Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Aşağıdaki beş cümle aynı işe hizmet ediyor: senaryoyu sayılabilir hâle getirmeye.
Birincisi: döküm bir anlatı metnini miktar diline çevirir. Asıl değeri, senaryoda yazılmayanı ortaya çıkarmasıdır.
İkincisi: döküm kilitli senaryodan yapılır ve her sayfası bir sürüme bağlıdır. Numara kayarsa takvim, bütçe ve çağrı kâğıdı birlikte kopar.
Üçüncüsü: sayfa uzunluğu çekim süresi değildir. Sekizde bir bir başlangıç ölçüsüdür; onu düzelten şey dökümün kendisidir.
Dördüncüsü: her satırın bir sahibi olur. Sahibi olmayan kalem, yazılmamış kalemdir.
Beşincisi: dökümün asıl işi uzun tedarik kalemlerini erken bulmaktır. Üç ay isteyen bir kalem, bir ay kala fark edildiğinde artık bir sorun değil bir kayıptır — ve dökümün erken yapılmasının tek sebebi budur.
Açılış sahnesi
Senaryoda tek bir satır var.
"Gece. Yağmurda bir araba durur. Ahmet iner, köpeğini kucaklayıp içeri girer."
On bir kelime. Şimdi sayalım.
Gece çekimi var — yani mesai katsayısı ve aydınlatma planı. Yağmur var — yani su ekipmanı ve onu kullanacak bir ekip. Araba var — yani araç, sürücü ve sigorta.
Köpek var. Köpek demek eğitmen demek, izin demek, ve o hayvanın da bir çalışma süresi olması demek.
Kostüm ıslanacak. Yani aynı kostümden birden fazla kopya, kurutma düzeni ve devamlılık takibi.
Ve bir iç mekâna giriliyor. Yani ya iki ayrı yer, ya bir dekor.
On bir kelime, sekiz ayrı departman.
Hukuk, para ve masa geride kaldı. Bundan sonrası üretim.
Ve üretimin ilk işi şudur: senaryoyu sayılabilir hâle getirmek.
Çünkü senaryo bir anlatı dilinde yazılmıştır. Bütçe ve takvim ise bir miktar dilinde konuşur. Bu iki dil arasında bir çeviri gerekir.
Bu ders o çeviriyi anlatıyor. Ve tek bir soruyla çalışıyor — bu sayfada, birinin gidip getirmesi gereken kaç şey var?
Bu derste ne olacak
Önce dökümün neden kilitli bir senaryo gerektirdiğini konuşacağız. Sonra ölçü birimini tanıyacağız — bir sahnenin uzunluğu nasıl sayılır. Ardından kategorileri açacağız; karede görünen her şeyin hangi başlığa düştüğünü göreceğiz. Sonra döküm sayfasını kuracağız. Ardından dökümün asıl işine geleceğiz: uzun tedarik gerektiren kalemleri erken bulmak. Sonra bu soruyu gerçek yapımların dökümlerinde okuyacağız.
Bir sınır: döküm kategorileri ülkeye, yapım ölçeğine ve kullanılan yazılıma göre biraz değişir. Burada öğrendiğin şey kategori adları değil, bir sayfanın nasıl okunacağı — çünkü ad değişse de sorulan soru aynı kalır. Ders bittiğinde tam işaretlenmiş bir döküm çıkarabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir yemek tarifi düşün.
Tarif şöyle der: "Soğanı kavur, domatesi ekle, kısık ateşte pişir."
Şimdi bu tarifle markete git.
Gidemezsin. Çünkü tarif bir eylem dilinde yazılmıştır, market ise miktar dilinde konuşur.
Markete gitmek için tarifi çevirmen gerekir: iki soğan, üç domates, bir yemek kaşığı yağ.
Aynı metin, iki ayrı okuma. Biri ne yapılacağını söyler, öteki ne satın alınacağını.
Ve çeviri sırasında ilginç bir şey olur: tarifte görünmeyen şeyler ortaya çıkar. Tarif "kısık ateşte" der ama ocaktan söz etmez. Tencereden söz etmez. Tuzdan söz etmez, çünkü tuzun zaten mutfakta olduğunu varsayar.
Senaryo dökümü tam olarak bu işi yapar. Ve en çok işe yaradığı yer de burasıdır: yazılmamış olanı ortaya çıkarmak.
Senaryo "Ahmet arabadan iner" der. Arabadan söz eder ama sürücüden söz etmez, plakadan söz etmez, arabanın o gün orada nasıl bulunacağından söz etmez.
Tarif benzetmesi sete taşındığında iki yerde tutmuyor, ve ikisi de işi mutfaktan çok daha zor hâle getiriyor.
Birincisi: mutfakta tuz zaten vardır. Sette hiçbir şey zaten yoktur.
Karede görünen her nesne birinin işidir, birinin bütçesidir ve birinin o sabah oraya taşıdığı bir şeydir. Varsayılan hiçbir kalem yoktur.
İkincisi, ve asıl fark: tarifte listeyi çıkaran ile yemeği pişiren aynı kişidir. Sette değildir.
Dökümü yapan kişi o kalemleri kendisi getirmez. Getirecek olan kişi başka bir departmandadır, başka bir bütçeyle çalışır ve o kalemi ancak listede görürse haberdar olur.
Bu yüzden dökümde her satırın yanında yalnız "ne" değil, "kim" de yazar. Listede sahibi olmayan bir kalem, hiç yazılmamış bir kalemdir.
Ve bir fark daha var: tarifte yemek bir kez pişer. Filmde aynı sahne birkaç gün sonra tekrar çekilebilir, ve o gün her şeyin aynısı gerekir. Bu yüzden döküm yalnız bir liste değil, aynı zamanda bir kayıttır.
Mekanizma
Kilitli senaryo
Döküm neden buna ihtiyaç duyar?
Çünkü döküm, takvim, çağrı kâğıtları, bütçe ve bütün departman listeleri sahne numarasına bağlanır. Numaralar kayarsa bu bağların hepsi aynı anda kopar.
Kilitlendikten sonra senaryo değişmez demek değildir; sahneler yine eklenir ve çıkarılır. Ama eklenen sahne yeni bir numara almaz, kendinden önceki numaranın devamı olur. Çıkarılan sahnenin numarası da silinmez, boş bırakılır.
Buradan pratik bir kural doğar: döküm kilitli senaryodan yapılır, kilitsizden yapılan döküm bir tahmindir.
Ve ikinci bir kural: her döküm bir senaryo sürümüne bağlıdır. Sürüm numarası yazılmayan bir döküm, hangi metni anlattığı bilinmeyen bir belgedir.
Ölçü birimi
Neden sekiz? Çünkü bir sayfa çoğu zaman bir sahneden büyüktür ve sahneleri "yarım sayfa" diye ölçmek yeterince ince değildir.
Sekizde bir ölçüsü iki işe yarar. Birincisi, bir çekim gününün ne kadar iş içerdiğini karşılaştırılabilir hâle getirir. İkincisi, bir günün gerçekçi olup olmadığını sorgulanabilir kılar.
Ama burada bir uyarı var ve deneyimsiz yapımcının en pahalı hatası buradadır.
Sayfa uzunluğu ile çekim süresi aynı şey değildir.
Bir sayfalık iki kişilik bir diyalog sahnesi yarım günde biter. Sekizde bir sayfalık "araba köprüden uçar" cümlesi iki gün alabilir.
Yani sayfa hesabı bir başlangıç ölçüsüdür, sonuç değil. Onu düzeltecek olan şey dökümün kendisidir.
Kategoriler
Kategoriler her yapımda benzerdir ve sırayla okunur.
Konuşan roller. Figüranlar ve kalabalık. Mekân ve dekor. Aksesuar. Kostüm. Saç ve makyaj. Araçlar. Hayvanlar. Set efektleri — duman, yağmur, ateş, kar. Görsel efektler. Dublör ve tehlikeli hareket. Silah. Müzik ve sahne içi ses. Özel ekipman — vinç, kızak, su altı, hava çekimi.
Yöntem tek bir alışkanlıktır: sayfayı satır satır oku ve her ismi işaretle.
İsim olan her şey bir kalemdir. "Masaya bir mektup bırakır" cümlesindeki mektup aksesuardır ve o mektup bir gün birinin yazması gereken bir nesnedir.
Ve ikinci alışkanlık: yazılmayanı da işaretle. Senaryo "ofiste" diyorsa orada masalar, telefonlar ve çalışan insanlar vardır. Hiçbiri yazılmamıştır ve hepsi bulunacaktır.
Döküm sayfası
Üstünde şunlar bulunur: sahne numarası, senaryo sürümü, iç mi dış mı, gündüz mü gece mi, mekân, sayfa uzunluğu, kısa özet.
Altında kategoriler tek tek listelenir ve her kalemin yanında sorumlu departman yazar.
Bir de çoğu şablonda bulunmayan ama en değerli iki satır vardır: soru ve karar bekleyen.
Döküm yaparken her sahnede birkaç belirsizlik çıkar. Bu köpek eğitimli mi olacak? Bu araba dönemin aracı mı? Bu mektup ekranda okunacak mı?
Bu sorular yazılmazsa unutulur, ve unutuldukları yer çekim günüdür.
Uzun tedarik kalemleri
Dökümün asıl işi budur.
Bir döküm yalnız listeyi çıkarmak için yapılsaydı, çekimden bir hafta önce de yapılabilirdi. Erken yapılmasının tek sebebi şudur: bazı kalemler çekimden aylar önce başlatılmazsa çekim gününde var olmazlar.
Tipik olarak uzun tedarik gerektirenler bellidir. Dönem araçları. Eğitimli hayvanlar. Özel yapım kostüm ve protez. Silah izinleri. Su, yükseklik ve ateş içeren sahnelerin onayları. Görsel efekt gerektiren planların ön testleri. Ve kalabalık figüran gerektiren günler.
Yöntem şudur: döküm biter bitmez bütün kalemleri süreye göre üç gruba ayır. Bir hafta içinde bulunur. Bir ay ister. Üç ay ister.
Üçüncü gruptaki her kalem, o gün bir sorumluya atanır. Beklenirse geç kalınmıştır.
Dökümün üç okuyucusu
Aynı belge üç ayrı işe yarar ve üçünü birden yaptığı için bu kadar merkezîdir.
Bütçe onu okur — her kalem bir maliyet satırına dönüşür. Takvim onu okur — hangi sahnenin hangi kaynağı gerektirdiği gruplamayı belirler. Departmanlar onu okur — kendi listelerini buradan çıkarır.
Bu yüzden döküm bir ön çalışma değil, bütün hazırlığın kaynak belgesidir. Yanlış bir döküm, yanlış bir bütçe ve yanlış bir takvim üretir; ve ikisi de dökümün yanlış olduğunu göstermez, yalnız tutmaz.
Filmlerden okuma
Aşağıdaki yapımların her birinde senaryodaki kısa bir ifade, çekim gününe gelmeden önce bir ekibe, bir malzemeye ya da bir inşaata dönüştü.
Hayvan satırı
Kalabalık ve inşaat
Set efekti, makyaj ve özel ekipman
Bu örneklerin hiçbirinde karedeki bir kalem kendiliğinden orada durmadı. Ölçek, ülke ve dönem değişti; soru değişmedi. Dökümün sonunda sorulacak şey hep aynıdır: bu satırı kim, ne zamandan başlayarak getirecek?
Usta katmanı
Kavramları ve kategorileri ezberlemek dökümü iyi yapmaya yetmiyor. Farkın çoğu okuma biçiminde saklı, ve o biçim aşağıdaki alışkanlıklardan oluşuyor.
Birincisi: dökümü kilitli senaryodan yap ve sürüm numarasını her sayfaya yaz. Sürümü olmayan döküm, hangi metni anlattığı bilinmeyen bir belgedir ve iki hafta içinde çelişir.
İkincisi: sayfayı satır satır oku ve her ismi işaretle. Hızlı okumak dökümün düşmanıdır; gözden kaçan tek bir nesne, çekim gününde bir saat demektir.
Üçüncüsü: yazılmamış olanı ayrı bir renkle işaretle. "Ofis" kelimesi masaları, telefonları ve orada çalışan insanları içerir. Bunların hiçbiri senaryoda yoktur ve hepsi bulunacaktır.
Dördüncüsü: sayfa uzunluğunu asla çekim süresi sanma. Bir sayfalık diyalog yarım gün, sekizde birlik bir aksiyon iki gün olabilir. Sayfa hesabı başlangıçtır, döküm onu düzeltir.
Beşincisi: her satıra bir sahip yaz. Sahibi olmayan kalem, listede görünse bile kimsenin işi değildir — ve kimsenin işi olmayan kalem çekim günü ortaya çıkmaz.
Altıncısı: döküm sayfasına bir "soru" satırı ekle. Her sahnede birkaç belirsizlik çıkar ve yazılmazsa unutulur. Unutuldukları yer her zaman çekim günüdür.
Yedincisi: bittiği gün kalemleri süreye göre üçe ayır. Bir hafta, bir ay, üç ay. Üç aylık gruptaki her kalem o gün bir sorumluya atanır.
Sekizincisi: hayvan, çocuk ve tehlikeli hareket bulunan sahneleri ayrı bir listeye çıkar. Bunlar yalnız pahalı değil, aynı zamanda günün uzunluğunu belirleyen kalemlerdir.
Dokuzuncusu: dönem işaretlenen her sahneyi otomatik olarak uzun tedarik listesine at. Dönem, bulunacak değil üretilecek demektir ve üretim takvim ister.
Onuncusu: dökümü departman şefleriyle birlikte gözden geçir. Senin gördüğün liste eksiktir; kostümcünün, sanat yönetmeninin ve efekt sorumlusunun gördüğü satırlar sende yoktur.
On birincisi: değişiklikleri dökümde de işle. Senaryo revize edildiğinde döküm otomatik güncellenmez, ve güncellenmemiş döküm en tehlikeli belgedir — çünkü doğru görünür.
On ikincisi: dökümü aynı zamanda bir devamlılık kaydı olarak tut. Aynı sahne haftalar sonra tekrar çekilebilir ve o gün her kalemin aynısı gerekir. Neyin kullanıldığını yazmayan döküm, ikinci çekimde işe yaramaz.
On üçüncüsü: dar bütçede dökümü küçültmeye değil, sahneyi yeniden yazmaya bak. Bir kalemi listeden silmek onu ortadan kaldırmaz; yalnız çekim gününe erteler. Kalemi gerçekten ortadan kaldıran tek şey senaryo değişikliğidir.
On dördüncüsü, ve en önemlisi: dökümü çekim planı sanma. Döküm neyin gerektiğini söyler, hangi sırayla çekileceğini söylemez. O bir sonraki dersin işi ve dökümsüz yapılamaz.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışEn yaygın yanlış: döküm bir liste çıkarma işidir.
Asıl işi listeyi çıkarmak değil, senaryoda YAZILMAYANI ortaya çıkarmaktır. "Ofis" kelimesi masaları, telefonları ve orada çalışan insanları içerir; hiçbiri yazılı değildir ve hepsi bulunacaktır. Mutfakta tuz vardır, sette hiçbir şey yoktur.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: sayfa uzunluğu çekim süresini verir.
Vermez. Bir sayfalık iki kişilik diyalog yarım günde biter; sekizde bir sayfalık bir aksiyon cümlesi iki gün alabilir. Sayfa hesabı karşılaştırma için bir başlangıç ölçüsüdür ve onu düzeltecek olan dökümün kendisidir.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: senaryo kilitlenmeden döküm yapılabilir.
Yapılırsa bir tahmin olur. Döküm, takvim, çağrı kâğıdı ve bütçe sahne numarasına bağlıdır; numaralar kayarsa bu bağların hepsi aynı anda kopar. Kilitten sonra sahne eklenir ama numara kaydırılmaz.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: hayvan bir aksesuardır.
Değildir. Hayvan bulunan her sahne dört satırdır: hayvanın kendisi, eğitmeni, izni ve çalışma süresi. Ve o çalışma süresi çoğu zaman günün uzunluğunu belirleyen kalemdir — tıpkı çocuk oyuncu gibi.
Yaygın yanlışBeşinci yanlış: döküm bittiğinde iş biter.
Asıl iş orada başlar: kalemleri süreye göre üçe ayırmak. Üç ay isteyen bir kalem çekimden bir ay önce fark edildiğinde artık bir sorun değil, bir kayıptır — ve dökümün erken yapılmasının tek sebebi budur.
Yaygın yanlışAltıncı yanlış: senaryo değişti, dökümü sonra güncellerim.
Güncellenmemiş döküm en tehlikeli belgedir çünkü doğru görünür. Bütçe onu okur, takvim onu okur, departmanlar kendi listelerini ondan çıkarır — üçü birden yanlış bir kaynaktan beslenir ve kimse bunu fark etmez.
Bu yanlışların hepsi aynı yanılgıdan besleniyor: dökümü bir ara belge sanmak. Değil. Döküm bütün hazırlığın kaynak belgesidir — ve kaynağı yanlış olan hiçbir belge kendi başına doğru olamaz.
Uygulama — kendin dene
Birinci adım: seçtiğin sahnelerin numaralarını ve senaryo sürümünü yaz. Sürüm yoksa döküm de yok.
İkinci adım: her sahne için iç mi dış mı, gündüz mü gece mi ve mekânı yaz.
Üçüncü adım: sayfa uzunluğunu sekizde bir cinsinden ölç.
Dördüncü adım: sayfayı satır satır oku ve her ismi işaretle. Sonra ikinci kez oku ve bu kez yazılmamış olanları işaretle — farklı bir renkle.
Beşinci adım: işaretlediğin her şeyi kategorisine yaz. Rol, figüran, mekân, dekor, aksesuar, kostüm, makyaj, araç, hayvan, set efekti, görsel efekt, dublör, müzik, özel ekipman.
Altıncı adım: her kalemin yanına sorumlu departmanı yaz. Sahipsiz satır bırakma.
Yedinci adım: her sahne için en az bir "soru" satırı yaz. Bilmediğin bir şey yoksa yeterince dikkatli okumamışsındır.
Sekizinci adım: bütün kalemleri süreye göre üçe ayır. Bir hafta, bir ay, üç ay.
Dokuzuncu adım, ve gerçek sınav: üç aylık gruba bak ve şu soruyu cevapla — bu kalemler bugün başlatılmazsa hangi çekim günü boş geçer? Cevap veremiyorsan döküm değil, özet çıkarmışsın demektir.
Kilit özet
Aşağıdaki beş cümle aynı işe hizmet ediyor: senaryoyu sayılabilir hâle getirmeye.
Birincisi: döküm bir anlatı metnini miktar diline çevirir. Asıl değeri, senaryoda yazılmayanı ortaya çıkarmasıdır.
İkincisi: döküm kilitli senaryodan yapılır ve her sayfası bir sürüme bağlıdır. Numara kayarsa takvim, bütçe ve çağrı kâğıdı birlikte kopar.
Üçüncüsü: sayfa uzunluğu çekim süresi değildir. Sekizde bir bir başlangıç ölçüsüdür; onu düzelten şey dökümün kendisidir.
Dördüncüsü: her satırın bir sahibi olur. Sahibi olmayan kalem, yazılmamış kalemdir.
Beşincisi: dökümün asıl işi uzun tedarik kalemlerini erken bulmaktır. Üç ay isteyen bir kalem, bir ay kala fark edildiğinde artık bir sorun değil bir kayıptır — ve dökümün erken yapılmasının tek sebebi budur.
Sonraki derse köprü
Artık elinde bir liste var. Her sahnenin neye ihtiyacı olduğunu biliyorsun.
Ama liste bir sıra vermiyor.
Aynı mekânda geçen iki sahne senaryonun iki ucunda olabilir. Aynı oyuncu on farklı güne dağılmış olabilir. Ve bütün bunlar aynı bütçeyle çekilecek.
Bir sonraki derste çekim takvimine geçiyoruz. Sorular şunlar olacak. Sahneler hangi mantıkla gruplanır? Bir çekim gününe ne kadar iş sığar? Ve hava bozarsa ne çekilir?