İçeriğe geç

M11-D04

Piaget’nin bilişsel gelişim kuramı

Piaget’nin evrelerini ve temel kavramlarını çocuk davranışı örnekleriyle açıklar.

Temel Psikoloji Akademisi — M11, Yaşam boyu gelişim · 2.554 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Piaget, çocukların yetişkinlerden yalnızca daha az şey bilmediğini, dünyayı niteliksel olarak farklı biçimlerde düşündüğünü öne sürdü ve bunu çocukların hatalarındaki tutarlı örüntülerden çıkardı.

Kuramın merkezinde şemalar var; çocuklar yeni deneyimleri var olan şemalara yerleştirerek özümsüyor, şemalarına uymayan deneyimler karşısında şemalarını değiştirerek uyum sağlıyor.

Duyusal-motor dönemde bebekler dünyayı duyuları ve hareketleriyle tanıyor ve gözden kaybolan nesnelerin var olmaya devam ettiğini yavaş yavaş anlıyor.

İşlem öncesi dönemde çocuklar dünyayı zihinlerinde temsil edebiliyor; ama başkalarının bakış açısını hesaba katmakta ve görünüşü değişen bir şeyin miktarının aynı kaldığını anlamakta zorlanıyor.

Somut işlemler döneminde çocuklar somut nesneler üzerinde mantıksal işlemler yapabiliyor; soyut işlemler döneminde ise varsayımsal ve sistematik akıl yürütme ortaya çıkıyor.

Açılış sahnesi

Konya'da bir pazar kahvaltısı. Dört yaşındaki Mert ile yedi yaşındaki ablası Zeynep'e annesi birer bardak vişne suyu dolduruyor. Zeynep'inki geniş ve kısa bir bardak, Mert'inki ise ince uzun bir bardak. Mert sevinçle bağırıyor: "Benimki daha çok!" Zeynep itiraz ediyor; annesinin aynı şişeden aynı miktarda koyduğunu gördüğünü söylüyor.

Anne, Mert'in önünde vişne suyunu geniş bardağa geri boşaltıyor. Sıvı daha alçakta duruyor. Mert'in yüzü düşüyor: "Şimdi azaldı." Zeynep kahkahayı basıyor: "Hiçbir şey azalmadı ki, sadece bardak değişti!" Mert ikna olmuyor; gözleri ona sıvının yükseldiğini ve alçaldığını gösteriyor, bu da onun için yeterli.

Mert, Zeynep ve o kahvaltı masası bu ders için kuruldu. Ama Mert'in vişne suyu karşısındaki tepkisi, yirminci yüzyılın en etkili gelişim psikoloğunun yüzlerce çocukla tekrar tekrar gözlediği bir davranışın neredeyse birebir aynısı.

Bu derste ne olacak

Bu derste, Jean Piaget'nin çocuk zihninin işleyişi üzerine geliştirdiği kuramı, temel kavramlarıyla ve dört evresiyle, çocuk davranışından örneklerle birlikte göreceğiz.

Piaget'nin kuramı, sonraki araştırmalarla önemli ölçüde düzeltildi ve eleştirildi; bu eleştiriler ayrı bir dersin konusu. Bu derste amaç, kuramı önce kendi mantığı içinde, adil biçimde anlamak. Önce Piaget'nin çocuk zihnine bakışını ve kullandığı yöntemi göreceğiz. Sonra kuramın temel kavramlarına, yani şemalara ve bilginin nasıl değiştiğine geçeceğiz. Son bölümde dört evreyi ve her evrenin çocuk davranışında nasıl göründüğünü inceleyeceğiz.

Sıfır noktası

Piaget'den önce pek çok psikolog, çocukların yetişkinlerden yalnızca daha az bilgiye sahip olduğunu, yani çocuk zihninin yetişkin zihninin küçük ve eksik bir kopyası olduğunu düşünüyordu. Çocuk büyüdükçe daha fazla bilgi ediniyor, daha az hata yapıyordu.

İsviçreli Jean Piaget, gençliğinde biyoloji eğitimi almış, yumuşakçalar üzerine makaleler yayımlamıştı. 1919 civarında Paris'te bir zekâ testinin Fransız çocuklarla uyarlanması işinde çalışırken, çocukların doğru cevaplarından çok yanlış cevaplarına ilgi duymaya başladı. Aynı yaştaki çocukların aynı soruda aynı türden hatalar yaptığını fark etti. Bu hatalar rastgele değildi; çocukların dünyayı yetişkinlerden farklı, ama kendi içinde tutarlı bir biçimde düşündüğünü gösteriyordu.

Piaget'nin temel iddiası buydu: çocuklar yetişkinlerden yalnızca daha az şey bilmiyor, dünyayı niteliksel olarak farklı biçimlerde düşünüyordu. Ve bu düşünme biçimleri, belirli bir sıra içinde birbirini izliyordu.

Piaget'nin yöntemi de bu iddiaya uygundu. Kendi üç çocuğunu, Jacqueline, Lucienne ve Laurent'i bebekliklerinden itibaren evde ayrıntılı biçimde gözlemledi ve onlara küçük görevler verdi. Daha büyük çocuklarla ise "klinik görüşme" adını verdiği esnek bir soru-cevap yöntemi kullandı: çocuğa bir soru soruyor, cevabını takip eden sorularla derinleştiriyor ve çocuğun düşüncesinin arkasındaki mantığı ortaya çıkarmaya çalışıyordu.

Yaygın yanlış"Çocuklar küçük yetişkinlerdir; sadece daha az bilgileri vardır."
Doğrusu

Piaget'nin gözlemleri, çocukların yetişkinlerden yalnızca daha az bilgiye sahip olmadığını, dünyayı farklı ilkelerle yorumladığını gösterdi. Dört yaşındaki bir çocuğa sıvının miktarının bardak değiştirince değişmediğini anlatmak, çoğu zaman bir bilgi aktarımıyla çözülmüyor; çocuğun bu bilgiyi anlamlandıracak düşünme biçimine henüz sahip olmaması gerekebiliyor.

Mekanizma

Şemalar ve bilginin değişimi

Piaget'ye göre çocuklar, dünyayı anlamak için kendi zihinsel yapılarını aktif olarak kuruyordu. Bu yapıların temel birimi şemalardı.

Şemalar sabit değildi; çocuk yeni deneyimlerle karşılaştıkça iki süreçle değişiyor ve gelişiyordu.

Örneğin "dört ayaklı, tüylü hayvan köpektir" şemasına sahip küçük bir çocuk, ilk kez bir kedi gördüğünde onu da "köpek" diye çağırabilir; bu bir özümsemedir. Ama kedi havlamadığında ve farklı davrandığında, çocuk şemasını değiştirmek ve kedi için ayrı bir kategori oluşturmak zorunda kalır; bu da uymadır.

Yöntemin gücü

Piaget'nin yöntemi, deney psikolojisinin sıkı kontrollü yöntemlerinden çok farklıydı. Bu yöntem, çocukların düşüncesinin ayrıntılı ve zengin betimlemelerini sağladı; ama küçük ve seçilmiş örneklemlere ve gözlemcinin yorumuna dayandığı için sonraki araştırmacılar tarafından sıkça eleştirildi.

Yine de Piaget'nin tanımladığı pek çok davranış, sonraki sistematik çalışmalarda tekrar tekrar gözlendi. Bunların en ünlülerinden biri, bebeklerin gizlenen nesneleri arama biçimiyle ilgili.

Usta katmanı

Duyusal-motor dönem: doğumdan yaklaşık iki yaşa

Piaget'ye göre bebekler dünyayı ilk iki yılda zihinsel temsiller yoluyla değil, duyuları ve hareketleri aracılığıyla tanıyordu: bakarak, dokunarak, emerek, kavrayarak. Bu dönemin en önemli kazanımlarından biri, gözden kaybolan nesnelerin var olmaya devam ettiğini anlamaktı.

Piaget, kendi çocuklarıyla yaptığı gözlemlerde, çok küçük bebeklerin bir oyuncak bir örtünün altına saklandığında onu aramadığını, sanki oyuncak yok olmuş gibi davrandığını gördü. Yaklaşık sekiz aylık bebekler ise örtünün altındaki oyuncağı bulabiliyordu; ama ilginç bir hata yapıyorlardı.

İşlem öncesi dönem: yaklaşık iki ile yedi yaş arası

İki yaş civarında çocuklar dil, oyun ve imgeler aracılığıyla dünyayı zihinlerinde temsil etmeye başlıyordu; bir sopa at, bir kutu araba olabiliyordu. Ama Piaget'ye göre bu dönemdeki çocuklar henüz tutarlı mantıksal işlemler yapamıyordu ve düşünceleri iki önemli sınırla biçimleniyordu.

Birincisi, olayları kendi bakış açılarından görme eğilimiydi.

Piaget ile Bärbel Inhelder, bu eğilimi sınamak için üç dağdan oluşan bir masa modeli kullandı. Çocuk masanın bir yanında otururken, masanın öteki yanına bir oyuncak bebek yerleştirildi ve çocuktan, bebeğin dağları nasıl gördüğünü gösteren resmi seçmesi istendi. Küçük çocuklar sık sık kendi gördükleri görüntüyü seçti.

İkinci sınır, bir durumun yalnızca tek ve en göze çarpan özelliğine odaklanma eğilimiydi. Bu, Mert'in vişne suyu karşısındaki tepkisini açıklıyordu.

Somut ve soyut işlemler

Yaklaşık yedi yaşından itibaren, Piaget'ye göre çocuklar somut nesneler ve olaylar üzerinde mantıksal işlemler yapabilmeye başlıyordu. Korunum görevlerini başarıyorlar, bir değişimi zihinlerinde geri alabiliyorlar, nesneleri birden fazla özelliğe göre sınıflandırabiliyorlardı. Ama bu dönemin düşüncesi hâlâ somut ve görülebilir olana bağlıydı.

Yaygın yanlış"Piaget'nin evreleri katı yaş sınırlarıdır; yedi yaşına giren her çocuk korunumu anlar."
Doğrusu

Piaget evrelerin sırasının sabit olduğunu savundu, ama evrelere bağladığı yaşları ortalama olarak verdi. Aynı yaştaki çocuklar arasında büyük farklar olabiliyor ve bir çocuk sıvı miktarının korunumunu anlarken, ağırlık ya da hacim gibi başka korunum türlerini daha sonra kavrayabiliyor. Evreler bir takvim değil, ortalama bir sıralama.

Yaklaşık on bir, on iki yaşından itibaren ise ergenler varsayımsal durumlar üzerinde akıl yürütebiliyor, "eğer ... olsaydı" diye düşünebiliyor ve bir problemi sistematik olarak, olası bütün değişkenleri tek tek sınayarak çözebiliyordu. Piaget ile Inhelder, bunu bir sarkacın salınım hızını hangi etkenin belirlediğini bulmaya çalışan ergenlerle gösterdi: daha küçük çocuklar ipin uzunluğunu, ağırlığı ve itme kuvvetini aynı anda değiştirirken, ergenler bir etkeni değiştirip ötekileri sabit tutuyordu.

Yaygın yanlış"Herkes on bir yaşından sonra soyut ve sistematik düşünmeye başlar."
Doğrusu

Piaget'nin önerdiği yaşlar ortalamalar olarak verildi ve sonraki araştırmalar, pek çok yetişkinin bile her alanda sistematik, varsayımsal akıl yürütmeyi tutarlı biçimde kullanmadığını gösterdi. Bu tür düşünme, kişinin eğitimine ve bir alandaki deneyimine bağlı olarak gelişiyor; bir alanda soyut düşünebilen biri, başka bir alanda somut düşünebiliyor.

Piaget, evrelerin sırasının sabit olduğunu, yani her çocuğun bu evrelerden aynı sırayla geçtiğini savunuyordu. Evrelere bağlanan yaşlar ise ona göre ortalamalardı ve çocuktan çocuğa, ortamdan ortama değişebiliyordu.

Kanıtın sınırı

Piaget'nin betimlediği pek çok davranış, örneğin bebeklerin gizlenen nesneleri arama biçimindeki hatalar ve okul öncesi çocukların standart korunum görevlerindeki cevapları, sonraki sistematik çalışmalarda tekrar tekrar gözlendi. Çocukların dünyayı yetişkinlerden niteliksel olarak farklı biçimlerde yorumlayabildiği fikri de gelişim psikolojisinin kalıcı bir parçası oldu.

Ama Piaget'nin yöntemi küçük ve seçilmiş örneklemlere, kendi çocuklarına ve yorumlayıcı klinik görüşmelere dayanıyordu. Davranışların ne zaman ortaya çıktığı, kullanılan göreve ve sorunun nasıl sorulduğuna göre değişebiliyor; bu davranışların Piaget'nin önerdiği zihinsel yapılarla mı, yoksa bellek, dil ve dikkat gibi başka etkenlerle mi açıklanması gerektiği tartışılıyor. Evrelerin ne kadar keskin ve ne kadar evrensel olduğu da sonraki araştırmaların en çok sorguladığı konulardan biri.

Kendin dene

Aklında kalsın

Piaget, çocukların yetişkinlerden yalnızca daha az şey bilmediğini, dünyayı niteliksel olarak farklı biçimlerde düşündüğünü öne sürdü ve bunu çocukların hatalarındaki tutarlı örüntülerden çıkardı.

Kuramın merkezinde şemalar var; çocuklar yeni deneyimleri var olan şemalara yerleştirerek özümsüyor, şemalarına uymayan deneyimler karşısında şemalarını değiştirerek uyum sağlıyor.

Duyusal-motor dönemde bebekler dünyayı duyuları ve hareketleriyle tanıyor ve gözden kaybolan nesnelerin var olmaya devam ettiğini yavaş yavaş anlıyor.

İşlem öncesi dönemde çocuklar dünyayı zihinlerinde temsil edebiliyor; ama başkalarının bakış açısını hesaba katmakta ve görünüşü değişen bir şeyin miktarının aynı kaldığını anlamakta zorlanıyor.

Somut işlemler döneminde çocuklar somut nesneler üzerinde mantıksal işlemler yapabiliyor; soyut işlemler döneminde ise varsayımsal ve sistematik akıl yürütme ortaya çıkıyor.

Sonraki derse köprü

Piaget'nin gözlemleri, çocukların neyi yapamadığını çarpıcı biçimde gösterdi. Ama sonraki araştırmacılar aynı görevleri farklı biçimlerde, örneğin sorulan soruyu değiştirerek, görevi çocuk için daha anlamlı kılarak ya da bakma süresi gibi yöntemlerle yeniden kurduklarında, çocukların Piaget'nin düşündüğünden çok daha erken yaşlarda bazı becerileri gösterebildiğini buldu.

Piaget çocukların yetkinliğini nerede küçümsemişti? Evreler gerçekten keskin geçişlerle mi ilerliyor, yoksa daha esnek mi okunmalı? Bu soruları sonraki derste, yeni deneylerle birlikte ele alıyoruz: Piaget’nin eleştirisi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.