M18-D01
Klinik psikoloji
Klinik psikolojinin değerlendirme, müdahale ve araştırma işlevlerini ve psikiyatriden farkını açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M18, Psikolojinin meslekleri · 2.640 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S00-P01-D02
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Klinik psikoloji, 1896'da Witmer'ın kurduğu psikoloji kliniğiyle doğdu ve ilk yıllarında terapiden çok değerlendirmeyle uğraştı; terapi, yirminci yüzyılın ortasından sonra temel işlerinden biri hâline geldi.
Bir klinik psikoloğun işi üç temel işlevden oluşur: değerlendirme, müdahale ve araştırma. Değerlendirme, farklı kaynaklardan gelen bilgilerin bir soruya cevap verecek biçimde birleştirilmesidir.
Klinik ve istatistiksel yargı araştırmaları, istatistiksel kuralların ortalamada uzman sezgisinden biraz daha isabetli olduğunu gösterdi; sistematik ölçümler, sezginin yanında kullanılmalı.
Müdahale, kanıta dayalı uygulama ile danışanın tercihlerini birleştirir; araştırma işlevi ise program değerlendirmesiyle kurumların kendi uygulamalarını sınamasını sağlar.
Psikiyatri bir tıp uzmanlığıdır ve ilaç yazabilir; klinik psikoloji psikoloji eğitiminden gelir ve değerlendirme ile psikoterapide daha kapsamlı bir eğitim alır. İki meslek çoğu zaman birlikte çalışır.
Bulgular büyük ölçüde iyi tanımlanmış tahmin sorularına ve Amerika kökenli modellere dayanıyor; klinik psikolojinin işleyişi ülkeden ülkeye ve kurumdan kuruma değişiyor.
Açılış sahnesi
Ankara'da bir devlet hastanesinin ruh sağlığı kliniği, sabah sekiz buçuk. Klinik psikolog Burcu Hanım, günün ilk işi olarak on beş yaşındaki bir genç için hazırladığı değerlendirme raporunu tamamlıyor: iki görüşme, bir zekâ testi, iki ölçek ve öğretmeninden gelen bir form. Rapor, gencin okuldaki düşüşünün nedenine dair üç olasılığı sıralıyor ve hangisinin daha güçlü desteklendiğini gerekçesiyle anlatıyor.
Saat onda kaygı bozukluğu olan bir danışanla altıncı seansı var. Öğleden sonra psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanı ve hemşireyle ekip toplantısına katılıyor; bir hastanın taburculuk planını birlikte konuşuyorlar. Günün son saatinde, klinikteki grup programının sonuçlarını gösteren verileri bir tabloya giriyor: Program gerçekten işe yarıyor mu, yoksa yalnızca öyle mi görünüyor?
Burcu Hanım ve onun günü bu ders için kurgulandı; ama değerlendirme, müdahale, ekip çalışması ve araştırmanın aynı güne sığması, klinik psikolojinin pek çok ülkede işleyiş biçimine yakın bir tablo. Bu ders, o tablonun parçalarını tek tek ele alıyor.
Bu derste ne olacak
M17-D04, bilmek ile yapabilmek arasındaki mesafeyi ve uygulama sınırını tartıştı. Bu dersle serinin son modülüne, psikolojinin meslek alanlarına giriyoruz ve en bilinen alanla başlıyoruz.
Terapi Akademisi, klinik psikolojiyi S00-P01-D01'de psikolojinin bir uygulama dalı olarak tanımladı; S00-P01-D02 psikiyatriyi, S00-P01-D04 ise psikolojik danışmanlığı ve koçluğu tanıttı. Bu derste o tanımların içini dolduruyoruz: Klinik psikoloji nasıl doğdu, bir klinik psikolog günlük işinde hangi üç işlevi yerine getiriyor ve bu işlevlerin her birinde kanıt ne söylüyor? Türkiye'deki eğitim yolları ve unvanların yasal çerçevesi ise modülün sekizinci dersine bırakılıyor.
Sıfır noktası
Klinik psikolojinin doğuşu genellikle 1896'ya, Amerika'daki Pennsylvania Üniversitesi'ne bağlanır. Psikolog Lightner Witmer o yıl, laboratuvarda geliştirilen psikoloji bilgisini tek tek bireylerin sorunlarına uygulamak için bir psikoloji kliniği açtı. "Klinik psikoloji" adını da birkaç yıl sonra, 1907'de kurduğu bir dergide o koydu.
Bu başlangıç önemli bir şeyi gösteriyor: Klinik psikoloji ilk yıllarında, bugünkü anlamıyla terapiden çok, değerlendirmeyle uğraşıyordu. Psikologların asıl işi, bir kişinin güçlüklerini ölçmek, anlamak ve buna göre öneriler geliştirmekti. Terapi, klinik psikologların temel işlerinden biri hâline ancak yirminci yüzyılın ortasında, özellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra geldi.
Mekanizma
Birinci işlev: değerlendirme
M12'de, bir testin nasıl geliştirildiğini (M12-D07), güvenirlik ve geçerliğin ne anlama geldiğini (M12-D08) ve projektif testlerin neden tartışmalı olduğunu (M12-D09) görmüştük. Klinik değerlendirme, bu bilginin tek bir kişiye uygulanması. Klinik değerlendirmeye ayrılmış S06 seviyesi, bu konuyu ayrıntılı olarak ele alıyor; örneğin S06-P01-D06, yapılandırılmış ve serbest görüşmeleri karşılaştırıyor.
Değerlendirmenin en çok tartışılan sorularından biri, bilgilerin nasıl birleştirileceği. Uzman, testlerden ve görüşmelerden gelen bilgileri kendi deneyimine dayanarak mı birleştirmeli, yoksa önceden belirlenmiş istatistiksel kurallara göre mi?
Bu bulgu, M17-D04'te gördüğümüz kendini değerlendirme yanlılığıyla ve M09-D03'te incelediğimiz sezgisel kestirmelerle birleşiyor: Deneyimli uzmanlar da sezgilerinin isabetini olduğundan yüksek görebiliyor. Bu, klinik yargının değersiz olduğu anlamına gelmiyor; ama sistematik ölçümlerin ve kuralların, mümkün olduğunda sezginin yanında kullanılmasını öneriyor.
Yaygın yanlış"Deneyimli bir klinisyen, bir kişiyi bir bakışta anlayabilir; testler ve formlar yalnızca bürokrasidir."
Klinik ve istatistiksel yargı araştırmaları, uzmanların sezgisel yargısının pek çok durumda basit kurallardan daha az isabetli olduğunu gösterdi. Görüşme ve klinik deneyim önemli; ama sistematik ölçümler, sezginin gözden kaçırdığını yakalamaya ve kararları daha tutarlı hâle getirmeye yardım ediyor.
İkinci işlev: müdahale
Bugün klinik psikologların zamanının önemli bir kısmı, müdahaleye, yani psikoterapiye ve psikolojik destek programlarına gidiyor. S02, S05 ve S08 seviyeleri terapinin yapısını, farklı ekolleri ve değişimin nasıl gerçekleştiğini ayrıntılı biçimde işliyor.
Burada önemli olan, klinik psikolojinin müdahaleye yaklaşımının bilim-uygulayıcı modeline dayanması. M17-D04'te gördüğümüz bu model, klinik psikologların hangi müdahalenin hangi sorun için işe yaradığına dair araştırma kanıtını izlemesini ve kendi uygulamasının sonuçlarını ölçmesini öngörüyor. Terapi Akademisi'nde S02-P01-D01'de tanımlanan kanıta dayalı uygulama, bu yaklaşımın bugünkü adı.
Üçüncü işlev: araştırma
Açılıştaki Burcu Hanım'ın günün son saatinde yaptığı iş, klinik psikolojinin en az görünen ama en önemli işlevlerinden birini temsil ediyor.
Klinik psikologların bir kısmı üniversitelerde araştırmaya ağırlık veriyor; bir kısmı ise hastanelerde, kendi kurumlarında küçük ölçekli araştırmalar yürütüyor. Her iki durumda da, M02 ve M03'te öğrendiğin araştırma yöntemleri, klinik psikolojinin günlük araçları.
Psikiyatriden farkı
S00-P01-D02, psikiyatrinin bir tıp uzmanlığı olduğunu, psikiyatristin önce tıp fakültesini bitirip sonra uzmanlık eğitimi aldığını ve ilaç yazabildiğini anlattı. Klinik psikoloji ise psikoloji eğitiminden geliyor; çoğu ülkede klinik psikologlar ilaç yazmıyor, ama değerlendirme ve psikoterapi konusunda daha uzun ve odaklı bir eğitim alıyor.
Yaygın yanlış"Psikolog ile psikiyatrist arasındaki tek fark, birinin ilaç yazması, öbürünün yazmamasıdır."
İlaç yazma yetkisi önemli bir fark; ama iki mesleğin eğitimi, bakış açısı ve uzmanlaştığı işler de farklı. Psikiyatristler bedensel hastalıklarla ruhsal belirtiler arasındaki ilişkiyi değerlendirmede, klinik psikologlar ise psikolojik değerlendirmede ve psikoterapide daha kapsamlı bir eğitim alıyor. Bazı ülkelerde, belirli koşullar altında ek eğitim almış psikologlara sınırlı ilaç yazma yetkisi de verildi; bu sınır, ülkeden ülkeye değişiyor.
Usta katmanı
Klinik psikolojinin kendi içinde de önemli tartışmalar var. Bunlardan biri, klinik eğitimin araştırmaya ne kadar ağırlık vermesi gerektiğiyle ilgili. Bilim-uygulayıcı modeline karşı, 1970'lerde Amerika'da daha çok uygulamaya odaklanan bir eğitim modeli geliştirildi. Bu tartışma, klinik psikolojinin bir bilim mi, yoksa bir meslek mi olduğu sorusunun bir yansıması.
Bir başka tartışma, araştırma ile uygulama arasındaki boşlukla ilgili. Araştırmalar belirli yöntemlerin belirli sorunlarda etkili olduğunu gösterse de, pek çok uygulayıcının günlük işinde bu yöntemleri kullanmadığı bildiriliyor. Bunun nedenleri arasında eğitim eksiklikleri, kurum koşulları, uygulayıcıların kişisel tercihleri ve araştırma koşullarının gerçek klinik ortama uymaması sayılıyor.
Son olarak, klinik psikolojinin sınırları da tartışılıyor. Ruh sağlığı sorunlarının bir kısmı, yoksulluk, ayrımcılık ve toplumsal eşitsizlik gibi bireysel terapinin değiştiremeyeceği koşullardan besleniyor. Bazı klinik psikologlar, bu koşulları göz ardı ederek sorunu yalnızca bireyin içinde aramanın, M15'te gördüğümüz kültürel ve toplumsal bağlamı silebileceği konusunda uyarıyor.
Kanıtın sınırı
Klinik ve istatistiksel yargı karşılaştırmaları, büyük ölçüde iyi tanımlanmış tahmin sorularına, örneğin "bu kişi bir yıl içinde yeniden hastaneye yatırılacak mı?" gibi sorulara dayanıyor. Klinik psikolojinin işlerinin önemli bir kısmı ise, bir terapinin nasıl planlanacağı ya da bir danışanın o seansta neye ihtiyaç duyduğu gibi, hazır bir formülü olmayan kararlar. Bu kararlarda istatistiksel kuralların ne ölçüde yardımcı olabileceği daha az biliniyor.
İkincisi, klinik psikolojinin işleyişi ülkeden ülkeye çok farklı. Bu derste anlatılan Amerika kökenli tarih ve modeller, Türkiye'deki klinik psikoloji uygulamasını tam olarak yansıtmayabilir. Türkiye'deki eğitim yolları ve yasal çerçeve, modülün sekizinci dersinde ayrıca ele alınacak.
Üçüncüsü, klinik psikologların günlük işlerinin dağılımına dair veriler sınırlı ve kurumdan kuruma değişiyor. Açılıştaki Burcu Hanım'ın dengeli günü bir örnek; bazı kurumlarda klinik psikologların zamanının büyük kısmı yalnızca test uygulamaya, bazılarında ise yalnızca terapiye gidiyor.
Yaygın yanlış"Klinik psikologlar yalnızca terapi yapar."
Terapi klinik psikologların önemli işlerinden biri, ama tek işi değil. Psikolojik değerlendirme, ekip içinde danışmanlık, önleyici programlar, program değerlendirmesi ve araştırma da klinik psikolojinin parçaları. Klinik psikolojinin ilk yıllarında asıl iş terapi değil, değerlendirmeydi.
Kendin dene
Aklında kalsın
Klinik psikoloji, 1896'da Witmer'ın kurduğu psikoloji kliniğiyle doğdu ve ilk yıllarında terapiden çok değerlendirmeyle uğraştı; terapi, yirminci yüzyılın ortasından sonra temel işlerinden biri hâline geldi.
Bir klinik psikoloğun işi üç temel işlevden oluşur: değerlendirme, müdahale ve araştırma. Değerlendirme, farklı kaynaklardan gelen bilgilerin bir soruya cevap verecek biçimde birleştirilmesidir.
Klinik ve istatistiksel yargı araştırmaları, istatistiksel kuralların ortalamada uzman sezgisinden biraz daha isabetli olduğunu gösterdi; sistematik ölçümler, sezginin yanında kullanılmalı.
Müdahale, kanıta dayalı uygulama ile danışanın tercihlerini birleştirir; araştırma işlevi ise program değerlendirmesiyle kurumların kendi uygulamalarını sınamasını sağlar.
Psikiyatri bir tıp uzmanlığıdır ve ilaç yazabilir; klinik psikoloji psikoloji eğitiminden gelir ve değerlendirme ile psikoterapide daha kapsamlı bir eğitim alır. İki meslek çoğu zaman birlikte çalışır.
Bulgular büyük ölçüde iyi tanımlanmış tahmin sorularına ve Amerika kökenli modellere dayanıyor; klinik psikolojinin işleyişi ülkeden ülkeye ve kurumdan kuruma değişiyor.
Sonraki derse köprü
Açılıştaki Burcu Hanım'ın değerlendirdiği genç, okuldaki düşüşünün nedeni belirsiz bir hastaydı. Ama bazı durumlarda soru çok daha özgül: Bir trafik kazasından sonra bir adamın belleği neden eskisi gibi değil? Bir inme geçiren kadın neden bazı kelimeleri bulamıyor? Yaşlı bir babanın unutkanlığı olağan yaşlanma mı, yoksa bir bunamanın başlangıcı mı?
Bu soruların cevabı, beyin ile davranış arasındaki ilişkiyi ölçmeye özelleşmiş bir alanda aranıyor. Bu alan hangi testleri kullanıyor, bir beyin görüntüsünün göremediği neyi görebiliyor ve sonuçları nasıl yorumluyor? Modülün ikinci dersi bu alanı tanıtıyor: Nöropsikoloji.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.