M11-D01
Gelişimi araştırmanın yöntemleri
Kesitsel, boylamsal ve sıralı desenlerin kuşak etkisini nasıl ele aldığını karşılaştırır.
Temel Psikoloji Akademisi — M11, Yaşam boyu gelişim · 2.679 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S01-P03-D01
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kesitsel desen farklı yaştaki kişileri aynı anda karşılaştırıyor; hızlı ve ucuz, ama yaş farkı ile kuşak farkını birbirinden ayıramıyor.
Boylamsal desen aynı kişileri zaman içinde izliyor; kişi içi değişimi doğrudan görüyor, ama seçici yıpranma ve tekrar test etkisi gibi kendi yanılgılarına açık.
Seattle çalışması, kesitsel karşılaştırmalardaki erken zihinsel düşüşün bir kısmının, aslında kuşaklar arası farklardan kaynaklandığını gösterdi.
Sıralı desenler kesitsel ve boylamsal karşılaştırmaları birleştiriyor; ama yaş, kuşak ve dönem etkilerini aynı anda ayırmak her zaman bir varsayım gerektiriyor.
Mikrogenetik yöntem, değişimin anını yakalamak için kısa bir dönemde çok sık ölçüm yapıyor ve yeni becerilerin dalgalanarak yerleştiğini gösteriyor.
Açılış sahnesi
Ankara'da bir üniversitenin psikoloji bölümü. Doktora öğrencisi Elif, tez danışmanına heyecanla bir taslak gösteriyor: yaşla birlikte sözel belleğin nasıl değiştiğini araştıracak. Plan basit. Önümüzdeki bahar yirmi, kırk, altmış ve seksen yaşlarında dörder yüz kişiye aynı bellek testlerini uygulayacak, grupların ortalamalarını karşılaştıracak ve bir eğri çizecek.
Danışmanı taslağı okuyup gözlüklerini çıkarıyor. "Seksen yaşındaki grubun ortalaması düşük çıktı diyelim," diyor. "Bu farkın yaşlanmaktan geldiğini nereden bileceksin? O insanlar 1940'larda doğdu. Kaçı ortaokula gidebildi? Kaçı hayatında bir kez bile çoktan seçmeli test çözdü? Senin yirmi yaşındakiler ise hayatları boyunca test çözdü." Elif bir an duraksıyor. "O zaman aynı kişileri yıllarca mı izleyeyim?" Danışman gülümsüyor: "Altmış yıl bekleyebilirsen."
Elif ve tez danışmanı bu sayfanın icadı. Ama aralarındaki konuşma, gelişim psikolojisinin yüz yıldır uğraştığı temel bir yöntem sorununu özetliyor.
Bu derste ne olacak
Bu derste, insanların yaşam boyu nasıl değiştiğini incelemek için kullanılan kesitsel, boylamsal ve sıralı desenleri karşılaştıracak, her birinin yaş ile kuşak farkını ayırmakta nerede güçlü, nerede zayıf olduğunu göreceğiz.
Kuşak etkisi kavramı ve yaşam boyu gelişim yaklaşımının temel fikirleri Terapi Akademisi'nde işlendi; araştırma desenlerinin nedensellik sorusuna ne kattığı ise bu serinin ikinci modülündeki korelasyonel desen dersinde ele alındı. Burada odak, gelişim araştırmacısının elindeki desenlerin iç işleyişi: hangi soruyu hangi desen cevaplayabilir ve her desen hangi yanılgıya açık? Önce iki temel deseni ve zayıf noktalarını göreceğiz. Sonra bu zayıflıkları birlikte ele almak için geliştirilen sıralı desenlere ve onların da çözemediği bir hesap sorununa geçeceğiz. Son bölümde, değişimin kendisini yakından izlemeye çalışan yöntemlere bakacağız.
Sıfır noktası
Gelişim psikolojisinin temel sorusu, zamanla neyin değiştiği. Ama "zaman" bir araştırmada üç farklı şeye karşılık gelebilir: kişinin yaşı, kişinin doğduğu dönem ve ölçümün yapıldığı tarih. Bu üçü birbirine sıkı sıkıya bağlı; birini bilirseniz, öteki ikisinden üçüncüsünü hesaplayabilirsiniz.
Kesitsel desen hızlı ve ucuz. Elif'in planı tam olarak buydu: bir bahar dönemi içinde, yetmiş yıllık bir yaş aralığına dair bir tablo elde etmek. Ama bu desende farklı yaştaki gruplar aynı zamanda farklı yıllarda doğmuş insanlardan oluşuyor; yaş farkı ile doğum dönemi farkı birbirinden ayrılamıyor.
Boylamsal desen, kişinin kendisiyle karşılaştırıldığı için kuşaklar arası farkı bu karşılaştırmanın dışında tutuyor. Ama kendi sorunlarını getiriyor: aynı kuşağı izlediği için bulgularının başka kuşaklara genellenip genellenemeyeceği belli değil, ölçümler arasında dünya da değişiyor ve katılımcılar yıllar içinde çalışmadan ayrılıyor.
Yaygın yanlış"Farklı yaş gruplarını karşılaştırmak, insanların yaşlandıkça nasıl değiştiğini gösterir."
Kesitsel bir karşılaştırma, belirli bir tarihte farklı yaştaki insanların nasıl farklılaştığını gösteriyor. Bu farkın bir kısmı yaşlanmadan, bir kısmı ise grupların farklı dönemlerde doğup büyümesinden kaynaklanıyor olabilir. Değişimi doğrudan görmek için aynı kişileri zaman içinde izlemek gerekiyor.
Mekanizma
Seattle'daki altmış yıl
Bu sorunun en çok anılan örneği, yetişkinlikte zihinsel becerilerin değişimi üzerine yapılan araştırmalardan geliyor. Yirminci yüzyılın ortasına kadar yapılan kesitsel çalışmalar, zekâ testlerindeki performansın yirmili yaşlardan sonra düzenli biçimde düştüğünü gösteriyor gibiydi.
Psikolog K. Warner Schaie, 1956'da Seattle'da bir sağlık sigortası kooperatifinin üyeleri arasından seçtiği yetişkinlerle bir çalışma başlattı. Çalışmanın özgün tarafı, yalnızca kesitsel bir karşılaştırma yapmak değil, aynı kişileri yedi yılda bir yeniden test etmek ve her ölçüm turuna yeni bir örneklem eklemekti.
Seattle bulguları, kesitsel karşılaştırmalardaki yaşa bağlı düşüşün bir kısmının, aslında kuşaklar arasındaki eğitim ve yaşam koşulları farkının bir yansıması olduğunu gösterdi. Zekâ testi puanlarının kuşaklar boyunca yükselişini anlatan Flynn etkisi dersinde gördüğümüz olgu, burada yaşlanma tahminlerini çarpıtan bir etkene dönüşüyor.
Bırakanlar ve alışanlar
Boylamsal desen kuşak farkını karşılaştırmanın dışında tutsa da, kendi içinden iki önemli yanılgı kaynağı çıkarıyor.
Bir çalışmanın ilk ölçümünde zihinsel testlerden düşük puan alan, sağlığı zayıf ya da ekonomik güçlük yaşayan kişiler, sonraki ölçümlere daha az katılma eğiliminde. Kalan örneklem giderek daha sağlıklı ve daha iyi durumda olanlardan oluştuğunda, ortalama puanlar gerçek bir değişimi değil, örneklemin bileşimindeki değişimi yansıtabiliyor.
Yaygın yanlış"Boylamsal çalışmalar, kesitsel çalışmaların bütün sorunlarını çözer."
Boylamsal çalışmalar kuşak farkını karşılaştırmanın dışında tutuyor; ama tek bir kuşağı izledikleri için bulguları başka kuşaklara kendiliğinden genellenemiyor. Ayrıca katılımcıların seçici biçimde ayrılması ve aynı testlerin tekrar tekrar yapılması, değişimi olduğundan küçük ya da büyük gösterebiliyor.
Bir bellek testini beş yıl önce yapmış biri, aynı testi yeniden yaptığında görevin biçimini, yönergelerini, hatta bazı soruları hatırlayabiliyor. Bu alışma, gerçek bir düşüşü kısmen telafi edebilir ve boylamsal çalışmalarda değişimi olduğundan küçük gösterebilir.
Üç zamanın düğümü
Kesitsel ve boylamsal desenlerin zayıflıklarını birlikte ele almak için psikologlar, ikisini birleştiren tasarımlar geliştirdi.
Seattle çalışması tam da böyle bir desendi. Her ölçüm turunda yeni bir örneklem eklendiği için, örneğin 1920'lerde ve 1930'larda doğmuş kişilerin aynı yaşa geldiklerinde nasıl puan aldıkları karşılaştırılabiliyordu. Böylece hem aynı kişilerin değişimi hem de kuşaklar arası farklar aynı veriden görülebiliyordu.
Ama sıralı desenler de bir hesap sorunuyla karşılaşıyor. Kişinin yaşı, ölçümün yapıldığı yıldan doğum yılı çıkarılarak bulunuyor.
Yaş, kuşak ve dönem birbirine bu kadar sıkı bağlı olduğu için, üçünün etkisini aynı anda ve hiçbir varsayım yapmadan birbirinden ayırmak matematiksel olarak mümkün değil. Araştırmacılar bu düğümü, örneğin dönem etkisinin bazı yıllarda sıfır olduğunu ya da kuşak etkisinin belirli bir biçimde değiştiğini varsayarak çözmeye çalışıyor. Hangi varsayımın seçildiği, ulaşılan sonucu değiştirebiliyor.
Yaygın yanlış"Sıralı desen yaş, kuşak ve dönem etkilerini kesin olarak ayırır."
Sıralı desenler, kesitsel ve boylamsal karşılaştırmaları bir arada yaparak bu etkileri tek bir desenden çok daha iyi ayırt etmeyi sağlıyor. Ama yaş, ölçüm yılı ve doğum yılı birbirinden doğrudan hesaplanabildiği için, üçünü aynı anda ayırmak her zaman bir varsayım gerektiriyor; farklı varsayımlar farklı sonuçlara götürebiliyor.
Usta katmanı
Uzun soluklu bir kayıt
Boylamsal çalışmaların en büyük güçlüğü, katılımcıları yıllar boyunca çalışmada tutmak. Yeni Zelanda'nın Dunedin kentinde 1972 ile 1973 arasında doğan bebeklerin izlendiği çalışma, bu konuda olağanüstü bir örnek oluşturuyor.
Değişimi yakalamak
Hem kesitsel hem boylamsal desenler, değişimi ölçümler arasındaki farklarla görüyor; ama değişimin kendisi, yani bir çocuğun yeni bir beceriyi tam olarak nasıl edindiği, iki ölçüm arasında gizli kalabiliyor.
Robert Siegler ve meslektaşlarının çalışmalarında, dört beş yaşındaki çocuklar haftalarca toplama problemleri çözerken her denemede hangi stratejiyi kullandıkları kaydedildi. Bu tür çalışmalar, çocukların yeni bir stratejiyi bir anda değil, eski stratejilerle bir süre yan yana kullanarak, inişli çıkışlı bir yol izleyerek benimsediğini gösterdi.
Kanıtın sınırı
Kesitsel karşılaştırmaların yaş farkı ile kuşak farkını karıştırdığı ve bu yüzden bazı yaşlanma tahminlerini çarpıttığı iyi belgelenmiş. Seattle çalışması gibi sıralı desenler, kesitsel düşüşlerin bir kısmının kuşak farkından kaynaklandığını açıkça gösterdi.
Ama boylamsal çalışmaların kendi yanılgıları da gerçek: seçici yıpranma örneklemi zamanla daha sağlıklı hale getirebiliyor, tekrar test etkisi gerçek düşüşü gizleyebiliyor. Zihinsel düşüşün hangi yaşta başladığına dair tartışma, iki desenin farklı yanılgılarını tartmanın kolay olmadığını gösteriyor. Yaş, kuşak ve dönem etkilerini ayırmak da her zaman bir varsayım gerektiriyor.
En güçlü sonuçlar, farklı desenlerin aynı yönü gösterdiği durumlardan geliyor. Tek bir desene dayanan bir yaşlanma eğrisi, ne kadar düzgün görünürse görünsün, bir tahmin olarak okunmalı.
Kendin dene
Aklında kalsın
Kesitsel desen farklı yaştaki kişileri aynı anda karşılaştırıyor; hızlı ve ucuz, ama yaş farkı ile kuşak farkını birbirinden ayıramıyor.
Boylamsal desen aynı kişileri zaman içinde izliyor; kişi içi değişimi doğrudan görüyor, ama seçici yıpranma ve tekrar test etkisi gibi kendi yanılgılarına açık.
Seattle çalışması, kesitsel karşılaştırmalardaki erken zihinsel düşüşün bir kısmının, aslında kuşaklar arası farklardan kaynaklandığını gösterdi.
Sıralı desenler kesitsel ve boylamsal karşılaştırmaları birleştiriyor; ama yaş, kuşak ve dönem etkilerini aynı anda ayırmak her zaman bir varsayım gerektiriyor.
Mikrogenetik yöntem, değişimin anını yakalamak için kısa bir dönemde çok sık ölçüm yapıyor ve yeni becerilerin dalgalanarak yerleştiğini gösteriyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste, yaşam boyu değişimi incelemenin araçlarını gördük. Bu araçlarla incelenen değişimin başlangıç noktası, çoğu zaman doğumla başlatılıyor; oysa insan gelişiminin belki de en hızlı ve en kırılgan dönemi, doğumdan önceki dokuz ay.
Tek bir hücreden bir bebeğe uzanan bu süreç hangi evrelerden geçiyor? Annenin aldığı bir ilaç ya da maruz kaldığı bir madde, gebeliğin hangi haftasında olduğuna göre neden çok farklı sonuçlar doğurabiliyor? Bu soruların cevabını sonraki derste arıyoruz: doğum öncesi gelişim.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.