S3-M19-D1
Mekân bir sahnedir
Atmosfer ve hizmet ortamı.
Tüketici Psikolojisi Akademisi — M19, Perakende ve Mekân · 2.012 kelime · 1 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Bilimsel çapa: Kotler; Bitner
Kanca
Ayın ilk salısı, öğleden sonra üç. Ayşe Hanım ve eski arkadaşları, Mavi Fincan'ın pencere kenarındaki uzun masasında buluşmuşlar. Masa güzel, ışık güzel; ama konuşamıyorlar. Hoparlör tam tepelerinde, öğle kalabalığı için açılmış müzik hâlâ yüksek. Her birkaç dakikada bir, tezgâhtaki öğütücü çalışıyor ve cümleler yarıda kalıyor. Bir saat sonra Ayşe Hanım'ın arkadaşlarından biri öneriyor: "Gelecek ay başka bir yere mi gitsek?"
Aynı kafe, o sabah sekizde bambaşka bir yerdi. Elif kuyrukta beklerken, uygulamadan sipariş verenlerin teslim noktasına ulaşmak için masaların arasından sıkışarak geçtiğini gördü. Yeni başlayan barista, elinde tepsiyle tezgâhın arkasından çıkarken iki kez birine çarptı. Kimse kötü niyetli değildi; mekân, o saatte orada olan insanların yapmak istediği şeye uymuyordu.
Akşam Selin iki hikâyeyi yan yana koyuyor. Kahve aynı, ekip aynı, fiyat aynı. Değişen yalnızca mekân ve o mekânın farklı saatlerde farklı insanlara ne yaptığı. Bir kafenin duvarları, ışığı, sesi ve masaları müşterinin davranışını nasıl biçimlendirir?
Vaka
1973'te Philip Kotler, pazarlamacıların uzun süredir ihmal ettiği bir şeye dikkat çekti: insanların bir ürünü satın aldıkları yer de ürünün bir parçasıdır. Kotler bu fikre "atmosfer" adını verdi ve onu, satın alma ortamının müşteride belirli duygusal etkiler yaratacak, böylece satın alma olasılığını artıracak biçimde bilinçli olarak tasarlanması olarak tanımladı. Işık, renk, ses, koku, sıcaklık ve doku, artık dekorasyon değil, bir pazarlama aracıydı.
Mary Jo Bitner, 1992'de bu fikri hizmet işletmelerine taşıdı ve çok daha kapsamlı bir çerçeve kurdu. Bitner'in çerçevesinin adı "hizmet ortamı"ydı: bir hizmetin sunulduğu fiziksel çevre. Çalışmanın özetinde belirtildiği gibi, Bitner önce hizmet işletmelerini sınıflandırdı, ardından fiziksel çevrenin hem müşterilerin hem de çalışanların davranışları üzerindeki etkisini incelemek için kavramsal bir çerçeve önerdi. Çeşitli disiplinlerden gelen literatüre dayanarak, fiziksel çevrenin hem işletmenin hem de pazarlamanın hedeflerine ulaşmasına nasıl katkıda bulunabileceğini tartıştı.
Bitner'in çerçevesinde fiziksel çevrenin üç boyutu vardı. Birincisi ortam koşullarıydı: sıcaklık, ışık, ses, müzik, koku. İkincisi mekânsal düzen ve işlevsellikti: masaların, tezgâhın, yolların yerleşimi ve bunların işin yapılmasını ne kadar kolaylaştırdığı. Üçüncüsü işaretler, semboller ve eşyalardı: tabelalar, duvardaki fotoğraflar, malzemelerin niteliği, mekânın kendisi hakkında ne söylediği.
Çerçevenin en önemli yeniliği, mekânın yalnızca müşteriyi değil çalışanı da etkilediğini vurgulamasıydı. Aynı mekânda hem müşteri hem çalışan bulunur ve ikisi de o mekâna bilişsel, duygusal ve bedensel tepkiler verir. Müşteri ya mekâna yaklaşır, kalır, harcar, geri gelir; ya da ondan kaçınır. Çalışan da aynı biçimde mekânda rahat çalışır ya da onunla boğuşur. Ve en önemlisi, ikisi arasındaki etkileşim de mekândan etkilenir.
Bitner ayrıca hizmet işletmelerini, mekânda kimin bulunduğuna göre ayırdı. Bazı hizmetlerde müşteri büyük ölçüde kendi kendine hizmet alır; bazılarında müşteri ile çalışan mekânda birlikte bulunur ve etkileşir; bazılarında ise müşteri mekâna hiç gelmez. Kafe ikinci türe girer: hem müşteri hem çalışan oradadır ve mekân ikisini birden biçimlendirir.
Mavi Fincan'ın o salı günkü sabahı ile öğleden sonrası, Bitner'in çerçevesinin iki yüzüydü. Öğleden sonra ortam koşulları, yani müzik ve öğütücü, müşteriyi kaçırıyordu. Sabah ise mekânsal düzen, hem müşteriyi hem çalışanı zorluyordu.
Mekanizma
Atmosfer duyguyu, duygu davranışı biçimlendirir
Kotler'in ve Bitner'in ortak fikri, mekânın önce bir duygu, sonra bir davranış ürettiğidir. Loş ışık ve yumuşak müzik insanı yavaşlatır ve oturmaya davet edebilir; parlak ışık ve hızlı tempo onu harekete geçirebilir. S1-M2-D6'da müziğin hızının mağazadaki hareket hızını ve harcamayı etkileyebildiğini, S1-M2-D7'de kokunun ve dokunun unutulan duyular olarak davranışı nasıl renklendirdiğini görmüştük. Bu dersin katkısı, bu tek tek öğeleri bir bütün olarak, bir sahne olarak düşünmektir.
Satış Psikolojisi Akademisi'nin mekânın psikolojisi dersi (2.25), Roschk ve arkadaşlarının meta-analizini aktarıyor: müzik, koku ve rengin mağaza ortamındaki etkileri olumlu ama genellikle küçüktü ve öğenin ürünle uyumuna ve bağlama göre değişiyordu. Bu uyarı önemlidir: mekân bir satış makinesi değildir. Ama bir mekân uyumsuz olduğunda, Ayşe Hanım'ın masasında olduğu gibi, müşteriyi kapıdan uzaklaştırabilir.
Üç boyut, üç soru
Bitner'in üç boyutu, bir mekânı incelerken sorulacak üç soruya dönüşebilir. Ortam koşulları müşterinin o an yapmak istediği şeyi destekliyor mu? Konuşmak isteyen bir masa için yüksek müzik, çalışmak isteyen biri için loş ışık uyumsuzdur. Mekânsal düzen insanların yapması gereken hareketleri kolaylaştırıyor mu? Kuyruk, teslim noktası ve masalar birbirinin yolunu kesiyorsa, mekân işi zorlaştırır. İşaretler ve semboller mekânın vaadini doğru söylüyor mu? Kapıdaki tabela, duvardaki fotoğraflar ve fincanların kendisi, müşteriye nerede olduğunu ve ne bekleyeceğini anlatır.
Mekân çalışanı da biçimlendirir
Bitner'in en çok unutulan uyarısı, mekânın çalışanlar için de bir ortam olduğudur. Tezgâhın arkası dar olan bir kafede barista, tepsiyle çıkarken birine çarpar; bu yalnızca onun sorunu değildir, müşterinin deneyiminin de bir parçasıdır. Çalışanın gerildiği bir mekânda müşteriyle kurulan etkileşim de gerilir. Hizmet ortamını tasarlamak, iki seyircisi olan bir sahneyi tasarlamaktır.
Mekân bir vaattir
İşaretler, semboller ve eşyalar, mekânın müşteriye verdiği sözü taşır. Bir kafenin duvarındaki kahve çiftliği fotoğrafları, ahşap masalar ve seramik fincanlar "burada acele yok" der; plastik bardaklar ve ayakta içilen tezgâhlar ise "hızlı ol" der. M16'nın ilk dersinde müşterilerin Mavi Fincan için çizdiği çağrışım haritasında "sabah" düğümü "kuyruk" sözcüğüne bağlanmıştı; o bağı kuran şey bir reklam değil, kasanın önündeki bekleyişti. Mekân, markanın zihindeki haritasının en somut düğümlerinden biridir ve müşteri her gelişinde o düğümü yeniden çizer. Mekân ile marka vaadi uyumsuz olduğunda, müşteri bu çelişkiyi hisseder.
Bir mekânda birden fazla sahne
Bir kafe gün boyunca aynı mekân değildir. Sabah sekizde, yürüyerek kahve alan ve işe yetişmeye çalışan insanların sahnesidir; öğleden sonra üçte, oturup konuşan arkadaşların sahnesidir; akşam altıda, dizüstü bilgisayarıyla çalışanların. Aynı müzik, aynı ışık ve aynı masa düzeni bu sahnelerin hepsine birden uymaz. İyi bir hizmet ortamı tasarımı, mekânın hangi saatte hangi sahneye dönüştüğünü bilmekle başlar.
Sahneyi kim yazıyor?
Bir mekânın sahnelerini çoğu zaman kimse bilinçli olarak yazmaz; zamanla birikir. Hoparlör bir gün öğle kalabalığı için açılır ve kısılması unutulur. Teslim noktası boş bir köşeye konur, çünkü orada yer vardır, oraya giden yolun nereden geçeceği düşünülmez. Öğütücü prize en yakın tezgâha yerleşir ve pencere masasının yanında kalır. Bu kararların her biri tek başına makuldür; ama birlikte, kimsenin tasarlamadığı bir sahne oluştururlar.
Bitner'in çerçevesinin pratik değeri, bu birikmiş kararları görünür kılmasıdır. Ortam koşullarını, düzeni ve işaretleri ayrı ayrı sormak, "mekân böyle" denip geçilen şeyleri tek tek seçilmiş, dolayısıyla değiştirilebilir şeyler olarak gösterir. Bir yerleşim planını baştan tasarlamak, aslında bu sessiz kararları bir bir masaya koymak ve her birine "hangi sahne için?" diye sormaktır.
Bu soru bazen beklenmedik cevaplar verir. Her bekleme bir sorun değildir; insanların beklerken bir şey izleyebildiği, örneğin kahvenin hazırlanışını görebildiği bir tezgâh, beklemeyi sahnenin bir parçasına dönüştürebilir. Sorun beklemenin kendisi değil, beklerken insanların birbirinin yolunu kesmesi ya da neyi beklediklerini görememesidir.
Bilimsel dayanak
Kotler'in atmosfer kavramı ve Bitner'in hizmet ortamı çerçevesi, fiziksel çevreyi pazarlamanın ve hizmet tasarımının merkezine yerleştiren iki kurucu kavramsal çalışmadır. Bitner'in çerçevesi, çalışanı da mekânın seyircisi olarak gördüğü için hizmet işletmelerinde yaygın biçimde kullanılır. Kavramsal bir çerçevenin ampirik olarak sınanması için ise Baker ve arkadaşlarının çalışması bu dersin kanıtını oluşturur.
Bu kanıt, mekânın yalnızca bir dekor değil, müşterinin bir işletmeyi seçip seçmeyeceğini etkileyen değerlendirmelerin kaynağı olduğunu gösteriyor.
Hayatınızda
Sık gittiğiniz bir kafeyi ya da mağazayı düşünün. Oraya neden gidiyorsunuz? Ürün yüzünden mi, yoksa mekânın size hissettirdiği şey yüzünden mi? Aynı ürün daha az hoş bir mekânda satılsaydı, yine gider miydiniz?
Bir mekândan hiçbir şey almadan çıktığınız ya da bir daha gitmemeye karar verdiğiniz bir anı hatırlayın. Bunun nedeni ne oldu: müzik mi, ışık mı, kalabalık mı, oturma düzeni mi, yoksa çalışanların gergin hâli mi?
Aynı mekânın günün farklı saatlerinde size farklı geldiği bir yer var mı? Sabah hızlı geçtiğiniz bir kafe, akşam oturduğunuz bir yere dönüşüyor mu? Mekân bu iki sahneye de uyuyor mu?
Bir de bir mekânın çalışanlarını gözlemleyin. Tezgâhın arkası, depo, mutfak: çalışanlar o mekânda rahat mı hareket ediyor, yoksa onunla boğuşuyor mu? Bu, sizin deneyiminizi nasıl etkiliyor?
Mavi Fincan'da
Bu modülde Mavi Fincan'ın görevi, kafenin yerleşim planını baştan tasarlamak. Ama Selin, ilk adımın bir plan çizmek değil, mekânı izlemek olacağını söyledi. "Önce sahneleri sayalım," dedi.
Ekip bir hafta boyunca kafeyi üç saat diliminde gözlemledi ve her birini Bitner'in üç boyutuyla not etti. Sabah sekiz ile dokuz arası: ayakta bekleyen, hızlı çıkmak isteyen müşteriler. Ortam koşulları uygundu ama mekânsal düzen değildi; M16'da açılan uygulama teslim noktası, kuyruğun ve masaların ötesindeydi ve oraya ulaşan herkes iki masanın arasından geçmek zorundaydı. Öğleden sonra iki ile beş arası: oturup konuşan müşteriler. Bu kez sorun ortam koşullarıydı; öğle için açılan müzik hâlâ yüksekti ve öğütücü pencere masasının hemen yanındaydı. Akşam altıdan sonra: dizüstü bilgisayarıyla çalışan öğrenciler. Masalar yeterliydi ama prizler yalnızca bir duvardaydı.
Ekip çalışanları da gözlemledi. Ayşegül bir sabah boyunca tezgâhın arkasında kaç kez yön değiştirdiğini saydırdı. Tezgâhın arkası dardı; bir barista süt almak için diğerinin önünden geçmek zorundaydı. Yeni başlayan barista, tepsiyle çıkışın neden çarpışmalara yol açtığını anlattı: çıkış, kuyruğun tam ortasına açılıyordu.
Selin bu gözlemlerden henüz bir plan çıkarmadı. Bunun yerine her sahne için bir cümle yazdı. Sabah sahnesinin işi: hızlı ve çarpışmasız geçiş. Öğleden sonra sahnesinin işi: konuşulabilen bir sessizlik. Akşam sahnesinin işi: rahatsız edilmeden çalışabilmek. Ve hepsinin altına: çalışanın yolu müşterinin yolunu kesmesin.
Bir tek hızlı değişiklik yapıldı. Müzik artık saat dilimine göre ayarlanacak, öğleden sonra kısılacaktı. Öğütücünün yeri ise yerleşim planına kaldı. Ayşegül, ayın bir sonraki ilk salısı için pencere masasını Ayşe Hanım ve arkadaşlarına ayırdı ve onlara hoparlörün o saatte kısık olacağını söyledi.
Mehmet Bey, gözlem notlarını okuyunca Bursa şubesinin bambaşka bir sahne olduğunu hatırlattı: orada en çok zaman geçirilen yer, bakır cezvenin kaynadığı tezgâhın önüydü. "İnsanlar orada beklemekten şikâyet etmiyor," dedi, "çünkü beklerken bir şey izliyorlar." Selin bu notu da aldı; bekleme her zaman bir sorun değildi, bazen sahnenin kendisiydi.
Elif, bir sabah kuyrukta Ayşegül'e not defterini gösterdi: teslim noktasına giden yolu bir kâğıda çizmişti, iki masanın arasındaki daracık geçidi kırmızıyla işaretlemişti. Ayşegül çizimi gözlem panosuna astı.
Modülün birinci notu panoya yazıldı: Mekân bir sahnedir: önce hangi saatte hangi sahnenin oynandığını say, her sahneyi ortam, düzen ve işaretler boyutlarıyla gözlemle, çalışanı da seyirciye kat ve planı ancak bundan sonra çiz.
Dikkat
Yaygın yanlış"Güzel bir mekân her zaman satış getirir; daha çok dekorasyon, daha çok müşteri demektir."
Roschk ve arkadaşlarının meta-analizinde mekân öğelerinin etkileri genellikle küçüktü ve uyuma ve bağlama göre değişiyordu. Mekânın asıl gücü, müşterinin o an yapmak istediği şeyi destekleyip desteklememesindedir; uyumsuz bir mekân, ne kadar güzel olursa olsun, müşteriyi kaçırabilir.
Yaygın yanlış"Mekân yalnızca müşteri için tasarlanır."
Bitner'in çerçevesi, mekânın çalışanları da etkilediğini ve müşteri ile çalışan arasındaki etkileşimin de mekândan biçimlendiğini vurgular. Çalışanın boğuştuğu bir mekân, müşterinin deneyimine de yansır.
Mekânı bir pazarlama aracı olarak kullanmanın etik sınırı, müşterinin yararına mı yoksa onu yanıltmak ya da tüketmek için mi kullanıldığıdır. Çıkışları bulunmaz kılan düzenler, insanları istemedikleri hâlde daha uzun tutmak ya da onları rahatsız edip hızla masadan kaldırmak için ayarlanan ortamlar, mekânı müşteriye karşı çeviren tasarımlardır. Erişilebilirlik de bu sınırın bir parçasıdır: tekerlekli sandalyeyle ya da bebek arabasıyla geçilemeyen bir mekân, bazı müşterileri sahneden baştan dışlar.
Akılda kalanlar
Kotler'in atmosfer kavramı, satın alma ortamının duygusal etkiler yaratmak için bilinçli olarak tasarlanabileceğini öne sürdü. Bitner'in hizmet ortamı çerçevesi, fiziksel çevreyi ortam koşulları, mekânsal düzen ve işaretler olarak üç boyutta ele aldı ve mekânın hem müşterileri hem çalışanları etkilediğini vurguladı.
Baker ve arkadaşlarının iki çalışması, sosyal, tasarım ve ortam ipuçlarının müşterilerin bir mağazayı değerlendirmesini ve onu tercih etme niyetini etkilediği modeli destekledi. Mekân öğelerinin etkileri genellikle küçüktür; ama uyumsuz bir mekân müşteriyi kaçırabilir.
Bir mekân gün boyunca farklı sahnelere dönüşür. İyi bir tasarım, hangi saatte hangi sahnenin oynandığını bilmekle, her sahnenin işini tanımlamakla ve çalışanın yolunu da hesaba katmakla başlar.
Sonraki derse köprü
Ekibin gözlem notlarında en sık geçen sözcük "geçit" oldu: kuyruktan teslim noktasına, kapıdan kasaya, tezgâhın arkasından salona. Elif'in kırmızı çizgisi, müşterilerin mekânın içinde nasıl hareket ettiğinin bir haritasıydı. Sıradaki ders, Müşteri akışı, mağaza yerleşiminin ve kapıdan girer girmez geçilen "dekompresyon bölgesinin" müşterinin mekândaki yolunu nasıl biçimlendirdiğini ele alıyor.
Mini quiz
Soru 1 · Kavram
Bitner'in hizmet ortamı çerçevesinde fiziksel çevrenin üç boyutu nelerdir?
- A) Fiyat, ürün, tanıtım
- B) Ortam koşulları; mekânsal düzen ve işlevsellik; işaretler, semboller ve eşyalar
- C) Renk, logo, slogan
- D) Müşteri, çalışan, yönetici
Cevap: B. Bu üç boyut hem müşterilerin hem çalışanların tepkilerini etkiler.
Soru 2 · Kavram
Bitner'in çerçevesini önceki atmosfer anlayışından ayıran en önemli vurgu neydi?
- A) Mekânın yalnızca müşteriyi etkilemesi
- B) Mekânın hem müşterileri hem çalışanları ve aralarındaki etkileşimi etkilemesi
- C) Mekânın hiçbir etkisinin olmaması
- D) Yalnızca dış cephenin önemli olması
Cevap: B. Hizmet ortamı iki seyircili bir sahnedir.
Soru 3 · Uygulama
Mehmet Bey'in Bursa şubesinde öğleden sonra müşteriler masalarda konuşmakta zorlanıyor; ama sabahları kalabalık hızla akıyor. Bu ders ışığında ilk yapılması gereken nedir?
- A) Bütün mekânı hemen yeniden dekore etmek
- B) Hangi saatte hangi sahnenin oynandığını gözlemlemek ve öğleden sonra sahnesinin ortam koşullarını, örneğin müziği ve gürültü kaynaklarını, o sahnenin işine göre ayarlamak
- C) Sabah müziğini de kısmak
- D) Masaları kaldırmak
Cevap: B. Aynı ortam koşulları bütün sahnelere birden uymaz.
Soru 4 · Tuzak
Bir mağaza danışmanı, "Mekân etkileri meta-analizde küçük çıktı; demek ki mekâna hiç yatırım yapmaya gerek yok," diyor. Bu çıkarım neyi gözden kaçırıyor?
- A) Hiçbir şeyi; küçük etki yok demektir
- B) Etkilerin küçük ama olumlu olduğunu, uyuma ve bağlama göre değiştiğini ve uyumsuz bir mekânın müşteriyi kaçırabileceğini; mekân, satış makinesi olmasa da müşterinin işletmeyi seçmesini etkileyen değerlendirmelerin kaynağıdır
- C) Meta-analizlerin hiçbir zaman güvenilir olmadığını
- D) Mekânın yalnızca lüks mağazalarda önemli olduğunu
Cevap: B. Ayşe Hanım'ın arkadaşlarının "başka bir yere mi gitsek?" sorusu, uyumsuz bir mekânın bedeliydi.
Görev
Bu hafta sık gittiğiniz bir kafeyi, mağazayı ya da bekleme salonunu iki farklı saatte ziyaret edin ve tüketici günlüğünüze her ziyaret için Bitner'in üç boyutunu not edin: ortam koşulları, mekânsal düzen ve işaretler. Ayrıca çalışanların mekânda nasıl hareket ettiğini gözlemleyin. İki ziyareti karşılaştırın: mekân iki sahneye de uyuyor mu, yoksa birinde müşteriyi ya da çalışanı zorluyor mu?
Tekrar kartları
- Atmosfer: Kotler'e göre satın alma ortamı, müşteride belirli duygusal etkiler yaratacak biçimde bilinçli olarak tasarlanabilir.
- Hizmet ortamı: Bitner'in çerçevesinde ortam koşulları, mekânsal düzen ve işaretler; mekân hem müşteriyi hem çalışanı etkiler.
- Birden fazla sahne: Bir mekân gün boyunca farklı sahnelere dönüşür; tasarım, her sahnenin işini tanımlamakla başlar.
Kaynakça
- Bitner, M. J. (1992). Servicescapes: The impact of physical surroundings on customers and employees. Journal of Marketing, 56(2), 57–71.
- Kotler, P. (1973). Atmospherics as a marketing tool. Journal of Retailing, 49(4), 48–64.
- Baker, J., Parasuraman, A., Grewal, D. ve Voss, G. B. (2002). The influence of multiple store environment cues on perceived merchandise value and patronage intentions. Journal of Marketing, 66(2), 120–141.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.