İçeriğe geç

M18-D08

Türkiye’de psikoloji eğitimi ve unvanlar

Türkiye’de psikoloji lisans eğitimini, uzmanlık yollarını ve unvanların yasal çerçevesini güncel kaynaklarla açıklar.

Temel Psikoloji Akademisi — M18, Psikolojinin meslekleri · 2.726 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Türkiye'de psikoloji eğitimi dört yıllık lisans programıyla başlar; psikolojik danışmanlık ve rehberlik ile psikiyatri ayrı eğitim yollarıdır.

1219 sayılı Kanuna 2011'de eklenen ek 13. madde, klinik psikoloğu bir sağlık meslek mensubu olarak tanımlar; klinik psikolog unvanı, kanunda belirtilen klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktora yolunu gerektirir.

Kanuna göre klinik psikolog, hastalık olarak tanımlanmayan durumlarda psikoterapi yapabilir; hastalık durumlarında ise ancak uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygular.

2014 tarihli yönetmelik, klinik psikoloğu sağlık meslek mensupları arasında, psikoloğu ise sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları arasında tanımlar; "uzman psikolog" bu yönetmelikte ayrı bir unvan olarak geçmez.

Ders yazıldığı tarihte psikologluğu bütünüyle düzenleyen bir meslek yasası bulunmuyor; bu, bazı unvanların korunmasız kalmasına yol açıyor. Bir uzmana başvurmadan önce eğitim geçmişini sormak danışanın hakkıdır.

Mevzuat değişebilir; bu dersteki bilgiler yazıldığı tarihe aittir ve her karar öncesinde güncel resmî metin kontrol edilmelidir.

Açılış sahnesi

Erzurum'da bir bayram sofrası. Psikoloji bölümünün üçüncü sınıfındaki Zeynep'e teyzesi soruyor: "Mezun olunca ilaç yazabilecek misin? Komşunun oğlu da psikolog, ama o hastanede değil, bir merkezde terapi yapıyormuş." Dayısı araya giriyor: "Bizim yandaki ofisin kapısında 'uzman psikolog, aile danışmanı, yaşam koçu' yazıyor. Hangisi neyi yapabiliyor?"

Zeynep bir an duraksıyor. Dört yıllık lisans eğitimini neredeyse bitirmiş; ama teyzesinin ve dayısının sorularına net bir cevap veremiyor. Mezun olduğunda kendini hangi unvanla tanıtabilecek, hangi işi yapabilecek, hangisini yapamayacak? Bu soruların cevabı, okulda öğrendiği hiçbir dersin içinde yok.

Zeynep'i ve ailesini anlatım için uydurduk. Ama bayram sofrasındaki bu karışıklık, Türkiye'de psikoloji mesleğinin yasal çerçevesine dair yaygın belirsizliği yansıtıyor. Bu ders, o çerçevenin bugün bilinen parçalarını resmî metinlere dayanarak açıklıyor.

Bu derste ne olacak

M18-D07'de spor psikolojisini ve insan faktörlerini gördük. Bu modül boyunca psikolojinin farklı uygulama alanlarını tanıdık. Bu derste soruyu Türkiye'ye çeviriyoruz: Bu alanların kapısı hangi diplomayla açılıyor ve hangi unvan, hangi yasal dayanakla, hangi işi yapmaya izin veriyor?

Bu bir mevzuat dersi. Mevzuat zamanla değişebilir; bu dersteki yasal bilgiler, ders yazıldığı tarihte, 2026'da, resmî mevzuat bilgi sisteminde yayımlanan güncel metinlere dayanıyor. Bir karar vermeden önce, örneğin bir meslek yolu seçmeden ya da bir uzmana başvurmadan önce, güncel metni resmî kaynaktan kontrol etmek gerekir.

Psikiyatristin hekim olarak yetiştiğini S00-P01-D02'de, psikolojik danışmanlık alanını S00-P01-D04'te, okullardaki rehberlik çalışmasını M18-D04'te gördük. M01-D10'da ise Türkiye'de bilimsel psikolojinin 1915'te İstanbul'da nasıl kurulduğunu tartıştık. Bu derste bu bilgileri bir meslek haritasında birleştiriyoruz.

Sıfır noktası

Türkiye'de psikoloji eğitimi, üniversitelerin psikoloji bölümlerinde verilen dört yıllık bir lisans programıyla başlıyor. Bu programlar genellikle fen-edebiyat, insan ve toplum bilimleri ya da benzeri fakültelerin içinde yer alıyor ve bu serinin kapsadığı konuların, yani araştırma yöntemlerinin, biyolojik temellerin, öğrenmenin, gelişimin, kişiliğin, sosyal psikolojinin ve psikopatolojiye girişin bir benzerini öğretiyor.

Psikolojik danışmanlık ve rehberlik ise ayrı bir lisans programı. Bu program çoğunlukla eğitim fakültelerinde yer alıyor ve mezunlarını büyük ölçüde okullarda ve eğitim kurumlarında çalışmaya hazırlıyor; M18-D04 bu yolu ayrıntısıyla anlatmıştı. Psikiyatri ise tıp fakültesinin ardından yapılan bir tıp uzmanlığı. Bu üç yol, aynı insan sıkıntısıyla farklı açılardan ilgilenen üç ayrı meslek doğuruyor.

Lisansın ardından yüksek lisans ve doktora programları geliyor. Klinik psikoloji, gelişim psikolojisi, sosyal psikoloji, bilişsel psikoloji ve endüstri ve örgüt psikolojisi gibi alanlarda lisansüstü programlar açılıyor; bu modülde gördüğümüz uygulama alanlarının çoğu, bu basamakta uzmanlaşmaya dönüşüyor. Akademik kariyer isteyen biri için doktora, araştırma yapma ve öğretim üyesi olma yolunu açıyor.

Mekanizma

Yasal dayanak

Türkiye'de sağlık alanındaki meslekleri düzenleyen temel kanunlardan biri, 1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun. Bu kanuna 2011'de eklenen ek 13. madde, bazı sağlık meslek mensuplarını tanımladı; klinik psikolog bunlardan biri.

Bu tanımın bir sonucu, psikoloji lisansından mezun olmanın tek başına klinik psikolog unvanını kazandırmaması. Lisans mezunu "psikolog" olarak çalışabiliyor; ama klinik psikolog unvanı, yasada tanımlanan yüksek lisans ya da doktora eğitimini gerektiriyor.

Yaygın yanlış"Klinik psikolog ile psikolog arasındaki fark yalnızca kıdemdir; birkaç yıl çalışan psikolog zamanla klinik psikolog olur."
Doğrusu

Kanun, klinik psikolog unvanını çalışma süresine değil, tanımlanan lisansüstü eğitime bağlıyor. On yıl hastanede çalışmış bir psikolog, bu eğitimi almadıkça klinik psikolog unvanını kazanmıyor.

Kim ne yapabilir?

Kanunun ardından, 22 Mayıs 2014'te Resmî Gazete'de bir yönetmelik yayımlandı: Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik. Bu yönetmelik, klinik psikolog ile psikoloğu iki ayrı ekte, iki ayrı kategoride tanımlıyor.

Yaygın yanlış"Psikoloji bölümünden mezun olan herkes klinik psikologdur ve hastalara psikoterapi yapabilir."
Doğrusu

Kanun, klinik psikolog unvanını psikoloji lisansının üzerine yapılan klinik psikoloji yüksek lisansına ya da tanımlanan doktora yoluna bağlıyor. Yönetmelik ise psikoterapi yetkisini klinik psikoloğa veriyor ve ruhsal bozukluk tanılarında bunu uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine bağlıyor. Lisans mezunu psikologların görevleri yönetmelikte ayrıca ve daha sınırlı olarak tanımlanıyor.

Unvanların karmaşası

Açılıştaki dayının gördüğü tabelada "uzman psikolog" yazıyordu. Bu ifade gündelik dilde, genellikle psikoloji alanında yüksek lisans yapmış kişiler için kullanılıyor. Ama incelediğimiz 2014 yönetmeliği, görev tanımlarında yalnızca "klinik psikolog" ve "psikolog" unvanlarını sayıyor; "uzman psikolog" bu yönetmelikte ayrı bir unvan olarak tanımlanmıyor.

Ders yazıldığı tarihte, Türkiye'de psikologluk mesleğini bütünüyle düzenleyen ayrı bir meslek yasası bulunmuyor. Klinik psikoloğun tanımı 1219 sayılı Kanunun bir ek maddesinde, görev tanımları ise bir yönetmelikte yer alıyor. Psikologların meslek örgütleri, unvanın korunması, yetkilerin ve sınırların netleşmesi için uzun süredir bir meslek yasası çıkarılmasını talep ediyor.

Yaygın yanlış"Kapısında 'psikolog' ya da 'terapist' yazan herkes, bu işi yapmak için gerekli eğitimi almıştır."
Doğrusu

Unvanların bir kısmı yasal tanımlara dayanıyor; ama bazı kelimeler, örneğin pek çok "terapist" ve "danışman" ifadesi, kapsamlı bir yasal düzenlemeyle korunmuyor. Bir uzmana başvurmadan önce eğitim geçmişini sormak ve gerektiğinde kamu hastaneleri, üniversite klinikleri ya da meslek örgütleri gibi güvenilir kaynaklardan bilgi almak, danışanı korur.

Sınırların öbür yanı

Psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunları, ağırlıklı olarak okullarda ve eğitim kurumlarında psikolojik danışman olarak çalışıyor. Kanun, bu mezunların da klinik psikoloji yüksek lisansı yaparak klinik psikolog unvanı alabilmesine imkân tanıyor. Psikiyatristler ise tıp eğitimi ve uzmanlık eğitimi aldıkları için tanı koyma ve ilaç yazma yetkisine sahip. S00-P01-D04'teki bir kanıt kartı, danışan sonuçlarının uygulayıcının meslek grubuna göre sistematik ve büyük farklar göstermediğini aktarmıştı; ama yasal yetkiler, sonuçlardaki bu benzerlikten bağımsız olarak, mesleklere göre farklılaşıyor.

Usta katmanı

Türkiye'de psikoloji mesleğinin yasal çerçevesi, uzun tartışmalardan geçerek bugünkü biçimini aldı ve hâlâ tartışılıyor. Bir taraf, psikoterapinin hastalık durumlarında hekim yönlendirmesine bağlanmasını, hastanın güvenliği ve bedensel nedenlerin gözden kaçmaması için gerekli görüyor. Öbür taraf, bu düzenlemenin klinik psikologların eğitim aldıkları alanda bağımsız çalışmasını kısıtladığını ve hizmete erişimi zorlaştırdığını savunuyor. Bu tartışma, M17-D04'ün iki kavramının, bilim-uygulayıcı modeliyle uygulama sınırının, bir ülkenin hukuk düzeninde nasıl somutlaştığını gösteriyor.

Bir başka tartışma, yurt dışında alınan eğitimlerin ve sertifikaların Türkiye'de nasıl tanınacağıyla ilgili. Bir terapi yönteminin yurt dışında alınmış bir sertifikası, kişiye Türkiye'de yasal olarak tanımlanmış bir unvan kazandırmıyor; unvanlar, Türk mevzuatında tanımlanan eğitim yollarına bağlı.

Kanıtın sınırı

Bu dersteki yasal bilgiler, ders yazıldığı tarihte yürürlükte olan metinlere dayanıyor ve mevzuat değişebilir. Kanunlarda ve yönetmeliklerde zaman zaman değişiklikler yapılıyor, mahkeme kararları bazı hükümleri iptal edebiliyor ve yeni düzenlemeler çıkabiliyor. Bu yüzden bu ders, bir meslek kararı ya da hukuki bir soru için tek başına yeterli bir kaynak değil; güncel metin her zaman resmî kaynaktan kontrol edilmeli.

İkincisi, yasal metinlerin bir işi kimin yapabileceğini söylemesi, o işin pratikte nasıl yapıldığını tam olarak göstermiyor. Yasaların uygulamada nasıl yorumlandığı, kurumlar arasında ve zaman içinde değişebiliyor; bu yorumların ne kadar tutarlı olduğuna dair sistematik veriler sınırlı ve bu dersin kapsamında incelenmedi.

Üçüncüsü, unvan karmaşasının danışanlar üzerindeki etkisine, örneğin insanların uzman seçerken hangi bilgilere dayandığına ya da eğitimsiz kişilerden hizmet alanların ne yaşadığına dair Türkiye'ye özgü sistematik araştırma bilgisi de sınırlı.

Kendin dene

Aklında kalsın

Türkiye'de psikoloji eğitimi dört yıllık lisans programıyla başlar; psikolojik danışmanlık ve rehberlik ile psikiyatri ayrı eğitim yollarıdır.

1219 sayılı Kanuna 2011'de eklenen ek 13. madde, klinik psikoloğu bir sağlık meslek mensubu olarak tanımlar; klinik psikolog unvanı, kanunda belirtilen klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktora yolunu gerektirir.

Kanuna göre klinik psikolog, hastalık olarak tanımlanmayan durumlarda psikoterapi yapabilir; hastalık durumlarında ise ancak uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygular.

2014 tarihli yönetmelik, klinik psikoloğu sağlık meslek mensupları arasında, psikoloğu ise sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları arasında tanımlar; "uzman psikolog" bu yönetmelikte ayrı bir unvan olarak geçmez.

Ders yazıldığı tarihte psikologluğu bütünüyle düzenleyen bir meslek yasası bulunmuyor; bu, bazı unvanların korunmasız kalmasına yol açıyor. Bir uzmana başvurmadan önce eğitim geçmişini sormak danışanın hakkıdır.

Mevzuat değişebilir; bu dersteki bilgiler yazıldığı tarihe aittir ve her karar öncesinde güncel resmî metin kontrol edilmelidir.

Sonraki derse köprü

Bu modülde psikolojinin uygulama alanlarını ve Türkiye'deki meslek yollarını gördük. Ama bir unvan, bir diploma ya da bir meslek alanı, psikolojinin en temel becerisini tek başına garanti etmiyor: bir soruyu, cevabı bilmediğimizi kabul ederek, sınanabilir biçimde sormak ve verinin bizi yanıltmasına karşı önlem almak.

Bu serinin başından beri öğrendiğin araçları, yani sınanabilir soruyu, deneyi, örneklemi, ölçümü, etki büyüklüğünü ve ön kaydı, kendi küçük bir sorun üzerinde bir araya getirebilir misin? Merak ettiğin bir davranışı nasıl bir araştırma sorusuna dönüştürür, hangi desenle sınar ve sonuçlar gelmeden önce neyi bekleyeceğini nasıl kayda geçirirsin? Serinin son dersi bu soruya ayrılıyor: Bir psikolog gibi düşünmek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.