İçeriğe geç

M14-D07

Seyirci etkisi

Seyirci etkisini, onu ünlü yapan haberin düzeltilmesini ve gerçek görüntü çalışmalarını değerlendirir.

Temel Psikoloji Akademisi — M14, Sosyal etki ve gruplar · 2.683 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Seyirci etkisi, bir acil durumu gören başkalarının varlığının, tek bir kişinin yardım etme olasılığını azaltması ve yardımı geciktirmesi; sorumluluğun dağılması ve başkalarının tepkisizliğinin durumu acil gibi göstermemesi bunun başlıca nedenleri.

Klasik deneylerde yardım etmeyen katılımcılar duyarsız değil, gergin ve kararsızdı; onları durduran şey, durumun acil olup olmadığına ve yardımın kendi görevleri olup olmadığına dair belirsizlikti.

Etkiyi ünlü yapan otuz sekiz hareketsiz tanık haberi, mahkeme kayıtlarıyla desteklenmiyor; olayda yardım etmeye çalışan komşular vardı.

Bir meta-analiz, seyirci etkisinin tehlikeli durumlarda, saldırganın bulunduğu durumlarda ve yardımın bedensel risk taşıdığı durumlarda belirgin biçimde zayıfladığını gösterdi.

Güvenlik kamerası görüntüleri, gerçek kamusal çatışmaların yaklaşık onda dokuzunda en az bir seyircinin müdahale ettiğini gösteriyor; kalabalığın bütünü, kurbanı çoğu zaman yardımsız bırakmıyor.

Açılış sahnesi

Akşamın en kalabalık saatinde bir metro peronunda, orta yaşlı bir adam aniden sendeleyip yere yığılıyor. Çevresinde en az otuz kişi var. Birkaç saniye boyunca kimse kıpırdamıyor. İnsanlar birbirine bakıyor; biri telefonunu çıkarıp ekranına göz atıyor, biri bir adım geri çekiliyor. Herkes, başka birinin bir şey yapmasını bekliyor gibi.

Sonra kalabalığın içinden genç bir kadın öne çıkıyor ve adamın yanına diz çöküyor. Başını kaldırıp parmağıyla bir adamı gösteriyor: "Siz, mavi montlu bey, hemen ambulans arayın." Başka birini gösteriyor: "Siz de görevliyi çağırın." Birkaç saniye içinde kalabalık bir kalabalık olmaktan çıkıyor: biri ambulansı arıyor, biri koşuyor, biri adamın başının altına çantasını koyuyor, biri su getiriyor.

O peron ve o adam bu derste tasavvur edildi; ama o ilk birkaç saniyenin sessizliği de, ardından gelen hareket de, psikolojinin en ünlü olgularından birinin ve o olgunun son yıllarda yeniden yazılan hikâyesinin iki yüzü.

Bu derste ne olacak

M14-D06'da grupların birlikte kötü kararlar verebildiğini, sorumluluğun üyeler arasında dağıldığını gördük. Bu derste sorumluluğun dağılmasının en ağır sonuç doğurabileceği yere bakıyoruz: birinin acil yardıma ihtiyaç duyduğu ve onu birden fazla kişinin gördüğü durumlar.

Bu olgu, ünlü bir cinayet haberiyle başladı. Önce o haberi ve onun ardından yapılan klasik deneyleri anlatacağız. Sonra, modülün öbür derslerinde olduğu gibi, hikâyenin düzeltilmiş halini göreceğiz: haberin kendisinin nasıl yanlış olduğunu, deneylerin gerçekte neyi gösterdiğini ve sokak kameralarına yansıyan gerçek olayların bize neler anlattığını.

Sıfır noktası

1964 Mart'ında New York'un Queens bölgesinde, Kitty Genovese adlı genç bir kadın evinin yakınında bıçaklanarak öldürüldü. İki hafta sonra bir gazete, olayı otuz sekiz komşunun yarım saatten fazla süren saldırıyı pencerelerinden izlediğini ve hiçbirinin polisi aramadığını yazdı. Haber, kent hayatının insanları ne kadar duyarsızlaştırdığına dair bir simgeye dönüştü ve yıllarca ders kitaplarında anlatıldı.

Bu haber, iki sosyal psikolog olan John Darley ve Bibb Latané'yi bir soru sormaya yöneltti: insanlar gerçekten duyarsız mıydı, yoksa onları harekete geçmekten alıkoyan şey, olayı başkalarının da görüyor olması mıydı?

Mekanizma

Odadaki nöbet

1968'de Darley ve Latané, katılımcıları bir interkom sistemi üzerinden başka öğrencilerle kişisel sorunlarını konuşacakları bir çalışmaya davet etti. Her katılımcı ayrı bir odadaydı ve yalnızca sırası gelen kişinin sesini duyabiliyordu. Konuşmalardan birinde bir katılımcı, aslında önceden kaydedilmiş bir ses, epileptik bir nöbet geçirmeye başladı ve yardım istedi.

Bu son not önemli. Yardım etmeyen katılımcılar, Genovese haberinin anlattığı gibi duyarsız insanlar değildi. Terliyor, titriyor, araştırmacıya kişinin iyi olup olmadığını soruyorlardı. Onları durduran şey, duyarsızlık değil, yardım etmenin kendi görevleri olup olmadığına dair belirsizlikti.

Dumanla dolan oda

Darley ve Latané'nin aynı yıl yaptığı bir başka deney, seyirci etkisinin ikinci bir mekanizmasını ortaya koydu. Katılımcılar bir anket doldururken, odaya bir havalandırma deliğinden beyaz bir duman sızmaya başladı.

Tek başına olan katılımcıların çoğu birkaç dakika içinde odadan çıkıp dumanı bildirdi. Ama aynı odada, dumana hiç tepki vermeyen ve anketlerini doldurmayı sürdüren iki işbirlikçinin bulunduğu koşulda, katılımcıların çok küçük bir kısmı dumanı bildirdi. Pek çoğu, odanın dumanla dolmasına rağmen anketini doldurmaya devam etti ve sonradan dumanın tehlikeli olmadığını düşündüğünü söyledi.

Yaygın yanlış"Bir acil durumda yapılacak en akıllıca şey, başkalarının ne yaptığına bakmaktır."
Doğrusu

Başkalarının tepkisine bakmak, belirsiz durumlarda çoğu zaman yararlı bir bilgi kaynağı. Ama bir acil durumda herkes aynı şeyi yapıyorsa, yani herkes başkalarının tepkisine bakıyorsa, herkesin sakin görünmesi durumun ciddi olmadığına dair yanlış bir işarete dönüşüyor. Acil olabilecek bir durumda, başkalarının sakinliğini değil, durumun kendisini değerlendirmek gerekiyor.

Latané ve Darley, bir seyircinin yardım etmesi için bir dizi adımdan geçmesi gerektiğini öne sürdü: olayı fark etmek, olayı bir acil durum olarak yorumlamak, kendini sorumlu hissetmek, nasıl yardım edeceğini bilmek ve yardım etmeye karar vermek. Başkalarının varlığı bu adımların her birini zorlaştırabiliyor.

Usta katmanı

Haberin düzeltilmesi

Genovese haberi, seyirci etkisinin hem kökeni hem de simgesi oldu. Ama 2007'de Rachel Manning, Mark Levine ve Alan Collins, mahkeme kayıtlarını ve dava belgelerini inceleyerek haberin temel iddialarının kanıtlarla desteklenmediğini gösterdi.

Belgelere göre saldırıyı baştan sona izleyen otuz sekiz tanığa dair bir kanıt yoktu. Saldırı bir yerde değil, birkaç aşamada ve farklı yerlerde gerçekleşmişti; tanıkların çoğu yalnızca bir çığlık duymuş ya da olayın küçük bir parçasını görmüştü. En az bir komşu saldırgana bağırmış ve onu bir süreliğine kaçırmıştı. Bazı kaynaklara göre polise telefon edilmişti. Bir komşu ise kadının yanına gidip ölürken onu kollarında tutmuştu.

Meta-analiz ve tehlike

Seyirci etkisi, laboratuvarda pek çok kez tekrarlandı. Ama 2011'de Peter Fischer ve meslektaşlarının yayımladığı geniş bir meta-analiz, etkinin her durumda aynı güçte olmadığını gösterdi.

Güvenlik kameraları ne gösteriyor?

Laboratuvar deneyleri bir seyircinin yardım edip etmeyeceğini sorar; ama gerçek hayatta asıl önemli soru, bir kurbanın yardım alıp almayacağı. Kalabalık bir sokakta tek bir kişinin müdahale etme olasılığı düşük olsa bile, kalabalıkta çok kişi olduğu için en az birinin müdahale etme olasılığı yüksek olabilir.

Bu bulgu seyirci etkisiyle çelişmiyor; ama onun neyi söyleyip neyi söylemediğini netleştiriyor. Seyirci etkisi, tek bir seyircinin yardım etme olasılığının kalabalıkta azaldığını söylüyor. Kamera görüntüleri ise kalabalığın bütününün, kurbanı çoğu zaman yardımsız bırakmadığını gösteriyor.

Yaygın yanlış"Kalabalık bir yerde başınıza bir şey gelirse kimse size yardım etmez."
Doğrusu

Güvenlik kameralarının gerçek görüntüleri, kamusal çatışmaların büyük çoğunluğunda en az bir kişinin müdahale ettiğini gösteriyor. Seyirci etkisi, tek tek kişilerin yardım etme olasılığının kalabalıkta azaldığını söylüyor; kalabalığın bütününün kurbanı terk ettiğini değil. Kalabalık bir yerde yardım alma olasılığı, ıssız bir yerdekinden çoğu zaman daha yüksek.

Yaygın yanlış"Yardım etmeyen seyirciler duyarsız, bencil insanlardır."
Doğrusu

Darley ve Latané'nin deneylerinde yardım etmeyen katılımcıların çoğu belirgin bir gerginlik içindeydi; yardım etmemelerinin nedeni duyarsızlık değil, durumun bir acil durum olup olmadığına ve yardım etmenin kendi görevleri olup olmadığına dair belirsizlikti. Bu belirsizliği azaltan şeyler, yani ilk yardım bilgisi, doğrudan çağrılmak ya da bir başkasının ilk adımı atması, yardım etme olasılığını belirgin biçimde artırıyor.

Kime yardım ediyoruz?

Mark Levine ve meslektaşları, insanların yardım edip etmeyeceğinin, yardıma ihtiyacı olan kişiyi kendi gruplarından biri olarak görüp görmemelerine de bağlı olduğunu gösterdi.

Kanıtın sınırı

Seyirci etkisi, sosyal psikolojinin en çok tekrarlanan bulguları arasında; ama onun ne anlama geldiği konusunda anlayış son yirmi yılda belirgin biçimde değişti.

İlk sınır, klasik deneylerin büyük ölçüde laboratuvarda, kurgusal acil durumlarla yapılmış olması. Gerçek bir acil durumda insanların neler yaşadığı, ne kadar zamanları olduğu ve hangi bilgilere sahip oldukları, laboratuvardakinden çok farklı olabiliyor.

İkinci sınır, haberin ve deneylerin anlattığı hikâyenin, grupların yalnızca yardımı engelleyen yönünü öne çıkarması. Manning ve meslektaşlarının da vurguladığı gibi, grupların yardımı kolaylaştırabilen, cesaret ve destek sağlayan yönü uzun süre ihmal edildi. Güvenlik kamerası çalışmaları bu ihmali düzeltmeye başladı; ama bu çalışmalar da yalnızca kameraların bulunduğu yerleri ve yalnızca kaydedilebilen davranışları kapsıyor.

Üçüncü sınır, yardım etmeyi açıklayan modellerin çoğunun bireysel kararlar üzerine kurulu olması. Gerçek acil durumlarda yardım çoğu zaman bir grubun koordinasyonuyla, açılıştaki peronda olduğu gibi birinin yönlendirmesi ve başkalarının ona katılmasıyla gerçekleşiyor. Bu toplu süreçlerin nasıl işlediği, hâlâ yeterince araştırılmamış.

Kendin dene

Aklında kalsın

Seyirci etkisi, bir acil durumu gören başkalarının varlığının, tek bir kişinin yardım etme olasılığını azaltması ve yardımı geciktirmesi; sorumluluğun dağılması ve başkalarının tepkisizliğinin durumu acil gibi göstermemesi bunun başlıca nedenleri.

Klasik deneylerde yardım etmeyen katılımcılar duyarsız değil, gergin ve kararsızdı; onları durduran şey, durumun acil olup olmadığına ve yardımın kendi görevleri olup olmadığına dair belirsizlikti.

Etkiyi ünlü yapan otuz sekiz hareketsiz tanık haberi, mahkeme kayıtlarıyla desteklenmiyor; olayda yardım etmeye çalışan komşular vardı.

Bir meta-analiz, seyirci etkisinin tehlikeli durumlarda, saldırganın bulunduğu durumlarda ve yardımın bedensel risk taşıdığı durumlarda belirgin biçimde zayıfladığını gösterdi.

Güvenlik kamerası görüntüleri, gerçek kamusal çatışmaların yaklaşık onda dokuzunda en az bir seyircinin müdahale ettiğini gösteriyor; kalabalığın bütünü, kurbanı çoğu zaman yardımsız bırakmıyor.

Sonraki derse köprü

Bu dersin son bölümünde, insanların yardım etme kararının yaralı kişinin hangi takımın formasını giydiğine bağlı olabildiğini gördük. Grup üyeliği, kime yardım edeceğimizi de belirleyebiliyor.

Bu durum daha geniş bir soruya açılıyor. İki grup, örneğin aynı yaz kampındaki iki çocuk takımı ya da aynı şehirdeki iki mahalle, kıt kaynaklar için rekabet ettiğinde aralarında ne olur? Bu rekabet düşmanlığa dönüşürse, o düşmanlığı ne yatıştırabilir? M13-D07'de kısaca değindiğimiz ünlü bir kamp çalışması, bu soruyu ayrıntısıyla ve arşivlerle birlikte sıradaki dersin konusu yapıyor: gruplar arası çatışma ve üst amaçlar.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.