İçeriğe geç

S05-P01-D03

Bilişsel ve bilişsel-davranışçı yaklaşımlar

Terapi Akademisi — S05, Terapi ekolleri · 2.152 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Otomatik düşünce, bir durum karşısında istemeden beliren hızlı yorumdur; kişi onu bir düşünce olarak değil olayın kendisi olarak yaşar.

Bilişsel çarpıtma, otomatik düşüncelerin sık kaydığı eğilimlerdir; adını koymak düşünceyle arasına küçük bir mesafe açar.

Temel inanç, kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkında taşıdığı genel kanaattir; çoğu zaman bir kural katmanı aracılığıyla anlık düşüncelere yansır.

Yönlendirilmiş keşif, düşünceyi kişiye düzeltmek yerine onunla birlikte incelemektir; uygulayıcı cevabı önceden bilmez.

Davranışsal deney, bir inancın öngördüğü sonucu önceden yazılmış bir tahminle gerçek hayatta sınamaktır; aynı adım korkuyla karşılaşma da olabilir, iddiayı sınama da.

Tez danışanının cümlesi ilk hafta bir gerçek gibiydi. Üç hafta sonra hâlâ aklına geliyordu, ama artık bir tahmindi ve tahminin nasıl sınanacağını biliyordu.

Açılış sahnesi

Tez danışanı ödev olarak bir hafta boyunca, midesi her sıkıştığında aklından geçeni yazmış. Kâğıtta aynı cümle farklı kelimelerle yedi kez var. En uzunu şöyle: "Bu bölüm berbat. Danışmanım okuyunca bu işin bana göre olmadığını anlayacak, zaten başından beri anlıyordur."

Uygulayıcı cümlenin doğru olup olmadığını söylemiyor. Başka bir şey soruyor: "Bu cümleyi kafanızdan geçirdiğiniz anda ne kadar inanıyordunuz? Şimdi, burada okurken ne kadar inanıyorsunuz?"

Danışan biraz düşünüyor. O an yüzde doksan gibi gelmiş; şimdi daha az. Aynı cümle, aynı kişi, iki ayrı inanç. Bu yaklaşımın bütün işi o farkın içinde başlıyor.

Bu derste ne olacak

İlk bölüm yaklaşımın temel modelini kuruyor: bir olayın doğrudan bir duygu üretmediği, aradaki hızlı yorumun duyguyu ve davranışı yönlendirdiği; ve bu yorumların sık rastlanan eğilimlerle kaydığı.

Ardından o anlık cümlelerin altındaki daha kalıcı katmana geçiliyor: kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkında taşıdığı, uzun süredir sınanmamış inançlar.

Usta katmanında yaklaşımın iki çalışma biçimi ele alınıyor: düşünceyi kişiye düzeltmek yerine onunla birlikte incelemek ve düşüncenin öngördüğü şeyi gerçek hayatta sınamak. Kanıtın durumu ve yaklaşımın ne olmadığı da bu bölümde.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Aynı olayın iki kişide iki ayrı duygu doğurması gündelik hayatın sıradan bir gerçeği; aradaki fark çoğu zaman olayda değil, olaya verilen anlamda.

Bu örneklerde olay değişmiyor; değişen, olayla duygu arasındaki kısa ve çoğu zaman fark edilmeyen yorum.

Mekanizma

Anlık yorum ve eğilimleri

Yaklaşımın temel önermesi, duygunun ve davranışın olaydan çok olayın nasıl değerlendirildiğine bağlı olduğu. S01-P01-D09'da tanımlanan Bilişsel değerlendirme bu hızlı yorumu adlandırıyordu. Bilişsel yaklaşım onu terapinin çalışma malzemesine çeviriyor: yorum yakalanabiliyor, yazılabiliyor ve incelenebiliyor.

Yaygın yanlış"Bilişsel terapi olumsuz düşünceleri olumlu düşüncelerle değiştirmektir."
Doğrusu

Yaklaşım olumlu düşünmeyi hedeflemiyor; doğruya yakın düşünmeyi hedefliyor. "Bölüm harika" cümlesi "bölüm berbat" cümlesi kadar sınanmamış. Amaç bir cümleyi başka bir cümleyle değiştirmek değil, cümleyi kanıtla karşılaştırıp daha dengeli ve daha kullanışlı bir okumaya varmak; bu okuma bazen olumsuz kalabiliyor ama artık abartılı olmuyor.

Derindeki inanç

Yaygın yanlış"Temel inanç bulunduğunda terapi biter; artık kişi nedenini bilir."
Doğrusu

Bir inancın adını koymak onu değiştirmiyor. İnanç yıllardır her olayı kendine uyacak biçimde okuyarak ayakta kalmış. Değişim, inancı zayıflatan kanıtın kişinin kendi deneyiminde birikmesiyle geliyor; bunun için de inancın öngördüğü şeylerin tek tek sınanması gerekiyor.

Usta katmanı

Yönlendirilmiş keşif

Yaygın yanlış"İyi bir uygulayıcı, danışana düşüncesinin neden yanlış olduğunu açıkça anlatır."
Doğrusu

Anlatılan bir karşı görüş kimi zaman bir tartışma başlatıyor ve kişi kendi cümlesini savunmaya geçiyor. Kişinin kendi bulduğu karşı kanıt ise ona ait oluyor ve bir sonraki sıkışmada ona geri dönebiliyor. Uygulayıcının işi haklı çıkmak değil, sorular aracılığıyla incelemeyi mümkün kılmak.

Davranışsal deney

Yaygın yanlış"Düşünce değişirse davranış kendiliğinden değişir; önce düşünceyi düzeltmek gerekir."
Doğrusu

Sıra kimi zaman tersine işliyor: kişi davranışı değiştirdiğinde ortaya çıkan yeni deneyim düşünceyi değiştiriyor. Tez danışanının inancı tartışarak yüzde otuza inmedi; bölümü göndererek indi. Bilişsel ve davranışçı yöntemlerin çoğu zaman bir arada kullanılmasının nedeni bu karşılıklılık.

Sınır ve güvenlik

Bu ders bilişsel-davranışçı terapi uygulamayı öğretmiyor. Düşünce kaydı, yönlendirilmiş keşif ve davranışsal deney basit görünen ama zamanlaması ve dozu önemli araçlar; özellikle bir inancı sınamaya dayanan deneyler, kişi o sonucu taşıyamayacak durumdayken kurulursa inancı zayıflatmak yerine güçlendirebiliyor.

Bu ders ayrıca bir düşüncenin "çarpık" olup olmadığına dışarıdan karar verme aracı değil. Kişinin kötü bir şey beklemesi bazen gerçekçi: bir yerde gerçekten ayrımcılığa uğrayan, gerçekten tehdit altında yaşayan birinin korkusunu çarpıtma diye adlandırmak, yaşadığı şeyi yok saymak olur.

Umutsuzluk bir düşünce kaydında "abartılı bir cümle" gibi görünse de ölümü düşündüğünü söyleyen biriyle bu cümle çalışılmıyor, önce güvenliği konuşuluyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Otomatik düşünce, bir durum karşısında istemeden beliren hızlı yorumdur; kişi onu bir düşünce olarak değil olayın kendisi olarak yaşar.

Bilişsel çarpıtma, otomatik düşüncelerin sık kaydığı eğilimlerdir; adını koymak düşünceyle arasına küçük bir mesafe açar.

Temel inanç, kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkında taşıdığı genel kanaattir; çoğu zaman bir kural katmanı aracılığıyla anlık düşüncelere yansır.

Yönlendirilmiş keşif, düşünceyi kişiye düzeltmek yerine onunla birlikte incelemektir; uygulayıcı cevabı önceden bilmez.

Davranışsal deney, bir inancın öngördüğü sonucu önceden yazılmış bir tahminle gerçek hayatta sınamaktır; aynı adım korkuyla karşılaşma da olabilir, iddiayı sınama da.

Tez danışanının cümlesi ilk hafta bir gerçek gibiydi. Üç hafta sonra hâlâ aklına geliyordu, ama artık bir tahmindi ve tahminin nasıl sınanacağını biliyordu.

Sonraki derse köprü

Bu yaklaşım düşünceyi ciddiye aldı: yakaladı, yazdı, kanıtla karşılaştırdı ve daha dengeli bir okumaya varmaya çalıştı. Sorduğu soru hep aynıydı: bu düşünce doğru mu?

S05-P01-D04 «Bağlamsal ve üçüncü dalga yaklaşımlar» bu soruyu bir kenara bırakan bir yerden başlıyor. Oradaki soru düşüncenin doğru olup olmadığı değil, kişinin düşünceyle kurduğu ilişki: onunla tartışmak mı, ona biraz uzaktan bakıp değer verdiği yönde yürümeye devam etmek mi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.