Terapi Akademisi — S06, Klinik değerlendirme · 2.786 kelime · 15 örnek durum · 5 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kategori sınırı, bir kullanım sorusuna verilen cevabın danışanın kendi "madde" tanımıyla sınırlı olmasıdır; "hayır" cevabı yanlış olmayabilir ve yine de bir şeyi dışarıda bırakabilir.
Örtük referans, bir miktarın ya da sıklığın her zaman söylenmemiş bir kıyas noktasıyla birlikte gelmesidir; aynı sözcük farklı bir referansla tamamen farklı bir sayıyı örtebiliyor.
Soru sırası, aynı soruların hangi sırayla sorulduğunun cevabın eksiksizliğini değiştirmesidir; soru metni değişmeden yalnızca sırası değişse bile ortaya çıkan bilgi değişiyor.
Eşik farkı, bir kullanımın sıklığı ile bunun günlük işlevsellikte bıraktığı etki arasındaki boşluktur; sıklık tek başına bir ciddiyet ölçüsü değil.
İşlev boşluğu, yalnız sıklığa bakan bir sorunun kullanımın hangi işi gördüğünü hiç sormamasıdır; bu, danışanın söylediğinin arkasında saklı bir neden aramaktan farklıdır — sorulan şey gizli değil, zaten anlatılanın kendi ayrıntısı.
Beş başlık aynı sonuca bağlanıyor: bir kullanım sorusuna verilen tek kelimelik bir cevap — "hayır", "az", "bıraktım" — hiçbir zaman çıplak bir bilgi değil; bir kategori, bir kıyas ve bir sıranın birlikte ürettiği bir cevap. Yargı taşıyan bir dil bu üçüne hiçbir şey eklemiyor; sorulması gereken tek şey kategori, kıyas ve sıranın ne olduğu.
Açılış
Açılış sahnesi
İki farklı büro, aynı ay içinde, aynı danışana madde kullanımını soruyor.
Birinci büroda bir form var. Üstünde tek bir soru: "Alkol ya da uyuşturucu kullanıyor musunuz? Evet / Hayır." Danışan kutuyu işaretliyor: hayır.
İkinci büroda bir soru yok, bir konuşma var. Uygulayıcı "günün sonunda kendini rahatlatmak için ne yapıyorsun" diye soruyor. Danışan bir süre düşünüyor, sonra anlatmaya başlıyor: akşamları bir şeyler içiyor, bazen iki bazen üç. Bunu hiç "kullanım" diye düşünmemiş; ona göre bu bir alışkanlık, bir madde değil.
İki cevap da yalan değil. Formdaki "hayır" danışanın kendi tanımına göre doğru — orada bir "kullanım" yok, bir akşam ritüeli var. İkinci cevap aynı gerçeği, aynı ay için, farklı bir soru biçiminin açtığı yerden anlatıyor.
Bu programın dördüncü dersi tam bu farktan başlıyor: iki cevap arasındaki mesafeyi üreten şey danışanın gizlemesi değil, sorunun hangi kelimeyi kullandığı ve o kelimenin danışan için neyi kapsayıp neyi dışarıda bıraktığı.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Ders, bir kullanım sorusunun kendi sınırını nasıl çizdiğiyle açılıyor: soru bir kelime kullanıyor ve o kelimenin neyi kapsadığına danışan karar veriyor, uygulayıcı değil. Ardından bir miktarın — "az", "ara sıra" — her zaman görünmez bir kıyasla geldiği, sonra aynı soruların hangi sırayla sorulduğunun da cevabı değiştirdiği ele alınıyor. Mekanizma bölümü, reçeteli ilaçların neden ayrıca ve tek tek sorulması gerektiğiyle kapanıyor. Usta katmanına geçen iki başlıktan biri, ne kadar sık kullanıldığı ile bunun günlük hayatta ne kadar etki bıraktığı arasındaki farkı ayırıyor; öteki, kullanımın hangi işi gördüğünü soruyor ve bunun, danışanın söylediğinin arkasında saklı bir neden aramaktan neden ayrı bir soru olduğunu gösteriyor.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
Bir miktarı bildirmek hiçbir zaman çıplak bir sayı üretmiyor; sayı her zaman bir tanım ve bir kıyasla birlikte geliyor. Bu, klinik hiçbir şey gerekmeden görülebiliyor.
Üç örnekte de bilgi yanlış değil; eksik de değil. Yalnızca bir tanıma ve bir sıraya bağlı. Bir kullanım sorusunda da aynı iki şey işliyor, ama burada sonucun ağırlığı farklı: buradaki "bir" ile "üç" arasındaki fark bir değerlendirmenin başlangıç noktasını değiştiriyor.
Mekanizma
Kategori sınırı
Yaygın yanlış"Kullanım sorusuna 'hayır' cevabı, kullanım olmadığını gösterir."
Doğrusu
Cevap doğru olabilir ve yine de dışarıda bırakılan bir şey olabilir, çünkü "hayır" danışanın kendi tanımına göre verilmiş bir cevaptır, uygulayıcının tanımına göre değil.
Örtük referans
Yaygın yanlış"'Sosyal içici' ifadesi, düşük bir miktarı gösterir."
Doğrusu
Etiket bir miktar bildirmiyor, bir kıyas bildiriyor — "çevremdeki insanlar gibi". Çevre değiştiğinde aynı etiketin altındaki sayı da değişiyor.
Soru sırası
Yaygın yanlış"Sorular hangi sırada sorulursa sorulsun, aynı bilgiye ulaşılır."
Doğrusu
Soru metni değişmeden, yalnızca sırası değiştiğinde bile cevabın eksiksizliği değişiyor. Sıra bir biçim ayrıntısı değil, sorunun kendisinin bir parçası.
Reçeteli ilaçların listesi
Başlığın ilk yarısı kimi zaman aceleyle geçiliyor: "Kullandığınız bir ilaç var mı?" sorusuna verilen kısa bir cevapla. Oysa reçeteli ilaçlar değerlendirmeye iki ayrı yoldan giriyor. Bir ilacın istenmeyen etkisi ya da aniden bırakılması, ruhsal bir belirtiye çok benzeyen bir tablo üretebiliyor: uykusuzluk, yorgunluk, huzursuzluk, isteksizlik. Ayrıca kişinin bir hekimle sürdürdüğü tedavi, terapide konuşulanlarla doğrudan kesişiyor; bu bilgi olmadan kurulan bir tablo eksik kalıyor.
İleri katman
Usta katmanı
Eşik farkı
Yaygın yanlış"Ne kadar sık kullanıldığı, sorunun ne kadar ciddi olduğunu gösterir."
Doğrusu
Sıklık tek başına bir ciddiyet ölçüsü değil; ciddiyeti gösteren şey işlevsellikte bırakılan iz, ve bu iz sıklıktan bağımsız olarak sorulmadıkça görünmüyor.
İşlev boşluğu
Yaygın yanlış"Kullanımın hangi işi gördüğünü sormak, ilk cümleyi sorgulamaktır."
Doğrusu
Sorgulanan şey danışanın anlattığı olayın gerçekliği değil, o olayın kendi işlevi. Danışan zaten kullandığını söylemiş; sorulan yeni bir gizli sebep değil, söylenenin kendi ayrıntısı.
Yaygın yanlış"Sık ya da gizlenen bir kullanım, ahlaki bir zayıflığın göstergesidir."
Doğrusu
Eşik farkı ve İşlev boşluğu ikisi birden bunun neden yanlış bir ölçüt olduğunu gösteriyor: bir kullanımı anlamlı kılan şey ne kadar sık olduğu ya da ne kadar gizlendiği değil, ne kadar etki bıraktığı ve hangi işi gördüğü. Yargı taşıyan bir dil bu ikisine hiçbir bilgi eklemiyor, yalnız danışanın bir sonraki soruya ne kadar açık cevap vereceğini azaltıyor.
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bir ilacı başlatmak, bırakmak ya da dozunu değiştirmek hekimin kararı; ilaç listesini sormak bu kararlara ortak olmak değil, hekime doğru bilginin ulaşmasına aracı olmak. Ders bir madde kullanım bozukluğu tanısı koymayı ya da bir tedavi, azaltma ya da bırakma planı kurmayı öğretmiyor; ikisi de ayrı bir eğitim, ayrı bir yetkinlik ve kimi zaman başka bir disiplinle ortak çalışma gerektiriyor. Burada kurulan şey bir kullanım sorusunun cevabının nasıl okunacağı, bir tedavi kararı değil.
Bu derste anlatılanlar bir sorgu tekniği de değil. Soru sırası ve Kategori sınırı daha eksiksiz bir cevap almanın yollarını gösteriyor, ama eksiksizlik tek başına bir amaç değil — danışanın kendi anlattığı hızda ve kendi seçtiği kelimelerle anlatma hakkı bundan önce geliyor. Bir uygulayıcı her cevabı "gerçek sayı" çıkana kadar sıkıştırdığında yaptığı şey bir değerlendirme değil, Asıl sebep arayışının bu alandaki karşılığı oluyor.
Son sınır, önceki üç derste de sabit kalan sınır: bir kullanım örüntüsü aşırı doz, ağır bir çekilme belirtisi ya da kendini veya bir başkasını tehlikeye atan güncel bir durumla birlikte geldiğinde, o durumu değerlendirmek ve yönlendirmek bu dersin kapsamının dışında kalıyor. Risk taraması, S02-P01-D04'te ertelenemeyecek bir adım olarak kuruldu ve bu ders onun yerine geçmiyor; gerektiğinde sevk her zaman önce gelir.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Kategori sınırı, bir kullanım sorusuna verilen cevabın danışanın kendi "madde" tanımıyla sınırlı olmasıdır; "hayır" cevabı yanlış olmayabilir ve yine de bir şeyi dışarıda bırakabilir.
Örtük referans, bir miktarın ya da sıklığın her zaman söylenmemiş bir kıyas noktasıyla birlikte gelmesidir; aynı sözcük farklı bir referansla tamamen farklı bir sayıyı örtebiliyor.
Soru sırası, aynı soruların hangi sırayla sorulduğunun cevabın eksiksizliğini değiştirmesidir; soru metni değişmeden yalnızca sırası değişse bile ortaya çıkan bilgi değişiyor.
Eşik farkı, bir kullanımın sıklığı ile bunun günlük işlevsellikte bıraktığı etki arasındaki boşluktur; sıklık tek başına bir ciddiyet ölçüsü değil.
İşlev boşluğu, yalnız sıklığa bakan bir sorunun kullanımın hangi işi gördüğünü hiç sormamasıdır; bu, danışanın söylediğinin arkasında saklı bir neden aramaktan farklıdır — sorulan şey gizli değil, zaten anlatılanın kendi ayrıntısı.
Beş başlık aynı sonuca bağlanıyor: bir kullanım sorusuna verilen tek kelimelik bir cevap — "hayır", "az", "bıraktım" — hiçbir zaman çıplak bir bilgi değil; bir kategori, bir kıyas ve bir sıranın birlikte ürettiği bir cevap. Yargı taşıyan bir dil bu üçüne hiçbir şey eklemiyor; sorulması gereken tek şey kategori, kıyas ve sıranın ne olduğu.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste toplanan her bilgi bir kullanım örüntüsüne aitti: ne, ne sıklıkta, hangi işlev için. Dört ders boyunca değerlendirmenin baktığı yer sırayla eksik, çelişen ya da sorgulanması gereken bir şeydi — yakınmanın kendisi, öykünün omurgası, geçmişin kaydı, şimdi de kullanımın kategorisi.
S06-P01-D05 «Güçlü yönler, kaynaklar ve hedefler» bakışı çeviriyor: aynı görüşmede, aynı danışanda, eksik olanın yanında zaten çalışan bir şey de var — ve o bilginin toplanması da, tıpkı buradaki gibi, kendi sorularına ve kendi sınırlarına tabi.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.