İçeriğe geç

S04-P01-D05

Kaygı ve korku

Terapi Akademisi — S04, Psikopatoloji · 2.837 kelime · 14 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tehdidin adresi, tepkinin yöneldiği şeyin şu anda bulunabilir bir yeri olup olmadığıdır. Korkuda bu yer var ve tepki oraya gidip orada bitiyor; kaygıda yok, çünkü henüz olmamış bir şeyin yeri de olmuyor.

Bitiş koşulu, "ne olursa biterdi" sorusunun cevabıdır ve üç basamaktan geçiyor: koşul adlandırılabiliyor mu, gerçekleştiği dışarıdan görülebiliyor mu, gerçekleştiğinde tepki gerçekten bitiyor mu. Üçü de evetse yaşantı korku gibi davranıyor.

Kanıtlanamayan güvenlik, bir şeyin olmayacağının hiçbir zaman gösterilememesidir; kaygının neden kendiliğinden kapanmadığı buradan çıkıyor — hiçbir şey olmaması, bundan sonra da olmayacağının kanıtı değil.

Yenilenen koşul, yerine getirildiğinde tepkiyi bitirmeyip yerini yeni bir koşula bırakan bitiş koşuludur; sınamanın ilk iki basamağını geçtiği için tek bir görüşmede korku gibi okunabiliyor.

Önlem yatırımı, henüz olmamış bir şeyi engellemek için harcanan zaman ve dikkattir; rahatlatıyor ama kapatmıyor, ve bu yüzden bedeli bir kez değil her seferinde ödeniyor.

Bu beş başlığın tek bir pratik karşılığı var: adresi olan bir yaşantıya temasla yaklaşılıyor, adresi olmayana aynı hamle uygulanamıyor. Hangisiyle karşı karşıya olunduğu ise tek bir cevaptan çıkmıyor — kişinin neyin bitmesini beklediğini söyleyebilmesi yalnızca başlangıç; asıl ayrım, o beklenen şey gerçekleştikten sonra geriye ne kaldığında görülüyor.

Açılış sahnesi

Aynı binanın iki ayrı katında, aynı öğleden sonra, iki kişinin kalbi hızlanıyor.

Üçüncü katta yangın alarmı çalıyor. Bir kişi koridora çıkıyor, kokuyu arıyor, merdiven boşluğuna bakıyor. Kalbi hızlı, avuçları terli, dikkati tek bir yere toplanmış: nerede, ne kadar yakın, hangi kapıdan çıkılır. Birkaç dakika sonra alarmın mutfakta unutulmuş bir ekmekten çaldığı anlaşılıyor. Kişi masasına dönüyor. Kalp yavaşlıyor, eller kuruyor, dikkat yeniden dağılıyor. Olay bitiyor, tepki de onunla birlikte bitiyor.

Beşinci katta hiçbir alarm çalmıyor. Bir kişi ekrana bakıyor ve bekliyor: o gün gelmesi gereken bir haber var, belki gelir, belki gelmez, belki yarına kalır. Kalp hızlı, avuçlar terli. Ama dikkat bir yere toplanmıyor, çünkü toplanacak bir yer yok — bakılacak bir merdiven boşluğu, koklanacak bir koku, çıkılacak bir kapı yok. Saat beşte hiçbir şey olmuyor. Altıda da olmuyor. Hiçbir şeyin olmaması bu kişide bir kapanış üretmiyor; aynı soruyu ertesi güne taşıyor.

İki bedende olan şey birbirine benziyor: aynı hızlanma, aynı terleme, aynı tetikte olma. Ayrıldıkları yer beden değil. Birinci kişinin tepkisinin gideceği bir yer ve biteceği bir an var; ikincisinin yok.

Bu ders tam o "gidecek yer" üzerine kuruluyor. Çünkü ayrımın klinikte bir bedeli var: gidecek bir yeri olan tepkiyle, olmayan tepkiye aynı hamle uygulanmıyor.

Bu derste ne olacak

Önce ayrımın nereden çekilmediği gösteriliyor: tepkinin şiddeti ve bedendeki karşılığı iki yaşantıyı birbirinden ayırmıyor. Sonra ayrımın gerçekte nereden çekildiğine geçiliyor — tepkinin yöneldiği şeyin bulunabilir bir yeri olup olmadığına, ve kişinin "ne olursa biterdi" sorusuna cevap verip veremediğine. Üçüncü başlık bitmeyen tarafın neden bitmediğini kuruyor: bir şeyin olmayacağı hiçbir zaman gösterilemiyor. Son iki başlık ise bu sınamanın kendi kusuruna ve kişinin bu arada ne yaptığına bakıyor — çünkü asıl güçlüğü çoğu zaman tepkinin kendisi değil, kişinin o tepkiyi durdurmak için kurduğu düzen üretiyor.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Bir ayrımı yanlış yerden çekilmiş bir çizgi geciktirebiliyor. Kaygı ile korku söz konusu olduğunda sık çekilen yanlış çizgilerden biri şiddet: sanki kaygı, korkunun daha büyüğüymüş gibi. İki gündelik örnek bu çizgiyi hemen kırıyor.

Ocaktaki tepki çok daha şiddetliydi ve dakikalar içinde bitti. Tavandaki tepki çok daha hafifti ve haftalarca sürdü. Demek ki bu iki yaşantıyı ayıran şey, tepkinin ne kadar büyük olduğu değil. Bedene bakmak da aynı sonucu veriyor: iki durumda da kalp hızlanıyor, iki durumda da dikkat daralıyor, iki durumda da uyku bölünüyor. Ayrım bedende değil. Ayrım tepkinin neye baktığında ve nerede bittiğinde. Tavan örneği bu yüzden öğretici: leke gözle görülüyor ama tepkinin baktığı şey leke değil, çatının akıp akmayacağı — ve o henüz olmamış şey tavanda durmuyor. Görünür bir ipucu bulunması, tepkinin gidebileceği bir yer olduğu anlamına gelmiyor.

Mekanizma

Bu bölüm ayrımı üç yerden kuruyor: tepkinin yöneldiği şeyin bir yeri var mı, ne olursa biter, ve bitmiyorsa neden bitmiyor.

Tehdidin adresi

Yaygın yanlış"Kaygı, korkunun daha şiddetli hâlidir."
Doğrusu

Çok şiddetli bir tepki dakikalar içinde bitebiliyor, çok hafif bir tepki haftalarca sürebiliyor. İkisi aynı büyüklüğün azı ve çoğu değil; aralarındaki fark derece farkı değil, yön farkı — biri şimdi burada olan bir şeye, öteki henüz olmamış bir şeye bakıyor.

Bitiş koşulu

Yaygın yanlış"Ne olursa biterdi sorusuna cevap verememek, kişinin kendini iyi tanımadığını gösterir."
Doğrusu

Cevap verememek kişi hakkında değil, tepkinin yapısı hakkında bilgi veriyor. Anahtarını arayan kişi de kendini özel olarak iyi tanıdığı için "anahtar bulunacak" diyebiliyor değil; koşul zaten ortada olduğu için söyleyebiliyor. Koşulun ortada olmaması kişinin bir eksiği değil, o yaşantının tanımlayıcı özelliği.

Kanıtlanamayan güvenlik

Yaygın yanlış"Korkulan şey gerçekleşmeyince kaygı kendiliğinden geçer."
Doğrusu

S01-P02-D03'te tanımlanan Sönme, koşullu uyaranın tekrar tekrar sunulmasıyla tepkinin azalmasını anlatıyordu — bunun için ortada tekrar tekrar sunulabilecek bir uyaran olması gerekiyor. Adresi olan bir korkuda bu uyaran var. Adresi olmayan bir yaşantıda yok: gerçekleşmeyen bir şey sunulamıyor, bu yüzden "gerçekleşmedi" bilgisi tepkiyi besleyen soruyu hiç eline almıyor.

Usta katmanı

Buraya kadar ayrımın nereden çekildiği kuruldu. Kalan iki başlık ayrı bir işi yapıyor: biri sınamanın kendi kusurunu gösteriyor, öteki kişinin iki görüşme arasında ne yaptığına bakıyor.

Yenilenen koşul

Yaygın yanlış"Kişi ne olursa rahatlayacağını söyleyebiliyorsa orada kaygıdan söz edilmez."
Doğrusu

Koşulun söylenebilmesi sınamanın ilk basamağı, tamamı değil; asıl bilgi koşul yerine getirildikten sonra ortaya çıkıyor. Bu yüzden tek bir görüşmede verilen cevap bu ayrımı kapatmaya yetmiyor.

Önlem yatırımı

Yaygın yanlış"Önlem almak kaygının işaretidir."
Doğrusu

Bir kez alınan ve bir daha düşünülmesi gerekmeyen önlem yalnızca plandır. Ayırt edici olan önlemin varlığı değil, yenilenme zorunluluğu — önlem her seferinde baştan alınmak zorundaysa, kapatmaya çalıştığı soru hiç kapanmamış demektir.

Sınır ve güvenlik

Bu derste anlatılan sınama bir tanı aracı değil. "Ne olursa biterdi" sorusuna cevap verilememesi bir kategori adı üretmiyor; yalnızca bir yaşantının hangi yönde davrandığını gösteriyor. Kendi gündelik tedirginliğini bu basamaklardan geçirip yapısını görmek bu dersin çalışması; gördüğün yapıya bakıp kendine bir kategori adı koymak ise bu sınamanın yapamayacağı şey. Üç basamak bir yaşantının nereye doğru çalıştığını söylüyor, o yaşantının neye karşılık geldiğini değil.

Ayrım görmek ile müdahale etmek de ayrı işler. Sönme üzerinden yürüyen planlı temas çalışması, bu dersten okunup tek başına uygulanacak bir şey değil; hangi durumla, hangi sırayla ve hangi hızda temas edileceği ayrı bir eğitim ve süpervizyon konusu, ve yanlış sırayla yürütüldüğünde kişiyi geri iten bir deneyim üretebiliyor. Bilmek ile yapmaya yetkili olmak bu akademide baştan beri ayrı tutuluyor; bu ders bilme tarafında duruyor.

Bedensel taraf bu dersin sınamasına ikinci bir kusur ekliyor. Çarpıntı, nefes darlığı ve baş dönmesi bedensel bir sürecin kendi sonucu da olabiliyor. Böyle bir tabloda kişi "ne olursa biterdi" sorusuna cevap veremiyor, çünkü ortada bitirilecek bir bekleyiş yok; sınama bu cevapsızlığı kaygı tarafına yazıyor ve yanılıyor. Yani bu üç basamak, tablonun ruhsal olduğu baştan varsayıldığında anlamlı; o varsayımı kendisi sınamıyor. Sınayan soru S04-P01-D03'te kuruldu ve adı Hekim sorusu; bu derste anlatılan her şey o sorudan sonra geliyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Tehdidin adresi, tepkinin yöneldiği şeyin şu anda bulunabilir bir yeri olup olmadığıdır. Korkuda bu yer var ve tepki oraya gidip orada bitiyor; kaygıda yok, çünkü henüz olmamış bir şeyin yeri de olmuyor.

Bitiş koşulu, "ne olursa biterdi" sorusunun cevabıdır ve üç basamaktan geçiyor: koşul adlandırılabiliyor mu, gerçekleştiği dışarıdan görülebiliyor mu, gerçekleştiğinde tepki gerçekten bitiyor mu. Üçü de evetse yaşantı korku gibi davranıyor.

Kanıtlanamayan güvenlik, bir şeyin olmayacağının hiçbir zaman gösterilememesidir; kaygının neden kendiliğinden kapanmadığı buradan çıkıyor — hiçbir şey olmaması, bundan sonra da olmayacağının kanıtı değil.

Yenilenen koşul, yerine getirildiğinde tepkiyi bitirmeyip yerini yeni bir koşula bırakan bitiş koşuludur; sınamanın ilk iki basamağını geçtiği için tek bir görüşmede korku gibi okunabiliyor.

Önlem yatırımı, henüz olmamış bir şeyi engellemek için harcanan zaman ve dikkattir; rahatlatıyor ama kapatmıyor, ve bu yüzden bedeli bir kez değil her seferinde ödeniyor.

Bu beş başlığın tek bir pratik karşılığı var: adresi olan bir yaşantıya temasla yaklaşılıyor, adresi olmayana aynı hamle uygulanamıyor. Hangisiyle karşı karşıya olunduğu ise tek bir cevaptan çıkmıyor — kişinin neyin bitmesini beklediğini söyleyebilmesi yalnızca başlangıç; asıl ayrım, o beklenen şey gerçekleştikten sonra geriye ne kaldığında görülüyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste tepkinin yöneldiği yerin bulunabilir olup olmamasına ve bunun klinikte ne değiştirdiğine bakıldı; son başlıkta da kişinin bu tepkiyi durdurmak için kurduğu önlem düzeninin kendi maliyetini ürettiği görüldü. Önlem burada hâlâ bir karardı: kişi onu alıyor, rahatlıyor, ertesi gün yeniden alıyordu.

S04-P01-D06 «Obsesif-kompulsif belirtiler» tam o noktadan devam ediyor: önlemin bir karar olmaktan çıkıp belirli bir biçimi olan, belirli bir sayıya ya da sıraya bağlanan ve yerine getirilmediğinde tamamlanmamış sayılan bir işe dönüşmesi. Orada sorulan soru bu dersinkinden bir adım öteye geçiyor — bir davranışın neden yapıldığı değil, neden "henüz olmadı" diye tekrar tekrar yapıldığı. Bu derste kurulan Yenilenen koşul, o tekrarın nereden beslendiğini anlamak için elde kalan ilk araç.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.