Yaşla düşen ve korunan bilişsel işlevleri ayırır ve sosyoduygusal seçicilik kuramını açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M11, Yaşam boyu gelişim · 2.610 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S01-P03-D05
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Farklı bilişsel beceriler hayatın farklı dönemlerinde zirveye ulaşıyor: işlem hızı erken, başkalarının duygularını okuma orta yaşta, sözcük bilgisi ise ileri yaşlarda.
Yaşla gelen bilişsel değişimlerin önemli bir kısmı, zihinsel işlem hızının yavaşlamasıyla ve ilgisiz bilgiyi süzme becerisinin değişmesiyle ilişkili; bu değişimlerin bazıları duyusal kayıplarla da karışabiliyor.
Olağan yaşlanmayla gelen yavaşlama ve ara sıra unutkanlık, bunama gibi hastalıklardan farklı; bunama yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değil.
Sosyoduygusal seçicilik kuramına göre, önündeki zamanı sınırlı algılayan insanlar duygusal olarak anlamlı ilişkilere ve olumlu bilgilere yöneliyor; bu değişim yaştan çok algılanan zamanla ilişkili görünüyor.
Bilişsel eğitim eğitilen becerilerde kalıcı etkiler bırakabiliyor; ama bu etkilerin başka becerilere ve gündelik hayata aktarımı sınırlı.
Açılış
Açılış sahnesi
Çanakkale'de bir sahil kahvesi. Yetmiş dört yaşındaki emekli tarih öğretmeni Necati Bey, her sabah gazetenin bulmacasını yarım saatte bitiriyor; masadaki gençler zor bir kelimede takıldığında ona soruyor. Ama aynı Necati Bey, bir hafta önce tanıştığı komşusunun adını hatırlamakta zorlanıyor, torununun telefonda gösterdiği hızlı bir oyunu ise birkaç denemeden sonra gülerek bırakıyor: "Benim gözüm bu kadar hızlı değil artık."
Akşam kızıyla telefonda konuşurken kızı ona iş yerindeki bir anlaşmazlığı anlatıyor. Necati Bey uzun uzun dinliyor, sonra birkaç soru soruyor ve bir öneride bulunuyor. Kızı telefonu kapattıktan sonra eşine dönüyor: "Babam isimleri unutuyor ama insanları benden çok daha iyi anlıyor."
Necati Bey ve ailesi bu sayfa için yazıldı. Ama kızının bu son cümlesi, yaşlanmanın zihne etkisine dair araştırmaların en önemli bulgularından birini özetliyor: zihin yaşla birlikte tek bir yönde değişmiyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Bu derste, yaşla birlikte hangi bilişsel işlevlerin zayıfladığını, hangilerinin korunduğunu ya da güçlendiğini ayıracak ve yaşlıların duygusal yaşamını açıklayan sosyoduygusal seçicilik kuramını kanıtlarıyla birlikte inceleyeceğiz.
Akışkan ve birikmiş yeti ayrımı, sosyoduygusal seçicilik kavramı, bilişsel yedek ve yaşçılık Terapi Akademisi'nin yetişkinlik ve yaşlılık dersinde tanımlandı; aynı kişilerin yıllarca izlendiği Seattle çalışması ve tekrar test tartışması ise bu modülün ilk dersinde ele alındı. Burada bunların üzerine kuracağız. Önce farklı becerilerin farklı yaşlarda zirveye ulaştığını gösteren bulgulara bakacağız. Sonra yaşla gelen yavaşlamanın ve dikkat değişimlerinin ne anlama geldiğini göreceğiz. Son bölümde, sosyoduygusal seçicilik kuramını sınayan deneylere ve beyin eğitimi programlarının vaatlerine geçeceğiz.
Sıfır noktası
Gündelik dilde yaşlanma ile zihin arasındaki ilişki çoğu zaman tek bir eğriyle anlatılır: gençlikte zirveye ulaşan zihin, sonra yavaş yavaş düşer. Bu eğri, yaşlılara yönelik pek çok önyargının da temelinde yatıyor.
Ama farklı becerilere ayrı ayrı bakıldığında, tablo çok daha karmaşık görünüyor. Bazı beceriler yirmili yaşlarda zirveye ulaşıp sonra yavaşça düşüyor; bazıları orta yaşta en yüksek düzeyine ulaşıyor; bazıları ise yetmişli yaşlara kadar artmaya devam ediyor.
Yaygın yanlış"Zihin yirmi beş yaşında zirveye ulaşır ve sonra her yönden düşer."
Doğrusu
Farklı bilişsel beceriler farklı yaşlarda zirveye ulaşıyor. İşlem hızı gibi bazı beceriler erken yaşlarda en yüksek düzeyde olsa da, sözcük bilgisi ve genel bilgi gibi beceriler ileri yaşlara kadar artabiliyor; başkalarının duygularını okuma gibi beceriler ise orta yaşta en yüksek düzeyine ulaşabiliyor.
Mekanizma
Yavaşlama
Yaşla birlikte en tutarlı biçimde görülen değişimlerden biri, zihinsel işlemlerin yavaşlaması. Timothy Salthouse, 1990'larda yaşla ilişkili bilişsel değişimlerin önemli bir kısmının bu temel yavaşlamayla açıklanabileceğini öne sürdü.
Salthouse'a göre zihinsel işlemler yavaşladığında, karmaşık görevlerin erken aşamalarında üretilen bilgiler, sonraki aşamalara ihtiyaç duyulduğu zamana kadar kaybolabiliyordu. Böylece yalnızca hızla ilgili görevler değil, akıl yürütme ve bellek gibi daha karmaşık görevler de etkileniyordu.
Dikkatin süzgeci
Yaşla gelen değişimlerin bir başka açıklaması, ilgisiz bilgiyi dışarıda tutma becerisiyle ilgili.
Lynn Hasher ve Rose Zacks'ın 1980'lerin sonunda geliştirdiği bu kurama göre, yaşlı kişilerin kalabalık bir ortamda bir konuşmayı izlemekte zorlanması ya da bir göreve odaklanırken başka düşüncelere kayması, bu süzgecin gevşemesiyle ilişkili olabiliyordu. Bazı araştırmacılar, bu gevşemenin her zaman bir dezavantaj olmadığını, daha geniş bir bilgi alanına dikkat etmenin bazı yaratıcı görevlerde avantaj sağlayabileceğini de öne sürdü.
Olağan yaşlanma ve hastalık
Yaşla birlikte görülen bu değişimlerin, bunama gibi hastalıklardan ayrılması önemli. İsim unutmak ya da yeni bir şeyi öğrenmekte biraz daha yavaş olmak olağan yaşlanmanın bir parçası olabilir; ama günlük işleri yapmayı engelleyen, giderek artan unutkanlık bir hastalığın işareti olabilir.
Yaygın yanlış"Yaşlanınca bunama kaçınılmazdır."
Doğrusu
Bunama, yaşla birlikte daha sık görülen bir hastalık; ama yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değil. İleri yaşlardaki pek çok insan, ömrünün sonuna kadar bağımsız ve zihinsel olarak etkin bir hayat sürdürüyor. Olağan yaşlanmayla gelen yavaşlama ve ara sıra unutkanlık, bunamadan farklı süreçler.
İleri katman
Usta katmanı
Zaman azaldığında öncelikler
Sosyoduygusal seçicilik, Laura Carstensen'in uzun yıllar boyunca geliştirdiği bir kurama dayanıyor. Kurama göre, insanların hayatlarında önlerinde ne kadar zaman kaldığını algılama biçimleri, hedeflerini ve tercihlerini değiştiriyor. Bu kuramı sınamanın ustaca bir yolu, yaş ile algılanan zamanı birbirinden ayırmaktı.
Kuramdan türetilen bir başka öngörü, yaşlıların dikkatinin ve belleğinin olumlu bilgilere doğru kayabileceğiydi.
Yaygın yanlış"Yaşlılar genellikle mutsuz ve yalnızdır."
Doğrusu
Pek çok çalışma, yaşlı yetişkinlerin duygusal iyi oluşunun gençlerinkinden düşük olmadığını, hatta bazı göstergelerde daha yüksek olabildiğini gösteriyor. Sosyal ağların daralması her zaman bir kayıp değil; yaşlılar daha az ama daha anlamlı ilişkileri tercih edebiliyor. Yalnızlık ve depresyon ileri yaşta da ciddi sorunlar; ama yaşlılığın kendisinin mutsuzluk anlamına geldiği yaygın inancı kanıtlarla uyuşmuyor.
Beyin eğitimi vaadi
Yaşla gelen bilişsel değişimler, bunları önlemeyi vaat eden ticari ürünler için büyük bir pazar oluşturdu. Bilgisayar ve telefon oyunlarının "beyni gençleştirdiği" ve bunamayı geciktirdiği iddiaları yaygınlaştı.
Bu tür eğitimlerin en kapsamlı sınamalarından biri, Amerika'da yürütülen ve "Bağımsız ve Dinç Yaşlılar için İleri Bilişsel Eğitim" adını taşıyan büyük bir deneydi.
Uzak aktarımın sınırlı olması, ticari beyin eğitimi ürünlerinin vaatleriyle çelişiyordu. 2016'da Amerika Federal Ticaret Komisyonu, popüler bir beyin eğitimi uygulamasının üreticisinin, oyunların iş ve okul performansını artırdığı ve yaşla gelen bilişsel gerilemeyi geciktirdiği yönündeki iddialarının bilimsel olarak desteklenmediğini belirterek şirketle iki milyon dolarlık bir uzlaşmaya vardı.
Kanıtın sınırı
Farklı bilişsel becerilerin yaşla farklı biçimlerde değiştiği, işlem hızının erken yaşlardan itibaren yavaşça azaldığı, sözcük bilgisi ve genel bilginin ise ileri yaşlara kadar korunabildiği güçlü biçimde destekleniyor. Yaşlı yetişkinlerin duygusal iyi oluşunun yaşla birlikte düşmediği de pek çok çalışmada gösterildi.
Ama yaşla ilgili bulguların çoğu kesitsel çalışmalardan geliyor ve kuşak etkilerinden etkilenebiliyor. Sosyoduygusal seçicilik kuramının öngörüleri ve olumluluk etkisi desteklense de, etkilerin büyüklüğü koşullara ve kültürlere göre değişebiliyor. Bilişsel eğitimin eğitilen becerilerde kalıcı etkiler bırakabildiği gösterildi; ama bu etkilerin gündelik hayata ve bunama riskine ne ölçüde yansıdığı belirsiz. Ticari beyin eğitimi ürünlerinin vaatleri, eldeki kanıtların ötesine geçiyor.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Farklı bilişsel beceriler hayatın farklı dönemlerinde zirveye ulaşıyor: işlem hızı erken, başkalarının duygularını okuma orta yaşta, sözcük bilgisi ise ileri yaşlarda.
Yaşla gelen bilişsel değişimlerin önemli bir kısmı, zihinsel işlem hızının yavaşlamasıyla ve ilgisiz bilgiyi süzme becerisinin değişmesiyle ilişkili; bu değişimlerin bazıları duyusal kayıplarla da karışabiliyor.
Olağan yaşlanmayla gelen yavaşlama ve ara sıra unutkanlık, bunama gibi hastalıklardan farklı; bunama yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değil.
Sosyoduygusal seçicilik kuramına göre, önündeki zamanı sınırlı algılayan insanlar duygusal olarak anlamlı ilişkilere ve olumlu bilgilere yöneliyor; bu değişim yaştan çok algılanan zamanla ilişkili görünüyor.
Bilişsel eğitim eğitilen becerilerde kalıcı etkiler bırakabiliyor; ama bu etkilerin başka becerilere ve gündelik hayata aktarımı sınırlı.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste, önündeki zamanı sınırlı algılamanın insanların önceliklerini nasıl değiştirdiğini gördük. Bu algının en uç noktası, kendi ölümlülüğümüzün farkında olmak.
Ölümü düşünmek, insanların davranışlarını, inançlarını ve başkalarına bakışlarını nasıl etkiliyor? Bu konudaki ünlü deneyler büyük tekrarlarda ne sonuç verdi? Ve bir yakınını kaybeden insanlar, yas sürecinde gerçekten belirli evrelerden mi geçiyor? Modülümüzü bu sorularla kapatıyoruz: ölüm ve anlam.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.