İçeriğe geç

S03-P03-D12

Kültürel formülasyon

Terapi Akademisi — S03, Kültürel ve bağlamsal yetkinlik · 2.415 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tereddüdün silinmesi, bir izlenimin yazıya geçerken kaybettiği şeydir; konuşurken var olan "belki" ve "emin değilim", metne düz bir cümle olarak girer ve İkinci okur bu kayboluşu hiç fark etmez.

Özellik diye yazma, bağlamın kişinin taşıdığı sabit bir nitelik gibi kayda geçmesidir; bu biçimde yazılan bağlam bir kategoriye dönüşür ve sonraki okur onu her şeyi açıklayan bir başlık gibi kullanır.

İşleyiş diye yazma, aynı bağlamın bu kişide neyi güçleştirdiği ve neyi mümkün kıldığı olarak yazılmasıdır; aynı bilgi bu biçimde yazıldığında yanlış çıkabilir hâle gelir, çünkü belirli bir durumla sınırlanmıştır.

Çürütücü işaret, metnin içine yazılan, bu açıklama yanlışsa ne görürüm sorusunun cevabıdır; formülasyonu bir taslak yapan şey budur, olmadığında metin her şeyi açıklar ve hiçbir şeyi dışlamaz.

Paylaşılmayan bölüm, metnin kişinin hiç görmediği kısmıdır; ortak konuşulan sorun tanımının ötesinde kalan mekanizma açıklaması paylaşılmadan kalabilir, ve kişi kendi hakkında yazılanı bilmediği için düzeltemez.

Açılış sahnesi

Bir uygulayıcı, görüşme bittikten sonra masasına oturup kısa bir not yazıyor. Aklından geçen düşünce şuydu: belki bu güçlük kişinin bağlamıyla ilişkili bir tutumdan besleniyor, ama emin değilim, bir sonraki görüşmede tekrar bakmam gerekiyor. Zaman kısıtlı, cümle uzun; not kısalıyor. Kâğıda geçen şey şu oluyor: kişinin bu güçlüğü, kendi bağlamıyla ilişkili bir tutumdan kaynaklanıyor.

Altı ay sonra aynı dosyayı başka bir uygulayıcı açıyor. Cümlenin altında hiçbir "belki" yok, hiçbir "emin değilim" yok; orada duran şey düz bir önerme. İkinci uygulayıcı bu önermeyi bir başlangıç noktası olarak değil, zaten kurulmuş bir zemin olarak alıyor ve görüşmeye o zeminin üstünden başlıyor.

Birinci uygulayıcı cümleyi yazarken kendi tereddüdünü hâlâ taşıyordu; ikinci uygulayıcı aynı cümleyi okurken hiçbir tereddüt görmüyor, çünkü orada yazılı değil. Aradan geçen altı ay içinde hiçbir yeni bilgi eklenmedi, hiçbir sınama yapılmadı; değişen tek şey cümlenin bir kafadan bir kâğıda taşınmış olması.

Üçüncü bir sahne: kişinin kendisi, bir yıl sonra dosyasının bir bölümünü ilk kez görüyor. Orada okuduğu cümle kendi anlattığıyla aynı değil; bir ayrıntı düz bir hükme dönüşmüş.

Bu ders bu taşınmaya bakıyor: bir izlenim yazıya döküldüğünde ne kaybediyor, hangi biçimde yazıldığında sınanabilir kalıyor ve cümleyi yazan kişiden başka kimin onu görebildiği.

Bu derste ne olacak

Önce, on bir ders boyunca toplanan bağlam bilgisinin nereye vardığına bakılıyor: S01-P03-D12'de tanımlanan bir Kültürel formülasyon görüşmesinden çıkan malzeme, bir metne dönüşmek zorunda. Ardından, bu dönüşümde neyin kaybolduğuna geçiliyor — bir izlenimin taşıdığı tereddüt, cümle kısaldıkça nasıl siliniyor. Sonra, aynı bağlamın iki farklı biçimde yazılabildiğine bakılıyor: biri kişiye yapışan bir nitelik gibi, öteki belirli bir durumda neyin ne yaptığını gösteren bir mekanizma gibi; ikisinin farklı iki metin ürettiği somut bir örnekle gösteriliyor. Devamında, bir metni gerçekten taslak yapan şeye geçiliyor: içine yazılmış, onu çürütecek bir gözlemin tarifi. Son bölümde, metnin kişiye hiç ulaşmayan kısmının ne kaybettirdiği ele alınıyor.

Bu program boyunca anlatılan her şey sonunda bir yere yazılıyor. Bu programda o yazılma anını konu yapan ders bu; öncekiler malzemeyi topladı, bu ders malzemenin kâğıt üzerinde ne olduğunu soruyor.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

S00-P01-D03'te tanımlanan Vaka formülasyonu, bir kişinin yaşadığı güçlüğün seçilen kurama göre yazılmış açıklamasıdır; neyin hazırladığını, tetiklediğini, sürdürdüğünü ve koruduğunu anlatır. Bu ders o tanıma yeni bir şey eklemiyor; açıklama yazıya döküldüğü andan itibaren neyle karşılaştığına bakıyor.

Yazıya dökülen her açıklama gündelik hayatta da aynı geçişten geçiyor. Bir kişi hakkında söylenen bir cümle, konuşulduğu anda taşıdığı tereddütle; yazıldığı anda kendi başına duran bir hükümle karşımıza çıkabiliyor.

Bu iki örnekte kaybolan şey aynı: konuşulurken var olan sınır, yazılırken düşüyor. Kültürel formülasyon görüşmesinden çıkan malzeme de aynı geçişten geçiyor; farkı, geçişin klinik bir kayıtta olması ve kaydın başka birinin eline geçecek olması.

Mekanizma

Bu bölüm üç şeye bakıyor: bir tereddüdün yazıya geçerken nasıl kaybolduğuna, aynı bağlamın kişiye yapışan bir nitelik gibi yazıldığında neyin bozulduğuna ve aynı bilginin bir mekanizma olarak yazıldığında neyin değiştiğine.

Tereddüdün silinmesi

Yaygın yanlış"Tereddüdümü zaten biliyordum, ayrıca yazmasam da olur."
Doğrusu

Bu cümle tereddüdü yazan kişinin hafızasında yeterli sanıyor. Tereddüt yazana ait bir bilgidir; kâğıda geçmezse İkinci okura hiç ulaşmaz, ve o okur elindeki cümleyi tereddütsüz bir hüküm sayarak devam eder.

Özellik diye yazma

Yaygın yanlış"Bir kez gözlemleyip yazdıktan sonra hep doğru kalır."
Doğrusu

Bu cümle tek bir anda görülen bir davranışı kalıcı bir nitelik sayıyor. S03-P03-D01'deki Kültüre yükleme hatası buna yakın bir hata; orada davranış kişinin tercihine ya da o anki duruma değil doğrudan bir kategoriye bağlanıyordu. Aynı dersteki Grup içi değişkenlik de bu hatanın bedelini gösteriyor: bir kişiyi tek kategoriye yazmak, o kategorinin içindeki geniş farkı görünmez kılıyor.

İşleyiş diye yazma

Yaygın yanlış"Aynı bilgiyi iki türlü yazsam sonuç değişmez, önemli olan doğru olması."
Doğrusu

Bu cümle biçimin sonucu etkilemediğini varsayıyor. Lokanta ve çalışan örneklerinde her iki yazım da yanlış değil, ama biri okura yapacak hiçbir yer bırakmıyor, öteki neyin değişebileceğini gösteriyor; doğruluk eşit olsa da işe yararlık eşit değil.

Usta katmanı

Şimdiye kadar tek bir cümlenin nasıl kurulduğu ele alındı. Aşağıda iki soru var: bir metni taslak halinde tutan şey ne, ve metnin kişiye hiç ulaşmayan kısmı neyi kaybettiriyor.

Çürütücü işaret

Yaygın yanlış"Formülasyon danışanın her davranışını açıklıyorsa güçlü bir formülasyondur."
Doğrusu

Bu cümle açıklama genişliğini bir üstünlük sayıyor. Oysa durum tam tersi: hiçbir gözlem tarafından çürütülemeyen bir açıklama aslında hiçbir şey söylemiyor; güçlü bir formülasyon neyi açıklamadığını da gösterir.

Paylaşılmayan bölüm

Paylaşılmayan bölümün kapatılması, her satırın kişiyle okunması gerektiği anlamına gelmiyor; ne paylaşılacağı kendi başına bir muhakeme konusu. Söylenen tek şey şu: paylaşılmayan bir metin düzeltilemez, ve bu bir maliyettir.

Sınır ve güvenlik

Bu ders hiçbir ülkenin kayıt tutma, saklama ya da paylaşma düzenine değinmiyor; bu düzenler bulunulan yere, kuruma ve zamana göre değişiyor. Bir dosyaya ne yazılacağı ve kiminle paylaşılacağı, S03-P01-D05 «Gizlilik» dersinin kendi ölçütlerine tabi; orada anlatılan İkinci okur ve Bilgi üzerinde söz hakkı kavramları burada tekrarlanmıyor, bu ders onların üstüne kuruluyor.

Bir formülasyon bir Tanı değildir; Vaka formülasyonu o kişiye özgü bir mekanizmayı anlatır, Tanı bir kategoriye yerleştirme kararıdır ve bu kararı verme yetkisi ayrı bir konudur, burada ele alınmıyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Tereddüdün silinmesi, bir izlenimin yazıya geçerken kaybettiği şeydir; konuşurken var olan "belki" ve "emin değilim", metne düz bir cümle olarak girer ve İkinci okur bu kayboluşu hiç fark etmez.

Özellik diye yazma, bağlamın kişinin taşıdığı sabit bir nitelik gibi kayda geçmesidir; bu biçimde yazılan bağlam bir kategoriye dönüşür ve sonraki okur onu her şeyi açıklayan bir başlık gibi kullanır.

İşleyiş diye yazma, aynı bağlamın bu kişide neyi güçleştirdiği ve neyi mümkün kıldığı olarak yazılmasıdır; aynı bilgi bu biçimde yazıldığında yanlış çıkabilir hâle gelir, çünkü belirli bir durumla sınırlanmıştır.

Çürütücü işaret, metnin içine yazılan, bu açıklama yanlışsa ne görürüm sorusunun cevabıdır; formülasyonu bir taslak yapan şey budur, olmadığında metin her şeyi açıklar ve hiçbir şeyi dışlamaz.

Paylaşılmayan bölüm, metnin kişinin hiç görmediği kısmıdır; ortak konuşulan sorun tanımının ötesinde kalan mekanizma açıklaması paylaşılmadan kalabilir, ve kişi kendi hakkında yazılanı bilmediği için düzeltemez.

Sonraki derse köprü

Bu program boyunca yazılan şey hep tek bir kişinin işleyişiydi: bir bağlamın bu kişide neyi hazırladığı, sürdürdüğü ve koruduğu. Vaka formülasyonu bu tekil işleyişi anlatan bir metin; Tanı ise kişinin bu metinden çıkıp önceden tanımlı bir sınıfa yerleştirilmesi.

S04-P01-D01 «Tanı sistemlerinin amacı ve eleştirileri», tam bu geçişe bakıyor: kişileri sınıflara ayıran sistemlerin ne işe yaradığına ve bunun neye mal olduğuna. Buraya kadar tek bir metnin kendi içinde nasıl taslak kaldığı anlatıldı; sıradaki program, birçok kişiyi aynı kategoriye sığdıran sistemlerin kendisini sorguluyor. Bu dersteki çürütücü işaretin bir karşılığı orada da var: bir kategorinin, kendisini tanımlayan gözlemleri açıklamak için kullanıldığı döngü.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.