İçeriğe geç

M14-D09

Yardım etme

Yardım davranışını açıklayan özgecilik ve karşılıklılık kuramlarını değerlendirir.

Temel Psikoloji Akademisi — M14, Sosyal etki ve gruplar · 2.829 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Özgecilik, bir başkasının iyiliğini nihai amaç olarak taşıyan güdü; aynı yardım davranışı özgeci de, bencil de olabilecek farklı güdülerden doğabiliyor.

İyi Samiriyeli deneyinde acelesi olan öğrencilerin yardım etme olasılığı, yardımseverlik üzerine bir konuşma yapmaya gidiyor olsalar bile, çok daha düşüktü; yardım kararını kişilik kadar durum da belirliyor.

Akraba seçilimi ve karşılıklı özgecilik, yardım davranışının evrimsel kökenine dair açıklamalar; bir davranışın uzak nedeni ile kişinin o anki güdüsü farklı düzeylerde.

Batson'ın empati-özgecilik hipotezine göre empati gerçekten özgeci bir güdü doğurabilir; Cialdini'nin olumsuz durumu giderme modeli ise empatik yardımın da yardım edenin kendi sıkıntısını gidermeye yönelik olabileceğini savunuyor ve tartışma kesin olarak çözülmüş değil.

Başkası için harcamanın mutluluğu artırdığına dair ünlü bulgu, daha büyük bir tekrarlamada ana çözümlemede anlamlı çıkmadı; etkinin büyüklüğü sanılandan küçük olabilir.

Açılış sahnesi

Nihal, hayatının en önemli iş görüşmesine gitmek için evden çıkıyor. Trafik yüzünden on dakika geç kalmış; görüşmeye yetişmek için koşar adım yürüyor. Bir sokağın köşesinde yaşlı bir adam yere düşmüş; poşetinden portakallar kaldırıma saçılmış, adam kalkmaya çalışıyor ama dizini tutamıyor.

Nihal adamı görüyor, bir an yavaşlıyor, saatine bakıyor ve devam ediyor. "Başka biri yardım eder," diye düşünüyor. Ama sokakta başka kimse yok. Elli metre sonra duruyor. Görüşmenin önemini, geç kalmanın bedelini, adamın yüzündeki çaresizliği tartıyor. Geri dönüyor, adamı ayağa kaldırıyor, portakalları topluyor ve onu bir bankta oturtup bir taksi çağırıyor. Görüşmeye yirmi dakika geç kalıyor.

Nihal'in yolu bu sayfalarda çizildi; ama o elli metrede, durmadan önce ve durduktan sonra kafasından geçenler, psikolojinin yardım davranışını açıklamaya çalışan bütün kuramlarının neredeyse hepsini bir araya getiriyor.

Bu derste ne olacak

M14-D07'de başkalarının varlığının yardım etmeyi nasıl engelleyebildiğini, M14-D08'in sonunda da birlikte kamyon çeken çocukların birbirine iyilik yapmaya başladığını gördük. Bu derste yardım davranışının kendisine odaklanıyoruz: insanlar neden başkalarına yardım ediyor?

Önce yardım davranışını etkileyen durumsal etkenlere, özellikle de acele etmenin ünlü bir deneydeki etkisine bakacağız. Sonra yardım davranışının neden ortaya çıktığına dair evrimsel açıklamaları göreceğiz. Ardından dersin merkezindeki tartışmaya geçeceğiz: insanlar yalnızca kendileri için bir kazanç sağladıklarında mı yardım ediyor, yoksa bazen gerçekten karşılık beklemeden mi? Bu soru, psikolojinin en uzun soluklu tartışmalarından biri ve henüz kesin bir cevabı yok.

Sıfır noktası

Yardım davranışı, bir başkasına yarar sağlayan her türlü eylem: düşen bir kalemi uzatmak, bir arkadaşın taşınmasında koli taşımak, kan vermek ya da organ bağışlamak. Bu davranışların bir kısmı yardım edene neredeyse hiçbir bedel yüklemiyor; bir kısmı ise ciddi bir bedel, hatta bir risk taşıyor.

Bu tanım, dersin temel tartışmasının kaynağı. Aynı davranış, yani düşen birine yardım etmek, farklı güdülerden doğabiliyor: adamın iyiliği için, kendini iyi hissetmek için, başkalarının onu iyi biri olarak görmesi için ya da adamı orada bırakmanın vereceği suçluluk duygusundan kaçmak için. Davranış aynı; güdü farklı.

Mekanizma

Acele ve vicdan

1973'te John Darley ve Daniel Batson, Princeton'da ilahiyat eğitimi alan öğrencilerle bir deney yaptı. Öğrencilerden kısa bir konuşma hazırlamaları istendi; bir kısmına konuşma konusu olarak İncil'deki İyi Samiriyeli kıssası, yani yol kenarında yaralı yatan bir adama, din adamlarının geçip gittiği ama yabancı bir yolcunun yardım ettiği öykü, verildi. Sonra öğrenciler, konuşmayı yapacakları başka bir binaya gönderildi. Yolda, bir kapı eşiğinde yere çökmüş, öksüren ve inleyen bir adamla karşılaştılar.

M13-D02'nin anlattığı, durumu küçümseyip kişiye yükleme eğilimi, burada yardım davranışında karşımıza çıkıyor. İnsanlar yardım etmeyen birini "bencil" ya da "kalpsiz" diye niteleme eğiliminde; ama aynı kişi, acelesi olmadığında büyük olasılıkla yardım ederdi. Bazı öğrenciler, tam da yardımseverlik üzerine bir konuşma yapmaya giderken yaralı adamın üzerinden adım atarak geçti.

Evrimsel açıklamalar

Yardım davranışı, evrim kuramı açısından uzun süre bir bilmece oldu. Doğal seçilim, bireyin hayatta kalmasını ve üremesini artıran özellikleri kayırıyorsa, başkalarına bedeli kendisine ait olan yardımlarda bulunan canlılar neden var?

Yaygın yanlış"Evrimsel açıklamalar, insanların aslında hep kendi genleri için yardım ettiğini, gerçek iyiliğin olmadığını gösterir."
Doğrusu

Evrimsel açıklamalar, yardım davranışının neden ortaya çıkmış ve sürmüş olabileceğine dair açıklamalar; bir kişinin belirli bir anda neden yardım ettiğine dair açıklamalar değil. Bir annenin çocuğunu koruma isteğinin evrimsel bir geçmişi olması, onun o andaki sevgisinin sahte olduğu anlamına gelmiyor. Bir davranışın uzak nedeni ile kişinin yaşadığı yakın güdü farklı düzeylerde.

Gerçekten karşılıksız mı?

Psikolojide yardım davranışı üzerine en uzun soluklu tartışma, insanların hiç karşılık beklemeden yardım edip etmediği. Bu tartışmanın bir yanında, bütün yardım davranışlarının sonunda yardım edenin kendi çıkarına hizmet ettiğini savunanlar var: kendini iyi hissetmek, suçluluktan kaçmak, başkalarının onayını almak. Öbür yanında ise, bazı yardımların gerçekten başkasının iyiliğini amaçladığını savunanlar.

Daniel Batson, bu tartışmada özgeciliğin varlığını savunan en önemli araştırmacılardan biri oldu. Batson'a göre, yardıma ihtiyacı olan birine karşı duyulan empati, gerçekten özgeci bir güdü doğurabilir. Empati kavramı Terapi Akademisi S02-P02-D02'de ayrıntılı olarak ele alındı; burada onun yardım güdüsüyle ilişkisine bakıyoruz.

Yaygın yanlış"Ne kadar çok empati duyarsak, o kadar çok ve o kadar adil yardım ederiz."
Doğrusu

Empati güçlü bir yardım güdüsü olabilir; ama seçici. İnsanlar, adını ve yüzünü bildikleri tek bir kişiye, benzer gördükleri ya da kendi gruplarından olan insanlara daha kolay empati duyuyor. Bu nedenle yalnızca empatiye dayanan bir yardım, en çok ihtiyacı olanlara değil, en kolay empati duyulanlara yönelebiliyor. Yardımın adil dağıtılması için empatinin yanında başka ölçütler de gerekiyor.

Batson bu hipotezi sınamak için ustaca bir yöntem geliştirdi. Bencil bir güdüyle yardım eden biri, yardım etmeden durumdan kolayca kaçabiliyorsa kaçmalıydı; çünkü kaçmak, yardım etmekten daha ucuz bir yoldan kendi sıkıntısını giderir. Özgeci bir güdüyle yardım eden biri ise, kaçmak kolay olsa bile yardım etmeliydi; çünkü onun amacı kendi sıkıntısını değil, öbürünün sıkıntısını gidermekti.

Usta katmanı

Yardım edene ne kalıyor?

Yardım davranışının yardım edenin kendisi için bir yararı olup olmadığı, son yıllarda farklı bir açıdan da araştırıldı: başkaları için harcamak, insanları kendileri için harcamaktan daha mutlu ediyor mu?

Yaygın yanlış"Yardım ederken kendini iyi hissediyorsan, yardımın bencildir ve değersizdir."
Doğrusu

Yardım etmenin yardım edene iyi bir duygu vermesi, yardımın değerini azaltmıyor; yardımı alan kişi için sonuç aynı. Özgecilik tartışması, güdünün nihai amacının ne olduğu sorusuyla ilgili; yardım edenin hiçbir şey hissetmemesi gerektiği ile değil. Batson'ın hipotezine göre bile, gerçekten özgeci bir yardımın ardından iyi hissetmek doğal; önemli olan, iyi hissetmenin yardımın amacı mı, yoksa yan ürünü mü olduğu.

Kanıtın sınırı

Yardım davranışı üzerine araştırmalar, durumsal etkenlerin gücünü ve empati ile yardım arasındaki bağı tutarlı biçimde gösterdi; ama özgeciliğin varlığı sorusu, bu araştırmaların ötesinde kalıyor.

İlk sınır, güdünün doğrudan gözlenememesi. Bir kişinin yardım ederken neyi amaçladığını, yalnızca davranışından ya da kendi anlatımından çıkarabiliyoruz. Batson'ın deneyleri ustaca tasarlandı; ama her deney bencil bir açıklamayı dışlarken, eleştirmenler yeni bir bencil açıklama önerebildi. Bu durum, sorunun yalnızca deneysel değil, kısmen kavramsal da olduğunu düşündürüyor.

İkinci sınır, klasik deneylerin küçük örneklemlerle yapılmış olması. İyi Samiriyeli deneyi gibi ünlü çalışmalar, bugünkü standartlara göre küçük gruplarla yürütüldü ve bazı bulgular, örneğin konuşma konusunun etkisinin olmaması, istatistiksel gücün yetersizliğinden kaynaklanıyor olabilir.

Üçüncü sınır, laboratuvarda ölçülen yardım ile gerçek hayattaki yardımın farklılığı. Laboratuvarda yardım çoğu zaman kısa süreli ve düşük bedelli: bir kalemi yerden almak, bir anketi doldurmak. Gerçek hayatın en anlamlı yardımları ise, örneğin bir yakına yıllarca bakım vermek ya da bir yabancı için hayatını riske atmak, uzun soluklu ve ağır bedelli; bu tür yardımları laboratuvarda incelemek neredeyse imkânsız.

Kendin dene

Aklında kalsın

Özgecilik, bir başkasının iyiliğini nihai amaç olarak taşıyan güdü; aynı yardım davranışı özgeci de, bencil de olabilecek farklı güdülerden doğabiliyor.

İyi Samiriyeli deneyinde acelesi olan öğrencilerin yardım etme olasılığı, yardımseverlik üzerine bir konuşma yapmaya gidiyor olsalar bile, çok daha düşüktü; yardım kararını kişilik kadar durum da belirliyor.

Akraba seçilimi ve karşılıklı özgecilik, yardım davranışının evrimsel kökenine dair açıklamalar; bir davranışın uzak nedeni ile kişinin o anki güdüsü farklı düzeylerde.

Batson'ın empati-özgecilik hipotezine göre empati gerçekten özgeci bir güdü doğurabilir; Cialdini'nin olumsuz durumu giderme modeli ise empatik yardımın da yardım edenin kendi sıkıntısını gidermeye yönelik olabileceğini savunuyor ve tartışma kesin olarak çözülmüş değil.

Başkası için harcamanın mutluluğu artırdığına dair ünlü bulgu, daha büyük bir tekrarlamada ana çözümlemede anlamlı çıkmadı; etkinin büyüklüğü sanılandan küçük olabilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste insanların birbirine yardım etmesini neyin kolaylaştırdığını ve neyin zorlaştırdığını gördük. Acele, ruh hali, empati ve karşıdakinin bize ne kadar yakın olduğu, yardım kararını belirgin biçimde etkiliyordu.

Aynı etkenlerin bir kısmı, tam tersi bir davranışta da rol oynuyor olabilir. Trafikte geç kalan bir sürücünün, önündeki aracı sıkıştırması; gün boyu hayal kırıklığı yaşamış birinin, akşam evde ailesine bağırması. İnsanlar neden başkalarına zarar verir? Bu davranış genlerimizden mi, içinde bulunduğumuz durumdan mı, yoksa öğrendiklerimizden mi geliyor? Modülün son dersinin konusu: saldırganlık.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.