İçeriğe geç

S02-P03-D01

Etkin dinleme

Terapi Akademisi — S02, Görüşme becerileri · 2.157 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dinlemek susmak değil: sessizlik bir kabuk, içeride cevap hazırlanıyor olabilir ve anlatan taraf bunu fark ediyor.

Anlatının kişiye ait sırası sorularak geri getirilemiyor; kesildikten sonra devam eden hikâye, kesenin merakı yönünde ilerliyor.

Yardım etme isteği belirdiği anda dikkat anlatıdan ayrılıp hamleye kayıyor — yani yardım etmek için gereken bilgiyi toplamayı engelliyor.

Ölçüt hatırlamak değil, karşı taraftaki deneyim: sırasını kendi kurabildi mi, söyleyemeyeceğini sandığı bir yere geldi mi?

Sözsüz işaretlerin listesi bir kural değil bir başlangıç; aynı davranış kültüre göre ilgi ya da meydan okuma sayılabiliyor.

Açılış sahnesi

Bir eğitimde basit bir alıştırma yapılıyor. İkili gruplara ayrılıyorlar. Biri iki dakika boyunca kendini zorlayan bir konuyu anlatacak. Öteki hiçbir şey söylemeyecek.

Kural tek: iki dakika dolmadan konuşma yok.

Katılımcıların çoğu dayanamıyor. Kırk saniyede bir soru geliyor, bir dakikada bir öneri, doksan saniyede "benim de başıma gelmişti".

Sonra tekrar deniyorlar. İkinci turda susmayı başaranlar aynı şeyi söylüyor: susmak zor değildi, zor olan hiçbir şey yapmadığını düşünmekti.

Anlatan taraf ise başka bir şey söylüyor. Çoğu, iki dakikanın son yarısında daha önce söylemeyi düşünmediği bir şeye geldiğini fark ediyor.

İkisi birlikte bu dersin konusu. Dinlemek hiçbir şey yapmamak gibi hissettiriyor ve tam da bu yüzden sık atlanan bir iş.

Bu derste ne olacak

Önce dinlemenin ne olmadığını ayıracağız: susmak, katılmak ve anlamak üç ayrı şey.

Sonra kişinin ilk anlatısına ne olduğuna bakacağız — ve ne kadar hızlı kesildiğine.

Ardından dinlemeyi içeriden bozan işi ele alacağız.

Sonrasında dinlediğinin karşı taraftan nasıl görüldüğünü konuşacağız.

Son bölümde ne dinlendiğini ve dinlemenin nerede yetmediğini göreceğiz.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Önceki program ilişkinin ne olduğunu kurdu. Bu program aynı ilişkinin nasıl kurulduğunu, tek tek hamleler üzerinden ele alıyor. İlk hamle, öteki her şeyin üzerine bindiği hamle.

Yaygın yanlış"Dinlemek, karşındakine hak vermektir."
Doğrusu

İkisi ayrı işler. Bir kişinin anlattığını eksiksiz izlemek, onun vardığı sonuca katıldığın anlamına gelmiyor. Bu karışıklık pratikte şuna yol açıyor: katılmadığı bir şey duyan kişi dinlemeyi kesip itiraz etmeye başlıyor, çünkü dinlemeye devam etmeyi onaylamak sanıyor. Oysa itiraz sonra da edilebiliyor; kesilen anlatı ise geri gelmiyor.

Mekanizma

Dinlemeyi içeriden bozan iş

Yaygın yanlış"İyi dinleyen, iyi hatırlayandır."
Doğrusu

Bellek dinlemenin ölçütü değil. Anlatılanların büyük bölümü zaten hatırlanmıyor ve hatırlanması da gerekmiyor. Ölçüt karşı taraftaki deneyim: anlatırken izlendiğini hissetti mi, sırasını kendi kurabildi mi, söyleyemeyeceğini sandığı bir yere geldi mi? Ayrıntıyı not alarak da tutabiliyorsun; kesilmemiş bir anlatıyı sonradan kuramıyorsun.

Dinlediğinin görünmesi

Usta katmanı

Ne dinleniyor

Dinlemenin zorlaştığı yerler

Yaygın yanlış"Anlatıyı kesmemek, seansın yönetimini bırakmaktır."
Doğrusu

Yönetim, sözü kesmekle değil çerçeveyi kurmakla yapılıyor. Sürenin belli olması, gündemin baştan konuşulmuş olması ve kapanışa yer ayrılması seansı zaten tutuyor. Anlatının kesilmeden akması bu düzenin içinde oluyor, dışında değil. Kesmeyi bir yönetim aracı sayan uygulayıcı çoğu zaman planına sadık kalıyor ve o hafta kişide olan biteni kaçırıyor.

Yaygın yanlış"Etkin dinleme bir tekniktir, öğrenilip uygulanır."
Doğrusu

Teknik yanı var ve öğrenilebiliyor. Ama teknik olarak uygulandığında fark ediliyor: her cümleden sonra gelen bir baş sallama ya da düzenli aralıklarla tekrarlanan son kelime, karşı tarafa bir prosedür uygulandığı duygusu veriyor. Buradaki beceri, öğrenilen davranışların o kişiyle gerçekten ilgilenirken kendiliğinden çıkacak hâle gelmesi; ezberlenmiş bir dizi olarak kalması değil.

Sınır ve güvenlik

Bu ders dinlemenin nasıl kurulduğunu anlatıyor; bir klinik görüşme yürütme yetkisi vermiyor. Bir anlatıyı taşımak, nerede duracağını bilmek ve açılan şeyi görüşme bitmeden toparlayabilmek, uzun bir mesleki hazırlığın ve denetim altında geçen bir uygulama geçmişinin işi. Dinlemeyi bilmek, dinlenen şeyle ne yapılacağını bilmek anlamına gelmiyor.

Dinlemenin açık bir sınırı var; burada net söylenmesi gerekiyor: risk belirdiğinde anlatı kesilir. Kişi kendine ya da bir başkasına zarar vermeye dair bir şey söylediğinde anlatıyı akışına bırakmak dinleme değil, sorumluluğun ertelenmesi olur. O noktada yapılacak şey doğrudan sormak, durumu netleştirmek ve gerekiyorsa yetkili bir ekibe yönlendirmektir.

İkinci bir sınır, dinlemenin tek başına bir müdahale sanılmasında. Bazı tablolarda kişinin ihtiyacı yalnız anlatmak değil: somut bir yönlendirme, bir bilgi ya da bir güvenlik düzenlemesi gerekiyor olabilir. Dinlemeye devam ederek bu ihtiyacın karşılanmasını geciktirmek, iyi niyetli bir ihmal hâline geliyor.

Son olarak, uzun ve ağır bir anlatının ardından kişinin nasıl dışarı çıktığı görüşmenin bir parçası. Anlatı açıldıysa kapanışa yer bırakılıyor ve kişinin sonraki günlerde nereye tutunacağı birlikte belirleniyor. Süre bitti diye yarım bırakılan bir açılma, karşı tarafta anlatının kendisinden daha uzun süre kalıyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Dinlemek susmak değil: sessizlik bir kabuk, içeride cevap hazırlanıyor olabilir ve anlatan taraf bunu fark ediyor.

Anlatının kişiye ait sırası sorularak geri getirilemiyor; kesildikten sonra devam eden hikâye, kesenin merakı yönünde ilerliyor.

Yardım etme isteği belirdiği anda dikkat anlatıdan ayrılıp hamleye kayıyor — yani yardım etmek için gereken bilgiyi toplamayı engelliyor.

Ölçüt hatırlamak değil, karşı taraftaki deneyim: sırasını kendi kurabildi mi, söyleyemeyeceğini sandığı bir yere geldi mi?

Sözsüz işaretlerin listesi bir kural değil bir başlangıç; aynı davranış kültüre göre ilgi ya da meydan okuma sayılabiliyor.

Sonraki derse köprü

Dinlemek bir alan açıyor. Ama o alan boş kalmıyor: bir noktada konuşma sırası dinleyene geçiyor ve ilk hamlesi çoğu zaman bir soru oluyor.

Sorunun biçimi, açılan alana neyin gireceğini belirliyor. "Kaygılı mısın?" ile "Bunu yaşarken içinden neler geçiyordu?" aynı konuyu açıyor ve iki bambaşka cevap üretiyor. Birincisi bir kutuyu işaretletiyor, ikincisi bir anlatı istiyor.

Üstelik ikisi de yerinde olabiliyor. Kapalı bir soru bazen tam olarak gereken şey: bir tarihi netleştirmek, bir riski doğrudan sormak, bir ayrıntıyı sabitlemek.

Sıradaki ders bu iki soru biçiminin ne yaptığını, hangi anda hangisinin işe yaradığını ve sık yapılan kullanım hatalarını ele alıyor: açık ve kapalı sorular.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.