İçeriğe geç

S3-M17-D7

İlk kullanım deneyimi (onboarding) ve "aha!" anı

Tüketici Psikolojisi Akademisi — M17, Ürün ve Yenilik Psikolojisi · 2.006 kelime · 1 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Kanca

Pazar sabahı, Elif'in mutfağı. İlk kapsül kutusu bir gün önce gelmiş. Elif kutuyu açıyor, bir Kor kapsülü çıkarıyor, makinesine takıyor ve alışkanlıkla büyük fincan düğmesine basıyor. Makine uzun uzun çalışıyor; fincana açık renkli, sulu bir kahve doluyor.

Elif ilk yudumu alıyor ve yüzünü buruşturuyor. "Kafedeki Kor bu mu?" diye düşünüyor. Kahve, kafede içtiği yoğun ve dolgun kahveye hiç benzemiyor. Kutuyu bir kenara koyuyor ve eski markasının kapsülünü makineye takıyor.

Pazartesi sabahı kasada Ayşegül'e anlatıyor. Ayşegül bir an düşünüyor, sonra soruyor: "Hangi düğmeye bastınız?" Elif büyük fincan diyor. Ayşegül gülümsüyor: "Kor küçük fincan için. Büyük düğme suyu fazla koyuyor." Elif'in yüzünde önce şaşkınlık, sonra hafif bir utanç beliriyor. Ama asıl soru başka: kutunun hiçbir yerinde bunu söyleyen bir şey yoktu. Bir ürünün ilk kullanımı, onun kaderini ne kadar belirler?

Vaka

Stacy Wood ve Page Moreau, 2006'da yayımladıkları çalışmada, tüketicilerin yeni ve karmaşık ürünleri ilk kez kullanırken yaşadıkları deneyimi incelediler. Araştırmacılara göre bir yeniliği benimsemek tüketiciler için nadiren kısa bir süreçti; son araştırmalar da benimsemeyi, kullanımın zamanla değiştiği dinamik bir süreç olarak ele almaya başlamıştı.

Wood ve Moreau, bu sürecin nadiren tarafsız olduğunu öne sürdüler: tüketiciler bir yeniliği ilk kullanırken güçlü duygular yaşayabiliyordu. Bu noktada iki karşıt görüş vardı. Birincisine göre bu duygular, ürünün sağladığı yararların bir sonucuydu ve zaten var olan modellerde, tüketicinin ürünün net yararına dair bilişsel değerlendirmesiyle yakalanıyordu. İkincisine göre ise öğrenme sürecinin kendisi, net yarardan bağımsız olarak duygu üretebiliyordu.

Araştırmacıların iki görgül ve uzun soluklu çalışmasından elde ettikleri veriler, ikinci görüşü destekledi. Öğrenme süreci, net yarardan bağımsız olarak duygu üretiyordu ve bu duygu ürün değerlendirmelerini renklendiriyordu. Duygunun etkisi büyüktü ve araştırmacıların vurguladığı gibi, basitçe "kolay olan daha iyidir" diye özetlenebilecek bir durum değildi.

Wood ve Moreau bu bulgulardan bir model türettiler: beklenti, duygu ve değerlendirme sırasını izleyen E3 modeli. Modelin adı, tüketicinin ürüne dair bir beklentiyle başladığını, ilk kullanımda bu beklentiyle karşılaştırılan bir deneyim yaşadığını, bu karşılaştırmanın bir duygu ürettiğini ve bu duygunun ürünün değerlendirmesine yansıdığını anlatır. Araştırmacılar bu modelin, yöneticilerin karmaşık teknolojik ürünlerin başarılı biçimde yayılmasını daha iyi öngörmelerine ve etkilemelerine yardım edebileceğini öne sürdüler.

Elif'in pazar sabahı yaşadığı şey, bu modelin küçük ama keskin bir örneğiydi. Beklentisi yüksekti: kafedeki Kor'u evde içecekti. Deneyimi ise bu beklentinin çok altında kaldı. Ortaya çıkan hayal kırıklığı, ürünün kendisi aslında iyi olduğu hâlde, ürünü bir kenara koymasına yol açtı.

Mekanizma

İlk kullanım bir yargı anıdır

Bir ürünün ilk kullanımı, tüketicinin o ürüne dair yargısının oluştuğu andır. D3'te teknoloji kabulünü konuşurken, kişinin bir teknolojiyi birkaç kez deneyip yararı çabasından büyük görünürse kaldığını görmüştük. Wood ve Moreau'nun bulgusu, bu ilk denemelerin yalnızca bir hesap değil, bir duygu deneyimi olduğunu ekliyor. İlk kullanımda yaşanan hayal kırıklığı ya da sevinç, ürünün sonraki değerlendirmesini renklendirir.

Beklenti, deneyimin ölçüsüdür

E3 modelinin ilk halkası beklentidir. Bir deneyim, kendi başına değil, ondan önce kurulan beklentiyle karşılaştırılarak değerlendirilir. Bu fikir, Richard Oliver'ın 1980'deki çalışmasıyla tüketici memnuniyeti araştırmalarının temel taşlarından biri hâline gelen beklentinin onaylanması ya da onaylanmaması yaklaşımıyla uyumludur: memnuniyet, deneyimin beklentiyi karşılayıp karşılamadığına bağlıdır.

Bu, bir markanın ilk kullanım için kurduğu beklentinin, deneyimin kendisi kadar önemli olduğu anlamına gelir. Elif'in beklentisi, kafedeki Kor deneyimiyle kurulmuştu; ama kutu, bu beklentiye ulaşmak için gereken küçük bilgiyi, hangi düğmeye basılacağını, vermiyordu. Beklenti doğruydu; ama ona giden yol gösterilmemişti.

Kolay olan her zaman daha iyi değildir

Wood ve Moreau'nun "kolay olan daha iyidir" diye basitçe özetlenemeyecek bulgusu, D3 ve D4'teki derslere bir katman ekler. Bir ürünü olabildiğince kolay yapmak önemlidir; ama duygu, kolaylığın mutlak düzeyinden çok, tüketicinin beklediği kolaylıkla yaşadığı kolaylık arasındaki farktan doğabilir. Kolay olacağı söylenen bir ürün zor çıktığında hayal kırıklığı doğar; zor olacağı düşünülen bir ürün beklenenden kolay çıktığında ise bir rahatlama ve sevinç ortaya çıkabilir.

Bu, ilk kullanımı tasarlarken dürüst bir beklenti kurmanın önemini gösterir. "Hiç uğraşmadan mükemmel kahve" vaadi, ilk kapsülde küçük bir hata yapan müşteride büyük bir hayal kırıklığına dönüşebilir. "İlk kapsülünüz için iki küçük ipucu" ise, müşteriyi hem doğru yola koyar hem de beklentisini gerçekçi kılar.

"Aha!" anı

Bir ürünün ilk kullanımında, müşterinin "demek bunun için almışım" dediği bir an vardır: ürünün vaat ettiği şeyin gerçekleştiği an. Pazarlama dünyasında buna sıkça "aha!" anı denir; ürünün bir vaat olmaktan çıkıp bir deneyime dönüştüğü an. Bu anın bir araştırma kavramından çok bir uygulama terimi olduğunu belirtmek gerekir; ama E3 modeliyle birlikte düşünüldüğünde anlamlıdır: beklentinin karşılandığı ya da aşıldığı, olumlu bir duygunun doğduğu ve ürünün değerlendirmesinin bu duyguyla renklendiği andır.

Mavi Fincan'ın kapsülleri için bu an, müşterinin evde, kendi mutfağında, kafedeki Kor'a benzeyen bir fincan içtiği andı: "Sabahın beş dakikası evde de olabiliyormuş." İlk kullanım deneyimini tasarlamak, müşteriyi bu ana olabildiğince kısa ve sorunsuz bir yoldan ulaştırmak demektir.

İlk başarı

İlk kullanımın en önemli işi, müşteriye erken bir başarı yaşatmaktır. İlk denemede ürünün vaadini gerçekleştiren bir müşteri, sonraki denemelere olumlu bir duyguyla başlar. İlk denemede başarısız olan bir müşteri ise, ürünü bir kenara koyabilir ve hiçbir zaman ikinci denemeye ulaşmayabilir. Elif'in pazar sabahı yaptığı tam olarak buydu.

Bu yüzden ilk kullanım için yapılan tasarım, ürünün bütün özelliklerini öğretmekle değil, müşterinin ilk başarısını garanti altına almakla başlamalıdır. D4'te gördüğümüz özellik yorgunluğu da bunu destekler: ilk kullanımda müşteriye her şeyi göstermek değil, yalnızca ilk başarıya giden adımları göstermek gerekir.

İlk deneyimin hafızası

İlk kullanımın bir başka önemi de, hafızada kalıcı bir iz bırakmasıdır. İnsanlar bir ürünü anlatırken çoğu zaman ilk deneyimlerinden söz eder: "İlk açtığımda çok şaşırdım" ya da "İlk gün hiç anlayamadım." Bu anlatı, ürünün sonraki her kullanımına eşlik eder ve başkalarına yapılan tavsiyeleri de biçimlendirir. Elif'in pazar sabahı yaşadığı sulu kahve, ikinci deneme olmasaydı, onun Mavi Fincan kapsülleri hakkında anlatacağı tek hikâye olabilirdi.

İlk zorlukta yanında olmak

İlk kullanım her zaman sorunsuz geçmez. Önemli olan, sorun çıktığında müşterinin yalnız kalmamasıdır. Elif'in pazartesi sabahı Ayşegül'le konuşması, hayal kırıklığını bir öğrenme anına çevirdi. Ama Elif kafeye gelmeseydi, eski markasına geri dönebilir ve Mavi Fincan kapsülünü bir daha denemeyebilirdi.

Bilimsel dayanak

Yeniliklerin benimsenmesi uzun süre bir kerelik bir karar gibi ele alındı; son yıllarda ise benimsemenin, ilk kullanım ve sonrasında yaşanan deneyimlerle şekillenen dinamik bir süreç olduğu vurgulandı. Wood ve Moreau'nun çalışması, bu sürecin duygusal yüzünü öne çıkararak ilk kullanım deneyiminin ürün değerlendirmesindeki rolünü gösterdi. Oliver'ın beklenti ve memnuniyet üzerine çalışması ise bu tür deneyimlerin neden beklentiyle birlikte okunması gerektiğinin kuramsal zeminini sunar.

Bu bulgu, bir ürünün ilk kullanımının yalnızca bir öğrenme adımı değil, ürünün sonraki değerlendirmesini renklendiren bir duygu anı olduğunu gösteriyor.

Hayatınızda

Yeni aldığınız bir ürünü ilk kez kullandığınız bir anı hatırlayın: bir telefon, bir mutfak aleti, bir uygulama, bir mobilya. O ilk deneyim nasıl geçti? Ürünü kullanmaya devam etmenizde bu ilk anın bir payı oldu mu?

Bir de ilk kullanımda hayal kırıklığı yaşadığınız ve sonra ürünü bir kenara koyduğunuz bir anı düşünün. Belki ürün aslında iyiydi, ama ilk denemede bir şey ters gitti. O ürünü yeniden denediniz mi? Denediyseniz, ikinci deneme size ne gösterdi?

Bir ürünün size "aha!" dedirttiği bir anı hatırlayın: bir ürünün neden var olduğunu birden kavradığınız an. Bu an ilk kullanımda mı geldi, yoksa birkaç denemeden sonra mı? Ona ulaşmak için ne yapmanız gerekti?

Son olarak, bir ürünün kutusundan çıkan küçük bir kartın, kısa bir videonun ya da bir satıcının bir cümlesinin, ilk kullanımınızı nasıl değiştirdiğini düşünün. Bazen tek bir doğru bilgi, bütün deneyimi değiştirir.

Mavi Fincan'da

Selin, Elif'in pazar sabahını ve Wood ile Moreau'nun bulgusunu ekiple paylaştı. Kapsülün kendisi iyiydi; ama ilk kullanım tesadüfe bırakılmıştı. Bir müşteri yanlış düğmeye bastığında, iyi bir ürün kötü bir deneyime dönüşüyordu ve E3 modeline göre bu deneyimin yarattığı duygu, ürünün bütün değerlendirmesini renklendirebilirdi.

Ekip ilk kullanımı adım adım tasarladı. Her kutunun kapağının iç yüzüne küçük bir kart konuldu: "İlk kapsülünüz için iki ipucu." Kart, her kahvenin hangi fincan boyu için olduğunu ve makinenin hangi düğmesine basılacağını gösteriyordu. Kor ve Yaren küçük fincan, Esinti orta fincan içindi. Kartın altında, otuz saniyelik bir demleme videosuna götüren bir bağlantı vardı. Ekip kartı kısa tuttu; D4'teki özellik yorgunluğu dersini hatırlayarak, ilk kullanımda müşteriye her şeyi değil, yalnızca ilk başarıya giden iki adımı göstermeyi seçti.

Beklenti de dürüst kuruldu. Kutunun üzerindeki tanıtım cümlesi "hiç uğraşmadan kafe kahvesi" değil, "kafedeki çekirdek, evdeki fincanınızda" oldu. Kart ise ilk kapsülde fincan boyunun önemini açıkça söylüyordu. Ekip, beklentiyi abartmanın ilk küçük hatada büyük bir hayal kırıklığına dönüşeceğini biliyordu.

İlk zorlukta yanında olmak için de bir yol düşünüldü. Abonelikle gelen ilk kutudan iki gün sonra müşteriye kısa bir mesaj gönderilecekti: "İlk fincanınız nasıldı? Bir sorun olduysa bize yazın." Mesaj bir kez gönderilecek, cevap verilmezse tekrar edilmeyecekti; ekip, ısrarcı bildirimlerin bir yardım değil bir yük olduğunu biliyordu.

Elif'in kendisi de unutulmadı. Ayşegül ona yeni kartlı bir Kor kutusu verdi ve ilk kapsülü bu kez kafede, kendi önünde, küçük fincan düğmesiyle hazırladı. Elif yudumu alınca gülümsedi: "İşte bu." Aynı akşam evde yeniden denedi ve küçük düğmeye bastı. Ertesi sabah Ayşegül'e bir mesaj attı: "Sabahın beş dakikası evde de olabiliyormuş." Ekip bu cümleyi Mavi Fincan kapsülleri için aradıkları "aha!" anının tam tarifi olarak not etti.

Ayşe Hanım aboneliğini telefonla başlattığı için ilk kutusu ona kartla birlikte geldi. Ayşegül iki gün sonra onu aradı ve ilk fincanın nasıl olduğunu sordu. Ayşe Hanım kartı okumuş, Esinti'yi orta fincanla hazırlamıştı. "Kart olmasa büyük düğmeye basardım," dedi.

Deniz ise kulübün stüdyosundaki ortak makinenin yanına kartın bir kopyasını astı. Kulüp arkadaşlarının ilk kapsüllerini doğru hazırlaması, onun kafeye önerdiği küçük bir katkı oldu.

Bursa'da da ilk fincan ritüeli başladı: Mehmet Bey, kapsül alan her müşteriye ilk kapsülü şubede, onların önünde hazırlatmaya başladı. "İlk fincanı birlikte içersek," dedi, "ikincisini evde yalnız içmez, keyifle içer."

Modülün yedinci notu panoya yazıldı: İlk kullanımı tesadüfe bırakma: beklentiyi dürüst kur, ilk başarıya giden adımları kısa tut, ürünün değerini ilk denemede hissettir ve ilk zorlukta yanında ol.

Dikkat

Yaygın yanlış"İyi bir ürün kendini anlatır; ilk kullanım için ayrıca bir şey yapmaya gerek yoktur."
Doğrusu

Wood ve Moreau'nun bulgusunda ilk kullanımda yaşanan öğrenme süreci, ürünün net yararından bağımsız olarak duygu üretti ve bu duygu değerlendirmeyi renklendirdi. İyi bir ürün, kötü bir ilk deneyimle bir kenara konabilir.

Yaygın yanlış"İlk kullanımı iyileştirmenin yolu, müşteriye ürünün bütün özelliklerini en baştan öğretmektir."
Doğrusu

İlk kullanımın amacı her şeyi öğretmek değil, müşteriye erken bir başarı yaşatmaktır. Fazla bilgi, D4'te gördüğümüz özellik yorgunluğunu ilk andan başlatabilir.

İlk günün heyecanı, kötüye kullanılmaya en açık andır. Müşteriyi ilk kullanım sırasında fark etmeden ücretli bir aboneliğe geçiren, kişisel verilerini onun bilgisi dışında toplayan ya da ilk denemenin heyecanından yararlanıp ek satış dayatan bir süreç, müşterinin güvenini daha ilk günden zedeler. İyi bir ilk kullanım, müşteriye ürünün değerini gösterir; ondan bir şey koparmaya çalışmaz.

Akılda kalanlar

Wood ve Moreau'nun iki uzun soluklu çalışmasında, yenilikleri ilk kullanırken yaşanan öğrenme süreci, ürünün net yararından bağımsız olarak duygu üretti ve bu duygu ürün değerlendirmelerini belirgin biçimde renklendirdi. Araştırmacılar beklenti, duygu ve değerlendirme sırasını izleyen E3 modelini önerdi.

Bir deneyim, ondan önce kurulan beklentiyle karşılaştırılarak değerlendirilir. Bu yüzden ilk kullanım için dürüst bir beklenti kurmak, deneyimin kendisi kadar önemlidir. Etki "kolay olan daha iyidir" diye basitçe özetlenemez; duygu, beklenen ile yaşanan arasındaki farktan doğabilir.

İlk kullanımın en önemli işi, müşteriye erken bir başarı yaşatmak ve onu "aha!" anına, yani ürünün vaadinin kendi elinde gerçekleştiği ana, kısa ve sorunsuz bir yoldan ulaştırmaktır. İlk zorlukta yanında olmak, bir hayal kırıklığını bir öğrenme anına çevirebilir.

Sonraki derse köprü

Kapsül artık tasarlandı, adlandırıldı, kutulandı ve ilk kullanımı düşünüldü. Modülün yedi dersi böylece bitiyor. Sıradaki birim, S3-M17-K, Ürün ve Yenilik Psikolojisi modülünü kapatıyor: tasarımın katmanlarından yeniliğe dirence, teknoloji kabulünden ilk kullanıma uzanan yedi ders birbirine bağlanacak ve Mavi Fincan'ın kapsül lansmanı, panodaki yedi kuralın izini taşıyacak biçimde tamamlanacak.

Mini quiz

Soru 1 · Kavram

Wood ve Moreau'nun çalışmasına göre yenilikleri ilk kullanırken yaşanan duygular nereden kaynaklanabiliyordu?

  • A) Yalnızca ürünün fiyatından
  • B) Öğrenme sürecinin kendisinden, ürünün net yararından bağımsız olarak
  • C) Yalnızca reklamlardan
  • D) Hiçbir yerden; ilk kullanım duygusuzdur

Cevap: B. Bu duygu ürün değerlendirmelerini belirgin biçimde renklendirdi.

Soru 2 · Kavram

Wood ve Moreau'nun önerdiği E3 modeli hangi sırayı izler?

  • A) Fiyat, kalite, satın alma
  • B) Beklenti, duygu, değerlendirme
  • C) Reklam, ilgi, karar
  • D) Deneme, iade, şikâyet

Cevap: B. İlk kullanımdaki deneyim beklentiyle karşılaştırılır, bu karşılaştırma bir duygu üretir ve duygu değerlendirmeye yansır.

Soru 3 · Uygulama

Deniz'in tırmanış salonu, yeni üyelerin ilk haftada salonu bıraktığını fark ediyor. Salon ilk haftayı nasıl yeniden kurmalı?

  • A) Yeni üyelere salonun bütün kurallarını ve ekipmanlarını ilk gün uzun bir sunumla anlatmak
  • B) Yeni üyenin ilk ziyaretinde bir eğitmenle kısa, başarılı bir ilk tırmanış yapmasını sağlamak, beklentiyi dürüst kurmak ve ilk hafta bir kez nasıl gittiğini sormak
  • C) İlk hafta için ek ücret almak
  • D) Bırakan üyelere indirim kuponu göndermek

Cevap: B. İlk kullanımın amacı erken bir başarı yaşatmak ve ilk zorlukta yanında olmaktır.

Soru 4 · Tuzak

Bir şirket, "Ürünümüz sezgisel; kutuya kullanım kartı koymaya gerek yok, müşteri ilk kullanımda kendisi çözer," diyor. Bu varsayımın gözden kaçırdığı nedir?

  • A) Varsayım sağlamdır
  • B) İlk kullanımda yaşanan küçük bir hata, ürünün net yararından bağımsız olarak olumsuz bir duygu üretebilir ve bu duygu ürünün bütün değerlendirmesini renklendirerek müşterinin ürünü bir kenara koymasına yol açabilir
  • C) Müşteriler hiçbir zaman kart okumaz
  • D) Sezgisel ürünler her zaman başarılıdır

Cevap: B. İyi bir ürün bile, kötü bir ilk deneyimle bir kenara konabilir.

Görev

Yakın zamanda kutusunu açtığınız bir ürünü seçin ve ilk kullandığınız günü günlüğünüzde baştan anlatın. Ürünle ilgili beklentiniz neydi, ilk kullanımda ne yaşadınız ve bu ikisi arasındaki fark size nasıl bir duygu yaşattı? "İşte bu" dediğiniz bir an oldu mu? Olduysa, o ana ulaşmanızı kolaylaştıran ya da zorlaştıran şey neydi?

Tekrar kartları

  • Öğrenmenin duygusu: Wood ve Moreau'ya göre yenilikleri ilk kullanırken yaşanan öğrenme süreci, net yarardan bağımsız olarak duygu üretir ve bu duygu ürün değerlendirmesini renklendirir.
  • Beklenti, duygu, değerlendirme: E3 modeline göre ilk deneyim beklentiyle karşılaştırılır; bu yüzden dürüst bir beklenti kurmak deneyim kadar önemlidir.
  • İlk başarı ve "aha!" anı: İlk kullanım her şeyi öğretmek için değil, müşteriye erken bir başarı yaşatmak ve onu ürünün değerini hissettiği ana ulaştırmak için tasarlanır.

Kaynakça

  • Wood, S. L. ve Moreau, C. P. (2006). From fear to loathing? How emotion influences the evaluation and early use of innovations. Journal of Marketing, 70(3), 44–57.
  • Oliver, R. L. (1980). A cognitive model of the antecedents and consequences of satisfaction decisions. Journal of Marketing Research, 17(4), 460–469.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.