Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir yapımın izi görünürlüğe göre değil büyüklüğe göre sıralanır; ağırlık neredeyse her zaman enerji ve ulaşımda toplanır, atık ise görünür olduğu için olduğundan önemli sanılır.
Görünürlük yanılgısı küçük ve görünür kalemlerin düzeltilip büyük ve görünmez kalemlerin yerinde kalmasıyla sonuçlanır.
Yeşil aklamanın ayırt edici işareti niyet değil ölçüdür; açıklanan bir karar ölçülmüş bir sayıya bağlanamıyorsa elde bir politika değil bir mesaj vardır.
Ölçüm hazırlıkta tahminle başlar ve teslimde faturayla düzeltilir; tek seferlik ölçüm işe yaramaz, çünkü sayının anlamı ancak ikinci yapımla karşılaştırıldığında ortaya çıkar.
Kalemler birbirinden bağımsız değildir; kadroyu küçülten bir karar ulaşımı, konaklamayı ve yemeği aynı anda küçültür.
En büyük kazanç çekimde değil tasarımdadır ve sanal üretim izi kaldırmaz, yalnız görünür olmaktan çıkarıp başka bir faturaya taşır.
Açılış sahnesi
Bir yapım, çevre duyarlılığını açıklamaya karar veriyor. Sette tek kullanımlık plastik şişeler kaldırılıyor, herkese birer matara veriliyor ve bu karar duyuruluyor.
Karar iyi. Gerçekten daha az atık üretiliyor ve ekip bunu olumlu karşılıyor.
Aynı yapım, aynı hafta, üç jeneratörü günde on dört saat çalıştırıyor. Kırk kişilik ekip her sabah ayrı ayrı araçlarla iki saatlik yola çıkıyor. Set tasarımı çekim bitiminde konteynere gidiyor.
Matara kararı bir çekim gününün izinde çok küçük bir yer tutuyor. Jeneratör, ulaşım ve malzeme ise izin büyük bölümü.
Yapım yalan söylemedi. Atığı gerçekten azalttı.
Yaptığı şey başka: ölçmediği bir şey hakkında ölçtüğü bir şeyle konuştu.
Önceki derste değişikliğin nereye dokunduğunu görünür kılmıştık. Orada sorun kararların birbirini görmemesiydi.
Burada sorun daha temel. Karar veriliyor, sonucu hiç ölçülmüyor ve ölçülmediği için hangi kararın işe yaradığı bilinmiyor.
Ölçüm olmayınca sıralama da olmuyor. Sıralama olmayınca ekip, en kolay kararı en önemli karar sanıyor ve gerçekten büyük olan kalem hiç tartışılmadan geçiyor.
Bu derste ne olacak
Önce bir yapımın izinin nerede toplandığını göreceğiz; sezgi burada yanıltıyor ve en görünür kalem en büyük kalem değil.
Sonra ölçümü kuracağız. Ölçülmeyen bir iz yönetilemez ve ölçüm, tahminle başlayıp faturayla düzeltilir.
Ardından altı kalemi tek tek ele alacağız: enerji, ulaşım, malzeme, atık, yemek ve su.
Sonra tedarikçi standardını konuşacağız, çünkü izin önemli bir kısmı yapımın kendi kadrosunda değil aldığı hizmetlerde duruyor.
Filmlerde farklı üretim biçimlerinin izini okuyacağız; stüdyo, sanal set ve uzak lokasyon aynı hesaba farklı satırlar yazıyor.
Kapanışta kendi yeşil yapım planını yazacak ve sıralamasını sınayacaksın.
Sıfır noktası
İlk iş, sezginin nerede yanıldığını göstermek.
İzin dağılımı çoğu kişinin tahmin ettiği gibi değil.
Görünür olan atıktır: şişe, tabak, ambalaj. Gözle görülür, elle tutulur ve vicdanı en çok rahatsız eden kalem budur.
Oysa ağırlık neredeyse her zaman iki yerde toplanıyor: enerji ve ulaşım. Jeneratörün yakıtı ve kırk kişinin her gün nasıl yol aldığı, bir yapımın izinin büyük bölümünü belirliyor. Sustainable Production Alliance'ın dört yüzü aşkın yapımı inceleyen raporunda, filmlerde salımın yaklaşık yarısı araç ve jeneratör yakıtından geliyordu.
Bu yanılgının adı var ve dersin en çok işine yarayan kavram bu.
Matara kararı bu yanılgının tam örneği. Yanlış bir karar değil; yanlış olan, o kararın bir sürdürülebilirlik politikası yerine geçirilmesi.
Ayrım pratikte tek soruyla yapılıyor: bu kararın etkisi kaç birim ve bu birim neye göre ölçüldü?
Cevap veremiyorsan elindeki bir politika değil bir mesaj.
Ve burada dersin ana ilkesi duruyor. Sürdürülebilirlik bir niyet beyanı değil, bir muhasebe işidir; ölçülmeyen hiçbir iyileştirme iyileştirme sayılmaz.
Bu ilkenin rahatlatıcı bir tarafı da var. Muhasebe işi olduğu için öğrenilebiliyor ve büyük bir ahlaki tartışma gerektirmiyor; kalemleri toplamayı bilen biri bu işi de yapabilir.
Dersin geri kalanı bu yüzden bir ikna metni değil, doğrudan bir hesap yöntemidir.
Mekanizma
Ölçümle başlıyoruz, çünkü sıralamayı ölçüm belirliyor.
Ölçüm iki aşamalı yapılıyor ve ikisi de gerekli.
Hazırlıkta tahmin yapılır: kaç çekim günü, kaç araç, kaç kilometre, hangi lokasyonda şebeke var. Bu tahmin kaba olacaktır ve olması da normaldir; işlevi doğru sayıyı vermek değil, hangi kalemin büyük olduğunu göstermektir.
Teslimde gerçekleşen hesaplanır: yakıt fişleri, elektrik faturaları, ulaşım kayıtları ve atık belgeleri. Bu ikinci hesap bir sonraki yapımın tahminini düzeltir ve düzeltme her dönemde biraz daha isabetli hâle gelir.
Tek seferlik ölçüm işe yaramıyor. Ölçümün değeri karşılaştırmada duruyor; ikinci yapım olmadan birinci yapımın sayısı tek başına bir anlam taşımıyor ve bir hedef de üretmiyor.
Şimdi altı kalem, büyükten küçüğe.
Enerji. En büyük kalem ve en çok kazanç buradan çıkıyor. Şebeke bağlantısı mümkün olan her lokasyonda jeneratör ikinci seçenektir. Jeneratör zorunluysa doğru boyutlandırma önemli; ihtiyacın çok üstünde bir jeneratör, düşük yükte verimsiz çalışıyor. Aydınlatmada ışık kaynağının kendisi de bir enerji kararıdır ve bu karar aynı zamanda bir soğutma kararıdır; daha az ısı üreten bir düzen, daha az iklimlendirme gerektiriyor.
Ulaşım. İkinci büyük kalem ve en çok gözden kaçan. Belirleyici olan mesafe değil, kişi başına düşen araç sayısı. Ortak ulaşım, kadronun lokasyona yakın konaklaması ve çekim sırasının coğrafyaya göre kurulması üç somut araçtır. Üçüncüsü aynı zamanda bir takvim kararıdır; birbirine yakın lokasyonların aynı bloğa alınması hem yakıtı hem günü azaltıyor.
Malzeme. Set, kostüm ve aksesuarın nereden geldiği ve nereye gittiği. Kiralama satın almadan, ödünç alma kiralamadan iyidir. Asıl karar tasarım aşamasında veriliyor: sökülüp yeniden kullanılabilecek biçimde tasarlanmış bir dekor, çekim sonrası her kararı kolaylaştırıyor.
Atık. Görünür kalem. Ayrıştırma, tek kullanımlıkların azaltılması ve kalan malzemenin bağışlanması. Küçük olması önemsiz olduğu anlamına gelmiyor; yalnız tek başına bir politika olmadığı anlamına geliyor.
Yemek. Günde iki öğün, kırk kişi, kırk gün. Menü bileşimi ve porsiyon planlaması ölçülebilir bir fark yaratıyor ve artan yemeğin ne olacağı önceden kararlaştırılıyor.
Su. Çoğu yapımda küçük bir kalem; ancak su altı çekimi, yağmur efekti ya da susuz bir lokasyon varsa öne çıkıyor. Suyun taşınması gerekiyorsa kalem su değil ulaşım olarak sayılır; hangi kaleme yazıldığı, hangi kararla azaltılacağını belirliyor.
Bu altı kalemin sırası her yapımda aynı değil. Stüdyoda kurulmuş bir yapımda ulaşım küçülür ve enerji büyür; uzak lokasyonda çalışan bir yapımda tam tersi olur. Sıralamayı ezberlemek yerine her yapımda yeniden çıkarmak gerekiyor.
Bu kalem ayrı duruyor çünkü izin önemli bir bölümü yapımın kendi kadrosunda değil aldığı hizmetlerde oluşuyor. Kendi ekibine matara dağıtan bir yapım, catering firmasının ne kullandığını sormadıysa asıl kalemi hiç görmemiş oluyor.
Standardın sözleşmeye yazılması ayrıca bir pazarlık gücü veriyor. Tedarikçiden istenen şey bir iyi niyet değil bir koşul olduğunda, karşı taraf da bunu fiyatlandırıyor ve karşılaştırılabilir hâle geliyor.
Ve bütün bunların yazıldığı yer tek bir belgedir.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Şimdi işin zor ve tartışmalı taraflarına bakalım.
Ölçümün kendi maliyeti. Ayrıntılı bir karbon hesabı zaman ve uzmanlık istiyor ve küçük yapımlarda bu kaynak yok. Çözüm ölçümden vazgeçmek değil, kabalaştırmak. Üç kalem yeterli: yakıt, kilometre ve konaklama gecesi. Bu üçü izin büyük bölümünü zaten açıklıyor ve üçü de fatura üzerinden, ek bir iş yapılmadan toplanabiliyor. Kaba ölçüm yanlış ölçüm değildir; sıralamayı doğru veren her ölçüm işini görüyor.
Sertifika ile gerçek etki aynı şey değil. Bazı sertifikalar belge toplamayı ölçüyor, tüketimi değil. Bir yapım her kutuyu işaretleyip izini hiç azaltmamış olabilir. Ölçüt şu: sertifika bir çıktı sayısı istiyor mu, yoksa yalnız bir süreç beyanı mı? İkincisi, yeşil aklamanın kurumsallaşmış hâline dönüşebiliyor. Sertifikaya bakarken sorulacak ikinci soru da şu: bu belge bir sonraki yapımla karşılaştırılabilir bir sayı üretiyor mu?
Sürdürülebilirlik ile güvenlik çatışabilir. Jeneratörü kapatmak, aydınlatmayı azaltmak ya da araç sayısını düşürmek bazı durumlarda riski artırıyor. Bu çatışmada sıralama tartışmasız: güvenlik önce gelir. Ancak çatışmanın gerçek olup olmadığı sorulur; çoğu zaman gerçek bir çatışma değil, alışkanlığın güvenlik diliyle savunulmasıdır. Ayırt etmenin yolu somut: riski yazıya döktür, hangi koşulda ortadan kalktığını sor ve cevabı planın kenarına yaz.
En büyük kazanç çekimde değil tasarımda. Bir sahnenin kaç lokasyonda geçtiği, kaç kişiyle çekileceği ve gerçek mi yoksa yapay mı kurulacağı — bunların hepsi senaryo ve tasarım aşamasında belirleniyor. Çekim aşamasında yapılabilecek iyileştirmeler gerçek ama sınırlı; büyük karar çok daha önce verilmiş oluyor. Bu yüzden yeşil yapım planını yazacak kişi, senaryo kırılımı yapılırken masada bulunmalı.
Sanal üretim otomatik olarak temiz değil. Lokasyonu kaldırmak ulaşımı azaltıyor, buna karşılık işlem gücü ve veri depolama kalemlerini büyütüyor. Bu kalemler yapımın faturasında görünmediği için genellikle hesaba hiç girmiyor. Görünmeyen bir kalem, olmayan bir kalem değildir. Hesaba katılmasının yolu da basit: hizmeti aldığın taraftan tüketim bilgisini istemek ve alamıyorsan bunu planda boş bırakmak yerine bilinmiyor diye yazmak.
Ve tutarlılık meselesi. Bir yapımın çevre politikası, ekip tarafından her gün gözleniyor. Matara dağıtıp jeneratörü boşa çalıştıran bir düzende ekip mesajı değil çelişkiyi öğreniyor. Politikanın inandırıcılığı en büyük kalemde ne yapıldığıyla ölçülüyor, en görünür kalemde ne yapıldığıyla değil. Ekibin bu değerlendirmeyi yapması için herhangi bir uzmanlığa ihtiyacı yok; jeneratörün sabahtan akşama kaç saat çalıştığını sette zaten herkes görüyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışSürdürülebilir yapımın esas olarak atık azaltmak olduğu sanılır.
Oysa ağırlık neredeyse her zaman enerji ve ulaşımda toplanıyor; atık görünür olduğu için önemli sanılıyor. Atığı azaltmak doğru bir karardır ama tek başına bir sürdürülebilirlik politikası değildir ve öyle sunulduğunda yeşil aklamaya dönüşüyor. Sıralamayı ölçüm belirler; sezgi belirlediğinde neredeyse her zaman yanlış kalemle başlanır.
Yaygın yanlışÇevresel iyileştirmenin her zaman maliyeti artırdığı düşünülür.
Oysa en büyük iki kalem olan enerji ve ulaşım aynı zamanda birer bütçe kalemidir; jeneratör saatini ve araç sayısını azaltan bir karar hem izi hem gideri düşürüyor. Maliyet artışı tasarım aşamasında değil, geç alınan kararlarda ortaya çıkıyor. Çekim başladıktan sonra lokasyon değiştirmek pahalıdır; aynı kararı kırılım aşamasında vermek hiçbir şeye mal olmuyor.
Yaygın yanlışSanal üretimin izi ortadan kaldırdığı sanılır.
Oysa lokasyon kalemi küçülürken işlem gücü ve veri depolama kalemleri büyüyor ve bunlar yapımın faturasında doğrudan görünmüyor. Bir kalemin görünmez olması onu yok saymak için gerekçe değildir; karşılaştırma ancak iki kalem birlikte ölçüldüğünde anlamlı olur. Sanal üretim doğru koşullarda gerçekten daha az iz bırakabilir, ama bu bir sonuçtur, varsayım değildir.
Yaygın yanlışYeşil yapım planının çekim başlarken hazırlanacağı düşünülür.
Oysa en büyük kararlar senaryo ve tasarım aşamasında veriliyor; kaç lokasyon, kaç kişi ve neyin gerçekten kurulacağı o aşamada belirleniyor. Çekim başladığında elde kalan araçlar gerçek ama sınırlıdır ve toplamı değiştirmeye yetmez. Planın hazırlıkta yazılmasının asıl sebebi de bu; geç yazılan bir plan yalnız kalan küçük kalemlere dokunabiliyor.
Yaygın yanlışSürdürülebilirliğin yalnız büyük bütçeli yapımların ilgilenebileceği bir konu olduğu sanılır.
Oysa en etkili araç ölçeğin kendisidir ve küçük yapım bu araca zaten sahiptir. Küçük ekip, kısa tedarik zinciri ve mevcut mekân kullanımı, hiçbir ek maliyet gerektirmeden izi düşüren üç karardır.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Bir yapımın izi görünürlüğe göre değil büyüklüğe göre sıralanır; ağırlık neredeyse her zaman enerji ve ulaşımda toplanır, atık ise görünür olduğu için olduğundan önemli sanılır.
Görünürlük yanılgısı küçük ve görünür kalemlerin düzeltilip büyük ve görünmez kalemlerin yerinde kalmasıyla sonuçlanır.
Yeşil aklamanın ayırt edici işareti niyet değil ölçüdür; açıklanan bir karar ölçülmüş bir sayıya bağlanamıyorsa elde bir politika değil bir mesaj vardır.
Ölçüm hazırlıkta tahminle başlar ve teslimde faturayla düzeltilir; tek seferlik ölçüm işe yaramaz, çünkü sayının anlamı ancak ikinci yapımla karşılaştırıldığında ortaya çıkar.
Kalemler birbirinden bağımsız değildir; kadroyu küçülten bir karar ulaşımı, konaklamayı ve yemeği aynı anda küçültür.
En büyük kazanç çekimde değil tasarımdadır ve sanal üretim izi kaldırmaz, yalnız görünür olmaktan çıkarıp başka bir faturaya taşır.
Sonraki derse köprü
Sürdürülebilir yapım, bir yapımın dışarıya bıraktığı izi ölçtü.
Şimdi içeriye dönüyoruz. Bir set yalnız çevresini değil, içinde çalışan ve onu izleyen insanları da kapsıyor ya da dışarıda bırakıyor.
Rampa olmayan bir lokasyon bir kişiyi işten eler. Altyazısız bir teslim bir izleyiciyi dışarıda bırakır.
Bir sonraki derste erişilebilir ve kapsayıcı yapıma geçiyoruz. Sorular şunlar olacak. Erişim hangi aşamada karara bağlanır, kimin sorumluluğundadır ve sonradan eklendiğinde neden pahalıya mal olur?