İçeriğe geç

S3-M16-D7

Kriz ve güven onarımı

Tüketici Psikolojisi Akademisi — M16, Marka Psikolojisi · 2.010 kelime · 1 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Kanca

Perşembe öğleden sonra, Mavi Fincan'ın telefonu çalıyor. Arayan bir müşteri, bir gün önce aldığı misafir kahvesi paketindeki lokumu yedikten sonra dudaklarında şişlik ve kaşıntı başladığını, acile gittiğini anlatıyor. Fındık alerjisi varmış. Paketin üzerinde lokumun fındık içerebileceğine dair hiçbir uyarı yokmuş.

Selin telefonu kapattığında elleri titriyor. Müşteri iyileşmiş, ama sesi öfkeliydi. Bir saat içinde ajansa haber veriliyor; ajansın hazırladığı ilk açıklama taslağı yarım saat sonra geliyor: "Konuyu titizlikle inceliyoruz. Müşterilerimizin sağlığı her zaman önceliğimizdir."

Selin taslağı iki kez okuyor. Cümlelerde yanlış bir şey yok; ama hiçbir şey de söylemiyor. Ne olduğunu, hangi paketlerin etkilendiğini, ne yapılacağını anlatmıyor. Aynı akşam Elif bir mesaj atıyor: "Bir şey duydum, doğru mu?" Mavi Fincan'ın aylardır biriktirdiği güven, şimdi tek bir cevaba bağlı. Bir marka krizde ne söylerse güveni korur ve müşteriler o cevabı neye göre okur?

Vaka

Niraj Dawar ile Madan Pillutla'nın 2000 tarihli makalesi, bu sorunun tam ortasına yerleşir. Araştırmacılara göre marka değeri değerli ama kırılgan bir varlıktı. Ürünlerin müşteriye zarar verdiği krizler giderek sıklaşıyordu ve şirketlerin bu krizlere hazırlıksız tepkileri marka değeri üzerinde derin sonuçlar doğurabiliyordu. Ama krizlerin pazarlama üzerindeki etkisi az araştırılmıştı.

Araştırmacılar, şirketin krize verdiği tepkinin müşteri temelli marka değerini nasıl etkilediğini anlamak için bir "beklenti ve kanıt" çerçevesi kullandılar. Bu çerçevenin özü şuydu: insanlar yeni bir bilgiyi, bir şirket hakkında zaten taşıdıkları beklentilerin ışığında yorumlar. Aynı tepki, şirketten iyi şeyler bekleyen biriyle kötü şeyler bekleyen biri için aynı anlamı taşımayabilir.

Bu fikri bir saha anketi ve iki laboratuvar deneyiyle sınadılar. Şirketin krize verebileceği tepkileri üç türe ayırdılar. Birincisi, açık destekti: şirketin sorumluluğu belirsizliğe yer bırakmadan üstlendiği ve müşterinin yanında durduğu tepki. İkincisi, belirsiz bir tepkiydi: ne açıkça üstlenen ne de açıkça reddeden, yoruma açık bir tutum. Üçüncüsü, açık bir direnişti: şirketin sorumluluğu belirsizliğe yer bırakmadan reddettiği, kapıyı kapadığı tepki.

Sonuçlar, müşterilerin şirketin tepkisini önceki beklentilerine göre yorumladığını gösterdi. Krizden sonraki marka değerini belirleyen şey, yalnızca tepkinin türü değil, bu tepki ile müşterinin önceki beklentileri arasındaki etkileşimdi. Araştırmacılar bu bulguyu, üç tepki türünün marka değeri üzerindeki sonuçlarına dair çıkarımlara bağladılar.

Çalışmanın önemli bir yanı da kurgusunda: bir saha anketi gerçek tüketicilerin gerçek şirketler hakkındaki beklentilerini ölçerken, laboratuvar deneyleri aynı krizi farklı tepkilerle sunarak tepkinin etkisini ayrıca sınama imkânı veriyordu. Böylece hem gündelik hayattaki beklentiler hem de kontrollü bir karşılaştırma aynı soruya cevap arıyordu.

Bu bulgu Selin'in elindeki taslağa yeni bir ışık tutuyordu. "Konuyu inceliyoruz" cümlesi tam olarak belirsiz bir tepkiydi. Mavi Fincan'a güvenen Elif gibi bir müşteri bu cümleyi iyi niyetle okuyabilirdi: "Demek ki ciddiye alıyorlar." Ama Mavi Fincan'ı hiç tanımayan ya da zaten kuşkuyla bakan biri, aynı cümleyi bir kaçamak olarak okuyabilirdi. Belirsizliği müşterinin kendi beklentisi dolduracaktı.

Mekanizma

Kriz bir kanıt anıdır

Dawar ve Pillutla'nın çerçevesine göre bir kriz, müşterinin şirket hakkındaki beklentilerini sınayan bir kanıt anıdır. Müşteri, şirketin ne yaptığına bakarak "bu şirket gerçekten düşündüğüm gibi mi?" sorusuna bir cevap arar. D3'te gördüğümüz gibi, içten bir marka için bir hata kişiliğini sınayan bir andır; kriz ise bu sınavın en ağır biçimidir.

Bu yüzden şirketin krizde verdiği tepki, krizin kendisi kadar önemlidir. Ürünün verdiği zarar bir kez olmuştur; ama şirketin tepkisi, o zararın müşterinin zihninde nasıl bir anlam kazanacağını belirler.

Belirsizlik beklentiyle dolar

Belirsiz bir tepkinin bir tehlikesi, yorumunu müşteriye bırakmasıdır. Beklenti ve kanıt çerçevesinin mantığı, belirsiz bir kanıtın en çok önceki beklentiyle doldurulduğunu düşündürür. Şirketi seven ve ona güvenen müşteri belirsizliği iyiye yorar; şirkete kuşkuyla bakan müşteri ise kötüye.

Bu ilk bakışta belirsizliğin güçlü markalar için güvenli olduğunu düşündürebilir: güvenen müşteriler zaten iyiye yoracaktır. Ama bu, markanın kendi sorumluluğunu müşterinin iyi niyetine devretmesi demektir. D4'te gördüğümüz olumsuz bilgiye direncin kalkan olarak kullanılması gibi, belirsiz bir açıklama da en sadık müşterilerin güvenini, markanın kendi açıklığının yerine koyar. Üstelik markayı henüz tanımayan geniş kamu için belirsizlik, çoğu zaman bir kaçamak gibi okunur.

Bağlılık olumsuz bilgiyi süzer

Rohini Ahluwalia, Robert Burnkrant ve H. Rao Unnava, aynı yıl yayımladıkları üç çalışmada, tüketicilerin sevdikleri ve kullandıkları markalar hakkındaki olumsuz bilgiyi nasıl işlediğini incelediler. Tüketicinin markaya bağlılığı, olumsuz bilginin etkisini değiştiren bir etken olarak belirdi. Araştırmacılar bu çerçeveden yola çıkarak, markaya bağlılığı yüksek ve düşük tüketiciler için farklı karşı koyma stratejileri türettiler ve sınadılar.

Bu bulgu, bir krizde tek bir mesajın herkese aynı biçimde ulaşmayacağını hatırlatır. Elif gibi bağlı bir müşteri ile Mavi Fincan'ı ilk kez bu haberle duyan biri, aynı açıklamayı farklı süzgeçlerden geçirecektir. Bağlı müşteriyle ilişki, onun güvenine yaslanmadan, ona ayrıca ve kişisel olarak ulaşmayı gerektirir.

Kime önce ulaşılır?

Bir krizde ilk saatler, kimin ne zaman ve nereden haber alacağını belirler. Zarar gören müşteri, şirketten önce bir arkadaşından ya da bir yorum sitesinden haber alırsa, şirketin sonradan yapacağı açıklama bir cevap değil, bir savunma gibi okunur. Bu yüzden önce zarar görenlere, sonra ürünü almış olanlara, en son geniş kamuya ulaşmak, beklenti ve kanıt mantığıyla uyumlu bir sıradır: en yakın ve en çok etkilenen kişi, kanıtı ilk elden görmelidir.

Bu sıranın bir başka yararı da vardır. Şirketin bir müşteriyi kendisinin araması, açıklamanın içeriği kadar güçlü bir kanıttır. Müşteri, haberi şirketten aldığında, şirketin onu düşündüğünü görür.

Açık destek neden zordur?

Açık destek, yani sorumluluğu belirsizliğe yer bırakmadan üstlenmek, şirketler için çoğu zaman zor bir seçimdir. Hukuki riskler, maliyetler ve itibar kaybı korkusu, belirsiz bir tepkiyi cazip kılar. "Henüz bilmiyoruz" demek, "bizim hatamız" demekten daha güvenli görünür.

Ama belirsizliğin de bir bedeli vardır. Kriz büyüdükçe ve bilgiler ortaya çıktıkça, belirsiz bir tepki geriye dönüp bakıldığında bir kaçamak gibi görünebilir. Açık destek ise krizin ilk anında daha pahalı görünse de, müşteriye beklentilerini doğrulayan net bir kanıt sunar.

Direnişin bedeli

Üçüncü tepki türü, açık direniş, sorumluluğu reddetmektir: "Tedarikçinin hatası", "Müşterinin kendi alerjisi", "Paket kurallara uygundu." Bu tür bir tepki, şirkete güvenen müşterinin bile beklentisini sarsar. Önceki beklentisi yüksek olan müşteri için direniş, D5'te gördüğümüz sevginin nefrete dönüşmesinin tam olarak tetikleyicisi olabilir: bir dostun, hatasını üstlenmek yerine onu suçlaması.

Güveni onarmanın yolu

Kriz sonrası güven onarımı, yalnızca söylenenlerle değil, yapılanlarla olur. Müşteriye ulaşmak, zararı karşılamak, sorunun kaynağını düzeltmek ve neyin değiştiğini göstermek, güveni yeniden kurmanın somut adımlarıdır. Bu adımların her biri, müşterinin "bu şirket düşündüğüm gibi mi?" sorusuna bir kanıt olarak eklenir.

Bilimsel dayanak

Ürün krizleri üzerine araştırmalar, krizin şirket ve marka üzerindeki etkisini anlamaya yönelik olarak 1990'ların sonu ve 2000'lerin başında yoğunlaştı. Dawar ve Pillutla'nın katkısı, şirketin tepkisini tek başına değil, müşterinin krizden önce taşıdığı beklentiyle birlikte ölçmesidir; kriz iletişimi üzerine yazılanların çoğu bu ikiliyi ayrı ayrı ele alır. Ahluwalia ve arkadaşlarının çalışması ise tüketicinin markaya bağlılığının olumsuz bilgiyi nasıl süzdüğünü göstererek bu tabloyu tamamlar.

Bu bulgu, bir krizde verilen cevabın müşteriye ulaşmadan önce onun beklentilerinden geçtiğini ve krizin, bir markanın söyledikleriyle yaptıkları arasındaki uyumun en ağır sınavı olduğunu gösteriyor.

Hayatınızda

Bir markanın kriz yaşadığı ve sizin de bunu takip ettiğiniz bir anı hatırlayın: bir ürün geri çağırması, bir veri sızıntısı, bir hizmet kesintisi. Şirketin ilk açıklamasını nasıl okudunuz? O şirkete önceden güveniyorsanız, açıklamayı daha anlayışla mı karşıladınız?

Bir de "konuyu inceliyoruz" ya da "müşterilerimizin memnuniyeti önceliğimizdir" gibi bir açıklama okuduğunuz bir anı düşünün. Bu cümleler size ne söyledi? Belki şirketi zaten seviyorsanız güven verdi; belki de hiçbir şey söylemediğini düşündünüz.

Bir şirketin hatasını açıkça üstlendiği, olayın kendisini, sebebini ve ardından atacağı adımları anlattığı bir durumu hatırlayın. Bu açıklık size nasıl hissettirdi? O şirkete bakışınız, hatadan önceki hâline döndü mü, belki de daha da güçlendi mi?

Son olarak, bir şirketin hatasını reddettiği, müşteriyi ya da bir başkasını suçladığı bir durumu düşünün. O şirkete bakışınız ne oldu? Belki de o ana kadar fark etmediğiniz bir kuşku, o andan sonra kalıcı hâle geldi.

Mavi Fincan'da

Selin ajansın taslağını kenara koydu ve ekibi topladı. Dawar ve Pillutla'nın üç tepki türünü tahtaya yazdı: açık destek, belirsiz tepki, açık direniş. Ekipten biri direnişe yakın bir öneri getirdi: lokum tedarikçiden geliyordu, sorumluluk ondaydı. Selin bunu kabul etmedi. Paket Mavi Fincan'ın adını taşıyordu; müşteri onu Mavi Fincan'dan almıştı.

Belirsiz taslak da kenara konuldu. Selin, Elif gibi müşterilerin bu cümleyi iyiye yoracağını biliyordu; ama onların güvenine yaslanmak, kafenin kendi sorumluluğunu onlara devretmek olurdu. Ekip açık desteği seçti ve aynı akşam beş adım atıldı.

Birincisi, o partiden satılan bütün misafir kahvesi paketleri raflardan çekildi. İkincisi, uygulamadaki sipariş kayıtlarından paketi alan her müşteriye ulaşıldı; kasadan nakit alanlar için kafenin kapısına ve tahtaya bir duyuru asıldı. Üçüncüsü, paketi alan herkese ücretinin tamamı iade edildi; acile giden müşterinin tedavi masrafları karşılandı ve Selin onu bizzat aradı. Dördüncüsü, bundan sonra pakete giren her ürünün içerik ve alerjen bilgisi etiketin üzerine yazılacaktı; tedarikçiyle birlikte bu bilgilerin nasıl doğrulanacağı belirlendi. Beşincisi, tahtaya ne olduğu, neden olduğu ve ne değiştiği yazıldı.

Açıklama tek bir cümleyle başlıyordu: "Misafir kahvesi paketimizdeki lokumun fındık içerebileceğini etikete yazmadık; bu bizim hatamız." Ardından hangi paketlerin etkilendiği, iade yolu ve yapılan değişiklikler geliyordu.

Elif'in mesajına da Selin kendisi cevap verdi: ne olduğunu, ne yapıldığını anlattı. Elif kısa bir mesajla karşılık verdi: "Böyle açıkça yazmanız iyi oldu." Ayşe Hanım ise salı buluşması için iki paket almıştı. Ayşegül onu arayıp paketleri geri getirmesini ve ücretini almasını istediğinde, Ayşe Hanım önce endişelendi; sonra paketleri getirdi ve "Arkadaşlarımdan birinin fındık alerjisi var," dedi, "iyi ki aradınız."

Deniz kulüp grubunda haberi gördü ve bu kez savunma yazmadı. Yalnızca kafenin açıklamasının bağlantısını paylaştı. Gruptaki biri "Hiç değilse saklamamışlar," diye yazdı.

Acile giden müşteri, Selin'in telefonundan birkaç gün sonra kafeye geldi. Öfkesi tamamen geçmemişti; ama raftaki paketlerin etiketinde artık her ürünün içeriğinin ve alerjen bilgisinin yazdığını görünce başını salladı ve bir kahve ısmarladı.

Mehmet Bey bu hikâyeyi duyunca, yıllar önce yanlış etiketlenmiş ürünü satıp her müşteriyi tek tek aradığı günü yeniden anlattı. "Telefonu açmak zordu," dedi, "ama açmasaydım, o müşterileri bir daha göremezdim."

Modülün yedinci notu panoya yazıldı: Krizde belirsiz konuşma; müşterinin iyi niyetine yaslanma, kanıt sun: geri çek, ulaş, öde, düzelt ve neyi düzelttiğini göster. İyi bir geçmiş bir kredi değil, bir sorumluluktur.

Dikkat

Yaygın yanlış"Krizde en güvenli yol, belirsiz bir açıklama yapmak ve bilgiler netleşene kadar beklemektir."
Doğrusu

Dawar ve Pillutla'nın bulgusuna göre müşteriler tepkiyi önceki beklentilerine göre yorumlar; belirsiz bir açıklama güvenen müşteride iyiye, kuşkulu müşteride kötüye yorulabilir. Belirsizlik, markanın sorumluluğunu müşterinin beklentisine devreder.

Yaygın yanlış"Güçlü bir markaya sahipsek, bir kriz bize fazla zarar vermez."
Doğrusu

Güçlü bir marka, krizde müşterinin beklentilerini yüksek tutabilir; ama bu yüksek beklenti, açık bir direniş ya da kaçamak bir tepkiyle karşılaştığında, D5'te gördüğümüz gibi en derin kırgınlığa dönüşebilir. İyi bir geçmiş, krizde kullanılacak bir kredi değil, korunması gereken bir sorumluluktur.

Krizde bilgiyi saklamak, gerçek riskleri küçümsemek ya da müşteriyi suçlamak, yalnızca bir iletişim hatası değil, müşterinin sağlığını ve güvenliğini hiçe saymaktır. Sağlık ve güvenlikle ilgili bir krizde, müşteriyi bilgilendirmek ve riski ortadan kaldırmak, itibar kaygısından önce gelir. Gıda ve ürün güvenliğiyle ilgili kriz durumlarında yasal bildirim yükümlülükleri de olabilir.

Akılda kalanlar

Dawar ve Pillutla'nın saha anketi ve deneylerinde müşteriler, şirketin krize verdiği tepkiyi önceki beklentilerine göre yorumladı. Krizden sonraki marka değerini, tepkinin türü ile müşterinin önceki beklentilerinin etkileşimi belirledi.

Belirsiz bir tepki, yorumunu müşterinin beklentisine bırakır; güvenen müşteri iyiye, kuşkulu müşteri kötüye yorar. Ahluwalia ve arkadaşlarının çalışması, tüketicinin markaya bağlılığının olumsuz bilgiyi süzdüğünü ve farklı bağlılık düzeylerine farklı tepkiler gerektiğini gösterdi.

Kriz sonrası güven, söylenenlerle değil yapılanlarla onarılır: ürünü geri çekmek, etkilenen her müşteriye ulaşmak, zararı karşılamak, sorunun kaynağını düzeltmek ve neyin değiştiğini göstermek. İyi bir geçmiş krizde harcanacak bir kredi değil, korunacak bir sorumluluktur.

Sonraki derse köprü

Kriz atlatıldı; ama bazı müşterilerin aklında Mavi Fincan artık "alerji riski olan paket" ile birlikte anılıyor. Bir marka, müşterilerin zihnindeki bir algıyı değiştirmek istediğinde neyle karşılaşır? Sıradaki ders, Yeniden konumlandırma, algıyı değiştirmenin neden bu kadar zor olduğunu ve bir markanın zihindeki yerini nasıl yeniden kurabileceğini ele alıyor.

Mini quiz

Soru 1 · Kavram

Dawar ve Pillutla'nın çalışmasına göre müşteriler şirketin krize verdiği tepkiyi neye göre yorumladı?

  • A) Yalnızca tepkinin uzunluğuna göre
  • B) Şirket hakkındaki önceki beklentilerine göre
  • C) Ürünün fiyatına göre
  • D) Açıklamanın hangi kanaldan yapıldığına göre

Cevap: B. Kriz sonrası marka değerini tepki ile beklentinin etkileşimi belirledi.

Soru 2 · Kavram

Dawar ve Pillutla'nın ayırdığı üç tepki türü hangileridir?

  • A) Reklam, indirim ve sessizlik
  • B) Açık destek, belirsiz tepki ve açık direniş
  • C) Özür, tazminat ve dava
  • D) Basın açıklaması, sosyal medya ve telefon

Cevap: B. Açık destek sorumluluğu üstlenir, belirsiz tepki yoruma açıktır, açık direniş sorumluluğu reddeder.

Soru 3 · Uygulama

Deniz'in kulübünün sık kullandığı bir fotoğraf baskı dükkânı, bir müşterinin baskılarının yanlış kâğıda basıldığını ve renklerinin solduğunu fark ediyor. Dükkânın en sağlam tepkisi hangisidir?

  • A) "Konuyu inceliyoruz" demek ve beklemek
  • B) Kâğıt tedarikçisini suçlamak
  • C) Hatayı açıkça üstlenmek, aynı kâğıtla basılan bütün siparişlerin sahiplerine ulaşmak, baskıları ücretsiz yenilemek ve neyin değiştiğini anlatmak
  • D) Yalnızca şikâyet eden müşteriye indirim vermek

Cevap: C. Açık destek, müşteriye beklentilerini doğrulayan net bir kanıt sunar.

Soru 4 · Tuzak

Bir şirket yöneticisi, "Müşterilerimiz bize güveniyor; krizde belirsiz bir açıklama yapsak bile onlar iyiye yorar, açık açık hata kabul etmemize gerek yok," diyor. Bu düşüncenin gözden kaçırdığı nedir?

  • A) Yönetici yanılmıyor
  • B) Belirsizlik, markanın sorumluluğunu müşterinin iyi niyetine devreder; markayı tanımayan geniş kamu belirsizliği kaçamak olarak okuyabilir ve kriz büyüdükçe belirsiz tepki geriye dönüp bakıldığında güveni sarsabilir
  • C) Müşteriler hiçbir zaman açıklamaları okumaz
  • D) Güçlü markalar hiçbir zaman kriz yaşamaz

Cevap: B. İyi bir geçmiş, krizde harcanacak bir kredi değil, korunacak bir sorumluluktur.

Görev

Bu hafta tüketici günlüğünüze, haberlerde gördüğünüz ya da kendiniz yaşadığınız bir marka krizini yazın. Şirketin ilk tepkisini Dawar ve Pillutla'nın üç türünden birine yerleştirin: açık destek, belirsiz tepki ya da açık direniş. Sonra bu tepkiyi, o şirkete önceden duyduğunuz güvenle birlikte nasıl okuduğunuzu ve krizden sonra şirkete bakışınızın değişip değişmediğini not edin.

Tekrar kartları

  • Beklenti ve kanıt: Dawar ve Pillutla'ya göre müşteriler şirketin krize tepkisini önceki beklentilerine göre yorumlar; kriz sonrası marka değerini tepki ile beklentinin etkileşimi belirler.
  • Belirsizliğin tehlikesi: Belirsiz bir tepki yorumunu müşterinin beklentisine bırakır; güvenen müşteri iyiye, kuşkulu müşteri kötüye yorar ve marka sorumluluğunu müşterinin iyi niyetine devretmiş olur.
  • Güvenin onarımı: Kriz sonrası güven yapılanlarla onarılır: geri çekmek, etkilenen herkese ulaşmak, zararı karşılamak, kaynağı düzeltmek ve değişikliği göstermek.

Kaynakça

  • Dawar, N. ve Pillutla, M. M. (2000). Impact of product-harm crises on brand equity: The moderating role of consumer expectations. Journal of Marketing Research, 37(2), 215–226.
  • Ahluwalia, R., Burnkrant, R. E. ve Unnava, H. R. (2000). Consumer response to negative publicity: The moderating role of commitment. Journal of Marketing Research, 37(2), 203–214.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.