İçeriğe geç

S02-P02-D05

Güven

Terapi Akademisi — S02, Terapötik ilişki · 2.259 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Güven bir duygu değil bir kestirim: elimdeki bilgiyi bu kişi ne yapacak sorusuna, küçük olaylardan çıkarılan cevap.

Odadaki risk eşit dağılmıyor; anlatmak her seferinde yeniden verilen bir karar, dinlemek ise bir meslek pratiği.

Sınama çoğu zaman büyük bir sırla değil küçük bir karşı çıkışla yapılıyor ve ölçülen şey karşıdakinin bilgisi değil tepkisi.

Güvenilmeyen birinden gelen doğru bilgi bile içeri girmiyor; söz duyuluyor ama kişinin kendi hayatına uygulanmıyor.

Daha önce zarar görmüş birinin temkini bir çarpıtma değil; aşılması gereken değil, saygı gösterilmesi gereken bir öğrenme.

Açılış sahnesi

On dördüncü görüşme, kırk sekizinci dakika.

Kişi o güne kadar işini, ailesini ve uykusunu anlattı. Cümlenin ortasında duruyor: "Aslında bir şey var ama... boş verin."

Karşısındaki üstelemiyor. Yalnız şunu söylüyor: dursun, konuşulacaksa konuşulur.

O şey bir hafta sonra geliyor. Anlatılması yirmi dakika sürüyor ve anlatan kişi bunu on dört yıldır kimseye söylememiş.

Arada ne olduğuna bakıldığında ortada bir teknik yok. Bunun yerine on üç seans boyunca biriken küçük veriler var: görüşmeler saatinde başladı, üçüncü haftada söylenen bir şey dokuzuncu haftada başa kakılmadı, ağladığında karşısındakinin yüzü değişmedi, bir kere gecikildiğinde sebebi söylendi.

Güven bir anda gelen duygu değil, biriken küçük olaylardan çıkarılan bir sonuç. Ve iki tarafta aynı ağırlıkta durmuyor, çünkü riski aynı değil.

Bu ders o sonucun nasıl oluştuğunu, hangi anlarda sınandığını ve bazen hiç oluşmamasının neden doğru olduğunu anlatıyor.

Bu derste ne olacak

Önce güvenin ne olmadığını ayıracağız: sevmek, rahat hissetmek ve güvenmek üç ayrı şey.

Sonra güvenin hangi küçük olaylarda kurulduğuna ve nasıl yoklandığına bakacağız.

Ardından güvenin ne işe yaradığını açacağız — bir bilginin gerçekten alınabilir hâle gelmesi.

Sonrasında güvensizliğin yerinde olduğu durumları ele alacağız.

Son bölümde gizliliğin bütün bu yapının altında nasıl durduğunu göreceğiz.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

S02-P02-D04'te ortaklığın kurulabilir olduğunu söylemiştik: gündem konuşulur, seçenekler açılır, gerekçe verilir. Güven o listeye girmiyor. Yapılan bir iş değil, biriken bir sonuç.

Yaygın yanlış"Güven, karşındakinin seni sevmesidir."
Doğrusu

Sevgiyle karıştırıldığında güven ölçülemez bir şeye dönüşüyor. Oysa güven bir kestirim ve kestirimin dayanağı var: söz verilen şeyin yapılması, söylenenin dışarı çıkmaması, tepkinin öngörülebilir olması. Sıcaklık bu dayanakları üretmiyor. Sıcak ama sözünde durmayan biri, mesafeli ama tutarlı birinden daha az güven topluyor.

Yaygın yanlış"Güven kurulduysa kişi artık her şeyi anlatır."
Doğrusu

Anlatmıyor. Saklama, güvenin kurulduğu süreçlerde de sürüyor ve konusu rastgele değil: utanç duyulan şeyler, sürecin kendisine dair hoşnutsuzluk ve karşısındakini hayal kırıklığına uğratacağı düşünülen bilgiler. Bunu bir güven eksikliği sayıp orada bırakmak, saklanan şeyin neden tam olarak orası olduğunu sormamak anlamına geliyor.

Mekanizma

Güvenin kurulduğu ve yoklandığı küçük olaylar

Bilginin alınabilir hâle gelmesi

Usta katmanı

Güvensizliğin yerinde olduğu durumlar

Yaygın yanlış"Güvensizlik, üzerinde çalışılması gereken bir çarpıtmadır."
Doğrusu

Bazen öyle, ama her zaman değil. Bir kişi kendisine kötü davranılmış bir yerden geliyorsa, temkinli olması gerçeğe uygun bir okuma. Bunu bir çarpıtma sayıp düzeltmeye çalışmak, kişinin doğru öğrendiği şeyi yanlış ilan etmek oluyor. Yapılacak şey güvensizliği ortadan kaldırmak değil, güvenilmeye değer olduğunu zamanla göstermek ve bunun ne kadar süreceğine karşı tarafın karar vermesine izin vermek.

Gizlilik güvenin altyapısı

Yaygın yanlış"Gizliliğin sınırlarını baştan söylemek güveni zedeler."
Doğrusu

Yukarıdaki bulgu bu kaygıyı desteklemiyor. Sınırı baştan söylemek iki şeyi birden gösteriyor: bu kişi kurallara uyuyor ve beni sürprize bırakmıyor. Sınırsız gizlilik vaadi ise tutulamayacak bir söz ve tutulamadığı gün geriye dönük olarak bütün söylenenleri şüpheli hâle getiriyor. Güveni asıl zedeleyen, sınırın varlığı değil sonradan öğrenilmesi.

Sınır ve güvenlik

Bu ders güvenin nasıl kurulduğunu anlatıyor, bir uygulama izni vermiyor. Bir kişinin uzun süre saklanmış bir anlatıyı açtığı anı taşımak, taşınabilir hâle getirmek ve sonraki haftalara güvenli biçimde bağlamak eğitimle ve denetimli çalışmayla kazanılan bir beceri; okumakla gelmiyor.

Güven, anlatılanı tek başına saklama yükümlülüğü anlamına gelmiyor. Kişinin kendisine ya da bir başkasına ciddi bir zarar geleceğine işaret eden bir bilgi ortaya çıktığında yapılacak şey, sözü tutmak adına sessiz kalmak değil. Böyle bir tabloda gizliliğin sınırı devreye giriyor ve bu sınırın nerede olduğu ülkeden ülkeye, kurumdan kuruma değişiyor. Uygulayıcının kendi bağlamındaki yükümlülüğü önceden biliyor olması gerekiyor; öğrenilecek yer, o bilginin gerektiği an değil.

Uzun süre saklanmış bir anlatının açılması bazı kişilerde geçici bir kötüleşme üretebiliyor. Anlatının ardından gelen günler izlenmeden bırakılmıyor ve konu, taşınabileceği bir hızda açılıyor. "Her şeyi anlat" biçiminde bir teşvik, güven kazanmanın değil güven olduğunu varsaymanın işareti.

Son olarak, bir kişinin bu dersteki kavramlarla kendi terapistini değerlendirmesi mümkün ve meşru. Ancak güvenin kurulmaması her zaman bir kusur işareti değil; bazen yalnız zaman, bazen uyumsuzluk, bazen de yanlış aşamada açılmış bir konu. Kalıcı bir rahatsızlık varsa gidilecek yer sessizce bırakmak değil, önce o rahatsızlığı odada söylemek; sürmesi hâlinde bir başka uygulayıcıya ya da süpervizyonu olan bir kuruma başvurmak.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Güven bir duygu değil bir kestirim: elimdeki bilgiyi bu kişi ne yapacak sorusuna, küçük olaylardan çıkarılan cevap.

Odadaki risk eşit dağılmıyor; anlatmak her seferinde yeniden verilen bir karar, dinlemek ise bir meslek pratiği.

Sınama çoğu zaman büyük bir sırla değil küçük bir karşı çıkışla yapılıyor ve ölçülen şey karşıdakinin bilgisi değil tepkisi.

Güvenilmeyen birinden gelen doğru bilgi bile içeri girmiyor; söz duyuluyor ama kişinin kendi hayatına uygulanmıyor.

Daha önce zarar görmüş birinin temkini bir çarpıtma değil; aşılması gereken değil, saygı gösterilmesi gereken bir öğrenme.

Sonraki derse köprü

Buraya kadar güveni bu ilişkinin kendi içinde topladığı verilerle açıkladık. Saatinde başlayan görüşmeler, tutulan sözler, değişmeyen bir yüz.

Ama odaya giren kişi boş bir defterle gelmiyor. Kime ne kadar güvenileceğine dair bir beklentiyi çoktan taşıyor ve o beklenti burada değil, çok önce kurulmuş ilişkilerde oluştu. S01-P03-D06'da içsel çalışan model derken kastedilen şey tam olarak buydu.

Bunun görünür hâli şu: bazen karşındaki kişinin sana verdiği tepki, senin o an yaptığın şeyle orantısız oluyor. Fazla hızlı bir güven, sebepsiz bir öfke, beklenmedik bir çekingenlik.

Sıradaki ders bu orantısızlığın nereden geldiğini, neden bir hata değil bir bilgi kaynağı sayıldığını ve odada nasıl kullanıldığını ele alıyor: aktarım.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.