İçeriğe geç

M18-D04

Okul ve eğitim psikolojisi

Eğitim psikolojisinin öğrenme bulgularını sınıfa nasıl taşıdığını açıklar.

Temel Psikoloji Akademisi — M18, Psikolojinin meslekleri · 2.734 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Okul psikolojisi, öğrencilerin öğrenme, davranış ve duygusal güçlüklerini değerlendirmek, öğretmenler ve ailelerle müdahale planlamak ve okul çapında önleyici programlar geliştirmekle ilgilenir; Türkiye'de bu işlerin önemli bir kısmı rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanından gelen uzmanlarca yürütülür.

"Tembel" denen bir öğrencinin zorlanması, özgül bir öğrenme güçlüğünden, yetersiz öğretimden ya da başka etkenlerden kaynaklanabilir; müdahaleye yanıt modeli, önce destek verip öğrencinin bu desteğe nasıl yanıt verdiğine bakar.

Geri bildirim ortalamada performansı artırır; ama dikkati görevden kişinin benliğine kaydırdığında performansı düşürebilir. Görev odaklı geri bildirim, işin kendisine ve bir sonraki adıma odaklanır.

Zihniyet müdahalelerinin ortalama etkisi küçüktür; etkiler risk altındaki öğrencilerde ve destekleyici sınıflarda daha belirgindir.

Okul temelli zorbalık önleme programları, zorbalığı ortalamada belirgin biçimde azaltır; izleyici öğrencilerin tepkisi zorbalığın sürmesinde önemli bir rol oynar.

Bulgular büyük ölçüde belirli okul sistemlerinden geliyor; küçük ölçekli çalışmalardaki etkiler ölçeklendirildiğinde küçülebiliyor ve eğitimde moda olan fikirler kanıttan hızlı yayılabiliyor.

Açılış sahnesi

Sakarya'da bir ortaokulun öğretmenler odası. Matematik öğretmeni, yedinci sınıftaki Ömer'in son üç sınavını masaya bırakıyor: kırk iki, otuz sekiz, otuz bir. "Bu çocuk tembel," diyor. "Defteri boş, ödev getirmiyor, derste başını kaldırmıyor."

Okulun psikolojik danışmanı Seda Hanım, Ömer'le birkaç kez görüşüyor. Ömer'in okumada belirgin biçimde zorlandığını fark ediyor; problemleri anlamakta değil, problem metnini okumakta takılıyor. Ayrıca Ömer'in sınıfta birkaç öğrencinin sürekli alay ettiği çocuk olduğunu öğreniyor. "Ben zaten matematikten anlamıyorum," diyor Ömer. "Annem de anlamazdı, ben de anlamam."

Bu okulu ve içindekileri anlatım için uydurduk. Ama "tembel" denen bir öğrencinin arkasında bir okuma güçlüğünün, bir zorbalık deneyiminin ve yeteneğine dair yerleşmiş bir inancın birlikte durması, okullarda psikolojinin her gün karşılaştığı bir tablo. Bu ders, o tabloyu ayrı ayrı parçalarına ayırıyor.

Bu derste ne olacak

M18-D03'te psikolojinin iş yerine nasıl uygulandığını gördük. Bu derste, psikolojinin okula ve öğrenmeye uygulandığı alana bakıyoruz.

Bu alanın en bilinen bulgularının bir kısmını seride daha önce gördük. M07-D10'da öğrenme stilleri efsanesini ve kendini sınamanın, çalışmayı zamana yaymanın ve konuları serpiştirmenin neden işe yaradığını tartıştık. M02-D09'da öğretmen beklentisinin öğrencileri etkileyip etkilemediğine dair tartışmalı bulguları, M11-D06'da Vygotsky'nin yakınsak gelişim alanını gördük. Bu derste o bilgileri tekrar etmeyeceğiz. Burada okulda psikolojinin dört farklı işine odaklanıyoruz: öğrenme güçlüklerini fark etmek, geri bildirimi doğru vermek, öğrencilerin yeteneğe dair inançlarını değiştirmek ve akran zorbalığını önlemek.

Sıfır noktası

Eğitim psikolojisi, psikolojinin en eski uygulama alanlarından biri. M18-D01'de gördüğümüz gibi, Witmer'ın kurduğu ilk psikoloji kliniğinin ilk vakalarından biri, okumakta zorlanan bir öğrenciydi. Binet'nin ilk zekâ testini geliştirmesinin nedeni de, M09-D11'de gördüğümüz gibi, okulda ek desteğe ihtiyaç duyan çocukları belirlemekti.

Ülkeden ülkeye bu iş farklı mesleklerce yürütülüyor. Bazı ülkelerde okullarda psikoloji eğitimi almış okul psikologları çalışıyor. Türkiye'de ise okullardaki bu işlerin önemli bir kısmını, S00-P01-D04'ün tanıttığı rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanından gelen uzmanlar yürütüyor. Unvanların ve eğitim yollarının ayrıntısı, modülün sekizinci dersinde ele alınacak.

Mekanizma

"Tembel" mi, zorlanıyor mu?

Açılıştaki Ömer'in matematik notlarındaki düşüş, matematikle ilgili olmayabilirdi. Okumakta zorlanan bir öğrenci, metinle sunulan bir problemi çözemediğinde, öğretmeni onun matematiği anlamadığını düşünebilir.

Uzun yıllar boyunca öğrenme güçlüğü tanısı, bir öğrencinin zekâ testi puanı ile akademik başarısı arasındaki büyük bir farka dayanıyordu. Bu yaklaşım, öğrencinin yeterince geride kalmasını beklemek anlamına geldiği için eleştirildi.

Bu modelin mantığı, M18-D02'de gördüğümüz nöropsikolojik değerlendirmenin bazı ilkelerini taşıyor: Bir öğrencinin zorlanmasının nedenini anlamak için, onun önceki öğretim deneyimini ve öğretime nasıl yanıt verdiğini de bilmek gerekiyor. Yetersiz öğretim gören bir öğrenciyi öğrenme güçlüğü olan bir öğrenciyle karıştırmak, yanlış bir etiket ve yanlış bir müdahale anlamına geliyor.

Yaygın yanlış"Okumakta zorlanan bir çocuk ya zekâsı düşük ya da tembeldir."
Doğrusu

Özgül öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin genel zihinsel yetenekleri yaşlarına uygundur; zorlandıkları şey belirli bir beceridir. Bir öğrencinin zorlanması, yetersiz ya da kesintili öğretimden, görme ya da işitme sorunlarından, dil farklarından ya da duygusal güçlüklerden de kaynaklanabilir. "Tembel" etiketi, bu olasılıkların hiçbirini araştırmadan bir karar vermek demek.

Geri bildirim

Okulda en sık yapılan şeylerden biri, öğrencilere geri bildirim vermek: notlar, kırmızı kalem düzeltmeleri, "aferin" ya da "daha çok çalışmalısın". Geri bildirimin öğrenmeyi artırdığı genellikle kabul ediliyor. Ama araştırmalar, tablonun daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

M18-D03'te çağrı merkezindeki sayacın çalışanları yanlış yöne itebildiğini görmüştük. Okulda da benzer bir tehlike var: Öğrenciyi sınıf sıralamasıyla ya da başkalarıyla karşılaştırarak verilen bir not, onun dikkatini öğrenmeden, sınıftaki yerine kaydırabiliyor.

Yeteneğe dair inançlar

Açılıştaki Ömer'in "Annem de anlamazdı, ben de anlamam" cümlesi, eğitim psikolojisinin son yıllarda en çok tartışılan konularından birine dokunuyor: öğrencilerin yeteneğin sabit mi yoksa geliştirilebilir mi olduğuna dair inançları.

Bu fikir çok popüler oldu; pek çok okul, öğrencilerine "beyin bir kas gibidir" mesajını veren programlar uygulamaya başladı. Ama araştırmalar, etkilerin beklenenden çok daha küçük olduğunu gösterdi.

Yaygın yanlış"Öğrencilere büyüme zihniyetini öğretmek başarı farklarını kapatır."
Doğrusu

Büyük meta-analizler ve ulusal deneyler, zihniyet müdahalelerinin ortalama etkisinin küçük olduğunu gösterdi. Etkiler belirli öğrenci gruplarında ve destekleyici sınıflarda daha belirgin. Bu müdahaleler zararsız ve ucuz olabilir; ama tek başına, öğretimin niteliği, kaynaklar ve öğrencilerin yaşam koşulları gibi etkenlerin yerini tutamıyor.

M10-D09'da ego tükenmesi bulgusunun büyük tekrarlarda zayıfladığını, M02-D11'de tekrarlama krizini görmüştük. Zihniyet araştırmalarının hikâyesi de benzer bir örüntü gösteriyor: İlk küçük çalışmalardaki etkiler, büyük ve ön kayıtlı çalışmalarda belirgin biçimde küçüldü; ama tamamen kaybolmadı.

Akran zorbalığı

Açılıştaki Ömer'in sınıfta alay edilen öğrenci olması, onun okul deneyiminin belki de en ağır yanıydı.

M14-D10'da saldırganlığı incelerken, saldırgan davranışın öğrenilebildiğini ve ortam tarafından desteklenebildiğini görmüştük. Akran zorbalığı da yalnızca zorba ile kurban arasında değil, onu izleyen, gülen ya da susan diğer öğrencilerin ve öğretmenlerin tepkileri içinde sürüyor.

Yaygın yanlış"Çocuklar arasındaki zorbalık, büyümenin olağan bir parçasıdır; yetişkinlerin karışmaması gerekir."
Doğrusu

Zorbalığa uğramak, çocuklarda kaygı, depresyon, okul başarısında düşüş ve okuldan kaçınmayla ilişkili. Çocuklar arasındaki olağan anlaşmazlıklar ile tekrarlayan ve güç farkına dayanan zorbalık farklı şeyler. Okul temelli programların zorbalığı belirgin biçimde azaltabildiğini gösteren bulgular, yetişkinlerin karışmasının bir fark yaratabildiğini gösteriyor.

Usta katmanı

Okulda psikolojinin en büyük zorluklarından biri, araştırmayla ölçeklendirme arasındaki boşluk. Küçük ölçekli çalışmalarda, uzman araştırmacıların dikkatle uyguladığı bir program iyi sonuç verebilir; ama aynı program binlerce okula yayıldığında, öğretmenlerin farklı biçimlerde uygulamasıyla etkisi küçülebiliyor.

Bir başka zorluk, etiketin iki yüzü. Bir öğrenciye öğrenme güçlüğü tanısı koymak, ona ek destek ve sınav düzenlemeleri gibi haklar kazandırabilir; ama aynı zamanda, M13-D09'da gördüğümüz kalıp yargı süreçlerine benzer biçimde, öğretmenlerin ve öğrencinin kendisinin beklentilerini düşürebilir. Okul psikolojisi, bu iki yüzü dengelemeye çalışıyor.

Kanıtın sınırı

Eğitim deneylerinin çoğu, ABD'nin, İngiltere'nin ve İskandinav ülkelerinin okullarında yapıldı. Sınıf mevcutlarının, öğretmen eğitiminin, sınav sistemlerinin ve okulların kaynaklarının çok farklı olduğu ülkelerde, aynı müdahalelerin aynı biçimde işleyip işlemeyeceği açık bir soru.

İkincisi, okul müdahalelerinin etkilerinin çoğu zaman kısa vadede ölçülmesi. Bir programın bir dönem sonra notları ya da zorbalık bildirimlerini değiştirdiğini göstermek, onun yıllar sonra da etkili olduğunu göstermiyor.

Üçüncüsü, eğitimde moda olan fikirlerin araştırmadan hızlı yayılması. Öğrenme stilleri, M07-D10'da gördüğümüz gibi, kanıtı olmadığı hâlde dünyada pek çok öğretmen tarafından benimsendi. Zihniyet müdahaleleri ise kanıtlar netleşmeden çok büyük bir ölçekte uygulanmaya başlandı. Okul psikologları, bu fikirleri okullara taşırken onların kanıt durumunu da taşımak zorunda.

Kendin dene

Aklında kalsın

Okul psikolojisi, öğrencilerin öğrenme, davranış ve duygusal güçlüklerini değerlendirmek, öğretmenler ve ailelerle müdahale planlamak ve okul çapında önleyici programlar geliştirmekle ilgilenir; Türkiye'de bu işlerin önemli bir kısmı rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanından gelen uzmanlarca yürütülür.

"Tembel" denen bir öğrencinin zorlanması, özgül bir öğrenme güçlüğünden, yetersiz öğretimden ya da başka etkenlerden kaynaklanabilir; müdahaleye yanıt modeli, önce destek verip öğrencinin bu desteğe nasıl yanıt verdiğine bakar.

Geri bildirim ortalamada performansı artırır; ama dikkati görevden kişinin benliğine kaydırdığında performansı düşürebilir. Görev odaklı geri bildirim, işin kendisine ve bir sonraki adıma odaklanır.

Zihniyet müdahalelerinin ortalama etkisi küçüktür; etkiler risk altındaki öğrencilerde ve destekleyici sınıflarda daha belirgindir.

Okul temelli zorbalık önleme programları, zorbalığı ortalamada belirgin biçimde azaltır; izleyici öğrencilerin tepkisi zorbalığın sürmesinde önemli bir rol oynar.

Bulgular büyük ölçüde belirli okul sistemlerinden geliyor; küçük ölçekli çalışmalardaki etkiler ölçeklendirildiğinde küçülebiliyor ve eğitimde moda olan fikirler kanıttan hızlı yayılabiliyor.

Sonraki derse köprü

Okulda bazı zorbalık olayları, yalnızca bir disiplin meselesi olarak kalmıyor; ciddi bir yaralanmaya, bir şikâyete ve sonunda bir mahkeme sürecine dönüşebiliyor. O noktada, bir öğrencinin ne yaşadığını, ne hatırladığını ve sonraki yıllarda nasıl etkilenebileceğini anlamak, bir hâkimin de ihtiyaç duyduğu bir bilgi hâline geliyor.

Psikologlar mahkemelere hangi sorularda bilgi veriyor? Bir sanığın suç işlediği sırada ne durumda olduğunu, bir çocuğun tanıklığının ne kadar güvenilir olduğunu ya da cezası biten birinin topluma dönüşte ne kadar risk taşıdığını nasıl tartıyorlar? Ve dizilerde gördüğümüz, suçluyu birkaç ipucundan tarif eden "profil uzmanı" imgesi, bu mesleğin gerçeğine ne kadar uyuyor? Modülün beşinci dersi bu soruları ele alıyor: Adli psikoloji.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.