İçeriğe geç

S09-P01-D04

Cinsellik, kronik hastalık ve ağrı

Terapi Akademisi — S09, Uzmanlık alanları · 2.284 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Ağrı felaketleştirmesi, ağrıya karşı abartılı biçimde olumsuz bir zihinsel tutumdur; ağrıyı uydurmak değil, gerçek bir ağrıyı daha yoğun ve kısıtlayıcı hâle getiren bir düşünce biçimidir.

Etkinlik dengeleme, iyi günde aşırı yüklenip kötü günde yatağa düşme döngüsü yerine etkinliği daha tutarlı biçimde sürdürmektir.

Hastalık kimliği, kronik bir hastalığın kişinin kendini tanımlama biçimine ne ölçüde yerleştiğidir; hastalık kişinin bir parçası olabilir, tamamı olmamalıdır.

İzin veren soru, cinselliği danışanın konuşmak isteyip istemediğini ona bırakarak açan sorudur; bir sorgulama değil, bir kapıdır.

İzleyici konumu, cinsel yakınlık sırasında kişinin anın içinde olmak yerine kendini dışarıdan izleyip değerlendirmesidir.

Öğretmenin ağrısı gerçekti ve hâlâ sürüyor. Ama artık haftada iki gün şiir okutuyor ve eşiyle yan yana yatarken ağrısını düşünmediği anlar var.

Açılış sahnesi

Kırk dört yaşındaki öğretmen, görüşme odasına girerken sandalyeyi iki eliyle tutup yavaşça oturuyor. Dört yıldır bütün vücuduna yayılan bir ağrısı var. Sayısız tahlil yaptırmış; romatoloji, nöroloji, fizik tedavi. Bir hekim "bir şeyiniz yok, psikolojik" demiş. Bir başkası yaygın kas ağrısı olduğunu, tedavisinin uzun süreceğini söylemiş.

"Buraya gelmek istemedim," diyor. "Buraya gelirsem ağrımın gerçek olmadığını kabul etmiş olacağım gibi."

Uygulayıcı ona bir soru soruyor: "Ağrının hayatınızdan en çok neyi aldığını anlatır mısınız?"

Öğretmen bir süre susuyor. Sonra sayıyor: sınıfta ayakta ders anlatmak, sabah yürüyüşleri, torunlarını kucağına almak. Bir an duruyor, sesini alçaltıyor. "Bir de eşimle... Artık hiç yakınlaşmıyoruz. Bunu kimseye söylemedim."

Bu derste ne olacak

Bu ders, ruhsal güçlüğün bedensel bir durumla iç içe geçtiği üç alana bakıyor: süregen ağrı, kronik hastalık ve cinsellik. Bu alanlarda çalışan bir uygulayıcı, bedenle ilgili bir sorunu "psikolojik" diye geçiştirmemeyi ve aynı zamanda psikolojik etkenlerin bedensel deneyimi nasıl değiştirdiğini anlamayı öğrenmek zorunda.

İlk bölüm süregen ağrıyla çalışmayı ele alıyor: ağrının nasıl yorumlandığı ve günlük etkinliklerin nasıl düzenlenebileceği. İkinci bölüm kronik bir hastalığın kişinin kimliğini nasıl etkileyebileceğine bakıyor.

Usta katmanında cinsellik var: hem uygulayıcıların sormaktan kaçındığı hem de danışanların söylemeye utandığı bir alan. Bu güçlüklere yönelik psikolojik yardımın ne kadar işe yaradığı da orada.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Ağrı, hastalık ve cinsellik genellikle hekimlerin alanı olarak görülüyor. Ama bu alanlarda yaşanan güçlüğün önemli bir kısmı düşüncelerde, duygularda, ilişkilerde ve günlük hayatın düzeninde yaşanıyor.

Bu örneklerde bedensel durum gerçek. Ama kişinin yaşadığı güçlüğün bir kısmı, bu duruma yüklediği anlamda, kaçındığı şeylerde ve konuşulamayan konularda yaşanıyor.

Mekanizma

Ağrıyla yaşamak

Süregen ağrıda ağrının kendisi sık sık tamamen ortadan kaldırılamıyor. Psikolojik çalışmanın amacı ağrıyı yok etmek değil; ağrının hayatı ne ölçüde yönettiğini değiştirmek.

Yaygın yanlış"Psikolojik tedavi önerilen ağrı gerçek değildir."
Doğrusu

Süregen ağrıda psikolojik bir çalışma önerilmesi, ağrının uydurma olduğu anlamına gelmiyor. Ağrı gerçek bir bedensel deneyim; ama beyin onu nasıl algıladığına, dikkat, korku, uyku ve ruh hâline göre farklı biçimlerde işliyor. Psikolojik çalışma ağrının kaynağını reddetmiyor; kişinin ağrıyla birlikte daha iyi yaşamasına yardım ediyor.

Hastalık ve kimlik

Yaygın yanlış"Kronik hastalığı olan birinin çökkün olması doğaldır, tedaviye gerek yoktur."
Doğrusu

Kronik bir hastalık kişiyi zorluyor ve üzüntü, öfke ya da kaygı yaşamak anlaşılır. Ama belirgin bir çökkünlük hastalığın doğal bir parçası değil; tedavi edilebilir ve tedavi edilmediğinde hem yaşam kalitesini hem de hastalığın seyrini olumsuz etkileyebiliyor. "Doğal" diye geçiştirmek, kişiyi tedavi edilebilir bir güçlükle yalnız bırakıyor.

Usta katmanı

Konuşulmayan konu

Cinsellik, ruh sağlığı ve bedensel sağlık hizmetlerinde az konuşulan alanlardan biri. Danışanlar sormaya utanıyor; uygulayıcılar ise ya rahatsız oluyor, ya danışanı rahatsız etmekten korkuyor, ya da bu konuda yeterli bilgisi olmadığını düşünüyor. Sonuç olarak bir kronik hastalık, bir ilaç ya da bir ruhsal güçlük cinsel hayatı derinden etkilerken bu hiç konuşulmuyor.

Yaygın yanlış"Cinsellik konusu danışan açmadıkça sorulmaz."
Doğrusu

Birçok danışan cinsel güçlüklerini kendiliğinden açmıyor; utanıyor, uygun olmadığını düşünüyor ya da uygulayıcının rahatsız olacağından korkuyor. Uygulayıcı konuyu saygılı ve izin veren bir biçimde açtığında, danışan konuşmaya hazır değilse bunu söyleyebiliyor. Hiç sormamak ise konuşma kapısını tamamen kapatıyor.

Yaygın yanlış"Cinsel güçlükler ya tamamen bedensel ya tamamen psikolojiktir."
Doğrusu

Cinsel güçlükler sık sık bedensel, psikolojik ve ilişkisel etkenlerin bir arada işlediği durumlar. Bedensel bir sorun kaygıya, kaygı daha fazla güçlüğe, güçlük de ilişkide gerginliğe yol açabiliyor. Bu yüzden değerlendirme hem bedensel nedenleri hem de düşünceleri, duyguları ve ilişkiyi birlikte ele alıyor.

Sınır ve güvenlik

Süregen ağrı, kronik hastalık ve cinsel güçlükler alanında çalışabilmek, ayrı bir eğitim ve çoğu zaman hekimlerle, fizyoterapistlerle ve cinsel sağlık uzmanlarıyla eşgüdüm gerektiriyor; bu ders o yetkiyi vermiyor.

Yeni başlayan, şiddeti değişen ya da başka belirtilerle birlikte görülen bir ağrı ya da cinsel güçlük, önce bir hekim tarafından değerlendiriliyor. Bedensel bir nedeni dışlanmadan bir yakınmayı yalnızca psikolojik bir çalışmayla ele almak, tedavi edilebilir bir hastalığın gözden kaçmasına yol açabiliyor.

Süregen ağrı ve kronik hastalık, çökkünlük ve intihar düşünceleri açısından bir risk etkeni. Bu alanlarda çalışan bir uygulayıcı ruh hâlini ve ölüm düşüncelerini düzenli olarak soruyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Ağrı felaketleştirmesi, ağrıya karşı abartılı biçimde olumsuz bir zihinsel tutumdur; ağrıyı uydurmak değil, gerçek bir ağrıyı daha yoğun ve kısıtlayıcı hâle getiren bir düşünce biçimidir.

Etkinlik dengeleme, iyi günde aşırı yüklenip kötü günde yatağa düşme döngüsü yerine etkinliği daha tutarlı biçimde sürdürmektir.

Hastalık kimliği, kronik bir hastalığın kişinin kendini tanımlama biçimine ne ölçüde yerleştiğidir; hastalık kişinin bir parçası olabilir, tamamı olmamalıdır.

İzin veren soru, cinselliği danışanın konuşmak isteyip istemediğini ona bırakarak açan sorudur; bir sorgulama değil, bir kapıdır.

İzleyici konumu, cinsel yakınlık sırasında kişinin anın içinde olmak yerine kendini dışarıdan izleyip değerlendirmesidir.

Öğretmenin ağrısı gerçekti ve hâlâ sürüyor. Ama artık haftada iki gün şiir okutuyor ve eşiyle yan yana yatarken ağrısını düşünmediği anlar var.

Sonraki derse köprü

Bu derste bedenin uzun süren durumlarıyla çalışıldı: yıllara yayılan bir ağrı, bir hastalıkla birlikte geçen bir hayat. Ama ruh sağlığı çalışmasının bazı alanları, uzun süreli değil, ani olaylarla ya da belirli yaşam alanlarındaki taleplerle ilgili.

S09-P01-D05 «Afet, kriz, iş, spor ve performans» bu alanlara bakıyor: bir afetin ya da krizin hemen ardından yapılması ve yapılmaması gerekenler, iş hayatındaki güçlükler ve bir sınavda, sahnede ya da sahada ortaya çıkan performans baskısı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.