M11-D07
Zihin kuramı
Çocukların başkalarının inançlarını nasıl anlamaya başladığını yanlış inanç görevleriyle açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M11, Yaşam boyu gelişim · 2.819 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Yanlış inanç görevleri, çocuğun bir başkasının gerçeğe değil, kendi eski ve yanlış inancına göre davranacağını öngörüp öngöremediğini sınıyor.
Açık yanlış inanç görevlerindeki başarı, farklı ülkelerde ve farklı görev biçimlerinde üç ile beş yaş arasında belirgin biçimde artıyor.
Zihin anlayışı birkaç basamaktan oluşuyor; bu basamakların sırası büyük ölçüde benzer, ama bazıları kültüre göre değişebiliyor.
Zihinsel durumlar hakkında konuşulan bir aile ortamı, kardeşler ve dil erişimi, yanlış inanç anlayışının gelişimiyle ilişkili; işiten ailelerde büyüyen işitme engelli çocuklarda gecikme görülebiliyor.
Bebeklerin yanlış inançları anladığına dair bulgular tekrarlama sorunları nedeniyle tartışmalı; otizmin yalnızca bir zihin kuramı eksikliğiyle açıklanması ise bugün yetersiz bulunuyor.
Açılış sahnesi
Erzurum'da bir kış akşamı. Burak Bey, üç yaşındaki oğlu Kerem ile beş yaşındaki kızı Duru'ya bir oyun oynatıyor. Duru odadan çıkınca, Kerem'in gözü önünde, Duru'nun mavi kutuya koyduğu bilyeleri alıp kırmızı kutuya saklıyor. Sonra Kerem'e soruyor: "Ablan geri gelince bilyelerini nerede arayacak?" Kerem hiç duraksamadan kırmızı kutuyu gösteriyor.
Duru içeri girip mavi kutuyu açtığında Kerem şaşkınlıkla bağırıyor: "Orada değil ki!" Ertesi akşam roller değişiyor; bu kez Kerem odadan çıkıyor ve Duru'ya aynı soru soruluyor. Duru gülerek mavi kutuyu gösteriyor: "Kerem onları orada sanıyor, çünkü babamın değiştirdiğini görmedi."
Bu ailenin hiçbiri gerçek değil. Ama iki kardeşin aynı soruya verdiği iki farklı cevap, gelişim psikolojisinin en çok tekrarlanan deneylerinden birinin, binlerce çocukla elde edilmiş sonucunun neredeyse birebir aynısı.
Bu derste ne olacak
Bu derste, çocukların başkalarının kendilerinden farklı, hatta yanlış inançlara sahip olabileceğini nasıl ve ne zaman anlamaya başladığını, yanlış inanç görevleri ve onlara dair tartışmalar üzerinden inceleyeceğiz.
Zihin kuramı kavramının kendisi, Terapi Akademisi'nin çocukluk dersinde tanımlandı; bu derste kavramı yeniden tanımlamayacak, onu ölçmek için geliştirilen görevlere ve bu görevlerden çıkan bulgulara odaklanacağız. Önce klasik yanlış inanç görevlerini ve dört yaş civarındaki değişimi göreceğiz. Sonra bu değişimi etkileyen dil, aile ve kültür gibi etkenlere bakacağız. Son bölümde, bebeklerin de yanlış inançları anlayıp anlamadığı tartışmasına ve otizmle ilgili iddiaların bugün nasıl değerlendirildiğine geçeceğiz.
Sıfır noktası
"Zihin kuramı" terimi, aslında çocuklarla değil, şempanzelerle ilgili bir makalede doğdu. 1978'de David Premack ve Guy Woodruff, şempanzelerin başkalarının amaçlarını ve bilgilerini anlayıp anlamadığını sordu. Makaleye yorum yazan filozoflar, bir canlının başkasının zihnini anladığını göstermenin en güçlü yolunun, o canlının başkasının yanlış bir inanca sahip olabileceğini anladığını göstermek olduğunu öne sürdü. Çünkü bir başkasının doğru bir inancı, gerçeğin kendisiyle karıştırılabilirdi; yanlış bir inanç ise karıştırılamazdı.
Bu öneriden yola çıkan Heinz Wimmer ve Josef Perner, 1983'te çocuklar için bir görev tasarladı. Maxi adlı bir oyuncak çocuk çikolatasını bir dolaba koyup dışarı çıkıyor; o yokken annesi çikolatayı başka bir dolaba taşıyor. Çocuklara, Maxi geri döndüğünde çikolatasını nerede arayacağı soruluyor.
Üç yaşındaki çocukların çoğu Kerem gibi cevap veriyordu: Maxi çikolatayı gerçekte bulunduğu yerde arayacaktı. Okula başlamaya yakın yaştaki çocukların çoğu ise Duru gibi, Maxi'nin eski yerde arayacağını söylüyordu.
Yaygın yanlış"Küçük çocuklar başkalarının duygularını hiç anlamaz."
Yanlış inanç görevlerinde zorlanan üç yaşındaki çocuklar bile, başkalarının farklı isteklere sahip olabileceğini, birinin üzüldüğünü ya da sevindiğini çoğu zaman anlayabiliyor. Dört yaş civarındaki değişim, başkalarının zihnini anlamanın başlangıcı değil, bu anlayışın inançların gerçekten farklı, hatta yanlış olabileceğini kapsayacak biçimde genişlemesi.
Mekanizma
Kutudaki sürpriz
Yanlış inanç görevlerinin bir başka türü, çocuğun kendi yanlış inancını hatırlayıp hatırlamadığını sınıyordu.
Bir şeker kutusunu açan ve içinden kalem çıktığını gören üç yaşındaki çocukların çoğu, kutuyu ilk gördüklerinde de içinde kalem olduğunu düşündüklerini söylüyor; kutuyu hiç görmemiş bir arkadaşlarının da içinde kalem olduğunu düşüneceğini iddia ediyordu. Bu görev, küçük çocukların yalnızca başkalarının değil, kendi geçmiş yanlış inançlarını da temsil etmekte zorlandığını gösteriyordu.
Yaygın yanlış"Üç yaşındakiler yanlış inanç görevinde başarısız oluyorsa, bu yalan söylediklerini ya da dikkatsiz olduklarını gösterir."
Üç yaşındaki çocukların yanlış inanç görevlerindeki cevapları, çok sayıda ülkede ve farklı görev biçimlerinde tutarlı biçimde gözleniyor. Bu cevaplar dikkatsizliğin ya da yalan söyleme isteğinin değil, gerçekliği ve bir inancı birbirinden ayırarak temsil etme becerisinin henüz gelişmekte olmasının bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Yüzlerce çalışmanın ortak sonucu
Wimmer ve Perner'in görevi, sonraki yıllarda sayısız biçimde yeniden yapıldı. Henry Wellman ile iki meslektaşı, bu birikimi tek bir analizde toplayarak yanlış inanç performansının gerçekten yaşla birlikte değişip değişmediğini ve bu değişimin görevin ayrıntılarına ne kadar bağlı olduğunu sordu.
Wellman ve David Liu, 2004'te, yanlış inancın tek başına bir eşik olmadığını, zihin anlayışının birkaç basamaktan oluştuğunu öne sürdü. Çocuklar önce farklı insanların farklı şeyler isteyebileceğini, sonra farklı şeylere inanabileceğini, sonra birinin bir şeyi görmediği için bilmeyebileceğini, ardından yanlış inançları ve en son da insanların gerçek duygularını gizleyebileceğini anlıyordu.
Dil, kardeşler ve kültür
Yanlış inanç anlayışının ne zaman ortaya çıktığı, çocuktan çocuğa değişiyor ve bu değişimin bir kısmı çocuğun sosyal ortamıyla ilişkili.
Ebeveynlerinin onlarla daha sık düşünceler, inançlar ve duygular hakkında konuştuğu çocukların yanlış inanç görevlerinde daha erken başarılı olduğunu bildiren çalışmalar var. Daha büyük kardeşleri olan çocuklarda yanlış inanç anlayışının biraz daha erken geliştiği de bildirildi; kardeşlerle oynanan rol oyunları, şakalar ve kavgalar, çocuğa başkalarının farklı düşündüğünü sık sık hatırlatıyor olabilir.
Bu etkiyi en çarpıcı biçimde gösteren gruplardan biri, işiten ailelerde doğan işitme engelli çocuklar. Ailelerinin işaret dilini akıcı biçimde kullanamadığı bu çocuklar, erken yıllarda zihinsel durumlar hakkındaki konuşmalara daha az katılabiliyor ve yanlış inanç görevlerinde işiten yaşıtlarından belirgin biçimde geç başarılı olabiliyor. İşaret dilini akıcı kullanan işitme engelli ailelerde büyüyen işitme engelli çocuklarda ise böyle bir gecikme görülmüyor.
Kültür, bu gelişimin sırasını da etkileyebiliyor. Wellman ve Liu'nun ölçeğiyle yapılan çalışmalarda, Amerika ve Avustralya'daki çocuklar genellikle farklı inançları, birinin bir şeyi görmediği için bilmeyebileceğinden önce anlarken, Çin ve İran'daki çocuklarda bu sıra tersine döndü.
Usta katmanı
Bebekler yanlış inancı anlar mı?
Klasik yanlış inanç görevleri çocuğun bir soruyu anlamasını ve sözlü ya da işaretle cevap vermesini gerektiriyor. Bazı araştırmacılar, bu taleplerin çocukların aslında sahip oldukları bir anlayışı gizleyebileceğini öne sürdü ve soru sormayan görevler tasarladı.
Kristine Onishi ile Renée Baillargeon, 2005'te on beş aylık bebeklere, bir kadının bir oyuncağı bir kutuya koyduğunu, sonra o yokken oyuncağın başka bir kutuya geçtiğini gösterdi. Kadın geri döndüğünde oyuncağın gerçekten bulunduğu kutuya uzandığında, bebekler eski kutuya uzandığı durumdan daha uzun baktı. Araştırmacılar bunu, bebeklerin kadının yanlış bir inanca göre davranmasını beklediği ve bu beklenti ihlal edildiğinde şaşırdığı biçiminde yorumladı.
Yaygın yanlış"Bebekler on beş aylıkken başkalarının yanlış inançlarını kesin olarak anlar."
Kendiliğinden tepki görevlerine dayanan bazı çalışmalar, bebeklerin yanlış inanca uygun beklentileri olduğunu düşündürdü. Ama bu bulguların önemli bir kısmı sonraki doğrudan tekrarlarda bulunamadı ve bakma örüntülerinin daha basit açıklamaları olabileceği öne sürüldü. Bebeklerin yanlış inançları ne ölçüde anladığı, bugün açık ve aktif biçimde araştırılan bir soru.
Otizm ve zihin kuramı
1985'te Simon Baron-Cohen, Alan Leslie ve Uta Frith, otizmli çocukların yanlış inanç görevlerinde özel bir güçlük yaşayıp yaşamadığını sordu. Sally adlı bir bebek bilyesini sepetine koyup gidiyor, Anne adlı bebek bilyeyi kutusuna taşıyordu.
Son yıllarda bazı araştırmacılar, otizmli ve otizmli olmayan kişiler arasındaki iletişim güçlüklerinin tek taraflı bir eksiklik olarak değil, iki farklı algılama ve iletişim biçimi arasındaki karşılıklı bir anlaşma güçlüğü olarak görülmesi gerektiğini öne sürdü.
Kanıtın sınırı
Okul öncesi çocukların açık yanlış inanç görevlerindeki başarısının dört yaş civarında belirgin biçimde arttığı, yüzlerce çalışmayla güçlü biçimde destekleniyor. Dil, aile içi konuşmalar ve kardeşler gibi sosyal etkenlerin bu gelişimle ilişkili olduğu da birçok çalışmanın ortak sonucu.
Ama bebeklerin kendiliğinden tepkileriyle ölçülen erken yanlış inanç anlayışına dair bulgular, tekrarlama sorunları nedeniyle tartışmalı. Zihin anlayışının kültüre göre değişen sırasına dair bulgular az sayıda ülkeden geliyor. Otizmin zihin kuramı güçlüğüyle açıklanmasına dair ilk güçlü iddialar ise sonraki araştırmalarla önemli ölçüde yumuşatıldı. Yanlış inanç görevleri de zihin anlayışının yalnızca bir parçasını ölçüyor; gündelik hayatta başkalarının zihnini izlemek, bu görevlerin ölçtüğünden çok daha karmaşık bir beceri.
Kendin dene
Aklında kalsın
Yanlış inanç görevleri, çocuğun bir başkasının gerçeğe değil, kendi eski ve yanlış inancına göre davranacağını öngörüp öngöremediğini sınıyor.
Açık yanlış inanç görevlerindeki başarı, farklı ülkelerde ve farklı görev biçimlerinde üç ile beş yaş arasında belirgin biçimde artıyor.
Zihin anlayışı birkaç basamaktan oluşuyor; bu basamakların sırası büyük ölçüde benzer, ama bazıları kültüre göre değişebiliyor.
Zihinsel durumlar hakkında konuşulan bir aile ortamı, kardeşler ve dil erişimi, yanlış inanç anlayışının gelişimiyle ilişkili; işiten ailelerde büyüyen işitme engelli çocuklarda gecikme görülebiliyor.
Bebeklerin yanlış inançları anladığına dair bulgular tekrarlama sorunları nedeniyle tartışmalı; otizmin yalnızca bir zihin kuramı eksikliğiyle açıklanması ise bugün yetersiz bulunuyor.
Sonraki derse köprü
Buraya kadar çocukların başkalarının inançlarını ve bilgilerini anlamaya nasıl başladığını gördük. Bu anlayış, başkalarının davranışlarını değerlendirirken de önemli bir rol oynuyor: bir kişinin ne bildiği ve ne amaçladığı, yaptığı şeyin iyi mi kötü mü olduğuna dair yargılarımızı değiştirebiliyor.
Kazayla on beş bardak kıran bir çocuk mu daha suçlu, yoksa yasak bir şeyi almaya çalışırken tek bir bardak kıran mı? Çocuklar bu tür sorulara yaşla birlikte nasıl farklı cevaplar veriyor, ve bu cevaplar her kültürde aynı mı? Çocukların doğruyu ve yanlışı düşünme biçimlerinin nasıl değiştiği sorusu, bizi bir sonraki konumuza taşıyor: ahlak gelişimi.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.