Terapi Akademisi — S02, Terapötik ilişki · 1.974 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kabul bir duygu değil bir davranış biçimi; o gün karşındakine ne hissettiğinden bağımsız olarak yapılabiliyor ve denetlenebiliyor.
Onaylama, tepkinin doğru olduğunu değil anlaşılabilir olduğunu söylüyor — bir tepki hem anlaşılabilir hem zararlı olabiliyor ve ikisi aynı anda konuşulabiliyor.
Geçersiz kılma çoğu zaman teselli kılığında geliyor: "bu kadar büyütme" cümlesi, hissedilen şeyin olması gerekenden büyük olduğunu söylüyor.
Genelleyen bir onay kişiyi tekilliğinden çıkarıyor; işe yarayan onaylama, o kişinin kendi durumuna bağlı olanı.
Kabul ile değişim karşıt değil sıralı: kendini savunmak zorunda kalmayan kişi, soruna kendisi bakabiliyor.
Açılış
Açılış sahnesi
Bir kişi, üç gün önce yeniden içtiğini anlatıyor.
Sekiz aydır içmiyordu. Anlatırken yüzüne bakmıyor.
Karşısındaki iyi niyetli ve destekleyici olmak istiyor. Söylediği cümle şu: "Önemli değil, sekiz ay büyük başarı. Herkesin başına gelir, kendini suçlama."
Kişi başını sallıyor. Konu kapanıyor.
Söylenmeyen şey şuydu: içtiği gece bir şey olmuştu ve kişi o geceden beri kendinden korkuyordu.
Söylenen cümle destekleyiciydi. Aynı zamanda konuyu küçültmüştü. "Önemli değil" demek, kişinin o an taşıdığı ağırlığın yanlış bir ağırlık olduğunu söylemek anlamına geliyordu.
Kabul, hafifletmek değil. Karşındakinin taşıdığı şeyin, o koşullarda anlaşılabilir olduğunu göstermek.
Bu ders, kabulün ne olduğunu ve teselli ile arasındaki farkı anlatıyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce kabulün üç şeyle karıştırıldığını göreceğiz: onaylamak, hoş görmek ve teselli etmek.
Sonra onaylamayı ele alacağız — kabulün yapılabilir hâli bu.
Ardından tersini konuşacağız: geçersiz kılma neye benziyor ve ne yapıyor.
Sonrasında saygıyı ele alacağız, çünkü kabul bir duygu değil bir davranış biçimi.
Son bölümde en zor kısmı konuşacağız: kabulün kendiliğinden gelmediği durumlar.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
S01-P03-D09'da koşulsuz kabulü, kişiyi davranışlarını onaylamak zorunda kalmadan ve koşul koymadan değerli görmek olarak tanımlamıştık. Bu ders o ölçütü uygulamaya çeviriyor.
Yaygın yanlış"Kabul etmek, onaylamaktır."
Doğrusu
Sık görülen bir karışıklık bu ve sonucu şu oluyor: uygulayıcı zararlı bulduğu bir davranışı kabul ederse onaylamış olacağını düşünüyor, bu yüzden mesafe koyuyor. Oysa kabul davranışa değil kişiye yöneliyor. Bir davranışın zararlı olduğunu söylemekle o kişiyi değersiz görmek arasında hiçbir zorunlu bağ yok.
Yaygın yanlış"Kabul, değişimin karşıtıdır."
Doğrusu
Sık duyulan bir korku daha: kabul edilirse kişi değişmek için bir neden bulamayacak. Uygulamada tersi işliyor. Kendini savunmak zorunda kalan kişi enerjisini savunmaya harcıyor; kabul edildiğini gören kişi ise sorunun kendisine bakabiliyor. Değişimi mümkün kılan zemin bu — bu ikisi karşıt değil, sıralı.
Mekanizma
Onaylama
Geçersiz kılma
İleri katman
Usta katmanı
Saygı
Yaygın yanlış"Ben kimseyi yargılamıyorum."
Doğrusu
Bu cümleyi söyleyen herkes samimi olabilir ve yine de yanılıyor olabilir. Yargı çoğu zaman fark edilmeden işliyor. S00-P01-D09'da konuştuğumuz damgalama, uzman eğitimi almış kişilerde de bulunabiliyor. Doğru soru "yargılıyor muyum" değil, "hangi konularda ve kime karşı yargılamaya daha yatkınım".
Yaygın yanlış"Yargılamamak, hiçbir şey söylememektir."
Doğrusu
Kabul, sessizlik değil. Zararlı bir davranış karşısında hiçbir şey söylememek kabul değil terk etme oluyor. Söylenebilir olan şey davranışın kişiden ayrılması: bunun sana ne yaptığını konuşalım demek, hem kabul hem karşı çıkış içeriyor ve ikisi aynı cümlede durabiliyor.
Kabulün zorlandığı yerler
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu ders kabul ve saygıyı bir tutum olarak tanıtıyor; bir uygulama yetkisi vermiyor. Onaylama düzeylerini klinik bir süreçte, doğru derinlikte ve doğru zamanda kullanmak eğitim ve süpervizyon gerektiren bir beceri.
Kabul, klinik yargının yerine geçmiyor. Bir kişinin tepkisini anlaşılabilir bulmak, o tepkinin güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Kendine ya da başkasına yönelen bir tehlike söz konusuysa anlamakla yetinilmiyor: önce güvenlik konuşuluyor, gerektiğinde sorumluluk yetkili bir ekibe devrediliyor.
Zarar gören bir kişinin bulunduğu durumlarda kabul, mevcut durumun onaylanmasına dönüşmemeli. Süregelen şiddet ya da istismarın olduğu bir tabloda kişinin tepkilerini anlaşılabilir bulmak gerekli; durumun kendisini kabul etmek ise değil. Bu ayrımı kuran şey yönlendirme yükümlülüğüdür ve o yükümlülük yerel mevzuatla tanımlanır.
Son olarak, kabulün nerede zorlandığını kendi başına görmek zor. Belirli konularda ya da belirli kişilerle tekrarlayan bir mesafe fark ediliyorsa, bunun gideceği yer kendi kendine telkin değil süpervizyondur.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Kabul bir duygu değil bir davranış biçimi; o gün karşındakine ne hissettiğinden bağımsız olarak yapılabiliyor ve denetlenebiliyor.
Onaylama, tepkinin doğru olduğunu değil anlaşılabilir olduğunu söylüyor — bir tepki hem anlaşılabilir hem zararlı olabiliyor ve ikisi aynı anda konuşulabiliyor.
Geçersiz kılma çoğu zaman teselli kılığında geliyor: "bu kadar büyütme" cümlesi, hissedilen şeyin olması gerekenden büyük olduğunu söylüyor.
Genelleyen bir onay kişiyi tekilliğinden çıkarıyor; işe yarayan onaylama, o kişinin kendi durumuna bağlı olanı.
Kabul ile değişim karşıt değil sıralı: kendini savunmak zorunda kalmayan kişi, soruna kendisi bakabiliyor.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Buraya kadar ilişkinin iki bileşenini çalıştık: karşındakini anlamak ve onu koşulsuz değerli saymak. İkisi de uygulayıcının yaptığı şeyler.
Ama S02-P02-D01'de ittifakı üç parçaya ayırmıştık ve son iki ders yalnız bağ tarafında durdu; ortadaki parça, birlikte yapılan iş, henüz kendi başına açılmadı. Anlaşılmış ve kabul edilmiş bir kişi hâlâ seyirci konumunda olabiliyor — kararları uygulayıcı veriyor, o onaylıyor.
O hâlde soru şu: bir çalışmanın gerçekten ortak olduğu nasıl anlaşılır, kararlar kimin ve kim ne zaman uzman: işbirliği.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.