Terapi Akademisi — S03, Etik · 3.240 kelime · 12 örnek durum · 6 klinik vaka · 3 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İlke ile kural arasındaki fark ağırlıkta değil cinste: biri işi yapanların ortak akıl yürütmesinden çıkıyor ve gerekçe istiyor, öteki dışarıdan bir makamca konuyor ve uyulmasını istiyor.
Yasal asgari bir taban tarif ediyor, bir hedef değil; "yasak değildi" cümlesi bir kararın savunması olarak kullanıldığında, sorulan soru cevaplanmamış oluyor.
Bir görüşmede olup bitenlerin çoğu hukukun hiç uğramadığı bir alanda geçiyor ve o alan boş kalmıyor; orada konuşan tek katman etik.
Etik ikilem, etik sıkıntı ve yalnızca rahatsız edici olan üç ayrı şey ve üçünün gideceği adres farklı; ayırt eden soru, seçilmeyen yolun geçerli bir gerekçesinin kalıp kalmadığı.
Bir gerekçe ancak aynı konumdaki herkes için geçerliyse gerekçe sayılıyor; yalnız tek bir kişide çalışan gerekçe, dışarıdan bir kulakla dinlendiğinde mazerete dönüşüyor.
Açılış
Açılış sahnesi
Bir süpervizyon toplantısı. Uygulayıcı, üç ay önce kapattığı bir dosyayı anlatıyor.
Kişi yedinci görüşmeden sonra gelmemiş. Arkasından iki kısa mesaj yazılmış, ikisi de cevapsız kalmış. Uygulayıcı çalıştığı yerin kendi düzeninde öngörülen bekleme süresini doldurmuş, kapanış notunu yazmış, dosyayı kapatmış.
Üç ay sonra kişi kendisi telefon ediyor. Gelmeme sebebi ortaya çıkıyor: yedinci görüşmede söylenen bir cümleyi kendisi hakkında verilmiş bir yargı olarak duymuş ve bir daha o odaya girmeye kendini ikna edememiş.
Uygulayıcı bunu süpervizyonda anlatırken savunmaya geçmiyor, açıklıyor. Cümleleri sırayla geliyor. İki mesaj yazma zorunluluğu yoktu, yazdı. Bekleme süresi doldu. Kapanış notu eksiksiz. Kimseden gizlenen bir şey olmadı. Hiçbir yerde çiğnenmiş bir kural yok.
Saydıklarının hepsi doğru. Ama masadaki bir başkası listeye hiç dokunmadan başka bir yerden soruyor: "Bunların hiçbirini yapmak zorunda değildin, orası açık. Peki o kişinin neden gelmediğini bilmiyordun; o bilinmezliğin içinde dosyayı kapatmayı neden seçtin?"
Kısa bir sessizlik oluyor, çünkü hazır cevabın hiçbir parçası bu soruya yetişmiyor. Elindeki liste "yapmam yasak mıydı" sorusunun cevabıydı. Sorulan soru ise "yapılacak doğru şey neydi" idi. İkisi aynı olayı konuşuyor, aynı hafta içinde geçiyor, aynı dosyaya bakıyor — ama tek bir cümleyle birlikte cevaplanmıyorlar. Aralarındaki o mesafe, bu programın tamamının konusu.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce iki katmanın adını koyacağız: bir etik ilkenin ne olduğunu ve bir hukuk kuralının ondan tam olarak nerede ayrıldığını. Ayrım dört noktada duruyor — nereden geldikleri, uyulmadığında ne olduğu, ne hızla ve nerede değiştikleri, ve neye hiç karışmadıkları.
Sonra ikisinin ilişkisini bir harita gibi açacağız. Aynı şeyi söyledikleri geniş bir alan var; hukukun hiç konuşmadığı, ondan da geniş bir alan var; hukuken sorun çıkarmayan ama meslek açısından savunulamayan ince bir şerit var; bir de ikisinin ters yönlere çektiği dar bir yer.
Ardından kararı veren kişinin tarafına geçeceğiz: gerçek bir etik ikilemin, doğru olanı bilip yapamamanın ve yalnızca rahatsız edici olanın birbirinden nasıl ayrıldığına.
Usta katmanında üç şeyi konuşacağız. Gerekçenin kime anlatıldığını, çalışılan kurumun bu ikilinin yanına üçüncü bir katman olarak nasıl oturduğunu, ve etik düşünmenin karardan önce mi sonra mı devreye girdiğini.
Baştan söylenmesi gereken bir şey daha var. Bu derste hiçbir ülkenin düzenlemesi, hiçbir kanun ve hiçbir meslek kuralı adıyla anılmayacak. Sebep kaçınma değil doğruluk: hangi kuralın nerede ve kim için geçerli olduğu ülkeye, meslek grubuna ve çalışılan kuruma göre değişiyor, üstelik zamanla da değişiyor. Yerinde kalan şey iki katmanın birbirine göre nerede durduğu, ve öğrenilebilir olan da tam olarak o.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
Etik sözcüğü bu akademide birkaç kez geçti, ama hep başka bir konunun kenarında: S02-P01-D06'da çerçeve kurulurken, gizliliğin sınırları sayılırken, S02-P02-D12'de sınırın esnediği yerde. Şimdi kenarından değil kendisinden konuşuluyor.
Sözcük okura iki hazır anlamla birlikte geliyor ve ikisi de dersin ilerisinde çalışmaz hâle gelecek. Birincisinde etik, ezberlenecek bir kurallar listesi. İkincisinde kişisel bir vicdan meselesi, yani doğruluğu tartışılamayan bir iç ses. Bu iki anlam birbirinin zıddı gibi duruyor ama aynı sonucu veriyor: ikisinde de karar veren kişiden gerekçe istenmiyor.
Yaygın yanlış"Etik, uyulacak kuralların listesidir."
Doğrusu
Listeler var ve işe yarıyorlar, ama ne oldukları yanlış anlaşılıyor: bir liste maddesi, geçmişte defalarca yürütülmüş bir akıl yürütmenin tortusu. Tortuyu ezberleyen kişi, listede yazmayan bir durumla karşılaştığında elinde hiçbir şey bulamıyor — oysa listeyi üreten akıl yürütme öğrenilseydi, yeni durum da onunla ele alınabilirdi. Pratikte fark şurada görünüyor: liste ezberleyen uygulayıcı yeni bir durumda "bunu yasaklayan bir madde var mı" diye arıyor, akıl yürütmeyi öğrenen ise "burada kimin neyi zarar görüyor" diye soruyor.
Mekanizma
Dört ayrım noktası
Yaygın yanlış"Yasal olan etiktir."
Doğrusu
Bu cümle bir ölçüt gibi kullanılıyor ama ölçtüğü şey başka: bir davranışın taban çizgisinin üstünde kalıp kalmadığını söylüyor, iyi olup olmadığını değil. Zararı da pratikte görünüyor. Böyle düşünen bir uygulayıcı, kararlarını savunmak için yalnızca engellenmemiş olduklarını göstermek zorunda kalıyor ve bu savunma her seferinde işe yarıyor — ta ki karşısına yasağın hiç uğramadığı bir durum çıkana kadar. Açılış sahnesindeki liste tam olarak böyle bir listeydi.
Dört ilişki hâli
İkilem, sıkıntı ve rahatsızlık
Yaygın yanlış"Karar zorsa ortada bir ikilem vardır."
Doğrusu
Bu karışıklık iki yönde de zarar veriyor. Sıradan bir zorluğa ikilem denince karar gereksiz yere askıya alınıyor ve kişi bekletiliyor. Gerçek bir ikileme de "zor bir gün" muamelesi yapılınca, iki yükümlülükten biri hiç tartılmadan düşürülüyor. Ayırt etmenin pratik yolu tek soru: seçmediğim yolun hâlâ geçerli bir gerekçesi var mı. Cevap hayırsa ortada ikilem yok, yapılması gereken bir şey ve onu yapmayı zorlaştıran bir duygu var.
İleri katman
Usta katmanı
Gerekçe kime anlatılıyor
Üçüncü katman ve kararın zamanı
Yaygın yanlış"Etik, iş bittikten sonra bakılan bir şeydir."
Doğrusu
Bu inancın en görünür sonucu, etik konuşmalarının yalnız bir şeyler ters gittiğinde açılması. Bedeli yalnız konunun her açıldığında bir suçlama havası taşıması ve kimsenin onu kendiliğinden getirmemesi değil. Daha ağır bedel, önlenebilecek olanların önlenmemesi: aynı sorunun bir kurumda üçüncü kez yaşanması, çoğu zaman kişilerin başarısızlığı değil, hiç kimsenin o soruyu olmadan önce sormamış olması. Sonradan bakılan etik yalnızca kimin ne yaptığını konuşuyor; önden bakılan etik, o durumun nasıl oluştuğunu konuşuyor.
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu ders bir kuralın içeriğini öğretmiyor ve öğretemez. Hangi durumda neyin bildirilmesi gerektiği, hangi kaydın ne kadar süreyle tutulacağı, kimin hangi unvanla hangi işi yapabileceği ülkeye, meslek grubuna ve çalışılan kuruma göre değişiyor. Metnin verdiği şey bir kural bilgisi değil, iki katmanın nerede ayrıldığını görme alışkanlığı. Bir okurun buradan çıkarıp kendi durumuna uygulayacağı bir hüküm yok; çıkarabileceği şey, hangi sorunun kime sorulacağı.
Bunun doğrudan sonucu şu: hukuki bir yükümlülüğün işin içine girdiği izlenimi doğduğu anda muhatap bu ders değil. Muhatap, çalışılan yerin sorumluluğunu taşıyan kişi ya da birim, süpervizör, ve gerekiyorsa o alanda yetkin biri. Böyle bir anda en pahalı hareket beklemek ve kendi başına yorumlamak; en ucuz hareket sormak. Bilmek ile yapmaya yetkili olmak ayrı şeyler ve bu ders yalnız birincisine dokunuyor.
Bir ayrım daha kaçırılmamalı. Buradaki her şey, tartmaya vakit bulunan durumları anlatıyor; bazı anlar o türden değil. Kişi kendi yaşamına son vermeyi düşündüğünü ima ettiğinde, bir başkasına zarar verme düşüncesini dile getirdiğinde, evinde şiddet gördüğünü sezdirdiğinde ya da korunmaya muhtaç bir çocuğun veya yaşlının incindiğine dair bir işaret bıraktığında sıra değişiyor: orada iki yükümlülük tartılmıyor, güvenlik öne alınıyor ve gerisi sonraya kalıyor. Bu akademide S03-P02 programı o değerlendirmeyi kendi başına ele alıyor; buradaki metin onun önüne geçmiyor. İlaç soruları da kapsamın dışında kalıyor ve tek adresleri, o ilacı düzenleyen hekim.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
İlke ile kural arasındaki fark ağırlıkta değil cinste: biri işi yapanların ortak akıl yürütmesinden çıkıyor ve gerekçe istiyor, öteki dışarıdan bir makamca konuyor ve uyulmasını istiyor.
Yasal asgari bir taban tarif ediyor, bir hedef değil; "yasak değildi" cümlesi bir kararın savunması olarak kullanıldığında, sorulan soru cevaplanmamış oluyor.
Bir görüşmede olup bitenlerin çoğu hukukun hiç uğramadığı bir alanda geçiyor ve o alan boş kalmıyor; orada konuşan tek katman etik.
Etik ikilem, etik sıkıntı ve yalnızca rahatsız edici olan üç ayrı şey ve üçünün gideceği adres farklı; ayırt eden soru, seçilmeyen yolun geçerli bir gerekçesinin kalıp kalmadığı.
Bir gerekçe ancak aynı konumdaki herkes için geçerliyse gerekçe sayılıyor; yalnız tek bir kişide çalışan gerekçe, dışarıdan bir kulakla dinlendiğinde mazerete dönüşüyor.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu ders iki katmanı birbirinden ayırdı ama hiçbirinin içini açmadı. Etik ilkenin gerekçe istediğini söyledi; hangi gerekçenin iyi bir gerekçe olduğunu söylemedi.
Sıradaki ders o boşluğun ilk yarısını dolduruyor: yarar ve zarar. Görünüşte en az tartışmalı olan ikisi, çünkü ikisine de kimse itiraz etmiyor. Zorluk itirazda değil ölçmede. Bir görüşmenin yarar sağladığı neye bakılarak söyleniyor, yararın kime göre tanımlandığı kim tarafından belirleniyor, ve iki yarar birbiriyle çakıştığında hangisi seçiliyor.
Zarar tarafı ise daha da ters bir yerden başlıyor. Zarar vermemek, hiçbir şey yapmamakla sağlanmıyor; yapılmayan şeyin de bir bedeli oluyor ve o bedel çoğu zaman görünmüyor. Sıradaki derste bu ikisi birlikte ele alınıyor, çünkü uygulamada hiçbir zaman ayrı gelmiyorlar.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.