İçeriğe geç

S03-P03-D05

Engellilik ve nöroçeşitlilik

Terapi Akademisi — S03, Kültürel ve bağlamsal yetkinlik · 2.337 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tıbbi model ve toplumsal model, bir güçlüğün kaynağını kişide mi çevrenin kurulma biçiminde mi aradığımızı ayırıyor; ikisi rakip değil, çoğu zaman birlikte çalışıyor.

Çevresel engel, bir ortamın ışığı, gürültüsü, süresi ve form diliyle tek bir işleyişe göre kurulmuş olması; Erişim eşiğiden farklı, burada konuşulan içeride karşılaşılan kurulum.

Nöroçeşitlilik, zihinsel işleyişin tek bir olağan biçim etrafında değil geniş bir dağılım olarak düşünülmesi; bir kimlik iddiası değil bir çerçeve.

Maskeleme, kişinin kendi işleyişini gizleyerek çevreye uyma çabası; kısa vadede işe yarıyor, uzun vadede yorgunluk biriktiriyor.

Tanısal gölgeleme, bilinen bir tanının yeni her yakınmayı otomatik olarak kendine çekmesi; Kültüre yükleme hatasının klinik karşılığı.

Açılış sahnesi

Biri ilk randevusu için bekleme salonuna adım atıyor. Sandalyeler sabit, hareket ettirilemiyor. Tavandaki floresan ışık hafif bir titreşimle yanıp sönüyor; kimse bunu fark etmiyor gibi görünüyor ama kişi birkaç dakika içinde başının ağrımaya başladığını hissediyor. Duvardaki hoparlörden düşük sesle bir müzik çalıyor; kişi için bu ses, bekleme salonundaki konuşma sesleriyle karışan ayrı bir katman.

Görüşme saati geldiğinde uygulayıcı kapıyı açıyor, elini uzatıyor, sıcak bir gülümsemeyle "buyurun" diyor. Oda sessiz ve küçük; ama masanın üstündeki saat görüş açısında duruyor ve kişi elli dakikanın nasıl geçtiğini konuşurken bile sürekli hesaplıyor.

İlk on dakika soru cevapla geçiyor. Uygulayıcı bir şey fark ediyor: karşısındaki kişi göz teması kurmuyor, bazı cümleler uzun duraklamalarla bitiyor, bazı sorulara beklenenden çok daha ayrıntılı bir cevap geliyor. Uygulayıcı bunu nezaketsizlik ya da ilgisizlik olarak okumuyor, ama ne olduğunu da bilmiyor; soru sormadan bir yorum kurmuyor, sadece not düşüyor.

Görüşmenin sonunda kişi çıkarken bir şey söylüyor: "Bu oda biraz... yoğundu." Uygulayıcı önce şaşırıyor, çünkü oda kendisine sakin görünmüştü.

Bu ders, aynı odanın iki farklı insan tarafından neden bu kadar farklı deneyimlendiğiyle başlıyor.

Bu derste ne olacak

Ders, bir güçlüğün nereden geldiğine dair iki farklı okumayı — kişinin kendisinden mi, çevrenin kurulma biçiminden mi — yan yana koyarak açılıyor ve ikisinin nasıl birlikte çalıştığını gösteriyor. Ardından bu ikinci okumanın terapi odasında somut olarak neye karşılık geldiğine bakıyor: süre, ışık, gürültü, form dili, iletişim biçimi. Oradan, kişinin kendi işleyişini gizleyerek çevreye uyma çabasının biriktirdiği bedele geçiyor. Usta katmanı ise bilinen bir tanının odadaki her yeni yakınmayı otomatik olarak kendine çekmesini ve bunun bir uygulayıcının kendi varsayımlarıyla nasıl birleştiğini ele alıyor.

Bu dersin tezi şu: odada güçlüğü üreten şey yalnızca farkın kendisi değil; çevrenin o farkı hesaba katmamış olması da güçlük üretiyor. Ama bu, bazı durumların kendi başına getirdiği güçlüğü yok saymak anlamına gelmiyor — bazı şeyler gerçekten zorlayıcı, ortam ne kadar iyi kurulursa kurulsun. Bu ders ikisini birden tutmaya çalışıyor; tek taraflı bir okuma her seferinde bir şeyi kaçırıyor.

Bu ders tanı koymuyor, tarama önermiyor ve tedavi kararı vermiyor; yalnızca ilişkinin kendisiyle ilgileniyor: odada ne varsayılıyor, ortam nasıl kuruluyor, hangi yakınma nereye bağlanıyor.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Yaygın yanlış"Bir durumu olan kişi zaten zorlanır, ortamın bunda payı yoktur."
Doğrusu

Bu cümle güçlüğü tek bir kaynağa bağlıyor. Yukarıdaki örnekler gösteriyor ki aynı kişi farklı ortamlarda çok farklı zorlanma düzeyleri yaşayabiliyor; bu, güçlüğün tamamen ortamdan geldiği anlamına gelmiyor, ama tek kaynağın kişi olmadığını gösteriyor.

Mekanizma

İki okumanın birlikte çalışması

Açılış sahnesindeki oda buraya geri dönüyor: floresan ışığın titremesi, hoparlörden gelen müzik, sandalyenin sabitliği, elli dakikalık sürenin kendisi — hiçbiri kişinin bedeninde ya da işleyişinde değil, odanın kurulma biçiminde. Ama aynı kişi, oda ne kadar iyi düzenlenirse düzenlensin, bazı günler daha çabuk yoruluyor ya da belirli bir bilgiyi işlemek için daha fazla zamana ihtiyaç duyuyor olabilir. İki okuma da aynı anda doğru olabiliyor; biri ötekini geçersiz kılmıyor.

Yaygın yanlış"Ortamı herkes için aynı tutmak adil davranmaktır."
Doğrusu

Bu cümle eşitliği aynılıkla karıştırıyor. Aynı oda, aynı süre, aynı form farklı kişilerde farklı yük üretiyor; herkese aynı kurulumu sunmak, bazı danışanlar için görüşmeyi daha baştan zorlaştırıyor.

Nöroçeşitlilik ve maskelemenin maliyeti

Bir danışan görüşme boyunca göz temasını sürekli zorluyor; bu onun için doğal değil, "dikkatli görünmek" için öğrenilmiş bir davranış. Görüşme bittiğinde bu çabanın kendisi ayrı bir yorgunluk bırakıyor — konuşmanın içeriğinden bağımsız, sadece görünmeye çalışmanın bedeli.

Usta katmanı

Tanısal gölgeleme

Yaygın yanlış"Bilinen bir tanısı varsa yeni yakınma da muhtemelen ona bağlıdır."
Doğrusu

Bu cümle olası olanı kesin gibi sunuyor. Tanısal gölgeleme tam olarak burada çalışıyor: bağlantı bazen gerçek, ama ayrıca incelenip incelenmediği sorulmadan bunun böyle olup olmadığı bilinemez.

Yaygın yanlış"Bir kişinin bütün güçlükleri tek bir durumla açıklanabilir."
Doğrusu

Bu cümle, tek bir başlığın her sorunun otomatik cevabı olduğunu varsayıyor. Bazı güçlükler gerçekten o durumla ilişkili, bazıları tamamen bağımsız; ikisini ayırmadan hepsini aynı yere yazmak kişinin öteki dertlerini görünmez bırakıyor.

S03-P03-D04'te tanımlanan Varsayılan kabul, burada başka bir biçimde çalışıyor. Bir uygulayıcı bir danışanın bilinen bir durumunu öğrendiğinde, o durumun kişi için neyin zor neyin kolay olduğunu sormadan bildiğini varsayabiliyor. Oysa aynı durum farklı kişilerde çok farklı çalışıyor; hangi ortamın, hangi sürenin, hangi iletişim biçiminin zor geldiği sorulmadan bilinemez. Bu, dersin baştan beri konuştuğu şeyin usta katmandaki karşılığı: bilmediğini sormadan bilmek.

Sınır ve güvenlik

Bu ders hiçbir tanı ölçütü içermedi ve hiçbir tarama aracı önermedi; anlatılan şey terapi odasında kurulan bir varsayım ve bir ortamın kurulma biçimiydi. Bir durumun tanısını koymak, ne kadar açık görünürse görünsün, bu dersin ve bu uygulayıcının işi değil; tanı ayrı bir yetki alanına ait ve o alanın kendi süreçleri var.

Bir uygulayıcının kendi varsayımını fark etmesi, o varsayımı taşırken zordur; dışarıdan bir göz gerekir. Hangi soruların sorulduğunu, hangi ortamın "olağan" sayıldığını ve hangi yakınmanın hangi başlığa bağlandığını görmenin yolu kendi kendine düşünmekten geçmiyor; görüşme kayıtlarını gözden geçirmek, süpervizyona götürmek ve dışarıdan geri bildirim istemek gerekiyor.

Bu derste konuşulan çerçeve hiçbir durumu ne kendiliğinden bir sorun ne de sorunsuz bir farklılık olarak sunmayı amaçladı; ikisi de tek başına yeterli değil. Her danışanın kendi ortamında neyin zor, neyin kolay olduğu sorularak öğrenilir, kategoriden çıkarılmaz.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Tıbbi model ve toplumsal model, bir güçlüğün kaynağını kişide mi çevrenin kurulma biçiminde mi aradığımızı ayırıyor; ikisi rakip değil, çoğu zaman birlikte çalışıyor.

Çevresel engel, bir ortamın ışığı, gürültüsü, süresi ve form diliyle tek bir işleyişe göre kurulmuş olması; Erişim eşiğiden farklı, burada konuşulan içeride karşılaşılan kurulum.

Nöroçeşitlilik, zihinsel işleyişin tek bir olağan biçim etrafında değil geniş bir dağılım olarak düşünülmesi; bir kimlik iddiası değil bir çerçeve.

Maskeleme, kişinin kendi işleyişini gizleyerek çevreye uyma çabası; kısa vadede işe yarıyor, uzun vadede yorgunluk biriktiriyor.

Tanısal gölgeleme, bilinen bir tanının yeni her yakınmayı otomatik olarak kendine çekmesi; Kültüre yükleme hatasının klinik karşılığı.

Sonraki derse köprü

Bu derste konuşulan güçlük, çoğu zaman ortamın kurulma biçiminden geliyordu — ışık, süre, form, iletişim biçimi.

S03-P03-D06 «Göç ve dil», aynı mekanizmayı başka bir yerde izliyor: bu kez engel bir odanın kurulumunda değil, iki kişi arasındaki dilin kendisinde. Sonradan öğrenilmiş bir dilde anlatılan yaşantının ne kadarının söylenebildiği ve gündelik hayatı ikinci bir dilde yürütmenin biriktirdiği yük orada konuşuluyor. Tanısal gölgelemenin bir akrabası da orada: dildeki bir sınırın, kişinin düşünce ya da duygu sınırı sanılması.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.