S1-M4-D8
Korku, utanç ve suçluluk
Olumsuz duygularla iletişim ve sınırları
Tüketici Psikolojisi Akademisi — M4, Duygular ve Satın Alma · 1.531 kelime · 1 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme
Kanca
Ayşe Hanım yeni dairesine taşındığından beri akşamları yalnız. Bir gece haberlerin arasında bir ev güvenlik sistemi reklamı çıktı: karanlık bir koridor, yavaşça açılan bir kapı, yatağında uyuyan yaşlı bir kadın ve ekranda beliren bir cümle: "Yalnız yaşıyorsanız, her gece bir risk."
Ayşe Hanım o gece iki kez kalkıp kapının kilidini kontrol etti. Sabah kızını aradı ve güvenlik sistemi şirketinin numarasını not ettiğini söyledi. Kızı biraz şaşırdı; Ayşe Hanım'ın oturduğu site kameralıydı ve kapıda bir görevli vardı. Ama Ayşe Hanım'ın içindeki huzursuzluk geçmiyordu.
Bir hafta sonra kızı ona aynı şirketin başka bir reklamını gösterdi: bu kez sakin bir sesle, sistemin nasıl kurulduğunu, telefondan nasıl kontrol edildiğini ve ilk ay ücretsiz denenebileceğini anlatan bir reklam. Ayşe Hanım ikinci reklamı izlerken korkmadı, ama kendini daha güvende hissetti. Bu derste olumsuz duyguların, yani korkunun, utancın ve suçluluğun pazarlamada nasıl kullanıldığına ve sınırlarının nerede olduğuna bakacağız.
Vaka
1990'ların ortasında tüketici araştırmacıları Robin Coulter ve Mary Beth Pinto, reklamlarda suçluluk duygusunun nasıl işlediğini sınamak için bir deney tasarladı. Katılımcılar, hem çalışan hem de çocuk büyüten annelerdi; reklamcıların suçluluk mesajlarıyla en sık hedeflediği gruplardan biri. Zamanı kısıtlı, sorumluluğu çok ve kendini çoğu zaman yetersiz hissetmeye açık bir grup.
Araştırmacılar gündelik ev ürünleri için reklamlar hazırladı ve her reklamın üç farklı versiyonunu oluşturdu. Birinci versiyon neredeyse hiç suçluluk uyandırmıyordu; ürünün özelliklerini sade biçimde anlatıyordu. İkinci versiyon orta düzeyde bir suçluluk uyandırıyordu: aileye özen göstermenin önemine nazikçe dikkat çekiyordu. Üçüncü versiyon ise yüksek düzeyde suçluluk uyandırıyordu: bu ürünü kullanmayan bir annenin ailesini ihmal ettiğini açıkça ima ediyordu.
Annelerden reklamları izledikten sonra ne hissettiklerini, reklam ve marka hakkında ne düşündüklerini bildirmeleri istendi. Sonuç beklenenden daha karmaşıktı. Orta düzeyde suçluluk uyandıran reklamlar, düşük düzeydekilere göre daha fazla suçluluk hissi yarattı ve daha olumlu değerlendirildi. Ama yüksek düzeyde suçluluk uyandıran reklamlar en fazla suçluluğu uyandırmasına rağmen, reklama ve markaya karşı öfke de uyandırdı ve daha olumsuz değerlendirildi.
Annelerin tepkisi şöyle özetlenebilir: "Bana aileme özen göstermem gerektiğini hatırlatabilirsin; ama kötü bir anne olduğumu ima edemezsin." Suçluluk belirli bir noktaya kadar harekete geçiriyor, o noktadan sonra mesajın kendisine karşı bir tepkiye dönüşüyordu. Mesajı yazanlar için en çarpıcı olan versiyon, mesajı okuyanlar için en itici olanıydı.
Mekanizma
Olumsuz duygular pazarlamada çok sık kullanılır, çünkü güçlüdürler ve insanı harekete geçirirler. Ama her biri farklı işler ve her birinin kendine özgü bir geri tepme biçimi vardır.
Korku: çıkış yolu olmadan işe yaramaz
Korku, bir tehdidi fark etmenin duygusudur ve insanı o tehditten korunmaya yöneltir. Sağlık kampanyalarında korku çağrılarının genel etkisini inceleyen geniş bir meta-analiz ve korkunun neden bir çıkış yoluyla birlikte daha iyi işlediği Temel Psikoloji'nin ikna başlıklı bölümü ayrıntılı biçimde ele alıyor. Tüketici açısından önemli olan şu: korku uyandıran bir mesaj, ancak kişi önerilen ürünün ya da davranışın tehdidi gerçekten azaltacağına ve bunu kendisinin yapabileceğine inandığında işe yarar. Ayşe Hanım'ın ilk reklamı yalnızca korku uyandırdı; ikinci reklam ise bir çözümü ve onu kolayca deneyebileceğini gösterdi.
Ürün pazarlamasında korkunun ikinci bir sorunu daha var: korku ile kaygı farklıdır. Gerçek bir riski hatırlatmak bilgilendiricidir; ama o riski abartmak, kişiyi ihtiyacı olmayan bir ürüne yöneltebilir. Ayşe Hanım'ın sitesi zaten korunuyordu; reklam, gerçek riskinden çok daha büyük bir kaygı yaratmıştı.
Utanç ve suçluluk: aynı şey değil
Utanç ve suçluluk birbirine benzer görünse de psikologlar onları ayırır. Suçluluk, yaptığımız bir şeyle ilgilidir: "Kötü bir şey yaptım." Bu duygu genellikle telafi etmeye, özür dilemeye, durumu düzeltmeye yöneltir. Utanç ise kendimizle ilgilidir: "Ben kötü biriyim." Bu duygu genellikle saklanmaya, kaçmaya ya da savunmaya geçmeye yöneltir.
Bu ayrım pazarlama için önemlidir. Suçluluk çağrıları, bir davranışı değiştirmeye davet ettiğinde işe yarayabilir: "Bu hafta geri dönüşüme bir kutu ekleyin." Utanç çağrıları ise kişinin kendisini hedef aldığı için çoğu zaman savunmacı tepkilere yol açar. S1-M3-D1'de gördüğümüz gargara reklamları, insanların kendi kokularından utanmalarına dayanıyordu. Bu tür mesajlar kısa vadede satış getirebilir, ama insanların kendilerini değersiz hissetmelerine dayanır ve özellikle beden, görünüş ya da ebeveynlik gibi hassas alanlarda kalıcı bir zarar bırakabilir.
Geri tepme
Olumsuz duygu çağrılarının ortak riski, dozun aşılmasıdır. Coulter ve Pinto'nun deneyinde yüksek suçluluk öfkeye dönüştü. Bazı araştırmalar, zaten suçluluk ya da utanç hisseden insanlara aynı duyguyu uyandıran mesajlar gönderildiğinde, kişinin mesajı savunmacı biçimde reddedebildiğini de öne sürüyor. İnsanlar kendilerini kötü hissettiren bir mesajdan uzaklaşmanın yolunu bulur: kanalı değiştirir, markayı yargılar ya da mesajın kendileri için geçerli olmadığına karar verir. Bu yüzden olumsuz duygu çağrılarının etkisi, mesajı hazırlayanın masasında değil, onu alan kişinin o anki durumunda belirlenir. Aynı afiş, dinlenmiş birine hatırlatma, zor bir gün geçiren birine suçlama gibi görünebilir.
Bilimsel dayanak
Suçluluk çağrılarının dozuyla ilgili en çok atıf alan çalışmalardan biri, vakadaki Coulter ve Pinto deneyidir. Çalışma, olumsuz duygu çağrılarında "daha fazlası daha iyidir" varsayımının neden yanlış olduğunu gösteriyor.
Buradan çıkan ders basit: olumsuz duygu çağrılarında bir eşik vardır. Eşiğin altında mesaj harekete geçirebilir; eşiğin üstünde ise mesajın kendisi bir saldırı gibi algılanır ve geri teper.
Hayatınızda
Son zamanlarda sizi korkutan, utandıran ya da suçlu hissettiren bir reklamı hatırlayın. O reklamı izledikten sonra ne yaptınız? Ürünü araştırdınız mı, kanalı mı değiştirdiniz, yoksa markaya karşı bir öfke mi duydunuz?
Bir de sizi gerçekten harekete geçiren bir uyarıyı düşünün: belki bir doktorun söylediği bir şey, belki bir arkadaşın nazik bir hatırlatması. Muhtemelen o uyarı size yalnızca bir tehdit değil, aynı zamanda yapabileceğiniz somut bir şey de söylüyordu.
Bir sonraki korkutucu reklamda kendinize iki soru sorun: Bu risk benim için gerçekten bu kadar büyük mü? Önerilen ürün bu riski gerçekten azaltıyor mu? Bir reklamın sizi suçlu ya da utanmış hissettirmesi, o ürüne ihtiyacınız olduğunun kanıtı değildir. Bu tür reklamlardan sonra bir karar vermeden önce bir gün beklemek, korkunun ya da suçluluğun etkisinin dinmesine zaman tanır.
Mavi Fincan'da
Mavi Fincan kendi bardağını getiren müşterilere indirim yapmaya karar veriyor ve kampanya için iki afiş taslağı hazırlanıyor. Birincisi büyük harflerle: "Bugün attığın karton bardak, yüzyıllarca toprakta kalacak. Utanmıyor musun?" İkincisi daha sade: "Kendi bardağını getir, kahven daha ucuz olsun. Bu ay Kadıköy şubesinde bin bardak tasarruf ettik."
Ekipten bazıları birinci afişin daha çarpıcı olduğunu savunuyor. Selin bu dersi hatırlatıyor: birinci afiş utanç uyandırıyor ve müşterinin kendisini hedef alıyor; karton bardakla kahve almaya gelen bir müşteri, kasanın önünde kendini kötü hissedecek ve büyük olasılıkla savunmaya geçecek. İkinci afiş ise bir davranışı değiştirmeye davet ediyor, bunun kolay olduğunu gösteriyor ve başkalarının da yaptığını hatırlatıyor.
Ekip ikinci afişi seçiyor ve bir adım daha atıyor: kasada karton bardak isteyen müşteriye hiçbir yorum yapılmıyor, ama yanında satılık katlanabilir bir bardak ve kısa bir not duruyor: "Bir dahaki sefere hazır olsun diye." Bir barista, birinci afişin bir kısmının yine de doğru olduğunu söylüyor; karton bardakların gerçek bir çevre maliyeti var. Ekip buna katılıyor ama bunu suçlama değil bilgi olarak, afişin altında küçük ve kaynaklı bir notla vermeye karar veriyor.
Dikkat
Yaygın yanlış"Ne kadar çok korkutursan, o kadar çok satarsın."
Korku, ancak önerilen çözümün işe yarayacağına ve yapılabilir olduğuna inanıldığında işe yarar. Çıkış yolu göstermeyen ya da riski abartan korku, kaygı yaratır ve insanları ihtiyaçları olmayan ürünlere ya da mesajdan kaçmaya yöneltebilir.
Yaygın yanlış"Suçluluk ve utanç aynı şeydir; ikisi de insanları harekete geçirir."
Suçluluk bir davranışla ilgilidir ve telafiye yöneltebilir; utanç ise kişinin kendisiyle ilgilidir ve çoğu zaman saklanmaya ve savunmaya yöneltir. Yüksek dozda suçluluk da öfkeye dönüşebilir.
Reklamı yazanların çizgisi şurada: gerçek bir riski hatırlatmak ve bir davranışı değiştirmeye davet etmek meşrudur; ama riski abartmak, insanların bedenlerinden, görünüşlerinden ya da ebeveynliklerinden utanmalarına dayanmak, özellikle kırılgan gruplarda kalıcı zarar bırakabilir ve güveni yıkar.
Akılda kalanlar
Korku çağrıları, önerilen çözümün işe yarayacağı ve yapılabilir olduğu gösterildiğinde daha etkilidir; riski abartan ve çıkış yolu göstermeyen korku kaygı yaratır.
Suçluluk bir davranışla, utanç kişinin kendisiyle ilgilidir; suçluluk telafiye yöneltebilir, utanç ise çoğu zaman savunmaya. Coulter ve Pinto'nun deneyinde orta düzeyde suçluluk işe yaradı, yüksek düzeyde suçluluk öfkeye dönüştü.
Olumsuz duygu çağrılarında bir eşik vardır; bu eşiği aşan mesajlar bir saldırı gibi algılanır, geri teper ve insanların kendilerini değersiz hissetmelerine dayanan mesajlar kalıcı zarar bırakabilir.
Sonraki derse köprü
Bu dersle Duygular ve Satın Alma modülünün derslerini tamamladık. Duygunun kararın içinde bir bilgi gibi işlediğini, alışverişin tek bir «memnunum»dan çok daha zengin hisler doğurduğunu, kötü bir günün alışverişe taşındığını, dürtüsel alımları, istemek ile sevmek arasındaki farkı, satın alma sonrası çelişkiyi, nostaljiyi ve olumsuz duygu çağrılarını gördük. Modülün kapanışında (S1-M4-K) bütün bu duyguları aynı alışverişin akışı içinde yan yana koyacak ve Mavi Fincan'daki bir müşteri ziyaretinin üç duygusal anını birlikte bulacağız.
Mini quiz
Soru 1 · Kavram
Korku çağrıları en çok hangi koşulda etkilidir?
- A) Korku ne kadar yoğunsa o kadar etkilidir
- B) Önerilen çözümün işe yarayacağı ve kişinin onu yapabileceği gösterildiğinde
- C) Hiçbir çözüm önerilmediğinde
- D) Yalnızca çocuklara yönelik olduğunda
Cevap: B. Ayşe Hanım'ın ikinci reklamı korkutmadan bir çözüm ve kolay bir deneme imkânı sundu.
Soru 2 · Kavram
Utanç ile suçluluk arasındaki temel fark nedir?
- A) İkisi aynı duygudur
- B) Suçluluk yapılan bir davranışla, utanç kişinin kendisiyle ilgilidir
- C) Utanç her zaman olumlu sonuç verir
- D) Suçluluk yalnızca çocuklarda görülür
Cevap: B. Suçluluk genellikle telafiye, utanç ise saklanmaya ve savunmaya yöneltir.
Soru 3 · Uygulama
Bir deterjan markası "Bu deterjanı kullanmıyorsanız çocuğunuzun sağlığını önemsemiyorsunuz demektir" sloganını düşünüyor. Coulter ve Pinto'nun bulgusuna göre en olası sonuç nedir?
- A) Satışlar mutlaka artar
- B) Yüksek düzeyde suçluluk uyandırdığı için reklama ve markaya karşı öfke doğurabilir
- C) Hiçbir duygu uyandırmaz
- D) Yalnızca olumlu tepki alır
Cevap: B. Yüksek dozda suçluluk, en fazla suçluluğu uyandırsa da öfkeye dönüşebilir ve markayı olumsuz değerlendirtebilir.
Soru 4 · Tuzak
Bir ajans "Utanç en güçlü motivasyondur; müşterileri utandırırsak davranışlarını değiştiririz" diyor. Bu cümlenin zayıf noktası nedir?
- A) Doğrudur, utanç her zaman davranışı değiştirir
- B) Yanlış yönlendiricidir; utanç kişinin kendisini hedef aldığı için çoğu zaman savunmaya yöneltir, davranışı değiştirmeye davet eden ve kolaylaştıran mesajlar daha uygundur
- C) Doğrudur, çünkü insanlar utanmaktan hoşlanır
- D) Yanlıştır, çünkü hiçbir duygu davranışı değiştirmez
Cevap: B. D öteki uca kaçıyor; duygular davranışı değiştirebilir, ama türü ve dozu önemlidir.
Görev
Tüketici günlüğünüze bu hafta karşılaştığınız ve korku, utanç ya da suçluluk uyandıran bir reklamı ya da mesajı yazın. Mesajın hangi duyguyu uyandırdığını, bir çözüm önerip önermediğini ve sizde nasıl bir tepki yarattığını not edin. Ardından aynı mesajı, olumsuz duyguyu daha az kullanarak ve somut bir davranışa davet ederek nasıl yeniden yazacağınızı bir cümleyle deneyin.
Tekrar kartları
- Korku çağrısı: Bir tehdidi vurgulayan mesaj; ancak önerilen çözüm işe yarar ve yapılabilir görünürse etkilidir, riski abartmak kaygı yaratır.
- Utanç ve suçluluk: Suçluluk davranışla, utanç kişinin kendisiyle ilgilidir; suçluluk telafiye, utanç savunmaya yöneltir.
- Suçluluğun dozu: Orta düzeyde suçluluk çağrısı işe yarayabilir, yüksek düzeyde suçluluk öfkeye dönüşür ve markaya karşı tepki doğurur.
Kaynakça
- Coulter, R. H. ve Pinto, M. B. (1995). Guilt appeals in advertising: What are their effects? Journal of Applied Psychology, 80(6), 697–705.
- Tangney, J. P. ve Dearing, R. L. (2002). Shame and Guilt. Guilford Press.
- Tannenbaum, M. B., Hepler, J., Zimmerman, R. S., Saul, L., Jacobs, S., Wilson, K. ve Albarracín, D. (2015). Appealing to fear: A meta-analysis of fear appeal effectiveness and theories. Psychological Bulletin, 141(6), 1178–1204.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.