Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: araştırma bilgi toplama değil, sorumluluk devridir. Bir bilgiyi dosyaya yazdığında "buna güvenebilirsin" demiş olursun.
İkincisi: soru olmadan araştırma sonsuzdur. Her araştırma bir kararı besler ve karar verilebildiğinde biter, bilgi bittiğinde değil.
Üçüncüsü: kaynaklar eşit değildir ve doğruluk ile gösterilebilirlik ayrı şeylerdir. Doğru ama gösterilemeyen bilgi dosyada işe yaramaz.
Dördüncüsü: birbirini doğrulayan iki kaynak aslında tek bir yere çıkabilir. Her kaynağa kendi kaynağı sorulur; zincir bir belgeye ya da bir insana çıkmıyorsa o bilgi yoktur.
Beşincisi: önce kapı kontrolü. Haklar, erişim ve kim hayır diyebilir; bunlar kapalıysa geri kalan bilgi güzel ama işe yaramaz. En riskli varsayım en başta test edilir, kolay olan değil.
Açılış sahnesi
Masanın karşısında proje dosyanı okuyan biri var. Para verecek ya da vermeyecek.
Sayfayı çeviriyor, bir cümlenin altını çiziyor ve tek bir soru soruyor:
"Bunu nereden biliyoruz?"
İki tür cevap vardır.
Birincisi: "Okumuştum bir yerde." Bu cümleyi söylediğin an dosyanın tamamı değer kaybeder. Çünkü karşıdaki artık şunu düşünmektedir — bu adam bir cümleyi kaynaksız yazdıysa, hangi cümleyi kaynaksız yazmadı?
İkincisi: sayfayı çevirir, kaynağı gösterir, tarihi söyler ve gerekiyorsa ikinci bir kaynağı da ekler. Konuşma devam eder ve bir daha o cümleye dönülmez.
Aradaki fark bilgi değil.
İkinci kişi daha çok şey bilmiyor. Bildiklerinin nereden geldiğini biliyor. Ve daha önemlisi, bilmediklerinin de nerede bittiğini biliyor.
Ve şimdi işin asıl ağır tarafı. Bir yapımcı bir bilgiyi proje belgesine yazdığında yalnız "bunu biliyorum" demiş olmaz. "Buna güvenebilirsin" demiş olur.
Bu cümleye güvenip para koyan, imza atan, takvimini ona göre kuran insanlar olacaktır. Yanlış çıktığında zarar sana değil, önce onlara gelir.
İşte bu yüzden araştırma bir bilgi toplama işi değil, bir sorumluluk devri işidir.
Bu derste ne olacak
Önce araştırmanın nereden başladığını kuracağız: soru olmadan araştırma sonsuzdur ve sonsuz araştırma proje öldürür. Sonra kaynakların birbirine eşit olmadığını göreceğiz ve hiyerarşiyi kuracağız. Ardından çapraz doğrulamayı ve en sık düşülen tuzağı konuşacağız; birbirini doğruluyor görünen iki kaynağın aslında tek bir yere çıkması. Sonra uzman görüşmesini ve saha çalışmasını, yani bilginin insandan alındığı kısmı ele alacağız; orada bilgiyle birlikte bir ilişki de kurulur ve o ilişkinin adı konmalıdır. Sonra dosyanın kendisine bakacağız. Ardından bunları filmlerden okuyacağız. Ders bittiğinde kaynaklandırılmış bir araştırma dosyası kurabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
İkinci el bir araba alacaksın.
Görüyorsun, beğeniyorsun. Satıcı anlatıyor: az kullanılmış, kazası yok, bakımları zamanında yapılmış.
Şimdi soru şu — inanır mısın?
İnanmazsın. Ama inanmamanın yolu satıcıyı yalancı saymak değil. Yolu şu: kilometreyi kayıttan bakarsın, hasar geçmişini sorgularsın, arabayı bir ustaya götürürsün, ve ruhsatta bir rehin ya da haciz var mı diye kontrol edersin.
Dört ayrı iş yaptın ve dördü de farklı bir soruyu cevapladı. Biri anlatılanı ölçtü, biri geçmişi açtı, biri uzmana sordu, biri de mülkiyeti kontrol etti.
Dikkat et: satıcının sözü bunların hiçbirinin yerine geçmedi. Sözü yalan olduğu için değil, kaynak olmadığı için.
Şimdi asıl meseleye gel.
Bu kontrollerin hiçbirini "arabayı tanımak için" yapmadın. Bir karar verebilmek için yaptın. Alacaksın ya da yürüyüp gideceksin.
Ve tam da bu yüzden bir yerde durdun. Arabanın tarihini baştan sona bilmiyorsun. Kaç kişi kullandı, hangi yollarda gitti, ilk sahibi kimdi; hiçbirini bilmiyorsun ve bilmene gerek de yok.
Bilmediğin çok şey var ve buna rağmen karar verebiliyorsun. Çünkü bilmediklerin kararı değiştirmiyor.
Araştırma, bilginin bittiği yerde değil, kararın verilebildiği yerde biter.
Araba benzetmesinin tutmadığı bir yer var ve bu işin zor tarafı orada.
Arabanın bir kaydı vardır. Hasar geçmişi bir yerde durur, ruhsat bir kurumdadır, ustanın söylediği şey ölçülebilir. Sen o kaydı kurmuyorsun, sadece bakıyorsun.
Bir film projesinin dünyasında böyle bir kayıt yoktur.
Hiçbir kurum sana "evet, bu hastanede çekim yapabilirsin" diye bir belge vermez. Hiçbir sicil "bu olay tam olarak böyle oldu" demez. Anlatacağın meslek, anlatacağın dönem, anlatacağın topluluk hakkında hazır ve güvenilir bir dosya beklemiyor.
O dosyayı sen kuracaksın. Araştırma dosyası, var olmayan sicili yerine koyma işidir.
Mekanizma
Önce soru, sonra araştırma
Araştırmaya "bu konuyu öğreneyim" diye başlayan kişi hiç bitiremez. Çünkü hiçbir konu bitmez.
Senaristler buna araştırma kuyusu der: yazmak yerine okumaya dalıp saatlerce çıkamama hâli. Yapımcıda aynı kuyu daha pahalıdır, çünkü yapımcının kaybettiği yalnız zaman değil, projenin ivmesidir.
Kuyunun panzehiri tek bir alışkanlık: her araştırma bir kararı besler.
Araştırmaya başlamadan önce şu cümleyi yazacaksın: bu araştırma bittiğinde hangi kararı verebileceğim?
Cümleyi kuramıyorsan araştırma yapma. Merak ediyorsan başka; o zaman merak ettiğini bil ve saatini ona göre ayır.
Yapımcının araştırması dört karar üretir. Bu proje anlatılabilir mi, bu proje bana açık mı, bu proje ne kadara mal olur, ve bu projede kim hayır diyebilir?
Sonuncusu en çok atlanandır ve en pahalıya patlayandır.
Kaynaklar eşit değildir
Kural basit. Bir bilgi ne kadar çok elden geçtiyse o kadar zayıftır.
Ama yapımcı için ikinci ve daha az bilinen bir ölçüt daha var: kullanılabilirlik.
Bir bilgi doğru olabilir ama gösterilemiyorsa, senin dosyanda işe yaramaz. Birinin sana özel olarak anlattığı, adını vermemek şartıyla söylediği ya da bir yerden sızmış olan bilgi doğru olabilir. Yine de finansörün, hukukçunun ve sigortacının önüne konamaz.
Doğruluk ile gösterilebilirlik iki ayrı şeydir. Bir yapımcının dosyasında ikisi de gerekir.
Bu yüzden her kayda üç şey yazılır: bilgi, kaynak, tarih. Tarih önemli çünkü bilgiler eskir; bir kurum kapanır, bir yasa değişir, bir kişi ölür.
Çapraz doğrulama ve tek kaynak yanılsaması
Şimdi bu işin en sinsi tuzağına gel.
İki kaynak bulursun. İkisi de aynı şeyi söyler. Rahatlarsın.
Oysa ikisi de aynı yerden almış olabilir. Bir gazete bir haber yapar, ikinci gazete onu alır, üçüncüsü ikinciden alır. Üç kaynak görürsün, gerçekte bir kaynak vardır.
Bunun tek çözümü zahmetlidir: her kaynağın kendi kaynağına bakmak. "Bunu nereden aldın?" sorusu geriye doğru sorulur ve bir yerde ya bir belgeye ya bir insana çıkar. Çıkmıyorsa o bilgi yoktur; dolaşımda olan bir cümle vardır.
Belgesel ve gerçeklik dersinde doğrulamayı konuşmuştuk ve orada bunun hukuki bir belge olduğunu söylemiştik. Kurmacada da aynen geçerli. Gerçek bir olaydan yola çıkan bir kurmaca, yanlış bir iddia için aynı sorumluluğu taşır.
İnsandan alınan bilgi
Kitaptan öğrenilemeyecek şeyler vardır ve bir yapımın en çok ihtiyaç duyduğu şeyler genellikle onlardır. Bir meslekte günün nasıl geçtiği, bir hastanede kimin kime ne dediği, bir kasabada bir haberin nasıl yayıldığı.
Bunlar için insana gidilir. Ve insana gidildiğinde üç şey değişir.
Birincisi: karşındakinin zamanını alıyorsun. Hazırlıksız gitmek saygısızlıktır ve ayrıca verimsizdir; okunabilecek şeyi sormak, sorulabilecek asıl soruyu yakar.
İkincisi: söylenen her şey kullanılamaz. Neyin kayıtta, neyin kayıt dışı olduğu baştan konuşulur. Bunu sormak insanı zor duruma sokmaz, tam tersine rahatlatır.
Üçüncüsü, ve yapımcıya özgü olan bu:
Bunu baştan netleştirmemek, ileride hem kırgınlık hem hak talebi üretir. Birkaç saatlik bir sohbet ile aylar süren bir katkı arasındaki çizgi, ancak konuşulursa görünür.
Saha çalışması ise en pahalı ve en verimli araştırma biçimidir. Mekânı görmek, bir günü orada geçirmek, o dünyanın sesini duymak. Yapımcı için ayrıca ikinci bir işlev taşır — mekânı görmek aynı zamanda o mekânda çekim yapılıp yapılamayacağını görmektir. Araştırma gezisi ile keşif çoğu zaman aynı gezidir.
Dosya
Güven derecesi kısmı çoğu kişide yoktur ve en işe yarayan kısımdır. Her bilginin yanına üç işaretten biri konur: doğrulandı, tek kaynak, doğrulanamadı.
Doğrulanamayan bilgiyi silmek zorunda değilsin. İşaretlemen yeterli. Bir sahne "doğrulanamadı" etiketli bir bilgiye dayanıyorsa, o sahnenin dramatik yükünü bilerek taşırsın ve gerekirse kurmaca olduğunu belli edecek biçimde kurarsın.
Filmlerden okuma
Belgeye dayanan yapılar
Tartışmalı olanı anlatmak
Hafıza, tanıklık ve kanıt
Dünyayı bilmek
Usta katmanı
Her araştırmanın bir kararı beslemesi kuralı, sahada daha karmaşık biçimler alıyor.
Birincisi: araştırma bazen projeyi öldürür ve bu iyi bir sonuçtur. Bir hafta araştırma sonunda "bu erişim mümkün değil" ya da "bu haklar alınamaz" demek, iki yıl sonra aynı şeyi öğrenmekten sonsuz derecede ucuzdur. Deneyimli yapımcılar bu yüzden en riskli varsayımı en başta test eder. Kolay olanı değil, projeyi devirebilecek olanı.
İkincisi: araştırmanın sırası önemlidir ve çoğu kişi ters yapar. İnsan doğal olarak ilginç olandan başlar; dünyayı, karakterleri, ayrıntıları okur. Oysa önce kapı kontrolü yapılır. Haklar kimde, erişim mümkün mü, hayır diyebilecek kim var? Bunlar kapalıysa geri kalan bilgi güzel ama işe yaramaz olur.
Üçüncüsü: uzmanın söylediği her şey doğru değildir. Uzman kendi alanında bile eskiyebilir, kendi kurumunun bakış açısını taşıyabilir, ya da sana anlatmak istediği bir hikâyesi olabilir. Bir uzman bir kaynaktır, hakem değil. İki uzmanın çeliştiği yer genellikle en öğretici yerdir ve o çelişki dosyaya yazılır.
Dördüncüsü: araştırma sırasında bulduğun şeyin çoğu filme girmez ve girmemesi gerekir. Bu bir israf değil. Bilinen ama gösterilmeyen şey, gösterilen şeyin altını doldurur; ekip aynı dünyayı paylaşınca kararlar tutarlı çıkar. Ama bir tuzak var — araştırmaya çok emek veren yapımcı, bulduğunu filme sokmak ister. Buna direnmek gerekir; dosya senaryoyu yönetmez.
Beşincisi: kaynağı olan bir dosya bir pazarlık aracıdır. Finansör, kanal ya da fon karşısında "bu konu araştırıldı" demek ile dosyayı masaya koymak arasında büyük bir güven farkı vardır. Aynı şey sigortacı için de geçerlidir; kaynaklandırılmış bir dosya, hata ve ihmal sigortasında doğrudan işine yarar.
Altıncısı: not sistemi araştırmanın kendisi kadar önemlidir. Toplanan ama bulunamayan bilgi toplanmamış sayılır; Eleştirel izleme dersinde arşiv için söylediğimiz şey burada da geçerli. Her kaydın yanında kaynağı, tarihi ve nereden geldiği durmalı. Aylar sonra kendi notuna bakıp "bunu nereden yazmıştım" diyen yapımcı, o bilgiyi kaybetmiştir.
Yedincisi: araştırma bittiğinde bitmez. Proje yıllarca sürer ve bilgiler eskir; bir yasa değişir, bir kurum kapanır, bir kişi konuşmaktan vazgeçer. Dosyanın belirli aralıklarla gözden geçirilmesi gerekir ve bu iş çekim öncesinde bir kez daha yapılır. En kötü sürpriz, iki yıl önce doğru olan bir bilginin bugün yanlış olmasıdır; çünkü kimse onu tekrar sormayı akıl etmez.
Sekizincisi: araştırma yaparken kendi projeni de anlatmış olursun ve bu bedava değildir. Kime soru sorduysan, ne üzerine çalıştığını öğrenmiştir. Küçük bir sektörde bu bilgi hızla dolaşır ve bir önceki derste konuştuğumuz paralel proje riskini doğrudan besler. Çözüm gizlilik değil — gizli araştırma yapılamaz. Çözüm sırayı bilmek: kritik hak ve erişim adımlarını, konuyu geniş çevreye açmadan önce atmak.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışEn yaygın yanlış: araştırma senaristin işidir.
Senarist elbette araştırma yapar ve derinlemesine yapar, ama sorduğu soru başkadır — o hikâyeyi arar. Yapımcının aradığı şey ise risktir: haklar, erişim, itiraz edebilecek kişiler ve maliyet sürücüleri. İki araştırma birbirinin yerine geçmez. Yapımcı bu işi senariste devrettiğinde, kimse hak ve erişim sorusunu sormamış olur ve o soru genellikle en kötü anda kendini hatırlatır.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: internette bulunan şey kaynaktır.
İnternet bir kaynak değil, bir dağıtım kanalıdır; içinde birincil belge de vardır, dördüncü elden tekrar da. Ölçüt nerede bulunduğu değil, kimin ürettiği ve neye dayandığıdır. Bir arşivin taranmış belgesi ile aynı belgeyi özetleyen bir yazı aynı şey değildir, ikisi de aynı ekranda görünse bile.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: yeterince araştırırsam risk kalmaz.
Kalmaz değil, azalır ve şekli değişir. Hiçbir araştırma bir insanın fikrini değiştirmesini, bir kurumun kapıyı kapatmasını ya da bir mirasçının itiraz etmesini engelleyemez. Araştırmanın amacı riski sıfırlamak değil, bilinen hâle getirmektir. Bilinen risk yönetilir; bilinmeyen risk projeyi vurur.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: konuyu zaten biliyorum, araştırmaya gerek yok.
Bu, kendi alanını anlatan yapımcıların en sık düştüğü tuzak. Bildiğin şey senin deneyimindir ve deneyim tek bir örnektir; üstelik seçilmiş bir örnektir, çünkü onu sen yaşadın. Kendi bildiğini araştırmayan kişi, bildiğinin ne kadarının eskidiğini de fark etmez. Aşinalık doğrulamanın yerine geçmez, ve dosyaya "biliyorum" diye bir satır yazılmaz.
Dördü de araştırmayı bir öğrenme faaliyeti sanmaktan doğuyor. Öyle değil. Yapımcı için araştırma bir karar aracı ve bir belgedir; öğrenmek yan üründür, asıl ürün dosyadır. Bu ayrımı yapmayan kişi ya çok az araştırır ve riski görmez, ya çok fazla araştırır ve projeyi kuyuda bırakır. İkisi de aynı hatanın iki ucu.
Uygulama — kendin dene
Birinci adım: karar cümlesini yaz. "Bu araştırma bittiğinde şu kararı vereceğim." Tek cümle, ve dosyanın en üstünde dursun.
İkinci adım: kapı kontrolünü önce yap. Üç soru — bu malzemenin hakları kimde, anlatacağım dünyaya girebiliyor muyum, kim hayır diyebilir? Üçüne de bugünkü cevabını yaz. Bilmiyorsan bilmediğini yaz; boş bırakma.
Üçüncü adım: en az beş kaynak topla ve her birini hiyerarşideki yerine göre işaretle. Birincil, ikincil, üçüncül. Sonra her birine sor: bu kaynak bilgiyi nereden almış?
Dördüncü adım: en az bir bilgiyi çapraz doğrula. Aynı bilgiyi bağımsız iki kaynakta bul ve ikisinin aynı yere çıkmadığını kontrol et. Çıkıyorsa bu tek kaynaktır ve öyle işaretlenir.
Beşinci adım: her kaydın yanına güven derecesini yaz — doğrulandı, tek kaynak, doğrulanamadı.
Altıncı adım: dosyayı bitirdiğinde en üstteki karar cümlesine dön ve o kararı ver. Veremiyorsan neyin eksik olduğunu yaz; dosya biter, araştırma sorusu devam eder.
Kilit özet
Birincisi: araştırma bilgi toplama değil, sorumluluk devridir. Bir bilgiyi dosyaya yazdığında "buna güvenebilirsin" demiş olursun.
İkincisi: soru olmadan araştırma sonsuzdur. Her araştırma bir kararı besler ve karar verilebildiğinde biter, bilgi bittiğinde değil.
Üçüncüsü: kaynaklar eşit değildir ve doğruluk ile gösterilebilirlik ayrı şeylerdir. Doğru ama gösterilemeyen bilgi dosyada işe yaramaz.
Dördüncüsü: birbirini doğrulayan iki kaynak aslında tek bir yere çıkabilir. Her kaynağa kendi kaynağı sorulur; zincir bir belgeye ya da bir insana çıkmıyorsa o bilgi yoktur.
Beşincisi: önce kapı kontrolü. Haklar, erişim ve kim hayır diyebilir; bunlar kapalıysa geri kalan bilgi güzel ama işe yaramaz. En riskli varsayım en başta test edilir, kolay olan değil.
Sonraki derse köprü
Elinde artık bir banka ve en az bir araştırma dosyası var.
Ama bir dosya bir karar vermez; karar veren sensin. Ve şu ana kadar hiçbir fikri elemedik, bunu bilerek yaptık; önce tepsiyi doldurmak, sonra seçmek gerekiyordu.
Bir sonraki derste eleme başlıyor ve iş zorlaşıyor. Soru şu olacak: elindeki fikirlerden hangisi bugün, senin elinde, gerçekten bir proje olabilir? Ve bunu neye göre söyleyeceksin — sevdiğine göre mi, yoksa ölçülebilir bir şeye göre mi?