Terapi Akademisi — S05, Terapi ekolleri · 2.135 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gerçekleştirme eğilimi, insanın uygun koşullarda büyümeye ve kendi yönünü bulmaya yönelimidir; güçlük bu eğilimin yokluğu değil, önünün kesilmesi olarak görülür.
İçtenlik, uygulayıcının rol oynamaması ve gösterdiğinin hissettiğine aykırı düşmemesidir; Empati ve Koşulsuz kabul ile birlikte hümanistik ilişkinin üçüncü niteliği.
Varoluşun verili koşulları, ölüm, özgürlük ve sorumluluk, yalnızlık ve anlamdır; kaygının bir kısmı bu koşullardan, bir kısmı onlardan kaçmak için kurulan düzenlerden doğar.
Hissedilen anlam, bir durumun bedende henüz söze dökülmemiş bütünlüklü biçimde duyulmasıdır; doğru söz bulunduğunda anlam bir adım ilerler.
Birincil ve ikincil duygu, doğrudan tepki ile onu örten ikinci tepki arasındaki ayrımdır; bu yaklaşıma göre değişim çoğu zaman altta duran birincil duyguya ulaşınca başlar.
Tez danışanı beş ayrı okumadan geçti. Bu dersteki görüşmede kimse ona bir şey öğretmedi; yalnızca o, kendi sorusunu ilk kez kendi sesiyle duydu.
Açılış
Açılış sahnesi
Bu görüşmede uygulayıcının elinde ne bir kayıt kâğıdı var ne bir basamak listesi. Tez danışanı her zamanki gibi haftayı anlatmaya başlıyor, sonra susuyor. Uygulayıcı sessizliği doldurmuyor.
Uzunca bir süre sonra danışan, kendisini de şaşırtan bir cümle kuruyor: "Bu tezi gerçekten isteyip istemediğimi bilmiyorum."
Uygulayıcı cümleyi düzeltmiyor, anlamını çözmeye de girişmiyor. "Bunu söylemek nasıldı?" diye soruyor. Danışan gözleri dolarak, bunu ilk kez yüksek sesle söylediğini ve bir yandan korktuğunu, bir yandan da garip biçimde hafiflediğini anlatıyor. Görüşmenin geri kalanı o cümlenin içinde geçiyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce yaklaşım ailesinin ortak zemini kuruluyor: kişinin kendi yönünü bulma kapasitesine duyulan güven ve bu kapasitenin, belirli niteliklere sahip bir ilişkide ortaya çıktığı fikri.
Ardından varoluşçu yaklaşımın getirdiği katman geliyor: bir güçlüğün arkasında bazen ölüm, özgürlük, yalnızlık ve anlam gibi her insanın karşılaştığı koşullar durduğu.
Usta katmanında deneyimsel yaklaşımlar ele alınıyor: bedende hissedilen belirsiz bir anlamın söze dökülmesi ve bir duygunun altında duran daha temel duyguya ulaşılması. Bu yaklaşımların kanıtı ve tartışılan iddiaları da aynı bölümde.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
Bazen bir insanın kendi cevabına ulaşması için gereken şey bir öneri değil, dinlenmek.
Bu örneklerde dinleyen kişi cevabı bilmiyor ve bilmediği için işe yarıyor.
Mekanizma
İlişkinin kendisi
Hümanistik gelenek insanı, uygun koşullar sağlandığında büyümeye ve kendi yönünü bulmaya eğilimli bir varlık olarak görüyor. Terapistin işi bu yönü göstermek değil, onun ortaya çıkabileceği bir ilişki kurmak. Bu ilişkinin iki niteliği bu akademide zaten adlandırıldı: Empati (S02-P02-D02) ve Koşulsuz kabul (S01-P03-D09). Üçüncüsü uygulayıcının kendisiyle ilgili.
Yaygın yanlış"Hümanistik terapide uygulayıcı hiçbir şey yapmaz, yalnızca başını sallar."
Doğrusu
Yönlendirmemek edilgenlik değil. Uygulayıcı sürekli olarak kişinin söylediğini ve söyleyişini izliyor, yaşantının en canlı yerini yakalamaya ve onu geri vermeye çalışıyor, kendi tepkisinin farkında kalıyor. Dışarıdan az şey yapılıyor gibi görünen bir görüşme, içeriden yoğun bir dikkat gerektiriyor.
Varoluşun koşulları
Varoluşçu yaklaşım bir güçlüğün arkasına, kişinin geçmişinden de önce gelen bir katman ekliyor: her insanın, yalnızca insan olduğu için karşılaştığı koşullar. Bu koşullar çözülecek sorunlar değil; nasıl karşılandıkları bir hayatın biçimini belirliyor.
Yaygın yanlış"Varoluşçu terapi, danışana hayatın anlamını söylemektir."
Doğrusu
Varoluşçu yaklaşım hazır bir anlam sunmuyor; tersine, hazır bir anlamın olmadığını ve anlamın kişinin kendi seçimleriyle kurulduğunu ciddiye alıyor. Uygulayıcı anlamı vermiyor, kişinin kendi anlamını arayabileceği bir yer açıyor.
İleri katman
Usta katmanı
Bedende duran anlam
Yaygın yanlış"Bedende hissedilen şey her zaman doğruyu söyler."
Doğrusu
Hissedilen anlam bir hakem değil, bir başlangıç noktası. Beden korkuyla, alışkanlıkla ya da o günün yorgunluğuyla da cevap veriyor. Bulunan söz kişinin hayatıyla ve sonraki görüşmelerle karşılaştırılarak sınanıyor; bir kez oturmuş olması onu kesin bir bilgi yapmıyor.
Duygunun altındaki duygu
Yaygın yanlış"Duyguyu yaşatmak her zaman iyileştirir; ne kadar çok ağlarsa o kadar iyi."
Doğrusu
Duygunun kendisi değil, duyguyla nasıl ilişki kurulduğu değişim getiriyor. Aynı acının tekrar tekrar ve yeni bir anlama ulaşmadan yaşanması kişiyi rahatlatmak yerine yıpratabiliyor. Deneyimsel çalışma duyguyu yaşamakla onu anlamak, bir ihtiyaca bağlamak ve taşınabilir kılmak arasında bir denge gözetiyor.
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu yaklaşımların sade görünmesi kolay olduklarını göstermiyor. İçtenlik uygulayıcının her tepkisini danışana aktarmasına izin vermiyor; bir tepkinin paylaşılıp paylaşılmayacağı onun danışana ne yapacağına bakılarak kararlaştırılıyor ve bu yargı süpervizyonda gelişiyor.
Derin duygusal çalışma, kişinin kendini güvende hissettiği bir ilişki ve o duyguyu taşıyabilecek bir iç kaynak gerektiriyor. Yeni başlayan bir süreçte, ya da ağır bir travma öyküsü taşıyan birinde, yoğun duygulara hazırlıksız dalmak kişiyi dağıtabiliyor; hız danışanın taşıyabildiğine göre ayarlanıyor.
Ölüm, anlam ve özgürlük üzerine konuşmak, ölmek istediğini söyleyen biriyle kuramsal bir sohbete dönüştürülmez. Böyle bir cümle varoluşsal bir soru olarak değil, önce bir güvenlik konusu olarak ele alınıyor.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Gerçekleştirme eğilimi, insanın uygun koşullarda büyümeye ve kendi yönünü bulmaya yönelimidir; güçlük bu eğilimin yokluğu değil, önünün kesilmesi olarak görülür.
İçtenlik, uygulayıcının rol oynamaması ve gösterdiğinin hissettiğine aykırı düşmemesidir; Empati ve Koşulsuz kabul ile birlikte hümanistik ilişkinin üçüncü niteliği.
Varoluşun verili koşulları, ölüm, özgürlük ve sorumluluk, yalnızlık ve anlamdır; kaygının bir kısmı bu koşullardan, bir kısmı onlardan kaçmak için kurulan düzenlerden doğar.
Hissedilen anlam, bir durumun bedende henüz söze dökülmemiş bütünlüklü biçimde duyulmasıdır; doğru söz bulunduğunda anlam bir adım ilerler.
Birincil ve ikincil duygu, doğrudan tepki ile onu örten ikinci tepki arasındaki ayrımdır; bu yaklaşıma göre değişim çoğu zaman altta duran birincil duyguya ulaşınca başlar.
Tez danışanı beş ayrı okumadan geçti. Bu dersteki görüşmede kimse ona bir şey öğretmedi; yalnızca o, kendi sorusunu ilk kez kendi sesiyle duydu.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Buraya kadar beş yaklaşımın beşi de tez danışanını tek başına ele aldı: onun çatışmalarını, davranışlarını, düşüncelerini, iç sesiyle ilişkisini, duygularını. Annesi hep anlatılan biri olarak kaldı, hiç odaya girmedi.
S05-P01-D06 «Sistemik, aile ve çift terapileri» sorunun yerini tek bir kişinin içinden alıp kişiler arasına taşıyor. Orada soru, danışanın annesiyle birlikte kurduğu örüntünün tezi bitirmeyi nasıl zorlaştırdığı ve o örüntüde kimin neyi değiştirebileceği olacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.