Yakınsak gelişim alanı ve iskele kurma kavramlarını eğitim örnekleriyle açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M11, Yaşam boyu gelişim · 2.630 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Vygotsky, çocuğun zihinsel gelişiminin daha bilgili insanlarla etkileşim içinde ve dil gibi kültürel araçlar aracılığıyla gerçekleştiğini savundu; ona göre her zihinsel işlev önce insanlar arasında, sonra çocuğun içinde ortaya çıkıyor.
Yakınsak gelişim alanı, çocuğun tek başına yapabildiği ile daha yetkin birinin yardımıyla yapabildiği arasındaki mesafe; iyi öğretim bu alanda gerçekleşiyor.
İskele kurma, Vygotsky'den sonra Wood, Bruner ve Ross tarafından tanımlandı; yardımın çocuğun performansına göre ayarlanması ve zamanla geri çekilmesi temel özelliği.
Özel konuşma, Piaget'nin düşündüğü gibi yalnızca benmerkezciliğin bir işareti değil; çocukların düşüncelerini düzenlemek için kullandığı bir araç olarak görülüyor.
Kültür, çocukların neyi, nasıl ve kimden öğrendiğini biçimlendiriyor; ama kültürler arası bulguların yorumu dikkat gerektiriyor.
Açılış
Açılış sahnesi
Kayseri'de bir bayram arifesi. Gülsüm Nine mutfak masasında mantı hamurunu açmış, küçük kareler kesiyor. Altı yaşındaki torunu Ada yanında; geçen yıl yalnızca seyretmişti, bu yıl o da yapmak istiyor. İlk denemede kıymayı fazla koyuyor, hamurun uçları birleşmiyor. Gülsüm Nine bir şey söylemeden kendi elini Ada'nın elinin üstüne koyuyor ve dört ucu birlikte kıvırıyorlar.
Birkaç mantıdan sonra Nine elini çekiyor ve yalnızca söylüyor: "Önce iki karşı ucu, sonra öbür ikisini." Ada kendi kendine mırıldanarak tekrarlıyor: "Önce karşılar, sonra öbürleri." Biraz sonra Nine hiçbir şey söylemiyor; Ada'nın mantıları biraz çarpık ama kapalı. Akşama doğru, kimse bakmazken, Ada kendi başına bir tepsi dolduruyor.
Gülsüm Nine de, Ada da, o bayram mutfağı da hayal ürünü. Ama Ada'nın öğleden akşama geçirdiği yol, bir Rus psikoloğun yaklaşık yüz yıl önce öğrenme ve gelişim üzerine kurduğu kuramın neredeyse bütün kavramlarını bir arada gösteriyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Bu derste, Lev Vygotsky'nin gelişimi toplumsal etkileşimin ve kültürel araçların içinde gören kuramını, yakınsak gelişim alanı ve iskele kurma kavramlarını eğitim örnekleriyle birlikte inceleyeceğiz.
Önce Vygotsky'nin kısa hayatını ve Piaget'den ayrıldığı temel noktayı göreceğiz. Sonra kuramın merkezindeki yakınsak gelişim alanı kavramına ve onu somutlaştıran iskele kurma araştırmalarına geçeceğiz. Son bölümde, dilin düşünmeye nasıl dönüştüğünü, kültürün öğrenmeyi nasıl biçimlendirdiğini ve bu fikirlerin sınıfta nasıl kullanıldığını tartışacağız.
Sıfır noktası
Lev Vygotsky, Piaget ile aynı yıl, 1896'da doğdu; ama 1934'te, otuz yedi yaşında veremden öldü. Kısa çalışma hayatı, Sovyetler Birliği'nin ilk yıllarına denk geldi. Eserleri ölümünden sonra bir süre ülkesinde yasaklandı; Batı'da ise ancak 1960'larda ve özellikle 1978'de İngilizce yayımlanan bir derlemeyle geniş biçimde tanındı.
Piaget'nin anlattığı çocuk, nesneleri kurcalayarak ve sınayarak öğrenen, çoğu zaman kendi başına çalışan bir kâşifti. Vygotsky ise çocuğun zihinsel gelişiminin, daha bilgili insanlarla etkileşim içinde ve kültürün sağladığı araçlarla gerçekleştiğini savundu. Ona göre her zihinsel işlev iki kez ortaya çıkıyordu: önce insanlar arasında, sonra çocuğun kendi içinde.
Vygotsky için en önemli kültürel araç dildi. Çocuk, yetişkinlerle konuşarak yalnızca bilgi edinmiyor, düşünme biçimlerini de devralıyordu. Bir çocuğun dünyaya bakışı, içinde büyüdüğü kültürün sözcükleri, kavramları ve alışkanlıklarıyla biçimleniyordu.
Yaygın yanlış"Vygotsky, çocukların her şeyi yetişkinlerden kopyalayarak öğrendiğini söyler."
Doğrusu
Vygotsky çocuğu pasif bir kopyalayıcı olarak görmüyordu. Ona göre çocuk, yetişkinlerle birlikte yaptığı etkinlikleri yavaş yavaş kendi zihinsel araçlarına dönüştürüyor ve onları yeni durumlarda kendi başına kullanmayı öğreniyordu. Toplumsal etkileşim, çocuğun etkinliğinin yerini almıyor, onun için bir çerçeve sağlıyordu.
Mekanizma
İki seviye arasındaki alan
Vygotsky'nin en çok bilinen kavramı, öğrenme ile gelişim arasındaki ilişkiye dair bir soruyla doğdu. Aynı zekâ testinde aynı puanı alan iki çocuk düşünün. Biri bir yetişkinin küçük ipuçlarıyla çok daha zor problemleri çözebiliyor, öteki ise ipuçlarına rağmen pek ilerleyemiyor. Vygotsky'ye göre bu iki çocuğun gelişim düzeyi aynı değildi.
Bu kavram, bir çocuğun yalnızca bugün neler yapabildiğine değil, yarın neler yapabileceğine bakmayı öneriyordu. Vygotsky'ye göre iyi bir öğretim, çocuğun zaten kendi başına yapabildiği şeyleri tekrar etmek yerine, bu alanın içinde, çocuğun yardımla yapabildiği şeylere yönelmeliydi.
Yaygın yanlış"Bir çocuğa ne kadar çok yardım edilirse o kadar iyi öğrenir."
Doğrusu
Vygotsky'nin fikirleri ve iskele kurma araştırmaları, yardımın miktarından çok ayarlanmasının önemli olduğunu gösteriyor. Çocuğun kendi başına yapabileceği işleri onun yerine yapmak, öğrenme fırsatını elinden alabiliyor. İyi bir yardım, çocuğu yalnızca henüz yapamadığı kısımlarda destekliyor ve çocuk ilerledikçe geri çekiliyor.
Vygotsky'nin bu fikri, değerlendirme yöntemlerine de yansıdı. Çocuğun yalnızca tek başına yaptığı bir testten aldığı puan yerine, ona sistematik ipuçları verip ne kadar ilerleyebildiğini ölçen yöntemler geliştirildi.
İskele kurma
Vygotsky yakınsak gelişim alanını tanımladı, ama bir yetişkinin çocuğa bu alanda tam olarak nasıl yardım ettiğini ayrıntılı biçimde incelemedi. Bu boşluğu dolduran en etkili çalışmalardan biri, Vygotsky'den yaklaşık kırk yıl sonra geldi.
David Wood, Jerome Bruner ve Gail Ross, 1976'da yayımladıkları çalışmada, üç, dört ve beş yaşındaki çocuklara iç içe geçen tahta bloklardan bir piramit yapmayı öğreten bir yetişkinin davranışlarını ayrıntılı biçimde inceledi. Bu çalışmada, Vygotsky'nin kendisinin kullanmadığı bir terim ortaya çıktı.
Sonraki araştırmalar, iskele kurmanın en önemli özelliğinin, yardımın çocuğun o anki performansına göre ayarlanması olduğunu vurguladı.
Yaygın yanlış"İskele kurma, Vygotsky'nin kendi kavramıdır."
Doğrusu
Vygotsky yakınsak gelişim alanı kavramını geliştirdi; ama "iskele kurma" terimi, ondan yaklaşık kırk yıl sonra, 1976'da Wood, Bruner ve Ross tarafından ortaya atıldı. İki kavram birbiriyle yakından ilişkili ve çoğu zaman birlikte anılıyor; ama iskele kurma, Vygotsky'nin fikirlerinin sonraki araştırmacılar tarafından geliştirilmiş bir uzantısı.
İleri katman
Usta katmanı
Kendi kendine konuşmak
Küçük çocuklar oyun oynarken ya da bir şey yaparken sık sık yüksek sesle kendi kendilerine konuşur: "Şimdi kırmızıyı koyuyorum... hayır, burası değil." Piaget bu konuşmayı, çocuğun henüz dinleyenin ihtiyacını gözetemediğinin bir işareti olarak, "benmerkezci konuşma" olarak yorumlamıştı. Vygotsky ise bu konuşmada çok farklı bir şey gördü.
Vygotsky'ye göre özel konuşma, yetişkinlerin çocuğa verdiği yönergelerin çocuğun kendi düşünme aracına dönüşmesinin bir aşamasıydı. Önce yetişkin çocuğa "önce karşı uçları kıvır" diyordu; sonra çocuk bunu kendi kendine yüksek sesle söylüyordu; sonunda bu konuşma içselleşiyor, sessiz bir iç konuşmaya dönüşüyordu. Açılıştaki Ada'nın mırıldanması tam olarak bu ara aşamanın bir örneğiydi.
Kültür öğrenmeyi nasıl biçimlendirir?
Vygotsky ve öğrencisi Aleksandr Luria, 1930'ların başında Özbekistan'da, okuma yazma bilmeyen köylülerle okula gitmeye başlamış kişileri karşılaştıran bir saha çalışması yürüttü.
Barbara Rogoff, Vygotsky'nin fikirlerini, çocukların öğrenmesinin gündelik yaşamın içinde nasıl gerçekleştiğine dair kültürler arası çalışmalarla genişletti. Örneğin Guatemala'daki bazı Maya topluluklarında çocukların, yetişkinlerin işlerine katılıp onları dikkatle izleyerek, açık bir öğretim olmadan pek çok beceriyi öğrendiğini gösterdi.
Sınıftaki karşılığı
Vygotsky'nin fikirleri, eğitimde akran öğretimi, işbirlikli öğrenme ve öğretmenin öğrencinin ihtiyacına göre yardımını ayarladığı yaklaşımlarla yaygın biçimde kullanılıyor. Ama "iskele kurma" ve "yakınsak gelişim alanı" kavramları bazen o kadar geniş kullanılıyor ki, neredeyse her türlü yardım ya da kolaylaştırma bu adlarla anılabiliyor. Araştırmacılar, bir yardımın gerçekten iskele kurma sayılması için çocuğun performansını izleyip ona göre ayarlanması ve zamanla geri çekilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kanıtın sınırı
Çocuğun o anki performansına göre ayarlanan yardımın, bu yardımı veren ister öğretmen ister arkadaşı olsun, öğrenmeyi desteklediği, pek çok gözlem ve deney çalışmasıyla destekleniyor. Çocukların zor görevlerde kendi kendilerine konuşmayı bir düzenleme aracı olarak kullandığı da tutarlı bir bulgu.
Ama Vygotsky'nin kendisi kuramını ayrıntılı ve sınanabilir biçimde geliştirecek kadar uzun yaşamadı; kavramlarının çoğu sonradan başkaları tarafından yorumlandı ve genişletildi. Yakınsak gelişim alanının nasıl ölçüleceği konusunda tam bir uzlaşı yok ve kavramın eğitimde çok geniş kullanılması, onun sınanabilirliğini azaltıyor. Kültürler arası çalışmalar, örneğin Luria'nın Özbekistan çalışması, kültürün düşünmeyi biçimlendirdiğine dair güçlü örnekler sunuyor; ama bu çalışmaların yöntemleri ve yorumları da tartışmalı.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Vygotsky, çocuğun zihinsel gelişiminin daha bilgili insanlarla etkileşim içinde ve dil gibi kültürel araçlar aracılığıyla gerçekleştiğini savundu; ona göre her zihinsel işlev önce insanlar arasında, sonra çocuğun içinde ortaya çıkıyor.
Yakınsak gelişim alanı, çocuğun tek başına yapabildiği ile daha yetkin birinin yardımıyla yapabildiği arasındaki mesafe; iyi öğretim bu alanda gerçekleşiyor.
İskele kurma, Vygotsky'den sonra Wood, Bruner ve Ross tarafından tanımlandı; yardımın çocuğun performansına göre ayarlanması ve zamanla geri çekilmesi temel özelliği.
Özel konuşma, Piaget'nin düşündüğü gibi yalnızca benmerkezciliğin bir işareti değil; çocukların düşüncelerini düzenlemek için kullandığı bir araç olarak görülüyor.
Kültür, çocukların neyi, nasıl ve kimden öğrendiğini biçimlendiriyor; ama kültürler arası bulguların yorumu dikkat gerektiriyor.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste, çocukların başkalarıyla birlikte düşünerek ve onların rehberliğiyle öğrendiğini gördük. Ama bir başkasından öğrenmek, o kişinin ne bildiğini, neye inandığını ve ne düşündüğünü hesaba katmayı da gerektiriyor.
Bir çocuk, başka birinin kendisinden farklı bir şeye, hatta yanlış bir şeye inanabileceğini ne zaman anlamaya başlıyor? Bir oyuncağın yerinin değiştirildiğini görmemiş birinin onu nerede arayacağını tahmin edebilmek, çocuğun zihni hakkında bize ne söyler? Çocukların başkalarının zihinlerini anlama yolculuğu, bir sonraki durağımız: zihin kuramı.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.