

Bir treatment dosyası

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: senaryoyu yalnızca bir avuç insan okur, treatment'ı karar verecek onlarca kişi okur. Geliştirme boyunca projeyi taşıyan belge treatment'tır.

İkincisi: treatment filmin küçültülmüş hâli değil, neyin görüneceğine dair bir seçimdir. Her sahneyi anlatan belge, hiçbir sahnesi akılda kalmayan belgedir.

Üçüncüsü: gerçek sınav okunduğu an değil, ikinci ağızdan aktarıldığı andır. Okuyan kişi belgeni birine anlatacak; anlatabileceği kadarını yaz.

Dördüncüsü: ton yazıya girmezse okuyucu kendi tonunu kurar. Maketin malzemesi görünür, treatment'ın malzemesi yalnız cümlelerdir.

Beşincisi: niyet metninde hikâye bir kez daha anlatılmaz. Üç soruya cevap verilir — neden bu hikâye, neden şimdi, neden sen? Üçüncüsü kişisel olmak zorunda değil ama gerçek olmak zorunda.

Açılış sahnesi

Senaryonu kaç kişi okuyacak?

Gerçekten düşün. Yönetmen okur, birkaç oyuncu okur, belki bir iki danışman. Bir avuç insan.

Peki bu proje hayata gelene kadar kaç kişi hakkında karar verecek?

Onlarca. Fon kurulundaki her üye. Kanalın içindeki üç ayrı departman. Ortak yapımcının ülkesindeki komisyon. Bir festival laboratuvarının seçici kurulu. Bir satış temsilcisinin ekibi.

Bu insanların neredeyse hiçbiri senaryonu okumayacak.

Karar verirken ellerinde olan şey senin treatment'ın olacak.

Şimdi bunu bir kez daha oku, çünkü çoğu yeni yapımcı bu cümleyi geç öğrenir. Senaryo filmin belgesidir; treatment ise projenin belgesidir. Ve geliştirme boyunca projeyi taşıyan, senaryo değil o dosyadır.

Aradaki farkı şöyle de görebilirsin. Senaryo değişir, defalarca yeniden yazılır ve sonunda çekilen şey ilk hâline benzemez. Treatment ise projenin kimliğidir; çok değişirse ortada başka bir proje var demektir.

Bir yerde şöyle bir cümle duyarsın: "treatment sadece bir ara adım, asıl iş senaryoda." Bu cümleyi kuran kişi, projesi hakkında kararı kimin verdiğini hiç merak etmemiştir.

Bu derste ne olacak

Önce bir sınır çizeceğiz: sinopsis ve treatment'ın nasıl yazıldığı senaristin zanaatıdır, onu burada yeniden tanımlamayacağız. Yapımcının işi başka yerde. Sonra belgelerin neden farklı uzunluklarda olduğunu ve her uzunluğun hangi soruyu cevapladığını kuracağız. Ardından bu dersin merkezine geleceğiz — bir treatment'ın işi hikâyeyi anlatmak değil, filmi görünür kılmaktır. Sonra iki yapımcı belgesine bakacağız: görsel yaklaşım ve proje niyeti. Bunlar senaryo belgesi değildir ve fon dosyalarının çoğunda senaryodan önce okunur. Ardından bunları gerçek yapım dosyalarının hikâyelerinden okuyacağız. Ders bittiğinde bir treatment dosyası kurabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir mimar düşün. Bina henüz yok, arsa boş.

Ne yapıyor? Maket yapıyor.

Maket binanın kendisi değil. Çok daha küçük, başka malzemeden, ve bir sürü şey eksik. Tesisat yok, kapı kolları yok, duvarın içindeki hiçbir şey yok.

Ama müşteri o maketin etrafında dolaşıyor. Bakıyor, dokunuyor, "buradan sabah güneş girer mi" diye soruyor.

Ve kararı makete veriyor. Binaya değil, çünkü bina yok.

Şimdi işin can alıcı yerine gel: maket neden binanın küçültülmüş kopyası değil?

Çünkü olamaz. Her şeyi küçültseydin hiçbir şey görünmezdi. İyi maket seçer. Neyin görüneceğine, neyin bırakılacağına karar verir; kütleyi gösterir, prizleri göstermez.

Treatment de böyle. Filmin küçültülmüş hâli değildir. Neyin görüneceğine karar veren bir seçimdir.

Sahne sahne her şeyi anlatan bir treatment, prizleri de gösteren bir maket gibidir. Teknik olarak eksiksiz, ama kimse ondan bir bina göremez.

Bir şey daha: maketin bir de eksiltme cesareti vardır. Mimar bazı duvarları hiç koymaz, çünkü onların bakışı kapatacağını bilir. Bilerek boş bırakılan yer, doldurulmuş yerden çok şey anlatır.

Benzetme bir noktada tutmaz ve tutmadığı yer yapımcının asıl işidir.

Maket fizikseldir. Ölçeği bellidir, herkes aynı şeyi görür. İki müşteri aynı maketin etrafında dolaşır ve aynı binayı hayal eder.

Treatment kelimelerden yapılır. Ve kelimeler herkesin kafasında farklı bir film kurar.

İki kişi aynı treatment'ı okur; biri sıcak bir aile filmi görür, diğeri soğuk bir dram. İkisi de yanlış okumuyor. Metin ikisine de izin vermiş.

İşte bu yüzden bir treatment'ta tonu dilin kendisi taşımak zorundadır. Maket bunu yapmak zorunda değildi; malzemesi zaten görünüyordu. Yazıda malzeme yok, yalnız cümleler var. Cümlenin ritmi, seçilen ayrıntı ve hangi anda durulduğu; tonu taşıyan şey bunlar.

Mekanizma

Sınır ve ayrım

Sinopsis nedir, treatment nasıl yazılır, beat sheet neye benzer — bunlar senaristin zanaatına ait. Senaryo dili dersinde de yapımcı açısından bir kez geçmiştik.

Burada tekrar tanımlamıyoruz. Bu dersin sorusu başka: bu belgeler kimin elinde ne işe yarıyor?

Ve bir ayrım yapalım, çünkü sık karıştırılır. Senaryo bir üretim belgesidir; çekilecek şeyi tarif eder ve onu okuyanlar filmi yapacak kişilerdir. Treatment bir karar belgesidir; okuyanlar filmi yapmayacak, filmin yapılıp yapılmayacağına karar verecek kişilerdir.

İki belge farklı okuyucuya yazılır. Bu yüzden aynı elden çıksalar bile aynı dille yazılmazlar.

Uzunluk bir tercih değil, bir cevaptır

Belgeler farklı uzunluklarda gelir ve her uzunluk farklı bir soruyu cevaplar.

Bir paragraf. Soru: bu ne? Cevap bir önceki dersin konusuydu.

Bir sayfa. Soru: bu hikâye tutuyor mu? Bir sayfalık sinopsis, hikâyenin baştan sona işleyip işlemediğini gösterir. Sonu da yazılır — bu bir tanıtım metni değil, bir kontrol belgesidir.

Beş ila on sayfa. Soru: bu film neye benziyor? Treatment burada başlar. Artık olay listesi yetmez; ton, ritim, dünya ve bakış açısı görünmelidir.

Yirmi sayfa ve üstü. Soru: bu film nasıl kurulacak? Uzun treatment genellikle senaristle yapımcının ortak çalışma belgesidir ve dışarıya nadiren gider.

Yeni yapımcıların en sık hatası, her masaya aynı uzunluktaki belgeyi göndermek. Oysa uzunluk bir üslup tercihi değil; karşı tarafın hangi soruyu sorduğuna verilen cevaptır.

Ve şunu unutma: kimse istemediği bir belgeyi okumaz. Bir sayfa isteyene on sayfa gönderirsen, on sayfanın tamamı okunmaz — ilk sayfası okunur ve gerisi hakkında bir izlenim oluşur.

Treatment'ın işi hikâye anlatmak değildir

Bu dersin tezi bu.

Bir treatment'ın işi olayları sıralamak değil, okuyanın kafasında filmi görünür kılmaktır.

Aradaki farkı bir testle anlarsın. Treatment'ı birine okut, sonra kapat ve şunu sor: bunu bir başkasına anlat.

Anlatabiliyorsa belge işini yapmış. Anlatamıyorsa, olayları hatırlasa bile, belge başarısız.

Çünkü karar verecek kişiler senin belgeni okuduktan sonra başka birine anlatacaklar. Fon kurulundaki üye toplantıda savunacak. Kanaldaki kişi amirine iletecek. Belgenin gerçek sınavı okunduğu an değil, ikinci ağızdan aktarıldığı andır.

Bunun üç somut sonucu var.

Birincisi: her sahneyi anlatma. Filmi görünür kılan üç ya da dört an vardır; onları göster, gerisini özetle. Eşit ağırlıkla anlatılan otuz olay, hiçbiri akılda kalmayan otuz olaydır.

İkincisi: şimdiki zamanda ve görünen şeyleri yaz. Karakterin ne düşündüğünü değil, ne yaptığını. Kamera ne görecekse o yazılır; çünkü izleyici de sadece onu görecek.

Üçüncüsü: sonu yaz. Yapımcı adayları sonu saklamayı bir merak tekniği sanır. Değildir; karar verecek kişi için sonu bilinmeyen bir proje, riski ölçülemeyen bir projedir. Sonu saklamak merak değil, güvensizlik üretir.

İki yapımcı belgesi

Şimdi senaryo dünyasına ait olmayan iki belgeye geliyoruz. Bunlar fon başvurularının, ortak yapım dosyalarının ve laboratuvar seçimlerinin merkezinde durur.

Sanat ve kültür okuryazarlığı dersinde referans panosunu konuşmuştuk. Görsel yaklaşım onun gerekçelendirilmiş ve bir okuyucuya hitap eden hâlidir.

Yapımcı için değeri şurada: görsel yaklaşım, bir projenin ölçeğini ve tonunu kelimelerden daha hızlı anlatır. Bir sayfa görsel, üç sayfa açıklamadan çabuk iş görür — ve yanlış evetlerin çoğunu baştan keser.

Niyet metni çoğu fon başvurusunda zorunludur ve çoğu başvuruyu da orada kaybeder. Sebebi şu: insanlar niyet metnini ikinci bir sinopsis sanır ve hikâyeyi tekrar anlatır. Oysa okuyan kişi hikâyeyi zaten okudu; şimdi senin neden orada olduğunu merak ediyor.

İyi niyet metni üç şeye cevap verir. Neden bu hikâye? Neden şimdi? Neden sen?

Üçüncüsü en zorudur ve en çok atlanan. Kişisel olması gerekmez ama gerçek olması gerekir.

Filmlerden okuma

Görsel yaklaşım projenin kendisi olduğunda

Niyet metni projeyi taşıdığında

Usta katmanı

Belgenin karar verenler için yazıldığını söyledik. Bunu masada uygulamak, birkaç alışkanlık ister.

Birincisi: bir treatment'ı yapımcı mı yazar, senarist mi? Cevap değişir ama sorumluluk değişmez. Metni senarist yazsa bile, dışarıya giden belgeden yapımcı sorumludur. Çünkü o belge hikâyeyi değil, projeyi temsil eder ve projenin sahibi yapımcıdır. Okumadan gönderilen bir belge, imzalanmadan gönderilmiş bir teklif gibidir.

İkincisi: aynı projenin birden fazla treatment sürümü olur ve bu normaldir. Bir fona giden dosya ile bir platforma giden dosya aynı olmak zorunda değil. Ama hikâye aynı kalmalıdır; değişen şey vurgu ve uzunluk olmalı. Bir önceki derste cümle için söylediğimiz sınır burada da geçerli — vurgu değişir, proje değişmez.

Üçüncüsü: belgenin biçimi de bir mesaj taşır. Düzensiz, yazım hatalı, sayfa numarası olmayan bir dosya okunmadan bir izlenim üretir. Bu haksız görünebilir ama mantığı vardır: dosyasını toparlayamayan kişinin bir çekim planını toparlayacağına dair bir işaret yoktur. Biçim, güvenilirliğin en ucuz kanıtıdır.

Dördüncüsü: treatment'ı yazmak projeyi de değiştirir ve bu bir yan etki değil, ana faydalardan biridir. Bir hikâyeyi baştan sona yazılı anlatmaya çalışırken boşluklar görünür hâle gelir. Çoğu proje ilk treatment denemesinde ikinci perdesinin olmadığını fark eder. Bu keşif, senaryo aşamasında yapılsaydı çok daha pahalı olurdu.

Beşincisi: görsel yaklaşımda telif sorunu vardır ve çoğu kişi atlar. Referans olarak kullanılan görseller başkasının eseridir; iç kullanımda ve başvuru dosyasında genellikle sorun çıkmaz, ama tanıtımda ve yayımlanan malzemede çıkar. Sanat ve kültür okuryazarlığı dersinde konuştuğumuz hak temizliği burada da geçerli. Dosyanın içinde kalan referans ile dışarıya çıkan referans aynı şey değildir.

Altıncısı: niyet metni yönetmenin mi yapımcının mı? Çoğu fon yönetmenden ister ve doğrusu da budur. Ama yapımcı da kendi niyetini yazabilmelidir, çünkü bir noktada kendisine sorulur: bu projeyi neden sen yapıyorsun? Cevabı "iyi bir proje" olan yapımcı, aslında cevabı olmayan yapımcıdır.

Yedincisi: bir belgeyi gönderdikten sonra artık savunamazsın. Toplantıda yanlış anlaşılan bir cümleyi düzeltebilirsin; dosyada yanlış anlaşılan bir sayfa, sen orada olmadan okunur ve karar sen yokken verilir. Bu yüzden gönderilen her dosya, en kötü niyetli okuyucu değil ama en aceleci okuyucu düşünülerek yazılır.

Sekizincisi: belgeler eskir. İki yıl önce yazılmış bir treatment, projenin bugünkü hâlini anlatmıyor olabilir ve kimse bunu fark etmez. Yeni bir masaya gitmeden önce dosyayı baştan okumak basit ve sık atlanan bir alışkanlıktır. Kendi projesini eski belgesiyle anlatan yapımcı, kendi kendisiyle çelişir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışEn yaygın yanlış: treatment senaryoya giden bir ara adımdır, asıl iş senaryodur.
Doğrusu

Bu cümle projeyi kimin okuduğunu hiç düşünmemiş birinin cümlesi. Senaryoyu bir avuç insan okur; treatment'ı proje hakkında karar verecek onlarca kişi okur. Geliştirme boyunca projeyi taşıyan belge senaryo değil, treatment'tır ve ona ayrılan zaman kaybedilmiş zaman değildir.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: sonu yazmam, merak kalsın.
Doğrusu

Merak izleyici için geçerli bir tekniktir, karar veren için değildir. Sonu bilinmeyen proje, riski ölçülemeyen projedir ve karşındaki bunu belirsizlik olarak okur. Ayrıca çoğu zaman doğru okur — sonu yazmayan projelerin önemli bir kısmında gerçekten bir son yoktur ve yazar bunu gizlemektedir.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: her sahneyi anlatırsam film daha iyi anlaşılır.
Doğrusu

Tersi olur. Eşit ağırlıkla anlatılan otuz olay, hiçbiri akılda kalmayan otuz olaydır. Okuyan kişi belgeni kapattıktan sonra başka birine anlatacak; anlatabileceği kadarını yazmalısın. Filmi görünür kılan üç dört an gösterilir, gerisi özetlenir.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: niyet metninde hikâyeyi bir kez daha özetlerim.
Doğrusu

En sık yapılan ve en çok başvuru kaybettiren hata. Okuyan kişi hikâyeyi zaten okudu; niyet metninde aradığı şey senin neden orada olduğun. Üç soruya cevap verir — neden bu hikâye, neden şimdi, neden sen? Üçüncüsü kişisel olmak zorunda değil ama gerçek olmak zorunda.

Dördü de aynı yerden doğuyor: belgeyi okuyacak kişiyi düşünmemek. Treatment bir edebî tür değil, bir karar aracıdır; iyi yazılmış ama yanlış okuyucuya kurulmuş bir belge, kötü yazılmış olandan daha çok yanılgı üretir.

Bir de sessiz bir beşinci hata var: belgeyi hiç yazmamak. "Anlatınca daha iyi oluyor" diyen yapımcı bir süre idare eder, sonra bir gün dosyanın kendisi istenir ve iki gün içinde yazılmış bir metin gönderilir. O metin projeyi değil, aceleyi anlatır.

Uygulama — kendin dene

Birinci adım: bir sayfalık sinopsis yaz. Sonu dahil. Bu belge kimseye gitmeyecek; senin kontrol belgen. Hikâye bu sayfada işlemiyorsa, treatment yazmanın anlamı yok.

İkinci adım: filmi görünür kılan üç ya da dört anı belirle. Bunlar en dramatik anlar olmak zorunda değil; filmin nasıl bir film olduğunu gösteren anlar olmalı.

Üçüncü adım: beş ila sekiz sayfalık treatment'ı yaz. Belirlediğin anları göster, gerisini özetle. Şimdiki zaman, görünen şeyler, ve karakterin düşüncesi değil davranışı.

Dördüncü adım: görsel yaklaşımı hazırla. En fazla bir sayfa. Her görselin yanına tek cümle — bu görsel burada neden duruyor? Gerekçesi yazılamayan görseli çıkar.

Beşinci adım: niyet metnini yaz. Yarım sayfa. Üç soru: neden bu hikâye, neden şimdi, neden sen? Hikâyeyi tekrar anlatırsan baştan yaz.

Altıncı adım, ve gerçek sınav bu: dosyayı projeyi hiç bilmeyen birine oku. Sonra kapat ve şunu iste — bunu bana kendi cümlelerinle anlat.

Anlattığı film senin filmin mi? Değilse, eksik olan belgede.

Kilit özet

Birincisi: senaryoyu yalnızca bir avuç insan okur, treatment'ı karar verecek onlarca kişi okur. Geliştirme boyunca projeyi taşıyan belge treatment'tır.

İkincisi: treatment filmin küçültülmüş hâli değil, neyin görüneceğine dair bir seçimdir. Her sahneyi anlatan belge, hiçbir sahnesi akılda kalmayan belgedir.

Üçüncüsü: gerçek sınav okunduğu an değil, ikinci ağızdan aktarıldığı andır. Okuyan kişi belgeni birine anlatacak; anlatabileceği kadarını yaz.

Dördüncüsü: ton yazıya girmezse okuyucu kendi tonunu kurar. Maketin malzemesi görünür, treatment'ın malzemesi yalnız cümlelerdir.

Beşincisi: niyet metninde hikâye bir kez daha anlatılmaz. Üç soruya cevap verilir — neden bu hikâye, neden şimdi, neden sen? Üçüncüsü kişisel olmak zorunda değil ama gerçek olmak zorunda.

Sonraki derse köprü

Elinde artık bir dosya var ve o dosyayı başkaları okuyacak.

Ama bir gün senin de başkasının dosyasını okuman gerekecek. Ve o gün rolün değişecek: anlatan değil, değerlendiren olacaksın.

Bir sonraki derste masanın diğer tarafına geçiyoruz ve bu değişim göründüğünden zor; kendi projesini savunmaya alışmış bir zihin, başkasının projesini tarafsız okumakta zorlanır.

Soru şu olacak: bir yapımcı önüne gelen bir senaryoyu nasıl okur, ne yazar, ve yazdığı o değerlendirme aslında kimin işine yarar?


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — iki kalabalık: senaryoyu okuyan beş kişi, karar veren kırk kişi. Aradaki fark net görünsün.
  • Sıfır noktası — maket. Müşteri etrafında dolaşıyor, binaya değil makete karar veriyor.
  • Sıfır noktası — iyi maket seçer: kütle görünür, prizler yok. Yanında "her şeyi gösteren" maket, okunmaz bir yığın.
  • Sıfır noktası kırılması — iki okur aynı metni okuyor; kafalarında iki farklı film beliriyor. Maket bunu yapmazdı.
  • Mekanizma — uzunluk merdiveni: paragraf, bir sayfa, beş-on sayfa, yirmi sayfa. Her basamağın yanında cevapladığı soru.
  • Mekanizma — ikinci ağız testi: belge okunuyor, kapanıyor, ve bir başkasına anlatılıyor. Anlatılan film ile asıl film yan yana.
  • Mekanizma — görsel yaklaşım: her görselin yanında tek cümlelik gerekçe; gerekçesizler soluyor.
  • Mekanizma — niyet metni: üç soru işareti. Üçüncüsü — "neden sen" — diğerlerinden büyük.
  • Filmlerden okuma — her filmin yanında belgede taşınması gereken şey: ton, doku, tür geçişi, ölçek.
  • Usta katmanı — treatment yazarken projede açılan boşluk görünür hâle geliyor; ikinci perde bir delik olarak beliriyor.
  • Uygulama — dosya kapanıyor, karşıdaki anlatıyor; anlattığı film ile asıl film üst üste bindiriliyor.

Tekrar eden görsel motif

Maket ve kütle. GEL-05'in kulak motifi burada nesneye dönüşüyor: cümle artık bir dosya. Kapanışta maket dönüyor ve arkasında masanın diğer tarafında oturan biri beliriyor — sonraki dersin okuyucusu.

Ritim

  • Açılışta "kaç kişi okuyacak" sorusundan sonra iki saniye; "onlarca" cevabından sonra bir saniye daha.
  • Maket etrafında dolaşma anı yavaş olsun; acele ettirilmesin.
  • Uzunluk merdiveninde her basamak arasında yarım saniye.
  • "İkinci ağızdan aktarıldığı andır" cümlesinden önce tempo düşsün; dersin tezi orası.
  • Niyet metninin üç sorusu arasında birer saniye; üçüncüden sonra iki saniye.
  • Kilit özette beş cümle arasında birer saniye; son cümleden sonra iki saniye.