İçeriğe geç

S03-P01-D08

Çifte ilişkiler

Terapi Akademisi — S03, Etik · 3.452 kelime · 4 örnek durum · 12 klinik vaka · 2 kanıt kartı · ≈ 16 dk okuma · 23 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İkinci ilişkinin adı karar vermiyor. Aynı ad bir yerde hiçbir şeye dokunmuyor, başka bir yerde her şeye dokunuyor; ölçü ad değil, sürecin hangi kararına dokunduğu.

Bükülen karar geriye gösterilecek bir şey bırakmıyor. Kabul, konu, karşı çıkma, kayıt, sonlandırma ve devir kararlarında ikinci ilişki yalnız bir yön değiştiriyor, ve yön değişikliğinin olayı olmuyor.

Taşınamazlığı belirleyen üç soru var ve biri bile yeterli: ilişkiyi mümkün kılan şey terapi mi, ilişki konuyu konuşulamaz mı yapıyor, zararı dile getirmek karşı tarafın konumunu tehlikeye mi atıyor.

Kaçınılmazlık bir gözlem, bir izin değil. Karşılaşmanın seçilemediği yerde önceden konuşmak, yazmak, dışarıya göstermek ve sınırı adıyla söylemek elde duruyor.

Çıkış iki taraf için aynı şey değil; ikinci ilişki fark edildiğinde en hızlı çözüm, bedeli bütünüyle karşı tarafa yazan çözüm olabiliyor.

Açılış sahnesi

Bir düğün salonunda, iki masa arasındaki dar koridorda iki kişi karşılaşıyor. Biri o hafta üçüncü görüşmesini yapmış bir uygulayıcı, öteki karşısında oturan kişi. İkisinin de orada bulunması için ayrıca bir sebep gerekmiyordu; küçük bir yerde aynı düğüne çağrılmamak, çağrılmaktan daha çok açıklama isterdi.

Karşılaşma iki saniye sürüyor. Sonra danışan yanındaki kadına dönüyor ve bir cümleye başlıyor: tanıştırayım, bu... Cümle orada duruyor.

Boşluğu dolduracak sözcük yok, çünkü o sözcük hiç kararlaştırılmamıştı. Uygulayıcı kendini tanıtsa, kimin ne bileceğine karşı taraf adına karar vermiş oluyor. Sussa, ortada iki kişinin de taşıyacağı bir tuhaflık kalıyor. Danışan bir şey uydursa, kendi yakınına o akşam yalan söylemiş oluyor. Üçünün de bedeli var ve seçim iki saniyede yapılacak.

Salondaki kısım burada bitiyor. Asıl olan üç gün sonra. Görüşme, danışanın özür dilemesiyle başlıyor: sizi zor durumda bıraktım. Uygulayıcı bunu yatıştırıyor, konu kapanmış gibi duruyor ve yeniden açılıyor, sonra bir kez daha. Saatin yirmi dakikası oraya gidiyor. O yirmi dakikanın ücreti ödendi ve ödeyen kişi, tam o dakikalarda kendi meselesini konuşamayan kişiydi.

Sahnede kimse bir kural çiğnemedi; hiçbir yazılı metin bir düğün salonundaki iki saniyeyi düzenlemiyor ve ortada anlatılacak bir olay bile yok. Yine de bir şey oldu: o hafta hangi konunun konuşulacağı kararı, ikinci bir ilişki olmasa çıkacağı yerden başka bir yere çıktı. Kaybın görünmemesi de buradan: geriye bir enkaz değil, yalnız yerine geçen bir şey kalıyor. Ve o hafta konuşulmayan konu, ertesi hafta aynı ağırlıkla geri gelmiyor.

Bu derste ne olacak

Önce yedinci dersin bıraktığı yerden bir adım yana geçeceğiz: orada engel bir şeyi yapabilmekle ilgiliydi, burada iki tarafın birbirine göre nerede durduğuyla. Sıfır noktası elde hazır duran şeyin neden yetmediğini gösteriyor — ikinci ilişkilerin adları var, ama ad bir şey yapmıyor.

Mekanizma önce ikinci ilişkinin neyi bulandırdığına bakıyor: iki rolün aynı anda ödenemeyen borcu ve sürecin içinde bükülebilen altı karar. Sonra derecesi olmayan bölgeye geçiyor, yani hiçbir düzenlemeyle taşınamayan ilişkiler ve onları liste yerine üç soruyla ayıran ölçüt. Ardından karşılaşmanın seçilemediği yerlerde ne yapıldığını, yani dört işlemi ele alıyor; en sonda da kimin ne kaybettiğini ve düzeltmenin de bedelsiz olmadığını gösteriyor.

Usta katmanı iki yerde duruyor. Teklifi karşı taraf getirdiğinde reddin kendisi de bir hamle oluyor; ikinci rolü dağıtan taraf uygulayıcı değil kurum olduğunda hesap baştan kuruluyor.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Elde bir tanım duruyor. S02-P01-D06 çoklu ilişkiyi terapi ilişkisinin yanında ikinci bir ilişkinin bulunması diye tanımladı ve türlerini saydı: komşuluk, akrabalık, iş ortaklığı, arkadaşlık, ortak bir çevre. Tanım doğru ve gerekliydi, ama tek başına iki şeyi yapamıyor.

Sayım bitmiyor: aynı yürüyüş grubunda olmak, çocukları aynı sınıfta okumak, aynı takipçi çevresini paylaşmak. Listeye her yıl yeni bir ad ekleniyor ve hiçbir liste kendi kapsamadığı şeyi uyaramıyor. Daha ağırı, ad karar vermiyor; aynı ad iki durumda birbirinin tersi işliyor.

Adın yerine geçen ölçü işlev. Sorulacak şey ikinci ilişkinin ne olduğu değil, sürecin hangi kararına dokunduğu ve o kararı hangi yöne ittiği. Bu ölçünün pratik üstünlüğü tek: adı bilinmeyen bir ilişkide de çalışıyor.

Yaygın yanlış"Listeye baktım, orada yoksa sorun yok."
Doğrusu

Listelerin bir işlevi var: S03-P01-D01'de anlatılan yasal asgari gibi, altına inilmeyecek bir çizgi çiziyorlar. Yanlış olan, o çizgiyi ölçünün yerine koymak. Bir liste ancak daha önce şikâyete konu olmuş, yani geçmişte fark edilmiş ilişkileri yazabiliyor; düğün salonundaki iki saniye hiçbir dosyaya girmediği için hiçbir maddeye de girmiyor. Listede olmamak, o ilişkinin hiçbir kararı bükmediğini değil, kimsenin onun için henüz bir madde yazmadığını gösteriyor.

Kartın söylediği şey bir serbestlik değil. Dağılmış bir alanda kararı verecek olan liste olamaz, çünkü ortada üzerinde anlaşılmış bir liste yok; kararı verecek olan, o kararın nasıl gerekçelendirildiği.

Mekanizma

İkinci ilişki neyi bulandırıyor

Terapinin de kendi rol borcu var ve öteki borçlarla aynı yöne bakmıyor: karşı tarafın yararına bakmayı, rahatsız edici olanı zamanı geldiğinde söyleyebilmeyi, sürecin ne zaman biteceğine onun ihtiyacına göre karar vermeyi istiyor. İki rol birlikte taşındığında iki borç aynı anda ödenemiyor ve biri sessizce ötekine yer açıyor.

Altı yerde büküyor: bu kişiyle çalışmaya başlanıp başlanmayacağında, hangi başlığın açılıp hangisinin ertelendiğinde, S02-P03-D08'in yüzleştirmesinin yapılıp yapılmadığında, kayda ne yazıldığında, sürecin ne zaman bittiğinde ve başka birine yollanıp yollanmadığında. Bu altısına sırasıyla kabul, konu, karşı çıkma, kayıt, sonlandırma ve devir kararı diyeceğiz. Altısında da sorulacak tek bir soru var ve altısında da "evet" aynı yöne çıkıyor: bu kararı verirken ikinci ilişkiden gelen bir şey hesaba girdi mi.

Yaygın yanlış"Danışan istiyorsa sorun yok."
Doğrusu

Bir teklifin karşı taraftan gelmesi bir şeyi gerçekten değiştiriyor: isteği yok saymak da bir müdahale ve bedelsiz değil. Değiştirmediği şey yetki. S03-P01-D06 bunu onam için kurmuştu: evet demek bir şeyin yapılabilir olduğunu değil, izin verildiğini gösteriyor. Üstelik isteğin geldiği yer de tarafsız değil; S02-P02-D11'in güç asimetrisi altında teklifi getiren taraf, reddin bedelini çoktan hesaplamış olandır.

Derecesi olmayan bölge

Buraya kadarki her şey derece meselesiydi: aynı ilişki bir yerde bükülme üretiyor, başka bir yerde üretmiyor. Bir de derecesi olmayan bölge var — hiçbir konuşmayla, kayıtla ve gözetimle taşınamayan ilişkiler. Onları da bir liste ayırmıyor.

Üçü ayrı şeyleri eliyor; görmenin yolu, birinin evet dediği yerde ötekilerin hayır dediği durumlara bakmak. Birinci soru önceden var olan komşuluğu ve akrabalığı temizliyor, çünkü onlar terapi olmasa da vardı. İkinci soru konuyla kesişmeyen tanışıklıkları; aynı spor salonunu kullanmak çoğu başvuru başlığının dışında kalıyor. Üçüncüsü, iki tarafın eşit maliyetle çekilebildiği ilişkileri. Üçünün birden evet dediği yerler ise her seferinde yeniden hesaplanmıyor: cinsel ya da romantik yakınlık, ortak mali çıkar, borç ilişkisi, ve bir tarafın ötekinin geçimini elinde tuttuğu düzen. Bu adlar buraya yasak listesi olarak değil, üç soruyu birden karşıladıkları için giriyor.

Karşılaşma seçilemediğinde

Kartın verdiği şey bir gözlem ve gözlemin kendisi hiçbir şeye izin vermiyor. Kaçınılmaz olan karşılaşma; kaçınılmaz olmayan, o karşılaşmanın hangi kararı büktüğü ve bununla ne yapıldığı.

Yaygın yanlış"Küçük yerde bunlar kaçınılmaz, o yüzden mesele değil."
Doğrusu

Cümlenin ilk yarısı doğru, ikinci yarısı ilkinden çıkmıyor. Kaçınılmazlık bir olgu bildirimi: ne yapılacağını söylemiyor, yalnız bir seçeneği eliyor. Zararı da burada, çünkü geriye kalan bütün işlemler — önceden konuşmak, yazmak, dışarıya göstermek, sınırı adıyla söylemek — bu cümleyle birlikte gündemden düşüyor. Kaçınamayan kişinin elinde ötekilerin hepsi duruyorken, kaçınılmazlık hiçbir şey yapmamanın gerekçesine dönüşüyor.

Dört işlem var ve dördü de aynı işi yapıyor: bükülmeyi görünür kılıyor. İlki önceden konuşmak.

Bir başka işlem yazmak: bir ikinci ilişkiyle çalışmaya başlama kararının gerekçesi o gün yazılmadığında bir yıl sonra hatırlanmıyor, hatırlanan şey bugünden kurulan yeni bir gerekçe oluyor. Dışarıya göstermek de bunlardan biri; S03-P01-D07'nin denetimli uygulaması burada gereken şeyi yapıyor, çünkü bükülmeyi büken kişi göremiyor. Sonuncusu sınırı adıyla söylemek, yani yine yedinci dersin beyan edilen sınırı — konusu bu kez yetkinlik değil, ikinci ilişkinin ne yapıp ne yapmayacağı.

Kim ne kaybediyor

Bu yüzden en hızlı çözüm en pahalı çözüm olabiliyor. Süreci bitirmek bükülmeyi ortadan kaldırıyor ve maliyetin tamamını karşı tarafa aktarıyor; S03-P01-D07'nin devretme eşiği burada yeniden işliyor, çünkü devredilecek kimse yoksa bitirme bir çözüm değil bir bırakma. Aynı hesapta iki şey daha duruyor: S03-P01-D02'de tanımlanan eylemsizlik zararı, ve S03-P01-D04'ün erişim eşiği.

Yaygın yanlış"Fark ettiysem bitirmem gerekir."
Doğrusu

Fark etmek bir bilgi, bitirmek bir müdahale ve ikincisi birincisinden kendiliğinden çıkmıyor. Aradaki eksik adım üç soru: bükülen karar hangisiydi, geri alınabilir mi, alınamıyorsa telafisi süreci bitirmek mi. Bitirme bazı durumlarda doğru cevap, ama doğru cevabın da bir hızı var; gerekçesi söylenmeden ve gidilecek bir yer gösterilmeden yapılan bitirme, S02-P02-D12'nin tek taraflı sonlandırmasıyla aynı yere düşüyor.

Usta katmanı

Teklifi karşı taraf getirdiğinde

İkinci ilişkilerin bir bölümü uygulayıcının kurduğu bir şey değil, danışanın getirdiği bir teklif: bir iş önerisi, bir tanıştırma isteği, bir imza, bir davet. Doğru hamle çoğu zaman reddetmek. Fark edilmeyen şey, reddin de bir hamle olması.

Red iki iş yapıyor. Görünen iş, ikinci ilişkinin kurulmaması. Görünmeyen iş, karşı tarafın o redde bir anlam yüklemesi: gerekçe söylenmediğinde anlamı kendisi yazıyor ve yazdığı şey çoğu zaman iki cümleden biri oluyor — beni önemsemedi, ya da ben istenmeyecek bir şey istedim. İkisi de sürecin içinde iş görüyor ve ikisi de yanlış.

Bu yüzden red iki parçalı kuruluyor. Gerekçe kişiye değil iki rolün birbirine yaptığına bağlanıyor. Ve teklifin kendisi bilgi olarak ele alınıyor: ne zaman geldiği, neyin ardından geldiği, daha önce olup olmadığı. Zamanlama çoğu zaman içerikten çok şey söylüyor.

Bir uyarı da ters yönde. Her teklif ikinci ilişki girişimi değil: bir ikram ya da bir davet, bazı bağlamlarda ilişki kurmanın değil nezaketin dili oluyor ve reddi hakaret olarak duyuluyor. Bu ayrım kültürel bağlam bilgisi istiyor; o bilgi S03 seviyesinin üçüncü programının konusu. Buradaki ölçü dar: teklifin kabulü altı karardan birine dokunuyorsa, jest olması onu ikinci ilişki olmaktan çıkarmıyor.

Rolü kurum dağıttığında

Yığılmanın büktüğü karar belli ve odadaki iki kişi de biliyor: rapora ne gireceği. Danışan bunu bildiği için anlattığını, uygulayıcı sorduğunu seçiyor; iki seçme de hiçbir yere yazılmıyor. S02-P02-D01'in zorunlu bağlamda ittifakı burada işliyor: ittifakı bozan şey kısıtın varlığı değil, kısıt yokmuş gibi davranılması.

İki işlem burada da sırayla yürüyor. Önce iki rolün ayrılması yazılı olarak isteniyor, çünkü sözlü itiraz kurumda iz bırakmıyor. Ayrılamıyorsa sıra şuna geliyor: hangi bilginin nereye gideceğini S03-P01-D05'in bilgi çemberi diliyle baştan söylemek ve bunu S03-P01-D06'nın onam konuşmasına yerleştirmek. Kısıtı kaldırmıyor, yalnız konuşan tarafa neyin pahasına konuştuğunu gösteriyor.

Sınır ve güvenlik

Bu metin bir ikinci ilişkiyi görmenin yolunu veriyor, ortadan kaldırmanın yolunu değil, ve iki iş aynı hızda yürümüyor. Görme hızlı: altı karardan hangisinin büküldüğü çoğu zaman tek soruyla anlaşılıyor. Kaldırma yavaş, çünkü kaldırılanın bir de ödeyeni var. İki hızı karıştırmak, bu metnin en pahalıya mal olan okunuşu; bugün fark edileni bugün kapatmak bükülmeyi düzeltmiyor, hesabı bütünüyle karşı tarafın hanesine yazıyor.

Yetki sorusu burada dersin kendi mantığından çıkıyor. Buradaki ölçütlerin tamamı, yargısı bükülmüş olabileceği varsayılan kişinin elinde: karar verecek olan aynı zamanda taraflardan biri, ve bunu bilmek onu taraf olmaktan çıkarmıyor. Bir ikinci ilişkinin ne yapılacağı bu yüzden tek başına cevaplanan sorulardan değil; gideceği yerler süpervizyon, kurumda bu işten sorumlu birim ve o alanı yürüten bir meslektaş. Metni okumuş olmak o adreslerin yerini tutmuyor, çünkü metnin verdiği şey sorular, sorulacak kişi değil.

Burada hiçbir ülkenin düzenlemesi, hiçbir meslek kuruluşunun maddesi ve hiçbir yaptırım usulü yazılmadı. Sebebi yalnız yerel değişkenlik değil, iki metnin ayrı şeyleri ölçmesi. Bir kural ancak gösterilebilir bir olayı yakalıyor: yapılmış bir şey, kurulmuş bir ilişki, imzalanmış bir kâğıt. Bükülen kararın böyle bir gövdesi yok; tersi de doğru, bir kural hiçbir kararı bükmemiş durumu da kapsayabiliyor. İkisi birbirinin yerine geçmiyor, yani okurun kendi ülkesinde ve kendi mesleğinde yürürlükte olan metni ayrıca okuması gerekiyor. Muhatabı da bu ders değil; kendi kurumunun sorumlu birimi ve üyesi olduğu meslek kuruluşunun rehberi.

İlaç kararları ve bir tanı adının konması buradaki ölçütlerle tartılmıyor. Onların yeri başka bir masa, yani o süreci yürüten hekimin masası, ve bu derste geçen hiçbir cümle oraya karışmıyor.

Bir de sıralamanın değiştiği tek durum var. İkinci ilişkinin ne olacağı sorusu, bugüne sığmayan bir tehlikenin önüne geçemez: karşındaki kişinin yaşamını sürdürme isteği sarsılmışsa, yakın çevresinden birine yönelen somut bir zarar ihtimali belirmişse ya da kendini koruyacak durumda olmayan biri için aynı türden bir iz çıkmışsa, ilişki sorusu bekler ve o gün ulaşılabilir olan devreye girer. Adı sonra konur; bu sıralamayı S03-P02 programı baştan sona ayrı ele alıyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

İkinci ilişkinin adı karar vermiyor. Aynı ad bir yerde hiçbir şeye dokunmuyor, başka bir yerde her şeye dokunuyor; ölçü ad değil, sürecin hangi kararına dokunduğu.

Bükülen karar geriye gösterilecek bir şey bırakmıyor. Kabul, konu, karşı çıkma, kayıt, sonlandırma ve devir kararlarında ikinci ilişki yalnız bir yön değiştiriyor, ve yön değişikliğinin olayı olmuyor.

Taşınamazlığı belirleyen üç soru var ve biri bile yeterli: ilişkiyi mümkün kılan şey terapi mi, ilişki konuyu konuşulamaz mı yapıyor, zararı dile getirmek karşı tarafın konumunu tehlikeye mi atıyor.

Kaçınılmazlık bir gözlem, bir izin değil. Karşılaşmanın seçilemediği yerde önceden konuşmak, yazmak, dışarıya göstermek ve sınırı adıyla söylemek elde duruyor.

Çıkış iki taraf için aynı şey değil; ikinci ilişki fark edildiğinde en hızlı çözüm, bedeli bütünüyle karşı tarafa yazan çözüm olabiliyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste ikinci ilişki hep dışarıdan geldi: bir komşuluk, bir dernek, bir kurumun dağıttığı ikinci rol. Dokuzuncu ders, terapinin kendi içinde duran ve dışarıdan gelmeyen bir alışverişi alıyor — para.

Ücret ikinci bir ilişki değil, S02-P01-D06'nın çerçevesinin parçası: ne kadar, ne zaman, gecikince ne olacak. Ama bu derste sayılan kararların birkaçına birden dokunuyor — sürecin ne zaman biteceğine, kimin kabul edileceğine ve hangi konunun konuşulacağına. Ödenmeyen ücretin bilgi mi borç mu sayılacağı, kaydırmalı ücretin S03-P01-D04'ün dağıtım kararıyla nasıl kesiştiği, ve ücreti belirleyen tarafın aynı zamanda sürecin gerekli olup olmadığına karar veren taraf olması dokuzuncu dersin soruları.

Hediye ise ikinci ilişkinin en küçük ve en sık hâli. Burada teklifin zamanlaması içeriğinden çok şey söylüyordu; hediyede aynı ölçü daha keskin çalışıyor, çünkü değeri küçük bir hediye bile ne zaman geldiğine göre başka bir iş yapıyor. Kabul kararının neye göre verildiği, reddin buradaki iki parçasının orada nasıl kurulduğu ve S02-P02-D12'nin bıraktığı sonlandırma sonrası yükümlülüğün para söz konusu olduğunda nereye kadar uzadığı da dokuzuncu dersin işi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.