Terapi Akademisi — S11, Araştırma ve kanıta dayalı uygulama · 2.328 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Standartlaştırılmış ortalama fark, grup farkını puanların yayılımına böler; yayılım daraldıkça aynı fark büyük görünür.
En küçük önemli fark, danışanların kendilerinin fark edilir bulduğu en küçük değişimdir; grup sonuçlarını yaşantıya çevirmeye yarar.
Tavan etkisi, bir ölçeğin uç puanları ayırt edemediği için gerçek değişimi gösterememesidir.
Yanıt ölçütü, sürekli bir sonucu ikiye ayıran çizgidir; çizginin yeri bildirilen oranları değiştirir.
Tedavi için gereken kişi sayısı, bir kişide fazladan olumlu sonuç için kaç kişiye uygulamak gerektiğini gösterir; karşılaştırma, süre ve sonuç tanımı olmadan eksiktir.
Muhasebecinin sorusu "orta" sıfatıyla cevaplanamıyordu. Cevap, tablodaki sayının neyle karşılaştırıldığını, kimde ölçüldüğünü ve onun sabahlarında neye karşılık geleceğini birlikte konuşmaktan geçti.
Açılış
Açılış sahnesi
Sağlık merkezinin psikoloğu, yeni kaygı yöntemini sınayan büyük çalışmanın sonuç tablosunu bir kez daha açıyor. Bekleme listesine göre farkın yanında tek bir sayı ve bir sıfat yazıyor: "orta büyüklükte etki."
Öğleden sonra bir danışan, internette aynı yöntemi okuduğunu söylüyor. Kırk üç yaşında bir muhasebeci; aylardır sabahları mide bulantısıyla uyanıyor ve işe gitmeden önce arabada yirmi dakika oturup nefesini toparlamaya çalışıyor.
"Bu yöntem bende ne kadar işe yarar?" diye soruyor. "Orta dediğiniz şey, sabahları arabadan inebilmek mi, yoksa biraz daha az bulantı mı?"
Psikolog tabloya bakıyor. Sayı bir grubun ortalamasını anlatıyor; karşısındaki kişinin sabahlarını anlatmıyor. İkisi arasında bir köprü kurması gerekiyor, ve tablonun kendisi o köprüyü vermiyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
S00-P02-D07, İstatistiksel anlamlılık ile Klinik anlamlılık arasındaki ayrımı kurmuş, kişi düzeyindeki değişim için Güvenilir değişim ölçütünü tanıtmıştı. S01-P01-D10'da tanımlanan Etki büyüklüğü de bir farkın varlığını değil büyüklüğünü soruyordu. Bu ders o kavramların içini açıyor: etki büyüklüğü denen sayının nasıl üretildiğini ve onu bir danışanın diline çevirirken nerede kaybolduğunu gösteriyor.
İlk bölüm, farkın hangi ölçüye bölündüğünü ve bunun sayıyı nasıl oynattığını ele alıyor. İkinci bölüm, danışanların kendilerinin fark ettiği en küçük değişime ve ölçeğin tavanına bakıyor.
Usta katmanında sürekli bir sonucun "yanıt verdi, vermedi" diye ikiye ayrılması ve kaç kişiye uygulanınca bir kişinin yararlandığını söyleyen ölçü var. Kanıtın durumu da bu bölümde, ayrıca bir danışana sonucun nasıl anlatılabileceği.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
Aynı iyileşme, hangi birimle anlatıldığına göre büyük ya da küçük görünebiliyor. Bir sayıyı okumadan önce, onun hangi cetvelle ölçüldüğünü sormak gerekiyor.
Bu üç örneğin ortak sorusu şu: bir farkın büyüklüğü neye göre büyük? Cevap verilmeden okunan her sayı, okuyucunun kafasındaki cetvelle yorumlanıyor.
Mekanizma
Farkı neye bölersin?
Farklı ölçekleri karşılaştırmanın en yaygın yolu, gruplar arasındaki farkı, puanların ne kadar dağıldığını gösteren bir ölçüye bölmek. Ortaya çıkan sayının birimi artık puan değil, dağılımın kendisi.
Yaygın yanlış"Küçük, orta ve büyük etki eşikleri her alanda geçerli sabit ölçütlerdir."
Doğrusu
Bu sıfatlar, başka bir ölçüt olmadığında kaba bir yön vermek için önerilmiş uzlaşımlar. Bir alanda küçük sayılan bir etki, başka bir alanda, örneğin ağır bir sorunu önlemeye çalışan ucuz ve zararsız bir uygulamada, çok değerli olabiliyor. Bir etkiyi yorumlamanın yolu, onu aynı sorun için bilinen başka müdahalelerle ve danışanların hayatındaki karşılığıyla kıyaslamak.
Danışanın fark ettiği en küçük değişim
Grup düzeyindeki bir sayının ne anlama geldiğini bilmek için, bir de şu soruyu sormak gerekiyor: danışanlar kendi hayatlarında ne kadarlık bir değişimi hissediyor?
Yaygın yanlış"Bir yöntemin etkisi ölçekte küçük göründüyse, danışanlar da küçük bir değişim yaşamıştır."
Doğrusu
Ölçeğin kendisi, değişimi göstermekte yetersiz kalabiliyor: tavan etkisi, ölçeğin danışanın asıl yakınmasını sormaması ya da değişimin ölçülmeyen bir alanda, örneğin işte ya da ilişkilerde, olması. Ölçek bir pencere; pencerenin dışında kalan değişim, ölçekte görünmüyor.
İleri katman
Usta katmanı
Oranlara çevirmek
Bir çalışmanın sonucu sık sık bir oranla da anlatılıyor: "katılanların şu kadarı yanıt verdi." Bu anlatım anlaşılır görünüyor; ama arkasında, sürekli bir ölçünün bir çizgiyle ikiye ayrılması var.
Yaygın yanlış"Yanıt oranı yüksekse, çoğu kişi iyileşmiştir."
Doğrusu
Yanıt, iyileşmekle aynı anlama gelmeyebiliyor. Bir çalışma, başlangıca göre küçük bir düşüşü yanıt sayabiliyor; bu kişilerin bir kısmı hâlâ belirgin belirtiler yaşıyor olabiliyor. Bir yanıt oranını okurken ilk soru, yanıtın nasıl tanımlandığı.
Yaygın yanlış"Tedavi için gereken kişi sayısı, bir yöntemin ne kadar iyi olduğunu tek başına gösterir."
Doğrusu
Aynı sayı, çok farklı durumları anlatabiliyor: ağır ve seyrek bir sonucu önleyen ucuz bir uygulama ile hafif bir sonucu iyileştiren pahalı bir tedavi. Sayı, karşılaştırma koşulu, zaman noktası, sonucun ağırlığı, yöntemin maliyeti ve olası zararları ile birlikte anlam kazanıyor.
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu ders etki büyüklüklerini okumanın temel mantığını anlatıyor; bir çalışmanın istatistiksel çözümlemelerini kendi başına yeniden hesaplamak ya da denetlemek için gereken bilgiyi vermiyor. Bir sayının nasıl üretildiğinden emin olunamıyorsa, bir yöntembilimciye ya da istatistik bilgisi olan bir meslektaşa danışmak doğru bir yol.
Bir danışana sonucu anlatırken, grup sonuçlarının onun için bir söz olmadığını açıkça söylemek, onun bilgilendirilmiş karar vermesinin bir parçası. Umut vermek ile gerçekçi olmak arasındaki dengeyi kurarken, bilinmeyeni de söylemek gerekiyor.
Grup düzeyinde küçük bir ortalama etki, bazı danışanların kötüleşebileceğini gizleyebiliyor. Bir yöntemi uygularken, kendi danışanlarındaki değişimi izlemek ve kötüleşmeyi erken fark etmek, çalışmaların verdiği bilgiyi tamamlıyor.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Standartlaştırılmış ortalama fark, grup farkını puanların yayılımına böler; yayılım daraldıkça aynı fark büyük görünür.
En küçük önemli fark, danışanların kendilerinin fark edilir bulduğu en küçük değişimdir; grup sonuçlarını yaşantıya çevirmeye yarar.
Tavan etkisi, bir ölçeğin uç puanları ayırt edemediği için gerçek değişimi gösterememesidir.
Yanıt ölçütü, sürekli bir sonucu ikiye ayıran çizgidir; çizginin yeri bildirilen oranları değiştirir.
Tedavi için gereken kişi sayısı, bir kişide fazladan olumlu sonuç için kaç kişiye uygulamak gerektiğini gösterir; karşılaştırma, süre ve sonuç tanımı olmadan eksiktir.
Muhasebecinin sorusu "orta" sıfatıyla cevaplanamıyordu. Cevap, tablodaki sayının neyle karşılaştırıldığını, kimde ölçüldüğünü ve onun sabahlarında neye karşılık geleceğini birlikte konuşmaktan geçti.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Psikolog tek bir büyük çalışmaya bakarak konuştu. Oysa aynı yöntemi sınayan başka çalışmalar da var: bazıları daha küçük, bazıları farklı nüfuslarla, bazıları daha olumsuz sonuçlarla.
S11-P01-D03 «Sistematik derleme ve meta-analiz» bu soruya dönüyor: dağınık çalışmaların sonuçları nasıl bir araya getirilir ve birleşik bir sayı, tek tek çalışmaların gizlediği neyi gösterir, neyi yine gizler?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.