Terapi Akademisi — S02, Terapötik ilişki · 2.369 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Direncin bir kısmı kişinin özelliği değil, konuşmanın ürünü; üslup değiştiğinde aynı kişide sıklığı değişiyor.
Hedefte anlaşmak yolda anlaşmak demek değil — ittifakın kolay gözden kaçan bileşeni, işin kendisi üzerindeki uzlaşı.
Odada iki uzmanlık var: yöntemi bilen ve o hayatı yaşayan. Biri devre dışı kaldığında plan ya uygulanamaz ya da daha önce denenmiş olanı tekrarlar.
Seçim gibi sunulan ama tek kabul edilebilir cevabı olan teklif, açık yönlendirmeden daha yanıltıcı; ayırt etmenin ölçütü, hayır cevabının bir yere varıp varmadığı.
Kararı birlikte almak sorumluluğu bölüştürmüyor; kişinin onayı, uygulayıcının kendi yargısının yerine geçmiyor.
Açılış
Açılış sahnesi
Alanın onlarca yıl rahatça kullandığı bir sözcük vardı: direnç.
Anlamı şuydu: kişi değişmek istediğini söylüyor, ama içinden bir yer karşı koyuyor. Sözcük tek başına bir açıklama yerine geçiyordu. Bir çalışma ilerlemiyorsa sebep belliydi ve odadaki bir kişide duruyordu.
Sonra görüşmeler kaydedilmeye ve söz sırası düzeyinde incelenmeye başlandı. Sorulan şey basitti: kişinin karşı koyan cümleleri tam olarak hangi anlarda çıkıyor.
Çıkan tablo sözcüğü zora soktu. Karşı koyan cümlelerin sıklığı kişiden kişiye değiştiği kadar, bir önceki sözü kimin nasıl kurduğuna göre de değişiyordu. Uygulayıcı bastırdıkça karşı çıkış artıyor, üslup yumuşadığında aynı kişi aynı seansın on dakika sonrasında başka türlü konuşuyordu.
Demek ki direncin en azından bir kısmı kişinin taşıdığı sabit bir özellik değil, iki kişi arasında o anda üretilen bir şeydi.
Bu ders o "arada üretilen şeyin" nasıl yönetildiğini anlatıyor. Adı işbirliği ve bir nezaket kuralı değil: kararlaştırılan işin gerçekten yapılıp yapılmayacağını belirleyen yer.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce işbirliğini uyumdan ayıracağız. İkisi dışarıdan neredeyse aynı görünüyor, ürettikleri sonuç aynı değil.
Sonra odadaki iki ayrı uzmanlığa bakacağız: yöntemi bilen ile o hayatı yaşayanı.
Ardından kararın nasıl alındığını açacağız — seçenek sunmayı, gerekçeyi söylemeyi ve seçim gibi görünen ama olmayan teklifi.
Sonrasında işbirliğinin gürültüsüzce bozulduğu yerleri göreceğiz.
Son bölümde işbirliğinin her kültürde ve her bağlamda aynı şeye karşılık gelmediğini ele alacağız.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
S02-P02-D01'de ittifakı üç parçaya ayırmıştık: varılmak istenen yer, oraya götüren iş ve iki kişi arasındaki bağ. Sonraki iki ders bağ tarafında durdu. Bu ders ortadaki parçayı, yani birlikte yapılan işi açıyor.
Yaygın yanlış"İşbirliği, danışanın istediğini yapmaktır."
Doğrusu
İşbirliğinin sık rastlanan bir tersine çevrilmesi bu. Kararı bütünüyle karşı tarafa bırakmak ortaklık değil, sorumluluğun bırakılması. Uygulayıcının bildiği bir şey var ve o bilgiyi masaya koymaması, kişiyi eksik bilgiyle karar vermeye bırakıyor. Ortaklık, iki tarafın da elindekini ortaya koyması demek.
Mekanizma
Odadaki iki uzmanlık
Yaygın yanlış"İşbirliği, uygulayıcının uzmanlığını bir kenara bırakmasıdır."
Doğrusu
Bırakmıyor. Bir yöntemin ne yaptığını, kime yaramadığını ve hangi riski taşıdığını söylemek uygulayıcının işi. Bunu söylememek alçakgönüllülük değil, kişiyi yalnız bırakmak. S02-P02-D03'te kabulün sessizlik olmadığını konuşmuştuk; burada da benzer bir denge var. Ortaklık, bilginin saklanmasıyla değil paylaşılmasıyla kuruluyor.
Kararın alındığı yer
Yaygın yanlış"Seçenek sunmak, kararı kişinin sırtına yıkmaktır."
Doğrusu
Yıkmak, seçenekleri ve sonuçlarını anlatmadan "sen bilirsin" demek. Ortak karar alma bunun tersi: uygulayıcı görüşünü söylüyor, hangi seçeneği neden daha uygun bulduğunu açıklıyor ve son sözü kişiye bırakıyor. Görüş bildirmek ile dayatmak arasındaki fark, cümlenin sonunda bir kapının açık kalması.
İleri katman
Usta katmanı
İşbirliğinin sessizce bozulduğu yerler
Yaygın yanlış"İşbirliği kurulamıyorsa kişi henüz hazır değildir."
Doğrusu
Bu cümle açılış sahnesindeki eski hatanın günümüzdeki hâli: sorunu tek tarafa yerleştiriyor ve orada bırakıyor. Hazır olmama gerçek bir durum olabilir, ama önce sorulması gereken şey başka: hedef gerçekten ortak mıydı, önerilen iş bu kişiye uyuyor muydu, gerekçesi söylenmiş miydi, karşı çıkmak için bir yer bırakılmış mıydı. Bu dördü sorulmadan varılan "hazır değil" hükmü, uygulayıcının kendi payını görünmez kılıyor.
İşbirliğinin biçimi herkeste aynı değil
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu ders işbirliğini bir çalışma biçimi olarak tanıtıyor, bir uygulama izni olarak değil. Seçenekleri klinik bir kararda doğru sayıda, doğru derinlikte ve doğru anda sunmak eğitimle ve denetimli uygulamayla kazanılan bir beceri; bir dersi okumak o beceriyi vermiyor.
İşbirliğinin uzanmadığı bir alan var. Kişinin kendisi için ya da çevresindeki biri için tehlike doğduğunda, güvenliği ilgilendiren adımlar seçeneğe dönüştürülmüyor. Bu tabloda kişinin görüşü sorulmaya devam ediyor, ama ne yapılacağı artık ortak kararın değil, sorumluluğun ve mevzuatın konusu. Bu farkı önceden söylemek, yaşandığı anda söylemekten daha az sarsıcı oluyor.
Sunulan seçeneklerin gerçekten var olması gerekiyor. Uygulayıcının veremeyeceği bir çalışmayı seçenek diye masaya koymak, kişiyi olmayan bir yola razı etmek oluyor. Kendi yetkinliğinin dışında kalan bir yol tercih edilirse yapılacak şey onu yürütmek değil, uygun bir yere yönlendirmek. Bir çalışmanın adını bilmek onu uygulayabilmek anlamına gelmiyor ve bu ayrımı korumak uygulayıcının kendi sorumluluğu.
Son olarak, ortak karar alma sorumluluğu bölüştürmüyor. Kararın kişiyle birlikte verilmiş olması, ortaya çıkan bir zararda uygulayıcının payını azaltmıyor. Süreç kötüye giderken kişinin onayına dayanmak bir savunma değil; bu noktada gidilecek yer süpervizyondur.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Direncin bir kısmı kişinin özelliği değil, konuşmanın ürünü; üslup değiştiğinde aynı kişide sıklığı değişiyor.
Hedefte anlaşmak yolda anlaşmak demek değil — ittifakın kolay gözden kaçan bileşeni, işin kendisi üzerindeki uzlaşı.
Odada iki uzmanlık var: yöntemi bilen ve o hayatı yaşayan. Biri devre dışı kaldığında plan ya uygulanamaz ya da daha önce denenmiş olanı tekrarlar.
Seçim gibi sunulan ama tek kabul edilebilir cevabı olan teklif, açık yönlendirmeden daha yanıltıcı; ayırt etmenin ölçütü, hayır cevabının bir yere varıp varmadığı.
Kararı birlikte almak sorumluluğu bölüştürmüyor; kişinin onayı, uygulayıcının kendi yargısının yerine geçmiyor.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Buraya kadar konuştuğumuz her şey kurulabilir. Gündem birlikte belirlenebilir, seçenekler yazılabilir, gerekçe söylenebilir, hayır demeye yer açılabilir. Bunların hepsi ilk görüşmede bile yapılabilecek işler.
Ama bir şey var ki tek seansta kurulamıyor ve yapılacak işler listesine yazılamıyor. Bir kişinin, daha önce kimseye söylemediği şeyi söylemesini sağlayan şey iyi düzenlenmiş bir gündem değil.
O şey zamanla birikiyor, küçük anlarda sınanıyor ve bir kerede kaybedilebiliyor. İki tarafta da aynı hızda oluşmuyor: uygulayıcı çoktan kurulduğunu düşünürken karşı taraf hâlâ ölçüyor olabiliyor.
Sıradaki ders bunun neden zaman istediğini, hangi küçük olaylarda sınandığını ve bir kez zedelendiğinde ne olduğunu ele alıyor: güven.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.