İçeriğe geç

S06-P01-D02

Yaşam, aile, ilişki, eğitim ve çalışma öyküsü

Terapi Akademisi — S06, Klinik değerlendirme · 2.463 kelime · 17 örnek durum · 2 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Omurga seçimi, bir yaşam öyküsünün hangi alanın sırası üzerine dizildiğidir; seçimi kimi zaman yalnızca ilk sorulan alan yapıyor ve seçildiği hiçbir yerde yazmıyor.

Varış noktası, öykünün bugünkü güçlüğe varmak üzere anlatılmasıdır; oraya varmayan yıllar anlatıya hiç girmiyor, ve girmemelerinin sebebi saklanmaları değil sorulan soruya cevap olmamaları.

Bölünen olay, tek bir olayın alan alan sorulduğu için parçalara ayrılmasıdır; ayırmak toplamayı kolaylaştırırken olayların birbirine denk gelmesi bilgisini yok ediyor.

Boş çıkan pencere, varış noktası kaldırılarak sorulan bir dönemin hiçbir şey getirmemesidir; boşluk hem olaysızlıktan hem anlatılamamaktan gelebiliyor ve ikisini ayıracak işaret elde olmayabiliyor.

Derinlik varsayımı, eski bir yaşantının yeni bir yaşantıdan daha açıklayıcı sayılmasıdır; ağırlığı bazen tablo değil, görüşmede sürenin nasıl dağıtıldığı üretiyor.

Beş başlık aynı ayrımın etrafında duruyor: bir öykünün içeriği bir şey, o öykünün nasıl dizildiği başka bir şey. Dizilim kayda geçmiyor; geçmediği için sonraki okuyan elindekini hayatın kendisi sanıyor.

Açılış sahnesi

Bir kişinin hayatı anlatılacak ve elde tek bir ip var.

İp bir tane, çünkü anlatı tek sıra hâlinde ilerliyor: önce şu oldu, sonra bu. Ama hayat tek sıra hâlinde geçmedi. Aynı yıllarda bir iş yürüdü, bir ev kuruldu, bir hastalık geldi geçti, bir şehir değişti, para bazen yetti bazen yetmedi. Bunların hepsi aynı anda ve birbirinden görece bağımsız ilerledi.

Hepsini tek ipe dizmek için bir karar vermek gerekiyor: hangisi omurga olacak, ötekiler onun etrafına nasıl yerleşecek. İşin tuhaf yanı, bu kararı kimsenin bilerek vermemesi. Görüşmede ilk hangi alan sorulduysa omurga o oluyor; kalan her şey onun arka planına dönüşüyor ve o sırada söylenmemiş bir şey kayda da girmiyor.

Yani bir öykü alımının sonunda elde duran şey kişinin hayatı değil, o hayatın belirli bir omurgaya göre dizilmiş bir kesiti. Bu kesit yanlış değil. Ama tek olası kesit de değil, ve hangisi olduğu hiçbir yerde yazmıyor.

Bu dersin işi o yazılmayan kararı görünür kılmak.

Bu derste ne olacak

Önce bir öykünün neden tek bir omurga üzerinde kurulduğu ve o omurgayı neyin seçtiği ele alınıyor. Ardından anlatının sonundaki noktaya geçiliyor: bir öykü bugünkü güçlüğü açıklamak için anlatıldığında, oraya varmayan her şey kendiliğinden dışarıda kalıyor — ve bu bir saklama değil. Ardından, başlıktaki alanların birbirinden bağımsız sorulmasının tek bir olayı nasıl parçalara böldüğünü gösteriyor. Son iki başlık iki ayrı şeye bakıyor: burada kurulan aracın hiçbir şey getirmediği duruma, ve alanda köklü bir varsayıma — eski olanın yeni olandan daha açıklayıcı sayılmasına.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Bir şeyin tarihini anlatmak için bir omurga seçmek gerekiyor ve bu, kimsenin tartışmadığı yerlerde açıkça görülüyor. Orada seçimin yapıldığı da biliniyor.

Üç örnekte de omurganın seçildiği açık ve kimse bunu bir sorun saymıyor; hangi omurgayla anlatıldığı söylendiği için kimse yanılmıyor. Bir öykü alımında ise omurga aynı biçimde seçiliyor ama seçildiği hiçbir yerde yazmıyor, ve okuyan sonraki kişi elindekini hayatın kendisi sanıyor.

Mekanizma

Omurga seçimi

Yaygın yanlış"İyi bir öykü alımı kronolojik olur."
Doğrusu

Kronoloji bir sıra değil, hangi şeyin sırası. Tarihleri doğru dizmek omurgayı seçmekten kurtarmıyor; yalnız seçimi görünmez kılıyor, çünkü çıkan metin düzgün bir zaman dizisi gibi duruyor.

Varış noktası

Bunu görmek için elde basit bir yol var: anlatının varış noktasını kaldırmak. Bir yıl seçilir, bugünkü güçlükten hiç söz edilmeden o yılda ne olduğu sorulur. Gelen malzemenin bir kısmı, güçlük merkezli anlatıda hiç geçmemiş oluyor — ve geçmemesinin sebebi önemsiz olması değil, sorunun onu istememesi.

Yaygın yanlış"Kişi önemli bir şeyi anlatmadıysa anlatmak istememiştir."
Doğrusu

Anlatılmayan şey, sorulan soruya cevap olmadığı için dışarıda kalmış olabiliyor. Bu ayrım kayda geçerken de önemli — "anlatmadı" notu ile "sorulmadı" notu aynı şey değil ve sonraki okuyan ikisini ayıramıyor.

Bölünen olay

Yaygın yanlış"Alanları ayrı ayrı sormak daha düzenli bir öykü verir."
Doğrusu

Ayırmak toplama kolaylığı sağlıyor ve aynı anda tek bilgiyi yok ediyor: olayların birbirine denk gelmesi. Bir öyküde asıl iş gören bilgi hangi şeyin ne zaman olduğu değil, hangi iki şeyin aynı anda olduğu; ayırma tam olarak onu siliyor.

Usta katmanı

Boş çıkan pencere

Yaygın yanlış"Bir dönem hakkında konuşmakta zorlanmak, o dönemde bir şey olduğunu gösterir."
Doğrusu

Bazı yıllar gerçekten olaysız geçiyor. Bir boşluğun arkasında sakin geçmiş bir dönem de durabiliyor, anlatılamayan bir dönem de; ikisini ayıracak bir işaret elde yoksa aralarında seçim yapılmıyor. Boşluğu bir bulgu saymak, hiçbir şey bulunmayan yerden bir şey çıkarmak oluyor.

Derinlik varsayımı

Yaygın yanlış"Kökene inilmeden bugün anlaşılmaz."
Doğrusu

Bu cümle, uygulandığı görüşmede kendi dayanağını kendisi üretiyor: süre köken tarafına verildiğinde malzeme de oradan çıkıyor, ve çıkan malzeme cümleyi doğrulamış gibi duruyor. Buradan erken yaşantıların bir şey taşımadığı sonucu çıkmıyor; çıkan sonuç dar — bir konunun ağırlığı ile ona ayrılan süre birbirine karışmamalı.

Sınır ve güvenlik

Bu ders bir alan hakkında konuşuyor ve o alanın kendine özgü bir sorunu var: burada toplanan bilginin büyük kısmı odada olmayan kişilere ait. Bir yaşam öyküsü anne babayı, kardeşleri, eski bir eşi, bir yöneticiyi kayda geçiriyor; hiçbiri orada değil, hiçbiri bunu bilmiyor ve hiçbiri düzeltemiyor. Bunun adı külliyatta zaten konmuş: Odada olmayan taraf, S03-P02-D04. Buradaki pratik sonuç şu: bir üçüncü kişi hakkında yazılan her cümle, o kişinin kendisi hakkında değil, danışanın onunla kurduğu ilişki hakkında bir bilgidir, ve kayıtta da öyle durmalıdır. İkisi karıştığında bir kayıt, hiç görüşülmemiş bir insan hakkında hüküm taşımaya başlıyor.

Bu derste bir soru listesi de yok ve olmaması bir eksiklik değil. Başlıktaki alanlar bir kapsam bildiriyor, bir sıra değil; onları sırayla soran bir görüşme Bölünen olayı kendi eliyle üretiyor. Neyin ne zaman sorulacağı başka bir konu ve kendi hazırlığını istiyor; burada kurulan şey toplanan malzemenin nasıl okunacağı.

Sırası değişmeyen son sınır: bir yaşam öyküsü içinde ihmal, istismar ya da güncel bir tehlikeye işaret eden bir şey geçtiğinde, o bilgi bu dersin okuma çerçevesinin dışına çıkıyor ve kendi yolunu izliyor. S02-P01-D04'teki Risk taraması ertelenebilecek bir bölüm değil; bir öykünün nasıl dizildiğini merak etmek onun önüne geçmiyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Omurga seçimi, bir yaşam öyküsünün hangi alanın sırası üzerine dizildiğidir; seçimi kimi zaman yalnızca ilk sorulan alan yapıyor ve seçildiği hiçbir yerde yazmıyor.

Varış noktası, öykünün bugünkü güçlüğe varmak üzere anlatılmasıdır; oraya varmayan yıllar anlatıya hiç girmiyor, ve girmemelerinin sebebi saklanmaları değil sorulan soruya cevap olmamaları.

Bölünen olay, tek bir olayın alan alan sorulduğu için parçalara ayrılmasıdır; ayırmak toplamayı kolaylaştırırken olayların birbirine denk gelmesi bilgisini yok ediyor.

Boş çıkan pencere, varış noktası kaldırılarak sorulan bir dönemin hiçbir şey getirmemesidir; boşluk hem olaysızlıktan hem anlatılamamaktan gelebiliyor ve ikisini ayıracak işaret elde olmayabiliyor.

Derinlik varsayımı, eski bir yaşantının yeni bir yaşantıdan daha açıklayıcı sayılmasıdır; ağırlığı bazen tablo değil, görüşmede sürenin nasıl dağıtıldığı üretiyor.

Beş başlık aynı ayrımın etrafında duruyor: bir öykünün içeriği bir şey, o öykünün nasıl dizildiği başka bir şey. Dizilim kayda geçmiyor; geçmediği için sonraki okuyan elindekini hayatın kendisi sanıyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste toplanan her şeyin tek bir kaynağı vardı: kişinin kendi anlatısı. Omurganın nasıl seçildiği, hangi yılların dışarıda kaldığı ve olayların nasıl bölündüğü — hepsi o anlatının içinde olup biten şeylerdi.

S06-P01-D03 «Tıbbi ve psikiyatrik geçmiş» anlatının yanına ikinci bir kaynağın girdiği yere geçiyor: tarihi, kaydı ve raporu olan bir geçmişe. Orada anlatı ile kayıt aynı dönem için iki ayrı şey söyleyebiliyor, ve ikisi arasında hakemlik yapacak üçüncü bir şey bulunmuyor. Bu dersin sorduğu "nasıl dizildi" sorusu orada ikiye katlanıyor, çünkü kaydın kendisi de bir dizilim ve onu dizen kişi odada değil.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.