Terapi Akademisi — S02, Görüşme becerileri · 2.221 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir soruyu açık yapan şey başındaki kelime değil, karşı tarafa kendi cümlelerini kurma alanı bırakıp bırakmaması.
Kapalı soru bir eksiklik değil ayrı bir iş: tarih, sıklık ve risk gibi başlıklarda belirsizlik bırakmamak gerekiyor.
Yönlendirme çoğu zaman kaba bir cümleyle değil, sorana görünmeyen bir varsayımla yapılıyor — bu yüzden ancak kayıttan fark ediliyor.
Soru-cevap düzeni birkaç soruda kuruluyor ve bir soru daha sorarak bozulmuyor; sırayı geri veren şey soru sormamak.
"Neden" gerekçe getiriyor, "neler oldu" sahne getiriyor; istenen bilgi çoğu zaman ikincisinin içinde zaten duruyor.
Açılış
Açılış sahnesi
Bir ön görüşmede kırk maddelik bir form dolduruluyor. Uyku, iştah, madde kullanımı, geçmiş başvurular, aile öyküsü. Her maddenin karşılığı var: evet, hayır, ne sıklıkta, kaç yıldır.
On iki dakikada bitiyor. Form eksiksiz.
Görüşmeyi yürüten kişi kalemi bırakıyor ve son bir şey soruyor: eklemek istediğin bir şey var mı?
Kısa bir sessizlikten sonra gelen cümle şu: "Aslında buraya gelme sebebim, kızımın benimle konuşmayı bırakması."
Formda bunu soran bir madde yoktu. Olması da gerekmiyordu; hiçbir form her şeyi soramaz.
Asıl mesele şu: kırk madde boyunca konuşan kişi soruları soran taraftı. Kişi yalnız cevap verdi. Ve on iki dakika boyunca, geldiği sebebi anlatmasına yer açan tek bir soru olmadı.
Bu ders sorunun biçiminin cevabı nasıl kurduğunu anlatıyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce iki soru biçimini tanımlayacağız ve aralarındaki hiyerarşi yanılgısını kaldıracağız.
Sonra sorunun cevabı nasıl şekillendirdiğine bakacağız.
Ardından soru sormanın ritmini ele alacağız — sıklık, yığılma ve bunun ürettiği rol.
Sonrasında kapalı sorunun vazgeçilmez olduğu yerleri konuşacağız.
Son bölümde sık kullanılan ve sık yanlış anlaşılan bir soruyu ele alacağız: "neden".
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
S02-P03-D01 dinlemenin bir alan açtığını gösterdi. Bu ders o alana ilk girenle ilgili: sorunun kendisi.
Yaygın yanlış"Açık sorular iyi, kapalı sorular kötüdür."
Doğrusu
Eğitimlerde sık kurulan bir hiyerarşi bu ve yanlış. Kapalı soru bir eksiklik değil, farklı bir iş yapıyor: bir tarihi sabitlemek, riskin doğrudan yoklanması, bir belirtinin var olup olmadığını netleştirmek. Sorun kapalı sorunun kendisinde değil, ardı ardına dizildiğinde ürettiği yapıda. Yalnız açık soru soran bir görüşme de eksik kalıyor — bazı bilgiler sorulmadan gelmiyor.
Mekanizma
Sorunun cevabı kurması
Yaygın yanlış"Sorunun tarafsız olduğunu, sorduğum kelimelerden anlarım."
Doğrusu
Çoğu zaman anlaşılmıyor. Yönlendirme çoğu zaman soranın kendi varsayımından geliyor ve varsayımlar tanımı gereği görünmüyor. S00-P02-D08'de tanımlanan onay yanlılığı burada somut bir biçime bürünüyor: kafasındaki açıklamayı doğrulayacak soruyu sormak, o açıklamayı sınamak gibi hissettiriyor. Pratik bir çözüm, sorulan soruların sonradan kayıttan dinlenmesi.
Sorunun ritmi
İleri katman
Usta katmanı
Kapalı sorunun gerektiği yerler
"Neden" sorusunun yaptığı iş
Yaygın yanlış"Çok soru sormak, ilgilendiğini gösterir."
Doğrusu
Karşı tarafta ürettiği duygu çoğu zaman bunun tersi: sorgulanmak. Aralıksız soru, ilgiden çok bir prosedürün yürütüldüğü izlenimi veriyor ve kişinin kendi anlatısını kurmasını engelliyor. İlgi soru sayısıyla değil, verilen cevabın ne yapıldığıyla görünüyor — cevap geri veriliyor mu, üzerine gidiliyor mu, yoksa bir sonraki soruya mı geçiliyor?
Yaygın yanlış"Doğru soruyu bulmak, iyi görüşmenin anahtarıdır."
Doğrusu
Anahtar bir soru arayışı, dikkati karşı taraftan alıp kendi zihnine çeviriyor — S02-P03-D01'de konuştuğumuz bölünmenin bir biçimi. Pratikte görüşmeyi taşıyan şey tek bir isabetli soru değil, sorulardan sonra bırakılan alan. Sıradan bir soru, ardından beklenirse iyi bir soruya dönüşebiliyor; parlak bir soru, hemen bir başkası geldiğinde kayboluyor.
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu ders soru biçimlerini tanıtıyor; klinik bir değerlendirme yürütme yetkisi vermiyor. Hangi bilginin hangi sırayla ve hangi derinlikte sorulacağına karar vermek, mesleki eğitim ve denetimli uygulama gerektiren bir yargı. Soru türlerini bilmek, hangi soruyu ne zaman soracağını bilmek anlamına gelmiyor.
Risk taşıyan konularda soru biçimi bir üslup tercihi değil. Kendine zarar verme düşüncesi, güvenlik ve şiddet gibi başlıklar açık soruyla dolaylı biçimde yoklanmıyor; doğrudan ve anlaşılır bir dille soruluyor. Belirsiz bir soruya verilen belirsiz bir cevap, bu alanda bilgi değil boşluk üretiyor. Bu tür bir soruyu sormak, ardından ne yapılacağının bilinmesini de gerektiriyor.
Bir başkasının anlatısını sorularla kurma gücü, ders boyunca gösterildiği gibi gerçek. Bu güç, özellikle henüz anlatılmamış ya da belirsiz hatırlanan olaylarda dikkatle kullanılıyor. Kişinin kendiliğinden söylemediği bir olayı sorularla ayrıntılandırmaya çalışmak, S01-P02-D07'de görülen risklerin doğrudan alanına giriyor ve bu ders böyle bir çalışmayı öğretmiyor.
Son olarak, bir görüşmede sorulan soruların kayda nasıl geçtiği önemli. Kayıtta yalnız cevap görünüyorsa, o cevabın hangi soruya verildiği kaybolmuş oluyor. Yönlendirici bir soruya verilmiş bir "evet", kayıtta kişinin kendi beyanı gibi durabiliyor.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Bir soruyu açık yapan şey başındaki kelime değil, karşı tarafa kendi cümlelerini kurma alanı bırakıp bırakmaması.
Kapalı soru bir eksiklik değil ayrı bir iş: tarih, sıklık ve risk gibi başlıklarda belirsizlik bırakmamak gerekiyor.
Yönlendirme çoğu zaman kaba bir cümleyle değil, sorana görünmeyen bir varsayımla yapılıyor — bu yüzden ancak kayıttan fark ediliyor.
Soru-cevap düzeni birkaç soruda kuruluyor ve bir soru daha sorarak bozulmuyor; sırayı geri veren şey soru sormamak.
"Neden" gerekçe getiriyor, "neler oldu" sahne getiriyor; istenen bilgi çoğu zaman ikincisinin içinde zaten duruyor.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bir soru sorduktan ve cevabı aldıktan sonra, sıradaki hamle çoğu zaman yeni bir soru oluyor. Görüşmenin soru-cevap düzenine yerleşmesinin sebebi de bu.
Oysa arada başka bir hamle var ve iki iş birden yapıyor.
Karşı tarafın söylediğini ona geri vermek, önce bir kontrol: doğru anladım mı? Yanlış anladıysan orada düzeltiliyor, sonraki on dakika yanlış bir varsayımın üzerine kurulmuyor.
Öteki işi daha az belli: kendi cümlesini dışarıdan duyan kişi, çoğu zaman onu genişletiyor. Soru sorulmadan anlatı devam ediyor.
S02-P02-D02'de yansıtmayı empatinin bir aracı olarak tanımıştık. Sıradaki ders onu bir görüşme hamlesi olarak ele alıyor ve en temel biçiminden başlıyor: içerik yansıtma.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.