M14-D08
Gruplar arası çatışma ve üst amaçlar
Gruplar arası rekabetin ve ortak amaçların çatışmaya etkisini yaz kampı çalışmasıyla açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M14, Sosyal etki ve gruplar · 2.776 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gerçekçi çatışma kuramına göre gruplar arasındaki düşmanlık, grupların kıt kaynaklar için gerçekten rekabet etmesinden doğuyor ve rekabet işbirliğine dönüştüğünde azalıyor.
Şerif'in 1954 kampında, ödüllü bir turnuva iki çocuk grubu arasında düşmanlık yarattı; yalnızca bir araya gelmek bu düşmanlığı azaltmadı, ama ancak birlikte çözülebilecek ortak sorunlar, yani üst amaçlar, azalttı.
Arşiv çalışmaları, bir yıl önceki benzer bir kampta çocukların beklenen düşmanlığı geliştirmediğini ve araştırmacıların yönlendirmelerinden şüphelendiğini ortaya çıkardı; düşmanlığın kendiliğinden değil, dikkatle yönetilen bir ortamda doğduğu görüldü.
Bir meta-analiz, kaynaklara ya da değerlere yönelik tehdit algısının dış gruplara yönelik olumsuz tutumlarla tutarlı biçimde ilişkili olduğunu gösterdi; gerçek bir rekabet olmasa bile rekabet algısı düşmanlığı besleyebiliyor.
Ortak iç grup kimliği modeline göre üst amaçlar, iki grubun kendilerini daha kapsayıcı tek bir grup olarak görmesini sağlayarak işe yarıyor; ama bu ortak kimlik, amaç ortadan kalktığında zayıflayabiliyor.
Açılış sahnesi
Bir ilçede iki komşu mahallenin gençlik futbol takımları, belediyenin tek halı sahasını paylaşmak zorunda. Saha haftada yalnızca üç akşam kullanılabiliyor ve iki takım da en az üç akşam istiyor. Bir sezon içinde iki mahallenin çocukları birbirlerine lakaplar takmaya başlıyor; maçlardan sonra kavgalar çıkıyor, aileler de taraf tutuyor. Bir veli, öbür mahalleden çocukların "terbiyesiz" olduğunu, bir başkası "hep hile yaptıklarını" söylüyor.
Sonra bir kış gecesi şiddetli bir yağmur sahayı kullanılmaz hale getiriyor; zemin çökmüş, kale direkleri devrilmiş. Belediye onarım için bütçe ayıramayacağını söylüyor. İki takımın antrenörleri ilk kez aynı masaya oturuyor ve sahayı birlikte onarmaya karar veriyor. İki hafta boyunca iki mahallenin çocukları ve babaları yan yana kürek sallıyor, birlikte çay içiyor. İlkbaharda saha açıldığında, iki takımın oyuncuları maçtan sonra birlikte top oynamaya başlamış.
İki mahalle ve tek saha bu ders için düşünülmüş bir örnek; ama o iki takımın bir sezonda yaşadığı şey, sosyal psikolojinin en ünlü saha çalışmalarından birinin, hem ders kitaplarındaki hem de arşivlerdeki halinin özeti.
Bu derste ne olacak
M14-D07'nin son bölümünde, yardım etme kararının bile kişinin hangi gruba ait olduğunu düşündüğümüze bağlı olabildiğini gördük. Bu derste gruplar arasındaki ilişkiye daha geniş bir yerden bakıyoruz: iki grup ne zaman birbirine düşman olur ve bu düşmanlık nasıl yatışır?
M13-D07'de önyargının kökenlerini incelerken bir yaz kampı çalışmasına ve onun arşiv eleştirisine kısaca değinmiştik; M13-D10'da da ortak hedeflerin temas yoluyla önyargıyı nasıl azaltabileceğini görmüştük. Bu derste o kampa geri dönüyoruz, bu kez ayrıntısıyla: çalışmanın nasıl tasarlandığına, hangi evrelerden geçtiğine, ders kitaplarına nasıl girdiğine ve arşivler açıldığında ortaya çıkan, bir yıl önceki başarısız denemeye. Ardından çalışmanın dayandığı kuramın, yani gruplar arasındaki gerçek çıkar çatışmalarının düşmanlık ürettiği fikrinin, sonraki araştırmalarda nasıl sınandığına bakacağız.
Sıfır noktası
Gruplar arasındaki düşmanlığın kaynağına dair iki farklı yaklaşım var. Birincisine göre düşmanlık, grupların kıt kaynaklar için gerçekten rekabet etmesinden doğuyor: toprak, iş, para, saha, statü. İkincisine göre ise, M13-D07'deki en küçük grup deneylerinin gösterdiği gibi, bir gruba ait olmak bile, hiçbir gerçek rekabet olmadan, kendi grubunu kayırmaya yetiyor.
Muzafer Şerif, bu kuramın önde gelen savunucularından biriydi. Onu sınamak için, laboratuvar yerine gerçek bir ortamda, çocukların gerçekten yaşadığı bir yaz kampında bir dizi saha çalışması tasarladı.
Mekanizma
Kampın üç evresi
1954 yazında Şerif ve meslektaşları, Amerika Birleşik Devletleri'nin Oklahoma eyaletinde, bir eyalet parkının içindeki bir kampa yirmi iki on bir yaşındaki çocuk getirdi. Çocuklar birbirini tanımıyordu ve benzer ailelerden, benzer okullardan seçilmişti. Çalışma üç evrede yürütüldü.
İlk evrede çocuklar iki gruba ayrıldı ve iki grup kampın farklı yerlerine yerleştirildi; birbirlerinin varlığından habersizdi. Her grup birlikte yürüyüş yaptı, yemek pişirdi, oyunlar oynadı. Gruplar kendilerine birer ad verdi: Kartallar ve Çıngıraklılar. Kendi liderlerini, kendi kurallarını ve kendi alışkanlıklarını geliştirdiler.
İkinci evrede iki grup birbirinin varlığından haberdar edildi ve aralarında bir turnuva düzenlendi: beyzbol, halat çekme, hazine avı gibi yarışmalar. Kazanan grup değerli ödüller, kaybeden ise hiçbir şey alacaktı. Kısa sürede gruplar arasında düşmanlık başladı: hakaretler, bayrakların yakılması, birbirlerinin barakalarına baskınlar.
Üçüncü evrede Şerif, düşmanlığı azaltmanın yollarını denedi. Önce iki grubu, başka hiçbir amaç vermeden aynı ortamlara soktu: aynı yemekhanede yemek, aynı gösteriyi izlemek gibi. Bu karşılaşmalar düşmanlığı azaltmak yerine yeni kavgalara yol açtı; yemekhanede yemek savaşları başladı.
Sonra araştırmacılar, iki grubun ancak birlikte çözebileceği sorunlar yarattı.
Kampın su deposuyla bağlantılı boruda bir arıza "keşfedildi" ve iki grup birlikte arızayı aradı. Kamp için kiralanmak istenen bir gösterim için iki grubun parası tek başına yetmedi; parayı birleştirdiler. Bir gezi sırasında yiyecekleri getirecek kamyon "bozuldu" ve iki grup birlikte halatla kamyonu çekti. Bu ortak işlerden sonra gruplar arasındaki düşmanlık belirgin biçimde azaldı; kampın sonunda çocukların çoğu eve aynı otobüsle dönmek istedi.
Yaygın yanlış"İki düşman grubu bir araya getirmek, onları tanıştırarak düşmanlığı azaltır."
Şerif'in kampında, gruplar yalnızca aynı yemekhanede yemek yemek ya da aynı gösteriyi izlemek için bir araya getirildiğinde, düşmanlık azalmadı, aksine yeni kavgalara yol açtı. M13-D10'da gördüğümüz temas hipotezinin koşulları burada da geçerli: temasın işe yaraması için eşit statü, işbirliği ve ortak bir amaç gerekiyor. Rekabetin sürdüğü bir ortamda yalnızca yan yana gelmek, çatışmaya yeni bir sahne açıyor.
Arşivden çıkan ilk kamp
Robbers Cave adıyla bilinen 1954 kampı, Şerif'in ilk saha çalışması değildi. 2018'de Avustralyalı psikolog ve yazar Gina Perry, Şerif'in arşivlerini ve katılımcılarla yaptığı görüşmeleri temel alan bir kitap yayımladı. Kitap, ders kitaplarında neredeyse hiç anılmayan bir öncül çalışmayı, 1953'te New York eyaletinde yapılan bir kampı ayrıntılı olarak anlattı.
Perry'nin aktardığına göre 1953 kampında araştırmacılar, iki grup arasında düşmanlık yaratmak için benzer bir turnuva düzenledi ve gizlice bir grubun eşyalarına zarar verip suçu öbür gruba yükleyecek durumlar yarattı. Ama çocuklar beklenen biçimde birbirine düşman olmadı. Aksine, bu olayların arkasında kamp görevlilerinin olabileceğinden şüphelenmeye başladılar. Çocukların arkadaşlıkları grup sınırlarını aşmıştı ve deney, planlanan biçimde sonuçlanmadan bırakıldı.
Bu ilk kamp, Robbers Cave'in nasıl okunması gerektiğini değiştiriyor. Bir yıl sonraki kampta araştırmacılar, kendi rollerini çocuklardan daha iyi gizledi ve grupların birbirlerinden çok daha uzun süre ayrı kalmasını sağladı. Bu değişikliklerin ardından beklenen sonuç ortaya çıktı. Bu durum, gerçekçi çatışma kuramını çürütmüyor; ama düşmanlığın yalnızca rekabetten değil, araştırmacıların dikkatle kurduğu ve yönettiği bir ortamdan da doğduğunu gösteriyor.
Yaygın yanlış"Robbers Cave, gruplar arası düşmanlığın kendiliğinden ve kaçınılmaz biçimde ortaya çıktığını kanıtladı."
Arşiv çalışmaları, düşmanlığın büyük ölçüde araştırmacıların tasarladığı ve yönettiği bir ortamda ortaya çıktığını, bir yıl önceki benzer bir denemede ise ortaya çıkmadığını gösterdi. Bu, rekabetin düşmanlığa yol açmadığı anlamına gelmiyor; ama düşmanlığın bir doğa yasası gibi kendiliğinden doğmadığını, liderlerin, kurumların ve koşulların onu besleyip besleyebileceğini ya da söndürebileceğini gösteriyor.
Usta katmanı
Tehdit algısı
Şerif'in kampından sonraki on yıllarda, gerçekçi çatışma kuramı başka yöntemlerle de sınandı. Bu çalışmalar, gruplar arasındaki düşmanlığın yalnızca gerçek bir rekabetten değil, rekabet ve tehdit algısından da beslendiğini gösterdi.
Yaygın yanlış"Gruplar arası düşmanlığı bitirmenin tek yolu, aralarındaki her türlü rekabeti ortadan kaldırmaktır."
Spor karşılaşmaları, okullar arası bilgi yarışmaları ya da şirketler arasındaki rekabet, çoğu zaman düşmanlığa dönüşmeden yürüyor. Rekabetin düşmanlığa dönüşmesinde belirleyici olan, kaybın bedelinin ağırlığı, rekabetin sıfır toplamlı olarak algılanması ve grupların birbirleriyle başka hiçbir ilişkisinin bulunmaması. Adil kurallarla yürütülen, bedeli sınırlı ve ortak bir çerçevenin içindeki rekabet, gruplar arasında bir bağ bile olabilir.
Ortak bir kimlik
Şerif'in üst amaçlarının neden işe yaradığına dair sonraki bir açıklama, grupların kendilerini tanımlama biçimiyle ilgili. Samuel Gaertner ve John Dovidio, ortak bir amaç için birlikte çalışan grupların, kendilerini iki ayrı grup olarak değil, daha kapsayıcı tek bir grup olarak görmeye başladığını öne sürdü.
Kanıtın sınırı
Şerif'in kampı ve gerçekçi çatışma kuramı, gruplar arası ilişkiler üzerine düşüncenin temel taşlarından biri; ama bu temelin üzerine inşa edilenler dikkatle tartılmayı gerektiriyor.
İlk sınır, Robbers Cave'in bir kez yapılmış, küçük ve özel bir örneklemle yürütülmüş bir saha çalışması olması. Yirmi iki benzer kökenden çocuk, bir yaz kampında, araştırmacıların kamp görevlisi gibi davrandığı ve olayların büyük kısmını kendilerinin yarattığı bir ortamda incelendi. Bu koşulların yetişkin gruplar arasındaki, tarihi, ekonomik ve siyasi boyutları olan gerçek çatışmalara ne kadar genellenebileceği belirsiz.
İkinci sınır, etik kaygılar. Çocukların bilgileri ve onayları olmadan, kasıtlı olarak birbirlerine düşman edilmeleri, bugünkü araştırma etiği standartlarıyla kabul edilemez. Bu nedenle çalışma aynı biçimde tekrarlanamıyor ve bulgularının sağlamlığı ancak başka yöntemlerle dolaylı olarak sınanabiliyor.
Üçüncü sınır, üst amaçların gerçek dünyada nasıl işlediğinin hâlâ yeterince bilinmemesi. Bir yaz kampında bozuk bir kamyonu birlikte çekmek ile, uzun bir tarihi, kayıpları ve karşılıklı acıları olan iki topluluğun ortak bir amaç etrafında birleşmesi arasında büyük bir fark var. Doğal afetlerden sonra çatışmalı toplulukların birlikte çalıştığı bazı örnekler var; ama bu işbirliğinin afet geçtikten sonra ne kadar sürdüğü, tutarlı biçimde gösterilmiş değil.
Kendin dene
Aklında kalsın
Gerçekçi çatışma kuramına göre gruplar arasındaki düşmanlık, grupların kıt kaynaklar için gerçekten rekabet etmesinden doğuyor ve rekabet işbirliğine dönüştüğünde azalıyor.
Şerif'in 1954 kampında, ödüllü bir turnuva iki çocuk grubu arasında düşmanlık yarattı; yalnızca bir araya gelmek bu düşmanlığı azaltmadı, ama ancak birlikte çözülebilecek ortak sorunlar, yani üst amaçlar, azalttı.
Arşiv çalışmaları, bir yıl önceki benzer bir kampta çocukların beklenen düşmanlığı geliştirmediğini ve araştırmacıların yönlendirmelerinden şüphelendiğini ortaya çıkardı; düşmanlığın kendiliğinden değil, dikkatle yönetilen bir ortamda doğduğu görüldü.
Bir meta-analiz, kaynaklara ya da değerlere yönelik tehdit algısının dış gruplara yönelik olumsuz tutumlarla tutarlı biçimde ilişkili olduğunu gösterdi; gerçek bir rekabet olmasa bile rekabet algısı düşmanlığı besleyebiliyor.
Ortak iç grup kimliği modeline göre üst amaçlar, iki grubun kendilerini daha kapsayıcı tek bir grup olarak görmesini sağlayarak işe yarıyor; ama bu ortak kimlik, amaç ortadan kalktığında zayıflayabiliyor.
Sonraki derse köprü
Şerif'in kampının son günlerinde, çocuklar yalnızca ortak sorunları çözmekle kalmadı; birbirlerine yardım etmeye, kazandıkları parayı paylaşmaya ve birbirlerine iyilik yapmaya başladılar.
İnsanlar neden başkalarına yardım eder? Karşılığında bir şey beklediğimiz için mi, yoksa bazen hiçbir karşılık beklemeden mi? Bir yabancıya yol tarif etmekten bir böbreği bağışlamaya kadar uzanan yardım davranışını hangi kuramlar açıklıyor ve bu kuramların kanıtı ne kadar güçlü? Sıradaki dersin konusu: yardım etme.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.