İçeriğe geç

S02-P02-D07

Karşıaktarım

Terapi Akademisi — S02, Terapötik ilişki · 2.181 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Uygulayıcının tepkisizliği bir ölçüt değil; fark edilmemiş tepki ortadan kalkmıyor, yalnız denetlenemez hâle geliyor.

Tepki iki kaynaktan geliyor — kişinin çağırdığı örüntü ve uygulayıcının kendi geçmişi — ve ikisi aynı anda doğru olabiliyor.

Sinsi bir biçim tamamlayıcı tepki: uygulayıcı, kişinin hayatındaki herkesle aynı karşılığı verdiğinde terapi örüntüyü kırmıyor, doğruluyor.

Aynı tepki bütün dosyalarda görünüyorsa mesele danışanlarda değil; tek dosyada görünüyorsa o ilişkiye ait bir şey aranıyor.

Fazla sevmek de yönetim gerektiriyor; sevginin ürettiği körlük öfkeninkinden daha uzun süre fark edilmeyebiliyor.

Açılış sahnesi

Bir süpervizyon toplantısında uygulayıcıdan yürüttüğü beş süreci kısaca anlatması isteniyor.

Dördü ikişer dakika sürüyor. Ayrıntı var, soru var, tereddüt var.

Beşincisi kırk saniyede bitiyor ve şu cümleyle kapanıyor: "O iyi gidiyor."

Süpervizör tek bir soru soruyor: bu kişi geçen ay kimden söz etti?

Uygulayıcı hatırlamıyor. Konuşulmuş, notta da var, ama zihninde yer tutmamış.

Ortada bir ihmal yok; hazırlıksız gelinmiş bir toplantı da değil. Dört dosyada çalışan dikkat, beşincisinde çalışmıyor.

Boşluğun kendisi bir bilgi. Ve o bilgi danışanla ilgili olduğu kadar, belki daha çok, uygulayıcıyla ilgili.

Bu ders o boşluğun adını, nasıl fark edildiğini ve neden bir kusur değil bir çalışma malzemesi olduğunu anlatıyor.

Bu derste ne olacak

Önce karşıaktarımın ne olduğunu ve tanımı üzerindeki eski tartışmayı göreceğiz.

Sonra nerede fark edildiğine bakacağız: bedende, davranışta ve kaydın kendisinde.

Ardından sinsi bir biçimi ele alacağız — uygulayıcının, karşısındakinin hayatındaki herkesle aynı tepkiyi vermesi.

Sonrasında bu tepkilerle ne yapıldığına geçeceğiz.

Son bölümde uygulayıcının kendi hâlinin işe nasıl karıştığını konuşacağız.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

S02-P02-D06'da taşımanın bir yönünü çalıştık. Bu ders ötekine bakıyor ve iki fark var: yön ters, ağırlık eşit değil. Çerçeveyi kuran, kaydı yazan ve süreci yöneten taraf uygulayıcı olduğu için, onun fark etmediği bir tepkinin bedeli kendisine değil karşısındakine çıkıyor.

Yaygın yanlış"İyi bir uygulayıcı danışanına karşı bir şey hissetmez."
Doğrusu

Hissetmemek bir yeterlilik ölçütü değil; çoğu zaman hissettiğini fark etmemek anlamına geliyor. Fark edilmeyen bir tepki ortadan kalkmıyor, yalnız denetlenemez hâle geliyor: ses tonuna, soru seçimine ve hangi konunun açılmadığına siniyor. Ölçüt tepkinin yokluğu değil, tepkinin görülüp yönetilmesi.

Mekanizma

Nerede fark edilir

Tamamlayıcı tepkinin tuzağı

Yaygın yanlış"Uygulayıcının tepkisi, danışanın nasıl biri olduğunu gösterir."
Doğrusu

Kısmen gösterebiliyor, ama tek başına kanıt sayılamıyor. Aynı kişiye iki uygulayıcı farklı tepki verebiliyor ve fark, kişiden değil ikisinin kendi hassasiyetinden geliyor olabilir. Tepkiyi bilgi olarak kullanmanın koşulu şu: bu tepkiyi başkaları da veriyor mu, ve ben bu tepkiyi başka kimlere veriyorum? İki soru sorulmadan yapılan çıkarım, kendi eğilimini karşıdakine yazmak oluyor.

Usta katmanı

Tepkiyle ne yapılır

Yaygın yanlış"Karşıaktarım süpervizyonda konuşulacak kadar önemli bir şey değildir."
Doğrusu

Tersine, süpervizyonun temel malzemelerinden biri bu. Teknik bir soru kitaptan da cevaplanabiliyor; uygulayıcının kendi tepkisi ise ancak başka bir zihinle birlikte görülebiliyor. S00-P01-D10'da süpervizyonun işlevini denetim değil diye tarif etmiştik; burada o işlev somutlaşıyor. Fark edilmemiş bir tepkinin kendiliğinden çözülmesi beklenmiyor.

Uygulayıcının kendi hâli

Yaygın yanlış"Bu tepkileri yaşayan biri bu işi yapamaz."
Doğrusu

Tepkileri yaşamamak diye bir seçenek yok. Mesleğin ölçütü tepkisizlik değil, tepkinin sürecin dışında tutulabilmesi. Bu ayrımı yapmayan bir uygulayıcı iki hatadan birine düşüyor: ya tepkilerini kimseye söylemiyor ve yalnız kalıyor, ya da onları meşru sayıp danışana yansıtıyor. İkisinin de panzehiri aynı: düzenli olarak konuşulan bir dış göz.

Sınır ve güvenlik

Bu ders karşıaktarımı tanıtıyor; onunla klinik bir süreçte çalışma yetkisi vermiyor. Kendi tepkisini odada ne zaman, ne kadar ve hangi cümleyle kullanacağına karar vermek, uzun bir eğitimin ve düzenli süpervizyonun sağladığı bir yargı. Tepkiyi görmek onu paylaşabilmek anlamına gelmiyor.

Uygulayıcının kendi tepkisini dile getirmesi danışanın işi olmayan bir yükü ona devretmek değildir. Kendi zorluğunu anlatmak, karşı taraftan anlayış beklemek ya da onun seansını kendi meselesini konuşmaya açmak sınırın dışında kalıyor. Ölçüt tek: söylenen şey karşıdakinin işine mi yarıyor, yoksa uygulayıcıyı mı rahatlatıyor?

Karşıaktarımın ağır sonuçlarından biri sınırın esnemesiyle çıkıyor. Bir danışana duyulan yoğun yakınlık, görüşme dışında kurulan temaslar, ayrıcalıklı düzenlemeler ve giderek kişiselleşen bir ilişki bu yolla başlıyor ve çoğu zaman tek bir kararla değil, küçük adımlarla ilerliyor. Bu tabloda yapılacak şey durumu tek başına yönetmeye çalışmak değil, ilk esneme fark edildiği anda dışarıdan bir göze taşımak. S02-P02-D12 bu konuyu ayrıntısıyla ele alıyor.

Son olarak, bir uygulayıcının kendi hâli çalışmayı sürdürmesine engel olacak düzeye geldiğinde yapılacak şey daha çok gayret değil, yükü azaltmak ve kendi desteğini almak. Tükenmiş bir uygulayıcının sürdürdüğü süreç, karşı taraf için de güvenli olmuyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Uygulayıcının tepkisizliği bir ölçüt değil; fark edilmemiş tepki ortadan kalkmıyor, yalnız denetlenemez hâle geliyor.

Tepki iki kaynaktan geliyor — kişinin çağırdığı örüntü ve uygulayıcının kendi geçmişi — ve ikisi aynı anda doğru olabiliyor.

Sinsi bir biçim tamamlayıcı tepki: uygulayıcı, kişinin hayatındaki herkesle aynı karşılığı verdiğinde terapi örüntüyü kırmıyor, doğruluyor.

Aynı tepki bütün dosyalarda görünüyorsa mesele danışanlarda değil; tek dosyada görünüyorsa o ilişkiye ait bir şey aranıyor.

Fazla sevmek de yönetim gerektiriyor; sevginin ürettiği körlük öfkeninkinden daha uzun süre fark edilmeyebiliyor.

Sonraki derse köprü

Aktarım ve karşıaktarım, konuşulmadıklarında aynı yere varıyor.

O yer görünür bir olay: işin durduğu an. Kişi kısa cevaplar vermeye başlıyor, ya da tam tersine itiraz ediyor. Gündem birden yüzeyselleşiyor. İki taraf da aynı odada oturmayı sürdürüyor ama çalışma duruyor.

S02-P01-D10'da bunun adını koymuş ve iki biçimini ayırmıştık. Orada konu terapinin yapısıydı; şimdi konu ilişkinin kendisi.

Sıradaki ders bu olayın ilişkide neyi bozduğunu, hangi işaretlerden erken görüldüğünü ve neden sık yaşanmasının başlı başına kötü bir haber olmadığını ele alıyor: ittifak kopması.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.